Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek

YazarÇevirmenEditör
8.8/10
16bin Kişi
·
59bin
Okunma
·
11,6bin
Beğeni
·
146,9bin
Gösterim
Adı:
Necip Fazıl Kısakürek
Tam adı:
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek
Unvan:
Türk ve İslamcı Şair, Yazar ve Fikir Adamı
Doğum:
İstanbul, 9 Haziran 1904
Ölüm:
İstanbul, 25 Mayıs 1983
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
'
- Söyle, ne yüzden batacak bu memleket?

(Gözleri dehşetle açılmış, heceleye heceleye)

- Ah...lâk...sız...lık...tan!!!
.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 67 - Büyük Doğu Yayınları
Gençlik... Gelip geçti... Bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
𝒀𝒂𝒑𝒓𝒂𝒌 𝒔𝜾𝒌𝜾𝒍𝒎𝜾𝒔̧𝒕𝜾 𝒂𝒈̆𝒂𝒄̧𝒕𝒂𝒏, 𝒃𝒂𝒉𝒂𝒏𝒆𝒚𝒅𝒊 𝒔𝒐𝒏𝒃𝒂𝒉𝒂𝒓...
512 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10 puan
Çile... Bir şiir kitabı.

Bana şiiri sevdiren bir şiir kitabı..

Ben daha çok Roman sevenlerdenim. Sevenlerdendim.. Taki Necip Fazıl'ı tanıyana dek..

Necip Fazıl ki, kendisini bana zorla tanıttı. Şöyle ki; Yıllar önce 16 yaşlarımdayken (deli dolu zamanlarım) hocamız beni ve bir kaç arkadaşımı iki haftada bir olmak üzere bir toplantıya gönderiyordu daha çok yetişkinlerin olduğu bir toplantı. E insan kendini özel hissediyor tabi ki.. Hem bundan dolayı, hemde anlatıcının akıcılığından dolayı bayılarak dinliyordum.. İşte ilk o vesile oldu. Ama nasıl vesile oldu sormayın gitsin :)

Son zamanlara doğru, bana bakıp sen Necip Fazıl'a dair bir şeyler getir dedi. Getirir misin bile değil. Emir büyük yerden. Ama onun hakkında neredeyse HİÇ birşey bilmiyorum. Arkadaşımı kaptığım gibi kitapçıya gittim. Hatırlıyorum Çöle İnen Nur kitabı çok dikkatimi çekmişti. E en çokta almak istediğim kitabı.. Gözüne çarpan, dikkatini çeken şeyi yapacaksın kardeşim. Yapmazsan böyle olur işte. Ama ben "Çile" yani bu kitabı aldım. Çünkü içinde bir sürü şiir var tabi bir şiir yazsam mükemmel bir çalışma olurdu değil mi :). Aldığım düşünceye bakın. Her neyse, keşke sadece onunla kalsa. Evet gerçekten güzel bir çalışma yapmıştım neredeyse son dakikasında bitirmiştim yine en sona bırakıp. Ah şimdi olsa..

Yazımın güzel olduğunu söylerler, o yüzden mi yoksa Necip Fazıl hakkında kitabın baş kısımlarından alıntı yaptığım ve KARACAAHMET şiirini eklediğim için mi bilmiyorum ama hoca Sare nerede, Sare nerede güzel bir çalışma olmuş diye seslenirken ben ayakkabılarımı giymeye doğru kaçıyordum. Evet haklısınız bende sinirlendim şuan kendime. :)

Ama daha çok sinirlendiğim bir mevzu var. Ben Çile kitabını o kadar kurcaladım ki o zamanlar kendi çapımda postitlere olsun arkadaşlarımın kitaplarına not olarak olsun hep rastgele şiirler seçtim seçtim yazdım. Yavaş yavaş ısınıyordum kitaba, ama bir arkadışımın çok sevdiğini öğrendim ve gönlümden geçerek ona verdim.. Canım kitabım, şuan nasıl da hasretini çekiyorum. Sanki çocuğummuşta, benimle görüşmeden askere gitmiş gibi, bilmiyorum ya da böyle değil. Ama hasret çekiyorum o kesin.

Ben kitabı pdf'den okudum. O kadar zorlandım ki, kitap okumak her şekilde mükemmel ama en zoru pdf. Şimdi anneme imalarda bulunuyorum bana setini alacak inşaAllah, letgodan göz attıklarına baktım gizlice :)

Neyse çok uzattım. Acaba bu satırlara gelen olur mu onu bile bilmiyorum sonuçta bizim millet kitap sayfasında olmasına rağmen incelemeleri alıntıları okumaya üşenen millet :)

Necip Fazıl, neredeyse her şiirinde ölüme değinmek istemiş. Beni, ben olduğum için mi bu kadar etkiledi, yoksa herkesi bu kadar etkiledi mi merak ediyorum. Ben olduğum için'den kasıt, ben arkadaşlarıma ölümü hatırlatıpta artık bi müddet sonra ölüm denildiğin akla ölüm değilde benim geldiğim zamanlarda ölümü hatırlatmak artık vazgeçen bir insanım. Bilinçaltımda yerleştiği için, veya yakın zamanda anannemi kaybettiğim ve şiirleri okurken hep aklıma o geldiği için mi bilmiyorum.

Yeri geldi, (pdf okuduğum için) ışığı kapatıp okuduğum kısımlarda feneri açarak okudum korktuğum için. Cinler dostumdur dediği kısımlardaki şiirlerinin olduğu kısımlarda.

Çok yerinde ziyadesiyle etkilendim. Bazı kısımlar o kadar derin ki, birisine söylüyorum mesela, tam olarak anlamıyor ne demek istediğini. İzah ediyorum, izah ederken daha çok beğeniyorum. Belki anlaşılmaz diye çoğu yeri paylaşacakken vazgeçtim.

Velhasıl, maalesef ki, Necip Fazıl'ın okuduğum ilk kitabı.. Ama siz dua edin. Annem bana güzel bir sürprizle setini alsın :) bütün incelemelerde de beni görün :) Siz edin dua, merak etmeyin diğer incelemelerde bu kadar uzatmam :)

İyi okumalar dilerim herkese.
354 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
**** Spoiler içermeyen ama çok da kişisel bir incelemedir :)****
Ömrüm boyunca elime Necip Fazıl Kısakürek kitabı almadım. Bazı şiirlerini ordan burdan ve dahası sosyal medyadan işitmiştim. Siyasi çizgi ve kişiliğinin çok sert noktaları olduğunu düşünüyordum ve mesafeli duruyordum. Açık konuşmak gerekirse bu kitap kütüphanemde süs biberi gibi duruyordu. Daha da kişisel bir şey söyleyecek olursam ''visal'' kelimesine karşı acayip bir zaafım var. Hani insanın bir kelimeye aşık olabileceği mantığı aklıma yatmış olsa. Ben bu kelimeye aşığım diyebilirdim. Neyse kitabı okurken bazı şiirlerde bu kelime geçtikçe, kalbim de gerçekten tarifini edemeyeceğim bir his belirdi. Bunca şiirin arasında bir tanesi mi manasız olmaz, bir tane '' bu şiir kötüymüş'' diyebileceğim şiir çıkmaz. Kelimeler ile oynamak veya kelime cambazlığı dedikleri bu olsa gerek. Bir de bir şey söyleyeceğim, içimde kalmasın. Herkesin kendi düşüncesidir lakin, bu kitaba 1 puanı reva gören zihniyet siyasi düşünüyor ve fesatlanıyordur. Gitsinler küçük iskender okusunlar onları o paklar çünkü...
250 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kim akıllı, kim deli?...
Kim dost, kim düşman?

İstikrarlı bir şekilde, ne yapsam düşüncelerimden sıyrılamadığım bu günlerin üstüne, "Bir adam yaratmak" kitabını rüyamda görerek uyandım. Yine uykuya galip gelemeyerek uyudum, uyandım, saati erteledim, kapattım yeniden kurdum ve hepsinde, "Bir adam yaratmak" kitabını gördüm. Bu sebeple kitabı kahvaltı bile yapmadan okumaya başladım.

Necip Fazıl kendi kitabı için;

"Bu eserimi, bugüne kadar vücuda getirdiğim eserler içinde en bağlı olduğum eser biliyor ve öylece bildirmek istiyorum...
Ona olan zaafım, üstünde fazla konuşmamı yasak ediyor. Zaten hâdiselerin sırrını, kaba saba formüller içinde harcamaya, ulu orta dogmalar yapmaya düşmanım.
İyi ve kötü, söyleyemediğimi, iyi veya kötü eserim söylesin!
Necip Fazıl KISAKÜREK /1937"

buyurken bana bir şey söylemek düşmez ama, ben yine de zerre kadar da ifade edebilsem, bu kitaba olan hayranlığımı ifade etmek isterim.

Uzun zaman sonra böyle etkileyici bir kitapla karşılaşmak benim için nimet oldu. Anlatamıyorum. Kelimeler beynimde dönüyor ama ifade edemiyorum. Kör birisi size güneşi sorsa, ona nasıl tarif edebilirsiniz? Ya da sağır dese ki, ben müziği görmek istiyorum. Gösteremezsiniz. Bu kitapta işte böyle. Abartmıyorum, tam anlamıyla bu.

İnsan, sen gurur duyacalacak bir mahluksun, ama insan, sen aynı zamanda, kendinden utanılcak bir varlıksın. İnsan namusu kadar, karakteri kadar insandır.

Bu kitapta benden başka ağlayan oldu mu bilmiyorum, benim ağlamamın sebebi, arkadan dinlediğim müzik sebebiyle mi onu da bilmiyorum ama, büyük ihtimal ki, kalbini kullanan herkes, bu kitapta gözyaşlarına illa ki bir kısımda hakim olamaz, mesela Husrev'in ağaç kenarında bir saat, belki bir ömür ağladığını anlattığı kısımda, mesela, incir ağacını babam gibi görüyordum, ne zaman onu görsem, babamı görüyordum, siz incir ağacını kestiniz dediğinde, ya da ne bileyim, bırak beni anne; bir yanımda Selma, bir yanımda Sen, tımarhanede öleyim dediğinde, hiç olmazsa, son cümlesinde...

Bir adam yaratmak, bir adam yaratmaya kalkışmak, bir adam yaratmaya kalkışırken kendini bulmak... Ölümü bulmak. Necip Fazıl'ın kitabını okurken, Necip Fazıl'ın bir başka kitabında olan sözleri takılıyor aklıma,

"İnsandan kaçmak kolay, kendimden kaçabilsem.."

"Başım çığlıklı çocuk onu nasıl avutsam?
Ne yapsam da ölümü bir saatcik unutsam?"
512 syf.
·56 günde·Beğendi·8/10 puan
*Kısa Bilgi*

Çile, Necip Fazıl Kısakürek'in şiirlerini topladığı bir kitaptır. Fransız edebiyatından ve Tekke edebiyatından izlerin bulunduğu bu şiir kitabı Necip Fazıl'ın madde ve ruh arasında kendi içinde yaşadığı buhranların sanatlı ve kanatlanıp uçtuğunu açıkça gözler önüne koymaktadır.

*Necip Fazıl'ın Hikayesi(Kendi Kaleminden) *

Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.

*Şairlik Üzerine*

"Sanat ve hayat, sanat ve hakikat üzerinde fikri olmayan, fikir tasası çekmeyen şair, bence kuyruğu kıstırılınca ağlayan bir hayvancıktan farksız... " diyor Necip Fazıl.

*Kitap Hakkında Düşüncelerim*

Necip Fazıl'ın şiirlerini topladığı bu kitaba başlarken çok önyargılıydım.Daha önce okuduğum tüm şiir kitaplarının beşeri aşk temalı olmasından kaynaklı olarak, ilahi aşk temalı bu şiirlerin asla aynı tadı vereceğini ummuyordum.Kesinlikle kitabı okuduktan sonra tüm fikirlerim değişti. Hatta ve hatta şiirlerin kalite bakımından eşi benzeri olmayan şiirler olduğunu düşünüyorum. Allah sevgisi, ölüm, insan gibi kavramların üzerine şiirlerin yazıldığı bu kitabın konu bakımından zengin olduğu kadar, kelime bakımından da zengin olması çok hoşuma gitti. Necip Fazıl'ın kelime dağarcığı gerçekten müthiş geniş... Okunduğu için pişman olunmayacak bir şiir kitabı olduğunu düşünüyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim :))
160 syf.
·4 günde
Adolf Hitler'in kitabı Kavgam batı dünyasının düşünce ve ifade özgürlüğü anlayışına aykırı olmadığından yayımlanmıştı. Jean-Jacques Rousseau ünlü çocuk eğitimi kitabı Emile - Bir Çocuk Büyüyor u yazmadan önce İtiraflarım kitabında cahil olarak bahsettiği eşinden olma 5 çocuğunu yetimhaneye bırakmıştı. Nobel ödüllü Knut Hamsun ikinci dünya savaşı sırasında Nazileri desteklemişti. Marquis de Sade fiziksel ve cinsel saldırılarla meşhur biliyorsunuz. Ve bunlara rağmen edebiyat severler olarak hepsini okuruz biz, madem mayaları kuvvetli yazıların. Ama bazılarımız da var ki bazı isimlere gelince kökü bozuk, fikri bozuk diye tutturuyor da asla almıyorlar eline kitaplarını.

Yapmayın. Salman Rushdie’nin “Yalnızca düşüncelerine katıldığınız insanlarla sınırlı kalacaksa ifade özgürlüğü neye yarar ki?” sözünü hatırlayın.

Muhteşem bir eser bu. Dinamik, gerilimli, ruhsal hezeyanlarla dolu psikolojik bir metin. Tiyatrosunun ilk gösterimlerinde başrol oyuncusu oyundaki karakterin ruhuna öyle bir adapte oluyor ki 38 derece ateşle bekliyor piyesi. Düşünmekten delirme raddesine varan, tabii insanlar arasında yerini kaybeden bir yazar. Bir adam yaratıyor, ölüme ilacı ölüm olan. Ve sonra birbirlerine karışıyorlar. 'Beni benden olmayan hareketlerle zorlamayın.' diyor, kimse anlamıyor.

Peki mahremiyetin sınırı nerede başlayıp bitiyor yazarlar için? Ahmed Arif'in, Kafka'nın mektupları yaşarken yayınlanabilir miydi? Çıldırmazlar mıydı? Bir yazara eseri ile soru sorarken hayatını irdelemeyi seviyoruz biz okurlar, kişinin magazinsel yanını merak edip mahremiyetinden mahrum ediyoruz. Hem de sonuna kadar. Hayranı olduğumuz figürlerin seceresini tümden öğrenmek için uğraşıyoruz. BÜYÜK YAZARLARIN GİZLİ HAYATLARI. Kitabın kahramanı yazar çırpınıyor, 'Alemden gizli bir sırrım kaldı, o da içimdeki kıyamet diyor.' Sorularla, belgelerle delik deşik oluyor adam.

Benim için kitabın görece büyük bir eksikliği yaratmak kavramının Allah'a bahşedilmesinin önemini bir anda ortaya atması, tüm kurguya yedirmemesi oldu. Belki bir nedeni vardır. Keyifli okumalar herkese.
160 syf.
·5 günde·9/10 puan
Necip Fazıl Kısakürek'in 1937 yılında Zonguldak'ta maden ocağında yazmış olduğu 3 perdelik bir tiyatro oyunudur. İçerisinde işlenen konular, ölüm korkusu, kader ve yaratılıştır.

Ana kahraman, Hüsrev isimli bir oyun yazarıdır ve Hüsrev ülke çapında tanınan meşhur biridir. Son yazdığı "Ölüm Korkusu" isimli oyunu ise büyük yankı uyandırmış ve içerisindeki gizli mesajların çözülmeye çalışıldığı bir eser olmuştur. Esasen Ölüm Korkusu gerçekten de ilgi çekici bir piyestir. Bu piyeste bir çocuk silahla oynarken annesini kazara vurur ve bundan duyduğu üzüntüyle kendini bir incir ağacına asarak intihar eder. İşin ilginç yanı ise, çocuğun babasının da kendisini aynı incir ağacının dalına asarak yıllar önce intihar etmesidir.

Ölüm Korkusu isimli piyeste anlatılan öykünün, Hüsrev'in biyografisi olup olmadığı ise büyük bir merak konusu haline gelir. Zira Hüsrev'in babası da kendisini bir incir ağacının dalına asarak intihar etmiştir. Bu soru işaretleri içerisinde Bir Adam Yaratmak isimli tiyatro oyunu başlar ve sarsıcı bir şekilde ilerleyerek son bulur. Ancak eserin başlangıcından sonlanmasına kadar geçen süre zarfında Hüsrev'in dahilikle delilik arasında yaşadığı buhranlar ve derin felsefe içeren cümleleri eseri güzelleştiren detaylardır.

Daha eserin hemen başında Necip Fazıl ''sanatkar/sanatçı'' kavramını işleyerek aslında sanatçıların eserlerinin kendilerinden ve hayatlarından parçalar taşıdığını ve bir eserin sanatçısından bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etmiştir. Eserin ilerleyen bölümlerinde ise Necip Fazıl, tüme varım yöntemini kullanarak "yaratma" kudretine sahip olan biz insanların da aslında bir yaratıcı tarafından yaratıldığını, dolayısıyla asıl sanatkarın o yaratıcı olduğu sonucuna varmıştır. Kitabın ana mesajı budur.

Eser ideolojik olarak benim düşüncelerime zıt mesajlar içerse de okurken hiçbir şekilde rahatsız olmadım. Hatta bana sorarsanız bu eserdeki ideoloji toplumumuzun %90'ına zıt bir ideoloji içeriyor. Necip Fazıl'ı seven kişilerin bile aslında ideolojilerine uymadığını düşünüyorum. Zira Necip Fazıl'ın gerçekten de kendisine göre güzel ve tutarlı bir fikir dünyası mevcut. Belli ki çokça düşünen, hatta düşünmekten beynini kanatan bir adam. Eserde şöyle bir cümlesi mevcut:

"Osman, hiç bıçağın deştiği yerden kan akmaz olur mu? Benim de beynimden kan akıyor. Ben düşünmüyorum, beynim kanıyor. Görüyorum, gözlerimi yumunca görüyorum. Beynimin etten yuvarlağı üstünde her düşünce bir damla siyah kan gibi yuvarlanıyor. Ben istemiyorum Osman! Fakat hiç bıçağın deştiği yerden kan akmaz olur mu?" Sayfa 105.

Bir tiyatro oyunu olarak baktığımızda oldukça beğendiğim bir kitap oldu. Sarsıcı olması, sürükleyici olması ve son cümleye kadar heyecanı taşıması bir tiyatro eseri için önemli kriterlerdir. Necip Fazıl da bunu fazlasıyla yapmış ve övgüyü hak etmiştir.

Son olarak, hiçbir zaman hiçbir yazara karşı önyargı beslemedim. Sadece tercih etmediğim yazarlar oldu. Tercih de asla bir önyargı değildir. Umarım sizler de aynı şekilde düşünüyorsunuzdur. Bu kitabı okumama vesile olan kişiler Selman Ç. ve https://1000kitap.com/Nesrinay'a teşekkür eder, hepinize keyifli ve önyargısız okumalar dilerim.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap ne zaman bitti?

Ömrümde ilk defa bir kitapla böyle karşılaştım. İlk defa böyle bir şey yaşadım. Kitabın bittiğini farketmeden, sayfayı çeviriyorum.

Necip Fazıl, ben o katil, sen ise benim babam ol. Ben o masum çocuk, sen ise benim idam hükmünü veren Reis'im ol. Necip Fazıl.. Ruhum her adım seni takip etsin.. Ve senin içinde sıla hasreti olsun. Necip Fazıl, Üstadım.. Her geçen gün, her ayrı kitapta sana olan hayranlığım artıyor.

Sevgili 1k, bu kitabı size önermek istemiyorum. Artık ben Necip Fazıl'ı kimseye önermek istemiyorum. O benim sırrım olmalı. Sadece ben okumalı, ben hissetmeli ben bilmeliyim. Belki de merhametin başlangıcı budur?

Ve ben hangi düşüncede, hangi ruh halinde olursam, Allah karşıma onun, düşüncelerime yansıyan kitabını çıkarıyor. Her yerden uzaklaşmak istediğim, bir yere bağlı kalmayıp her gün farklı şehrin farklı caddelerin sokaklarında olmak istediğim bir zamanın içinde, bu cümle yine beni mest etti;

"Artık bir yerde oturmak istemiyorum! Varılamaz bir sıla var gözümde... Onu arayacağım!.." - Reis bey.

Daha fazla bir şey yazmak istemiyorum, zira kitabın değerini benim cümlelerim ile azaltmak gibi olur bu.

Hepimizin gönlünde, gözünde varılamaz bir sıla vardır. Onu bulmak ümidiyle... İyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Necip Fazıl Kısakürek
Tam adı:
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek
Unvan:
Türk ve İslamcı Şair, Yazar ve Fikir Adamı
Doğum:
İstanbul, 9 Haziran 1904
Ölüm:
İstanbul, 25 Mayıs 1983
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 11,6bin okur beğendi.
  • 59bin okur okudu.
  • 1.842 okur okuyor.
  • 28bin okur okuyacak.
  • 887 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları