Öncelikle merhaba. Umarım iyisinizdir. Kitabı eleştirmeyeceğim, baştan söyleyeyim. Necip Fazıl gibi bir üstadı eleştirmek haddime değil zaten. Sadece yazmak istedim. Kitabın bendeki değerini, bana kattıklarını yazmak istedim.
Fazla özel bir kitap. Normalde her kitap okunmaya değer diye düşünürüm, ancak ne yalan söyleyeyim şiir pek ilgimi çekmezdi. Yine okurdum, ama şimdi farkına varıyorum ki asıl olan şiiri okumak değil, şiirde kaybolmakmış. Necip Fazıl'da kayboldum ben. Onunla başladım şiire. 'çile' kitabı kendimi bildim bileli kitaplığımızda. Babam, dedemden gizlice dedemin kitaplığından almış zamanında. Kendisi okumuş uzun süre. Onun pek kitap okuduğunu görmedim şimdiye dek. Pek okumaz, çile dışında. Aile mirası gibi bir şey yani. Birazcık babasının kızı olmam dolayısıyla da okumadan duramazdım. Okudum, ve iyi ki de okumuşum. Fazla mükemmeldi, veya ben aşık oldum, bilemiyorum.
Kitabın ilk sayfasında bir imza var. "Sevgili edebiyat eşim Neslihan'a. Mart 1977" ve Necip Fazıl'ın imzası. Babamın söylediğine göre üstat bizzat atmış, bilemiyorum. Ama bunun düşüncesi bile mest etmeye yetiyor da artıyor. Yılların etkisiyle yıpranmış, yaprakları kararmış bir kitap. Bu da daha değerli yapıyor gibi geliyor. Zira aşık olduğum iki adamın da bu kitabı okuması, Necip Fazıl'ı bu kitapla sevmesi çok hoşuma gidiyor.
Sanırım çok uzattım, affola. Eğer almayı düşünüyorsanız hata yapıyorsunuz, düşünmeden alın, ve baş ucunuzda olsun. Sağlıcakla kalın.