·
Okunma
·
Beğeni
·
31.057
Gösterim
Adı:
Çile
Baskı tarihi:
1 Aralık 2004
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750808894
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Çile
Çile
Çile
Çile
Çile
Türk şiirinin temel taşlarından biri, Necip Fazıl Kısakürek, bu kez YKY’de okuruyla buluşuyor. Necip Fazıl Kısakürek, insan ruhunun mistik-trajik dehlizlerinde cesurca dolaşmış, kendi “Poetika”sını yazmış bir şair olarak modern Türk şiirinin, fikir ve dava adamı kimliğiyle de Türk düşünce hayatının baş aktörlerindendir. Çile, şairin, yıllar içinde bütün şiirlerini ayıklayarak, düzelterek, sıralayarak oluşturduğu –altmış yılı bulan şiir serüveninin verimlerini kendi kurduğu bir yapı içinde topladığı– bir başyapıt.
354 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
**** Spoiler içermeyen ama çok da kişisel bir incelemedir :)****
Ömrüm boyunca elime Necip Fazıl Kısakürek kitabı almadım. Bazı şiirlerini ordan burdan ve dahası sosyal medyadan işitmiştim. Siyasi çizgi ve kişiliğinin çok sert noktaları olduğunu düşünüyordum ve mesafeli duruyordum. Açık konuşmak gerekirse bu kitap kütüphanemde süs biberi gibi duruyordu. Daha da kişisel bir şey söyleyecek olursam ''visal'' kelimesine karşı acayip bir zaafım var. Hani insanın bir kelimeye aşık olabileceği mantığı aklıma yatmış olsa. Ben bu kelimeye aşığım diyebilirdim. Neyse kitabı okurken bazı şiirlerde bu kelime geçtikçe, kalbim de gerçekten tarifini edemeyeceğim bir his belirdi. Bunca şiirin arasında bir tanesi mi manasız olmaz, bir tane '' bu şiir kötüymüş'' diyebileceğim şiir çıkmaz. Kelimeler ile oynamak veya kelime cambazlığı dedikleri bu olsa gerek. Bir de bir şey söyleyeceğim, içimde kalmasın. Herkesin kendi düşüncesidir lakin, bu kitaba 1 puanı reva gören zihniyet siyasi düşünüyor ve fesatlanıyordur. Gitsinler küçük iskender okusunlar onları o paklar çünkü...
512 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Necip Fazıl Kısaküreğin şiirleri çok güzel oluyo çile kitabını severek okudum çok güzel akıcı şekilde toplamda birkaç gün sürdü ama etkilendim duygulandım bazı sayfalarında konusu herşeyi çok güze ve yazarımızı ayrı seviyorum ben mesala okurken hayal dünyasına dalıp gitmişim mükemmel bir eser gerçekten yazarımız mükemmel anlattım çok güzel şiirler var kafa dinlemek istediğimde açıp okuyorum her zaman da çok güzel kitap yazırınıda seviyorum okumanızı tercih ediyorum ...
512 syf.
·37 günde
Bana şiiri sevdiren adam Necip Fazıl Kısakürek. Bütün şiirlerini topladığı bu kitap, Haşmetli azap dediği fikrin çilesini anlattığı "Çile" şiirinden alıyor ismini. Aslında günümüzde her ne kadar dünyevi bir anlamı olsa da tasavvufi bir kavramdır çile. Tasavvufta, çilehaneye girip kırk gün riyazet yapılır. Zaten çile de dilimize Farsça kırk demek olan "çille" kökünden gelmektedir. İsmet Özel'in Erbain kitabında da böyle birşey vardı anlatmıştım. Erbain de çile çıkarmak demek. Özel'de 40 yaşına kadar olan şiirlerini yazmıştı o kitabında. Necip Fazıl da belki de "Tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum; Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum..." dizelerinde anlatığı bir değişime selam çakmıştır bu ismi vererek kitabına.

Kitap "Gaiplerden bir ses geldi.." diye başlayıp fikrin sancısını özetlediği Çile şiiriyle başlıyor. Parisdeki yalnızlığını anlattığı Kaldırımlar şiiriyle kaldırımlara düşürüyor insanı. "Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! " diye uyarıyor bizi sonrada "Ağlayın su yükselsin, belki yükselir gemi" diyerek yolu gösteriyor. "Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! .." diyerek de umut veriyor. Ve bu dizeler gibi daha bir çok dize bir çok şiir. Ve yine bir şiirinde demiştin ki, "Bir gün akşam olur bizde gideriz. Kalır dudaklarda şarkımız bizim" evet kaldı üstad kaldı. Çok hoş bir sada bıraktın.

Biliyorum ideolojik tercihlerin şairlere göre ya da şairlerin ideolojik görüşlere göre benimsendiği bu topraklarda kolay hazmedilemeyecek, herkes tarafından sevilemeyecek bir insan Necip Fazıl. Çünkü şairliğinin yanında "Büyük Doğu" adlı bir doktrin, gelenek oluşturan bir fikir insanı. Fikirlerini, üslubunu nasıl ve ne kadar eleştirirseniz anlarım, düşünce farklılığınızın yanı sıra fikirleri, sivri dili ve taviz vermeyen kavgacı mizacıyla Necip Fazıl'da bunu kabullenen ve göze alan birisi zaten. Amaa Necip Fazıl'ın şairliği tartışmaya kapalıdır. Onun şairliğine laf edecek birisi edebiyattan zerre anlamıyor demektir. Kimse kusura bakmasın. Kendisi gerek şekil gerek üslub ve içerik olarak şiir konusunda bu ülkede 3-5 kişiden biridir. Türkçeyi ve heceyi muazzam kullanan bir şairdir.

Necip Fazıl Kısakürek'in bugüne kadar 40 kitabını okudum. En çok okunan ve baş eserim dediği bu kitabı bu kadar geç okumamın sebebiyse zaten bir çok şiirini biliyor olmam hatta ezberimde olan da 5-10 tane var. Ama yine de daha önce hiç karşılaşmadığım güzel şiirleriyle karşılaştım kitabı okuduğumda.

En güzel şiiri şudur denemeyecek kadar güzel şiirleri olsa da şairin ben kendi beğenime göre bir liste hazırladım. Kitabı okuyamıyorsanız da en azından bu muhteşem şiirlere bir göz atın derim.

20- Tabut #36504076
19- Dağlarda Şarkı Söyle #37107054
18- Ruh #36504008
17- Visal #38053439
16- Aydınlık #37107124
15- Takvimdeki Deniz #38052400
14- Uyumak İstiyorum #38068439
13- Dayan Kalbim #38068685
12- O Erler #38118704
11- Utansın #38119791
10- Şarkımız Bizim #38119707
9- Destan #38119575
8- Şehirlerin Dışından #37107032
7- Çile #36460443
6- Kaldırımlar #36791277
5- Karacaahmet #36793429
4- Canım İstanbul #36792609
3- Beklenen #37107093
2- Zindandan Mehmede Mektup #38119832
1- Sakarya Türküsü #38119311
512 syf.
·5 günde
12 yaşında 'şair' olmaya karar veren,ne istediğini gerçekten bilen bir insandan bahsediyorum.Varlıklı bir ailede,bir sarayda doğan NFK,30 yaşına kadar gayet hızlı bir yaşam sürmüş.Zeki ve akıllı bir talebe olmasından dolayı Cumhuriyet'in ilk yurtdışı burslu okuyan talebelerindendir.Hani şu Atatürk'ün ''sizleri Avrupa'ya birer kıvılcım olarak gönderiyorum,alevler olarak geri dönmelisiniz'' dediği talebelerden.

Şiirlerinden çok,özel hayatı ve ideolojileri konuşulmuştur.Fransa'da burslu öğrenciyken burs paralarını hızlı gece hayatında yediği için bursu iptal edilmiş.30 yaşına kadar yaşadığı hayatı ve yazdığı şiirleri yok sayıyor.Çile kitabında da zaten 30 yaşından sonra yazdığı bütün şiirleri (eserleri) bulunuyor.Şiirlerinde dini mısralar vasıtası ile bir pişmanlık,adanmışlık,kulluk ve derin bir tevazudan bahsediyor.Şiirlerinin her biri,her bir satırı anlam yüklü,boş diyebileceğiniz hiçbir kelimesi yok.Şiir kitabı okumayı tercih etmem genelde ama NFK'dan bahsediyoruz.Kendince belli bir yaşa kadar yaptığı yanlışlardan geri dönüp,pişmanlıklarını 40 sene boyunca gerek mısralarında gerekse mahkeme zabıtlarında samimiyetle ifade etmiştir.İyi bir katip ve hatiptir.Bir duruşmada kendisinin idamını isteyen savcıya 1 saat boyunca hitap etmiş ve savcının ''üzülme ve sabırlı ol Necip,hak yerini bulacaktır'' telkinini almıştır.Etkileyici.

Gerek özel hayatını gerekse şiirlerini her Türk genci okumalı ve bilmelidir diye düşünüyorum.Hem hayatından hem şiirlerinden alınacak tonla ders olduğu kanaatindeyim.İnsanları sadece ALLAH yargılar.Mekanı cennet olsun.
512 syf.
Kitabın bendeki etkisinin dörtlüğü :))
Ben geldim bir incelme ile
Lütfen gülmeyin öyle
Bende farkındayım halimin
İdare edin bu cahili böyle...


Pat diye dalıyorum konuya müsadenizle ;
Üstad kitaba nasıl şair olduğundan şair olmaya nasıl karar verdiğinden başladı, ve bize şiirlerinden ve kendinden bahs etti dedi ki (anladığım kadarıyla yanlış anlamışta olabilirim ama) hidayete erene kadar yani Hak yolunu bulana dek ki şiirlerim bide bulduktan sonraki şiirlerim var benim için şiirin manası bundan sonra başladı ve ilham yaratılandan değil yaratıcıdan geldi. Zaten bu kitabındaki şiir sıralaması da konularına göre bir nevi bu şekilde ilerliyor Allah,din,insan,kadın vs. Bir çok başlık altında şiirlerini bölümlere ayırmış.

Şiirlerin bazılarını anlamakta zorlanıyordum açıkçası, yani türkçesi çok kaliteli ancak benim kıttı o yüzden devamlı google amcayı sözlük olarak kullandım ama bazılarında oda yetersiz geldi derken bu şiirleri not alıp ilerde tekrar okumalıyım dedim, ve şiirlerin bitiminde başlayan "poetika" kısma gelince kendi kendime "kız yanlış yerden başlamışsın"dedim :) çünkü burda üstad şiir nedir? Şair kimdir? Nasıl yazılır ne anlatır? Nedir şairi böyle ahenkli cümleler kurmaya iten anlatmış hal böyle olunca anlamsız kalan şiirler birden anlam kazandı kafamda.

Velhasılı kelam efendim şiire doymak isteyen netten bakmasın edebiyatın şiirin üstadı burda  baklava tadında şiirler üstadın kitabında yutkunmakta zorlasa da insanı bazen, pes etme devam et :) (reklam gibi oldu buda ama neyse)

Ha unutmadan tabi ki kitabı etkinlik için okuduydum hemi de 2 etkinlik bir taşla 2 kuş ;)
Biri Necip G./Duvar/ abimin başlattığı #28548203 farklı türleri keşfet.
Diğeri de Sarius/Duvar/'ın başlattığı NFK etkinliği #28573527
512 syf.
·2 günde·10/10
Daha önce hiçbir şiir kitabına inceleme yapmamıştım, bu ilk olacak. Aslına bakarsanız, Necip Fazıl Kısakürek'in kitabına inceleme yapacak kadar şiir bilgim ve tecrübem yok. Fakat şunu açık yüreklilikle belirtmeliyim ki şuana kadar okuduğum 13 şiir kitabı içerisinden en beğendiğim kitap "Çile" oldu ve bunu bir inceleme ile taçlandırmak istedim.
Necip Fazıl, Cumhuriyet döneminde "Sultanü ş-şuara" unvanı almış sanatçıdır. Bunu şiirlerinde de görebiliyoruz zaten. Kitabımızın içeriğine gelecek olursak, bireyi ve toplumu sorgulayıcı bir söylemi var. Sağlam bir tekniği olduğunu duymuştum, okuyunca da bunu çok rahat fark ettim. Temiz, etkili hatta çok etkili ve özgün bir dili olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabı çok beğendim ben. Şairin, tek bir dizesinde bile o kadar derin anlamlar yatıyor ki bu da bize doldurma şiirler yazmadığının bir göstergesi oluyor. Öyle dizeler var ki, insan şöyle bir durup düşünmeden edemiyor. Beğenerek ve bitmesine üzülerek okudum kitabımızı ve tabi ki size de okumanızı tavsiye ederim.

Not: Sizin de beğenerek okuduğunuz şiir kitabı önerileriniz varsa alabilirim.
512 syf.
·Beğendi·10/10
Okurken düşündüren, düşündürttükçe de bazı şeylerin daha fazla anlam kazanmasını sağlamakla birlikte bazı şeyleri de sorgulatan bir yanı var bu kitabın, yani Necip Fazılın... "Çile"yi okuduktan sonra daha iyi anladım neden kitaba bu ismin verildiğini... Aslında yaşanan ne kadar çok çile varmış, bunu Necip Fazılın kaleminden dökülenlerle insan daha iyi anlıyor. İnsani değerlerimiz, ahlaki değerlerimiz, imanımız, vatan ve millet sevgimiz vs vs...hepsine dair çileler ve sorgulayacağımız şeylerle dolu "Çile".

Kitabı okumaya başladığım ilk gün bir çırpıda kitabın yarısını okumuş ve sonrasında da bu kadar hızlı okumuş olmaktan pişmanlık duyup geri kalan yarısını yavaş yavaş okumaya karar vermiştim, öyle de oldu :) "Çile"yi yavaş ve sindire sindire okumak gerek, böylelikle kitabın verdiği duyguyu ve lezzeti insan daha iyi hissedebiliyor. Bunun yanı sıra kitabın içeriği hakkında uzun uzun düşünme şansı da daha iyi bulunuyor.. Tavsiyem o ki "Çile"yi okumayı düşünüyorsanız bunu en azından bir kaç haftaya yayarak yapın. Ve her ne kadar bir şiir kitabı olarak bilinsede, "Çile" benim gözümde daha fazlası oldu..

İlgilenen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap.. Herkese keyifli okumalar..
512 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayatımız da çekilecek ne "Çile" varmış meğer... Neden bu yazara bu kadar geç kalmışlığım var bilmiyorum ama ayıp etmişim.

Çile, Necip Fazıl Kısakürek'in okuduğum ilk eseri, şiir kitabı.
Şiir denilince; çoğumuzun aklına ilk olarak, aşk ve aşka yazılan romantik dizeler gelir. Yine içinde aşka dair dizeler var ama çoğunlukla o bildiğimiz "aşkımmm, hayatımın anlamı.vb" gibi vıcık vıcık olarak ifade edilen aşk değil, maneviyat olarak aşk, Rabb'e olan aşk...

Dizelerin her bir cümlesinde ayrı bir anlam, ayrı bir öğüt gizli. Sözleri, düşündürüyor. Ağır ağır, sindire sindire okunması gereken kitaplardan. Okudukça değerlerimizi, maneviyatımızı hatırlatıyor. Söylenecek pek fazla bir şey yok zaten. Üstadın kaleminden inciler diyelim. Şiir sevmeseniz bile, okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar :)
512 syf.
·65 günde·Beğendi·10/10
İlk paylaşımı bu kitap üzerinde yapmak istedim, çünkü hayatımda çok özel bir yeri vardır. Üstad sayesinde edebiyat ve şiire ilgi duymaya başladım. Fikriniz, ideolojiniz veyahut dininiz ne olursa olsun kesinlikle bir göz atmanız gerektiği düşüncesindeyim. Çile" NFK'nın tüm şiirlerini topladığı bir kitaptır. Kitabın ilk şiiri 'çile' hakkında; N.F.K.'in ruh evriminden sonra kaleme aldığı ve bu inkilap sancısını anlattığı şiir-destan. Bu şiirinde maddi ve manevi yolculuğunu anlatır. bir nevi kendi özyaşamını mısralara döker. Kısacası bir varoluş sancısının ardından sorununa çözüm, derdine deva buluşunun öyküsü diyebilirim. Her bir yazısının altında bir anlam, mana olduğu kuşkusuz, tabi anlamak isteyene..▫️İsmimin Fazıl olmasından gurur duyuyorum.
512 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Ah bu yağmur,

Bu yağmur kanımı boğan bir iplik
Tenimde acısız yatan bir bıçak
Bu yağmur yerde taş ve bende kemik
Dayandıkça çisil çisil yağacak


Bir yağmurdayım bir yağmur ki nasıl desem bir bahar günü ansızın yağan ama mutluluğu geçici bir yağmur,bir yağmur ki en ketum aralık yağmuru başı sevinç ortası hayal kırıklığı sonu olmayan ve yüzüme yüzüme bir tokat gibi inen, gözlerimin içine dolan .Bu bende ki nedir necip ağabey sorgusuz sualsiz gitme isteklerim insanlarla tanıştıkça konuştukça daha çok susma isteğim yenilgilerim iç çekmelerim ben henüz daha çeyrek asır bile değilken bu beni deli eden kahroluşlar. Yansılsamalar yolunu tutmuşum sevdiğim değer verdiğim şeyler meğer nasılda yabancı bana gerçeklerimin bir mum ışığında kayboluşu sevinçlerimin yerini duyarsızlığa bırakması bende ne evriliyor necip abi fikirlerimin altında ezilmekteyim beni hangi zaman hangi mekan aklar şimdi.Ben kimim neyim bu dünyada bir yerim var mı bir varlığım,iyi hatırlıyorum bir yağmur düşündürmüştü bana bunu kendi içime akan bir yağmur .Susuyorum bugüne kadar ne çok konuşmuşum hatıra geldikçe kendimi dipsiz uçurumların sert rüzgarlarına atasım geliyor .İnsan içinde cehennemle yaşıyor gelgelim ki cehennemi cennet yapmak çok zormuş ama cenneti cehennem yapmak bir o kadar kolay bir yangın yeter buna bir imkansız yada bir hasret yükü ve daha ne çok şey . "Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz "ne vakit olur bu vazgeçiş kalp susturulur mu akıl da birgün zafere erer mi inandıklarımız gölgesinde geçen bu altından aldanma çağı birgün sona erer mi bilmiyorum necip abi seni yolundan çeviren her neydi bilmiyorum ama bana yardım et. Yorgunum üstadım çok yorgunum hüznüm yorgun dilim yorgun hayallerim yorgun .

Bir fikir ki ,sıcak yarada kezzap
Bir fikir ki ,beyin zarında sülük.



Abdulhakim Arvasi bu isim necip fazıl için önemli bir isim hayatının dönüm noktası gibi dersem yanlış olmaz peki kimdir necip fazılı yoluna ışık olan bu kişi.Son devir tasavvuf âlimlerinden. Es-Seyyid Abdülhakîm bin Mustafa el-Arvasî, (m. 1865) senesinde o zaman Hakkâri Sancağı'na, bugün Van'a bağlı Başkale kasabasında doğmuş. 1362 (m. 1943) senesinde Ankara'da vefat ettmiştir. Kabri Bağlum kasabasında bulunmaktaymış.
Peygamber Efendimizin 43. kuşaktan torunu ve İmam Ali Rıza'nın soyundandır. Bu sebeple seyyid unvanıyla anılmaktay mış. Ataları Bağdat'dan bugün Van'ın Müküs (Bahçesaray) kasabasına bağlı Arvas (Doğan yayla) köyüne yerleştiği için Arvasî nisbetiyle tanınmışlar..

Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum
Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum 'der
ve geçmişini boş vehimlerle geçirdiğini üstü kapalıda olsa söyler.

Onunla tanışması da şöyle olmuştur.
1934 yılında, oturduğu Beylerbeyi’ne giden vapurda, Abdulhakim Arvâsî’nin müritlerinden birisiyle karşılaşır. O zat Necip Fazıl’a Efendi Hazretleri’nin Beyoğlu’nda Ağa Camii’nde Cuma günleri vaaz verdiğini duyurur. Şu öğüdü vermekten de geri kalmaz; “Dinleyecekleriniz halk için, nas için söylenen sözler… Siz o sözlerin içine girmeye ve ötesindeki hikmete ulaşmaya bakın!” Yanında ressam arkadaşı Abidin Dino ile birkaç cuma sonra Beyoğlu Ağa Camiine giderler ve Abdulhakim Arvasiyi dinlerler. Namazdan sonra yanına yaklaşıp elini öpmek isterler. Efendi hazretleri bir müddet onlara baktıktan sonra şöyle der; “Biz Eyüp Sultan’da oturuyoruz. Ne zaman isterseniz buyurun” Artık Necip Fazıl, efendi hazretlerine gidiş gelişlerini sıklaştırır. Abdulhakim Arvasi Necip Fazıl’a sorar: “Siz tasavvuftan bir şeyler biliyor musunuz? Okuduğunuz kitap falan oldu mu?” Bahriye Mektebi’nde okuduklarını söyler. Abdulhakim Arvasinin cevabı: “Bu iş kitapla olmaz. Akılla da varılmaz. Hiç yemeğin lezzeti çatal bıçakla aranıp bulunabilir mi?” Necip Fazıl’ın dünyası alt-üst olmuştur. Bu halini Çile adlı şiirinde şöyle dile getirir;

“Ve uçtu, tepemden birden bire dam,
Gök devrildi künde üstüne künde…”

“Sanki burnum değdi burnuna yok’un
“Kustum öz ağzımdan kafatasımı”



Necip Fazıl Şeyhi ile tanışmadan önce her şey onda gizli bir düğümdür, bir bilmecedir, yıkık ve şaşkındır, rüyalarında bir cinneti içmekte, ben kimim sorusunun yanıtını aramaktadır. Şu kadar yıllık kâinat ona, yeni baştan ve teker teker gerçekleştirilmeye muhtaç görünür. Onu tanıdıktan sonra bir hendeğe düşercesine kucağına düşer gerçeğin ve geçmişinde geleceğinde bilmecesini çözer: Biricik meselesi sonsuza varmaktır.Allah’a kulluk yapabilmek,zorlu nefsini diz çöktürebilmektir. Yine bu noktada Necip Fazıl Abdülhakim Arvasî Hazretlerini tanımadan önce çektiği acı ve sıkıntıyı ‘ağrı çeken diş’e benzetir.

Yalvardım :Gösterin bilmeceme yol!
Et yedinci kat gök ,esrarını aç

Bu mu ,rüyalarda içtiğim cinnet ,
Sırrını atarken patlayan gülle

Gece bir hendeğe düşercesine
Birden kucağına düştüm gerçeğin
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamanın ,hem geleceğin .

Necip Fazıl tanışır şeyhi ile ama başlangıçta kolay teslim olacak bir kişiliği yoktur. Sorular sorar, hatta mürşidini yönlendirmeye çalışır. Mürşidi onu bu konuda şöyle uyarır: ’Yolu İrşad ediciden beklemiyordun da, sen ona yol gösteriyorsun’ senin, sırtında dilediğin yolu aşmaya mahsus bir merkebe mi ihtiyacın var, bir rehbere mi?’


Necip Fazıl Kısakürek. Mürşidi Seyyid Abdulhakim Arvasi’yi “Tanrı Kulundan Dinlediklerim”, “O ve Ben”, “Son Devrin Din Mazlumları” ve “Başbuğ Velilerden” adlı eserlerinde anlatır.

Bir de benim Abdulhakim Arvasi ile tanışmam var beni ufak hüzne uğratan o zamanlar kendisi hakkında hiçbir bilgim yoktu bir tv dizisinde tanıdım onu ve yarım bırakmama sebep olmuştu.Dizinin ismi Yedi Güzel Adam, yedisi de bir birinden güzel insanlar dizide bir öğretmen Cahit Zarifoğlu’nu seviyordu o da onu ama sonunda onlar kavuşamadılar şair başkası ile evlendi ve evlendiği kişi Abdulhakim Arvasinin soyundan bir kız .Bu olay beni üzmüştü mutsuz sonlara karşı olan öfkem ve kinim yüzünden ufakta olsa Necip ağabeye kızmıştım. Çünkü Necip ağabey kefil olmuştu Cahit Zarifoğlu’na, hatta eşi onunla tanışmasını şöyle anlatır.(Bu arada Cahit Zarifoğulu’nun eşini hiç sevmem bana kalsa onunla evlenmemeliydi ama işte .)
“Babamlarla Rasim Özdeören, Akif İnan sık sık görüşürmüş. Babam Ankara'ya gittiğinde onlarda kalırmış. Cahit Bey de askerden döndükten sonra babamın bu sohbet halkasına dâhil olmuş. Rasim Beyler Van'a gelirlerdi ve o zamandan Rasim Bey ve eşiyle tanışırdık. Babama Cahit Bey’le beni evlendirmek istediklerini Rasim Özdenören söylemiş. Babam da o zaman yine Van'a ziyarete gelen Necip Fazıl Kısakürek'e Cahit Bey’i sormuş, ‘Nasıl bir adamdır?’ diye. Necip Fazıl, ‘Eğer kızınızı verirseniz ben de düğün şâhidi olurum.’ deyip Cahit Bey’e kefil olduğunu söylemiş. Gerçekten de Necip Fazıl Van'a geldi, nikâh şâhidimiz oldu. Nişan, düğün hepsi bir günde oldu. Sabah nişan yapıldı, yüzüklerimiz takıldı, akşama düğünümüz oldu, biz de birbirimizi ilk kez yüzüklerimiz takılırken gördük. O kadar insan istemeye gelmiş, beğenmedim demek zaten mümkün değildi. Ama birbirimizi de ilk görüşte beğendik diyebilirim.
İşte bu sebepten dolayı ufak bir dönem Necip Fazıl ile Müridi Abudlhakim Arvasiden nefret etmiştim işte biz insanoğlu asıl olaya bakmak yerine faktörlere takılıp dururuz .


Dönelim asıl konuya kitap boyunca Necip abi Allaha olan sevgisini ve ona ulaşma isteğini ve bu yolda korkularını dile de getirmiş .Modern Türk şiirinin mistik şairi. Düz yazı türünde yapıtları da olmasına rağmen asıl güçlü yanı şiirlerindedir .Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlanmış, bunlara batılı, modern bir özellik kazandırmış, sonraları dinsel duyuşlarda karar kılmıştır.Sağlam bir teknikle, esrarlı iç âlemini, felsefi görüşlerini, etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir. Serbest şiire karşı çıkmıştır. Kafiyeye sığınmayı sahtekârlık sayar. Ona göre, duygu ve düşünce harmanlanıp şiir kalıbında, sanat kaygısıyla dillendirilmelidir.Ona göre, toplum uyarılmalıdır. Türk milleti aslına dönmelidir. "Şiir toplumun his ve fikir hayatını yansıtmalıdır." derken saf şiirden de vazgeçmemiştir.




Bu şiir yolculuğuna başlama serüvenini de şöyle anlatmış:
Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.



İyi ki de olmuş.
Keyifli okumalar




Bu bilgiler için çeşitli sayfalardan bilgiler aldım ve internetten faydalandım.
512 syf.
Bir çok şiiri iki mısradan ibaret olsa dahi sayfalarca anlam içerir şiirleri Necip Fazıl Kısakürek'in..Ne desem az gelir yani kelimeler kifayetsiz anlatmaya vesselam..
Gençlik... Gelip geçti... Bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
Güzel Allahım, senden ne gelecekse gelsin;
Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin...
BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

(1937)
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 198 - Büyük Doğu Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çile
Baskı tarihi:
1 Aralık 2004
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750808894
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Çile
Çile
Çile
Çile
Çile
Türk şiirinin temel taşlarından biri, Necip Fazıl Kısakürek, bu kez YKY’de okuruyla buluşuyor. Necip Fazıl Kısakürek, insan ruhunun mistik-trajik dehlizlerinde cesurca dolaşmış, kendi “Poetika”sını yazmış bir şair olarak modern Türk şiirinin, fikir ve dava adamı kimliğiyle de Türk düşünce hayatının baş aktörlerindendir. Çile, şairin, yıllar içinde bütün şiirlerini ayıklayarak, düzelterek, sıralayarak oluşturduğu –altmış yılı bulan şiir serüveninin verimlerini kendi kurduğu bir yapı içinde topladığı– bir başyapıt.

Kitabı okuyanlar 4.912 okur

  • İrem
  • Zehra Çeliker
  • Busenur Binay
  • Gürhan Eren
  • Abdurrahman Çankaya
  • Billur açıkgöz
  • Şüheda
  • Mehmet Beyşehirli
  • Sultann
  • Aynur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.4 (20)
9
%0.4 (6)
8
%0.3 (5)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları