Allah, güzelliğinden zerre miktarını bize bağışlamış ve karşılığında kulluk sözü almıştı. Bununla da kalmamış bizi bu sözümüzden dolayı birbirimize şahit tutmuştu. Yani herhangimiz, verdiğimiz sözü unutur veya o sözden dönersek diğerimiz ona hatırlatacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fakat onu öldüren, herkesten çok kendisinin kötülüğüydü. Kendine saygı duyamamak kadar ona acı çektiren hal yoktu. Kendinden korktuğu, ruhunun karanlığından bir tiksinti duyduğu zamanlar, “Ah, ne iğrenç bir muammayım!” diyerek kendindeki bu iki ruhu, bu bazen hep mavi ve saf, fakat çoğu zaman böyle kana bulanmış, murdar ruhları düşünür, daimi bir ses olmak üzere içinden kendine “Canavar!” diye hitap eden bir vicdan bulurdu. Etrafında hep çirkinlikler, hayvanlıklar görmesi, bunları kendinde bulmak kadar onu öldürmüyordu. Kendi o kadar yüceliklere tutkun olduğu halde bu kötülüklerden arınmazsa başkaları ne olur, diye düşünerek kendinden kaçmak ister; masumiyet hayvanlıkla zincirlenmiş gibi onda daima boğuşurlar.
Bir kadının ne olduğunu anlayanlar için asıl zavallı olan erkeklerdir. Kadın olmayınca bir erkek hayatının ne kuru, ne yağmursuz, tesellisiz bir siyah çöl olduğunu bilseniz… Bunu bir çok erkek de bilir de sonra unutur. Bir kadının bir erkek hayatına sade bir varlıkla nasıl şiir ve tazelik verdiğini, ruhu bir yana atsak bile yalnız vücut için de nasıl büyük bir koruyucu olduğunu bilseniz…