Sefa Akgül

Sefa Akgül
@Sefaakgul66
Bu platformu sanal kitaplık olarak kullanıyorum. Okuduğumu beyan ettiğim kitaplar, geçmişte ve halihazırda okumuş olduğum kitapları ihtiva eder.
47 kütüphaneci puanı
4179 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Teknoloji böyle bir şey işte insanları yakınlaştırıyor mu? Yoksa uzaklaştırıyor mu? Hiç anlamıyorum. Babam beni sosyal medyaya erken yazdırdığı için uzunca bir süredir sosyal ağlarda olduğumdan artık sıkıldım. Artık arkadaşlarımla yüz yüze görüşmek istiyorum. Şimdilerde her şey harika.Uzun bir süredir asosyal bir adam olduğumdan, artık sokaklara dönmek istiyorum. Ama bunun zaman alacağını görüyorum.. Biraz kendimden bahsedecek olursam; Patates kızartmasını severim. İnsanlara değer veririm ancak genelde umurumda olmazlar... Böyle de bir çelişki içerisinde hayatıma devam etmekteyim. -mışlı -mişli konuşmayı severim. öyleymişiz böyleymişiz oyunları tam benliktir. Ayrıca kelime oyunu da tam benliktir. Hayal dünyam hem geniştir hem de uzundur. İnsanların gözlerine uzun uzun bakmayı sevmem, çünkü gülesim gelir. Ama sevdiğimin gözlerine 24 saat bakabilirim. Yüzlerce yazı yazabilirim. Hiç durmadan saatlerce bir şeyler karalayabilirim. yapabilirim- edebilirim- bilirim bilirim... Konudan konuya atlar adamın aklındaki soruyu unuttururum. Yada beyin jimlastiği geçirtirim. İkiyüzlü insanları sevmem. ikiyüzlü insan mı olur? Kafa dengim olan insanları çok severim ama. Çok fazla soru soran insanlarla muhabbet etmem. Kendine güvenen insanları çok ama çok severim. Bilgi şart, Akıllı insanda gönül defterimde sevilir sayılır. Ama vicdanı'da sağlam olmalı. Yüzüme bakmaya cesareti olmayanlar profilime bakıp dururlar. Hatta onlar için duvarımı bile herkese açık yapmışımdır. Eğitim ve Sağlık sektörlerinde özelleşme olduğu sürece ülkede eşitlik olacağına inanmam. Parası olanın okuduğu, Parası olanın sağlıklı yaşadığı bir düzen bana uymaz... Yılbaşlarında ortalama bir Türk ailesi gibi evde oturup televizyon izleyip kuruyemiş yiyip tombala çekmem. Giderim arkadaşlarımla derdim varsa dertleşir
Yaşam
Reklam
DÖNÜŞÜN HAKKI: BİR MODERN FELSEFİ DENEME
Bir insan gitmek isterse, onu durdurmak yalnızca yolunu değil, ruhunu da engellemektir. Yol fiziksel bir mesafe değildir. Yürek yol alır, ruh karar verir. Dönüş, adımların yönüyle değil, kişinin kendi içsel farkındalığıyla belirlenir. Bu nedenle gerçek bağ, gitmeye izin verip dönene açık yüreğini sunabilenlerin tecrübesidir. Zorlama, sahip olma, kıskançlık, sevginin en büyük tuzaklarıdır. Zincirler görünür ya da görünmez, insanı bağlamaz; yalnızca ilişkileri boğar. Bağ ise bir tercih meselesidir. İki özgür varlık birbirini seçtiğinde var olur. O seçim, gönüller arası bir anlaşmadan, karşılıklı saygı ve güvenin ortaya çıkardığı bir eğilimden doğar. Gitmek özgürlüktür; dönmek sorumluluktur. Dönen artık eski değildir; yeni bir farkındalıkla, belki daha derin, belki daha gerçek olarak geri gelir. Ve işte o an, sevgi zincirlerle değil bilinçli bakışlarla kendini gösterir. Bu anlayış, modern yaşamın karmaşasında kaybolan insanın farkındalığını arttırır: Her ilişkinin, her ayrılığın ve her buluşmanın anlamı vardır. Özgürlük ve bağlılık birbirinin karşıtı değil; birbirini tamamlayan iki uçtadır. Biri olmadan diğeri var olamaz; zincir olmadan bağ anlam kazanır. Sonuç olarak; aşk ve dostluk sahip olmanın ötesinde bırakmanın bilgeliğinde yeşerir. Gerçek bağ gitmesine izin verdiğimizde, dönene açtığımızda insanın kendi iradesiyle seçtiğinde ortaya çıkar. Bu modern insanın en büyük öğrenimidir. Sevgi özgür bırakmakla, geri gelirse kabul etmekle, yürekle var olur. Sefa Akgül
İnsan ve Hayat
Düşüncem geç gelişti, biraz geç başladım; biraz da erken bırakmak durumunda kalıyorum. Geleceğini kaybetmek yaşanan zamanı da boşlaştırıyor. Ne yapalım, henüz biraz da ayakta durma gücüm var; deneyelim, sonuç almaya çalışalım.
Sayfa 278 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
"Kendini parçalayan adam- kişiliğini parçalayan adam. Başkalarına davranışını, içindeki farklı bir adam durmadan eleştiriyor."
Sayfa 260 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Sevgi propagandası yapan nefret dolu insanlar...
Sayfa 248 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Reklam