·
Okunma
·
Beğeni
·
23.294
Gösterim
Adı:
Çile
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığı Yayınları
Baskılar:
Çile
Çile
Çile
**** Spoiler içermeyen ama çok da kişisel bir incelemedir :)****
Ömrüm boyunca elime Necip Fazıl Kısakürek kitabı almadım. Bazı şiirlerini ordan burdan ve dahası sosyal medyadan işitmiştim. Siyasi çizgi ve kişiliğinin çok sert noktaları olduğunu düşünüyordum ve mesafeli duruyordum. Açık konuşmak gerekirse bu kitap kütüphanemde süs biberi gibi duruyordu. Daha da kişisel bir şey söyleyecek olursam ''visal'' kelimesine karşı acayip bir zaafım var. Hani insanın bir kelimeye aşık olabileceği mantığı aklıma yatmış olsa. Ben bu kelimeye aşığım diyebilirdim. Neyse kitabı okurken bazı şiirlerde bu kelime geçtikçe, kalbim de gerçekten tarifini edemeyeceğim bir his belirdi. Bunca şiirin arasında bir tanesi mi manasız olmaz, bir tane '' bu şiir kötüymüş'' diyebileceğim şiir çıkmaz. Kelimeler ile oynamak veya kelime cambazlığı dedikleri bu olsa gerek. Bir de bir şey söyleyeceğim, içimde kalmasın. Herkesin kendi düşüncesidir lakin, bu kitaba 1 puanı reva gören zihniyet siyasi düşünüyor ve fesatlanıyordur. Gitsinler küçük iskender okusunlar onları o paklar çünkü...
Necip Fazıl Kısaküreğin şiirleri çok güzel oluyo çile kitabını severek okudum çok güzel akıcı şekilde toplamda birkaç gün sürdü ama etkilendim duygulandım bazı sayfalarında konusu herşeyi çok güze ve yazarımızı ayrı seviyorum ben mesala okurken hayal dünyasına dalıp gitmişim mükemmel bir eser gerçekten yazarımız mükemmel anlattım çok güzel şiirler var kafa dinlemek istediğimde açıp okuyorum her zaman da çok güzel kitap yazırınıda seviyorum okumanızı tercih ediyorum ...
*Kısa Bilgi*

Çile, Necip Fazıl Kısakürek'in şiirlerini topladığı bir kitaptır. Fransız edebiyatından ve Tekke edebiyatından izlerin bulunduğu bu şiir kitabı Necip Fazıl'ın madde ve ruh arasında kendi içinde yaşadığı buhranların sanatlı ve kanatlanıp uçtuğunu açıkça gözler önüne koymaktadır.

*Necip Fazıl'ın Hikayesi(Kendi Kaleminden) *

Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.

*Şairlik Üzerine*

"Sanat ve hayat, sanat ve hakikat üzerinde fikri olmayan, fikir tasası çekmeyen şair, bence kuyruğu kıstırılınca ağlayan bir hayvancıktan farksız... " diyor Necip Fazıl.

*Kitap Hakkında Düşüncelerim*

Necip Fazıl'ın şiirlerini topladığı bu kitaba başlarken çok önyargılıydım.Daha önce okuduğum tüm şiir kitaplarının beşeri aşk temalı olmasından kaynaklı olarak, ilahi aşk temalı bu şiirlerin asla aynı tadı vereceğini ummuyordum.Kesinlikle kitabı okuduktan sonra tüm fikirlerim değişti. Hatta ve hatta şiirlerin kalite bakımından eşi benzeri olmayan şiirler olduğunu düşünüyorum. Allah sevgisi, ölüm, insan gibi kavramların üzerine şiirlerin yazıldığı bu kitabın konu bakımından zengin olduğu kadar, kelime bakımından da zengin olması çok hoşuma gitti. Necip Fazıl'ın kelime dağarcığı gerçekten müthiş geniş... Okunduğu için pişman olunmayacak bir şiir kitabı olduğunu düşünüyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim :))
Okurken düşündüren, düşündürttükçe de bazı şeylerin daha fazla anlam kazanmasını sağlamakla birlikte bazı şeyleri de sorgulatan bir yanı var bu kitabın, yani Necip Fazılın... "Çile"yi okuduktan sonra daha iyi anladım neden kitaba bu ismin verildiğini... Aslında yaşanan ne kadar çok çile varmış, bunu Necip Fazılın kaleminden dökülenlerle insan daha iyi anlıyor. İnsani değerlerimiz, ahlaki değerlerimiz, imanımız, vatan ve millet sevgimiz vs vs...hepsine dair çileler ve sorgulayacağımız şeylerle dolu "Çile".

Kitabı okumaya başladığım ilk gün bir çırpıda kitabın yarısını okumuş ve sonrasında da bu kadar hızlı okumuş olmaktan pişmanlık duyup geri kalan yarısını yavaş yavaş okumaya karar vermiştim, öyle de oldu :) "Çile"yi yavaş ve sindire sindire okumak gerek, böylelikle kitabın verdiği duyguyu ve lezzeti insan daha iyi hissedebiliyor. Bunun yanı sıra kitabın içeriği hakkında uzun uzun düşünme şansı da daha iyi bulunuyor.. Tavsiyem o ki "Çile"yi okumayı düşünüyorsanız bunu en azından bir kaç haftaya yayarak yapın. Ve her ne kadar bir şiir kitabı olarak bilinsede, "Çile" benim gözümde daha fazlası oldu..

İlgilenen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap.. Herkese keyifli okumalar..
Kitabın bendeki etkisinin dörtlüğü :))
Ben geldim bir incelme ile
Lütfen gülmeyin öyle
Bende farkındayım halimin
İdare edin bu cahili böyle...


Pat diye dalıyorum konuya müsadenizle ;
Üstad kitaba nasıl şair olduğundan şair olmaya nasıl karar verdiğinden başladı, ve bize şiirlerinden ve kendinden bahs etti dedi ki (anladığım kadarıyla yanlış anlamışta olabilirim ama) hidayete erene kadar yani Hak yolunu bulana dek ki şiirlerim bide bulduktan sonraki şiirlerim var benim için şiirin manası bundan sonra başladı ve ilham yaratılandan değil yaratıcıdan geldi. Zaten bu kitabındaki şiir sıralaması da konularına göre bir nevi bu şekilde ilerliyor Allah,din,insan,kadın vs. Bir çok başlık altında şiirlerini bölümlere ayırmış.

Şiirlerin bazılarını anlamakta zorlanıyordum açıkçası, yani türkçesi çok kaliteli ancak benim kıttı o yüzden devamlı google amcayı sözlük olarak kullandım ama bazılarında oda yetersiz geldi derken bu şiirleri not alıp ilerde tekrar okumalıyım dedim, ve şiirlerin bitiminde başlayan "poetika" kısma gelince kendi kendime "kız yanlış yerden başlamışsın"dedim :) çünkü burda üstad şiir nedir? Şair kimdir? Nasıl yazılır ne anlatır? Nedir şairi böyle ahenkli cümleler kurmaya iten anlatmış hal böyle olunca anlamsız kalan şiirler birden anlam kazandı kafamda.

Velhasılı kelam efendim şiire doymak isteyen netten bakmasın edebiyatın şiirin üstadı burda  baklava tadında şiirler üstadın kitabında yutkunmakta zorlasa da insanı bazen, pes etme devam et :) (reklam gibi oldu buda ama neyse)

Ha unutmadan tabi ki kitabı etkinlik için okuduydum hemi de 2 etkinlik bir taşla 2 kuş ;)
Biri Necip G. abimin başlattığı #28548203 farklı türleri keşfet.
Diğeri de Sarius'ın başlattığı NFK etkinliği #28573527
Hayatımız da çekilecek ne "Çile" varmış meğer... Neden bu yazara bu kadar geç kalmışlığım var bilmiyorum ama ayıp etmişim.

Çile, Necip Fazıl Kısakürek'in okuduğum ilk eseri, şiir kitabı.
Şiir denilince; çoğumuzun aklına ilk olarak, aşk ve aşka yazılan romantik dizeler gelir. Yine içinde aşka dair dizeler var ama çoğunlukla o bildiğimiz "aşkımmm, hayatımın anlamı.vb" gibi vıcık vıcık olarak ifade edilen aşk değil, maneviyat olarak aşk, Rabb'e olan aşk...

Dizelerin her bir cümlesinde ayrı bir anlam, ayrı bir öğüt gizli. Sözleri, düşündürüyor. Ağır ağır, sindire sindire okunması gereken kitaplardan. Okudukça değerlerimizi, maneviyatımızı hatırlatıyor. Söylenecek pek fazla bir şey yok zaten. Üstadın kaleminden inciler diyelim. Şiir sevmeseniz bile, okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar :)
İlk paylaşımı bu kitap üzerinde yapmak istedim, çünkü hayatımda çok özel bir yeri vardır. Üstad sayesinde edebiyat ve şiire ilgi duymaya başladım. Fikriniz, ideolojiniz veyahut dininiz ne olursa olsun kesinlikle bir göz atmanız gerektiği düşüncesindeyim. Çile" NFK'nın tüm şiirlerini topladığı bir kitaptır. Kitabın ilk şiiri 'çile' hakkında; N.F.K.'in ruh evriminden sonra kaleme aldığı ve bu inkilap sancısını anlattığı şiir-destan. Bu şiirinde maddi ve manevi yolculuğunu anlatır. bir nevi kendi özyaşamını mısralara döker. Kısacası bir varoluş sancısının ardından sorununa çözüm, derdine deva buluşunun öyküsü diyebilirim. Her bir yazısının altında bir anlam, mana olduğu kuşkusuz, tabi anlamak isteyene..▫️İsmimin Fazıl olmasından gurur duyuyorum.
Bir çok şiiri iki mısradan ibaret olsa dahi sayfalarca anlam içerir şiirleri Necip Fazıl Kısakürek'in..Ne desem az gelir yani kelimeler kifayetsiz anlatmaya vesselam..
Edebiyatta şiir türünü okumayı pek tercih etmem ama bu değerli esere kayıtsız kalamadım. Kısa beyitlerinden bile uzun anlamlar çıkartılabilecek kadar başarılı.Canım İstanbul şiiri çok güzeldi. Şiir seven okurlar kaçırmamalı.
Necip Fazıl...
Necip fazıl çok şey anlatır, çok şey söyletir insana,nasıl ki her kelimesi çok şey ifade ediyorsa adı da anılınca birçok anlam ve sorgu...

Necip Fazıl okurken duygusuz bişey ile karşılaşmak mümkün değildir okuduğun her cümlenin, her paragrafın şiirin altını çizmek istersin.Çizmek ve yaşamak, yaşatmak istersin. Dolu dolu okursun onu ve okuduktan sonra da boşlukların yavaş yavaş dolmaya başlar. Bi insan kelimeleri bu denli güzel, yan yana oturtup nasıl sunuyor okuyucusuna diye düşünmeden yapamıyor insan? Çok mu yaşıyor, çok mu tanık oluyor,çok mu görüyor ve yahut herşey bir yana gerçek manayı yaşamın amacını olması gerekeni hakikati sunmak için konuşuyor.

Çile kitabı böyle ilk bakışta çok kalın gibi gelebilir ama gözünüz korkmasın. Ilk elime aldığımda daha uzun süreceğini düşünmüş tüm ama başladık tan sonra elimden bırakmak istemedim. Kitaba başladım bitirene kadar gözlerim cümlelerin üstünde fır döndü adeta. Bütün kelimeleri işledi inceden içime. Hakikati gerektiği gibi gerektiği yerde bazen usulca bazen yüzüne bir tokat gibi inercesine anlatmak.

Şiir kitabı okumayı bilmeyen ben bu kitabı başucu kitabı seçtim arkadaşlar. İçim sıkıldıkça, yorulduğumu hissettikçe açıp açıp okuyacağım artık. Sizede Kesinlikle tavsiyemdir alın okuyun ve okutun. Yaşadığımız bu zamanda eksiklerimiz artık o kadar normal geliyor ki bize hakikatten o kadar uzaklaşmışız ki bir sürünün koyunları gibiyiz. Sürünün başı ve arkasından takipte olan bizler doğru veya yanlış, gerçek yahut değil beyinlerimiz otomotik çip görevi görür olmuş. Bir yerden başlamak lazım gerçeği bi yerden ögrenmek ve anlatmak lazım.
Çağımızın hastalığı ki okuyarak değilde duyduklarımız kulaktan dolma şeylere göre yaşıyoruz hayatı. Eksikliklerimizi tamamlamak yerine öğrenip yaşamak yerine değilde, mananın özünü sözünü değilde,görüntü odaklı yaşar olmuşuz. Bakan ama göremeyen...
Çile kitabı gerçek anlamda çok hakikatli bir kitap. Ve kitaptan bi örnek vermeden geçemicem;

*Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı
* Yok mudur sizin köyde çeken fikir sancısı?

Yok mu fikir sancısı çeken arkadaşlar?
Daha fazla uzatmadan, eksiğim yanlışlarım olduysa lütfen af buyurun. Ve demek istediğim şey gerçeğin peşinde olun bırakmayın.
Gerçekten yaşayın, sadece bakan değil görenlerden olun. En kısa zamanda da Çile kitabını alıp okuyun. Keyifli okumalar.
Necip Fazıl’ın bu ünlü eserini de sonunda okuyabildim. Necip Fazıl etkinlikleri kapsamında basılmış olan yayını okuyorum. İlk başta yazarımızın takdimiyle başlıyoruz. Burada şair olacağının hikâyesini, şiirlerini, önceki ve sonraki hayatıyla ilgili biraz bilgi veriyor. Sonra şiirlere giriyoruz. Bölümlere ayrılmış. Bölüm adlarına bakarsak bu şiirlerin neler hakkında olduğunu az buçuk anlayabiliriz. Allah, İnsan, Ölüm, Şehir, Tabiat, Kadın, Korku, Daüssıla, Ukde, Tecrit, Kahramanlar, Dava ve Cemiyet ve son olarak Poetika bölümlerinden oluşuyor.

Burada okuduğum bazı şiirlerini daha öncelerde okuduğumu da fark ettim. Mesela bazılarını Yedi Güzel Adam dizisinde duyduğumu hatırladım. Linklerini yorum altına eklerim. Bu kitaptaki şiirler o kadar güzel ki adamın siyasi kişiliğini bir kenara bırakıp okuyalım. Her şiirinde insan kendini bulmaya biraz daha yaklaşıyor gibi geliyor. O şiirler sadece yazarın kendisine değil, bize hitap ediyor. Bizleri bize anlatıyor. Bazı şiirleri mani gibi olsa da birçok şiirinin havası daha farklı… Şiirleri oldukça anlaşılır bir dille yazılmış. Ama bir o kadar da anlaşılmaz. Mantık ile değil de duygularımız ile bakmak gerek. Bilmediğimiz kelimelerin de çok olduğunu görebiliriz. Ama cümleler sayesinde bu kelimelerin ne anlama geldiğini tahmin edebiliyorsunuz.

Şiirlerini okuyunca önceki ve sonraki yazdıkları arasındaki farkı da görebiliriz. Hayatının ikinci tarafın genelinde İslam’ın olduğu şiirler var. Maneviyat yüklü şiirlerdir. Allah’a, Peygamber’e, Onu İslam’a ısındıran Abdulhakim Arvasi ve daha birçok konu üzerine şiirler mevcut. Ben daha önce böyle aşk şiirleri okuduğumu da hatırlamıyorum. Ruhuma öyle bir işliyor ki. Şu şiirlerden bazılarını okuduktan sonra insan ağlamak istiyor. Kendimi sorgulayınca doğru kabul ettiğim yoldan zaman zaman ayrılmış olduğumu fark ediyorum.
Abdulhakim Arvasi ile tanıştığı zaman yazdığı şiirler de var. Bu kitaptan önce O ve Ben adlı kitabını okumanın şiirlere anlam yüklemede daha da yardımcı olacağını düşünüyorum. Dava ve Cemiyet bölümünde adından da anlaşıldığı üzere bu konularda şiirler içeriyor. Batılaşmanın bize yansıyan kötü tarafına değiniyor.
Okumanızı tavsiye ederim.
"BİR PARÇACAĞIM BEN, BÜTÜNE HASRET"

Çile; tam şuan karşımda, ortasına yakın bir yerde bir kitap ayracıyla birlikte yağmur damlalarının asılı kaldığı pencerenin önünde duruyor. Henüz bitmedi, eğer bitirirsem kelimeleri toparlayıp da bir şeyler yazacak gücüm kalmaz diye erkenden başladım bu yazıya. Kitaba başladığım andan beri garip bir dalgınlık yapıştı üzerime, insanları dinleyemiyorum, zar zor dinlediğim insanları ise ya anlayamıyorum ya da yanlış anlıyorum. İçimde alır gibi görünüp de bir adım mesafe katedemediğim yola oturup kaldım, kalkamıyorum. Yol gözümde büyüdükçe büyüyor...

"Münzevi balıklarız ayrı kavanozlarda" (sayfa:91)

Kitabı ilk kez okudum, geç kaldığımı düşünüyor muyum? Düşünmüyorum çünkü acele etmeyi seven biri değilim daha doğrusu plan yapmayı sonrasında da uygulamayı becerebilen birisi değilim, her şeyin bir vaktinin olduğuna inananlardanım buna kitaplar da dahil. Ve ben Çile'yi tam da okumam gereken zamanda okumuşum. Bu yaşım bana ne çok şey öğretti, dediğim zamanda.

"Bu dünya bir kuyu, havasız çömlek;
Daralıyorum!" (sayfa: 133)

Bana göre; kitap, okudum, bitti, rafa kaldırayım, zamanım olursa belki ölmeden bir kez daha okurum, denecek kitaplardan değil. Çünkü içinde aradan biraz zaman geçince "ben bu şiiri okumayı özledim" denilcek şiirler var. Yani insanın ara ara elinin gideceği, açıp, okuyup, az biraz soluklanacağı kitaplardan.

Son olarak eklemek istediğim bir şey de; anlamlarını daha önceden bilmediğim, Çile'yi okurken öğrendiğim kelimeler:

Fağfur : Çin imparatorlarına verilen unvan. Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya.
Tüvan : Kuvvetli, dinç
İnkisar : Kırılma, gönlü kırılma
Nefir : Eskiden genellikle mehter takımında kullanılan, boynuzdan yapılan bir tür boru çalgı.
Cifir : Sayılar, harfler ve semboller kullanılarak açılan bir çeşit fal
Şikâr : Av, avlanan hayvan
Nedâmet : Pişmanlık
Berhavâ : Havaya uçurulmuş
Menhus : Kötü, uğursuz
Mazgal : Kale, hisar, şato duvarlarında gözetleme yeri olarak kullanılan, iç yanı geniş, dış yanı dar delik, gözetleme deliği.
Lâhza : Zamanın bölünemeyecek denli kısa bir parçası
Kifaf : Ancak yetecek denli olan azık.
Buut : Uzunluk,boyut
Cerahat : İrin
Ehram : Mısır firavunlarının piramit biçimindeki mezarlarına verilen ortak ad, piramit
İhtizaz : Titreşme,titreşim.
İhtilâc : Çırpınma, titreme.
Peyke : Genellikle eski evlerde ve eski kahvelerde bulunan, tahtadan yapılmış, alçak ve duvara bitişik durumda sedir.
Hânüman : Ev bark, aile ocağı.
Lâçka : Düzeni bozulmuş, verimsiz duruma gelmiş, gevşemiş
Gençlik... Gelip geçti... Bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
Güzel Allahım, senden ne gelecekse gelsin;
Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin...
BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

(1937)
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 198 - Büyük Doğu Yayınları
İnsan, bir mes'ut zalim, insan bir mağrur cahil;
Tekne kırık, su azgın ve kayıplarda sahil...
...
Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, alemlerin Rabbi, sen!
Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen!
Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş!
Azap var mı âlemde fikir çilesine eş?
Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor?
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor!
...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çile
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığı Yayınları
Baskılar:
Çile
Çile
Çile

Kitabı okuyanlar 3.371 okur

  • umutulupinar
  • Sümeyye Fındık
  • Cihan Altan
  • Hatice Karadeniz
  • Oğuz Aydınyılmaz
  • Zahide ÜNAL
  • Pınar Bond
  • Ruveyda AKALIN
  • Hatice Ebrar Sal
  • Burcu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları