Havva Akbulut

Havva Akbulut
@havvaakbulut
~Mağaradakiler-Cemil Meriç ~Şeytanın Günlüğü-Leonid Andreyev ~Mutlu Prens ~ Halil Cibran ~Olsun da Gör-Melih Cevdet Anday ~ William Shakespeare ~Yer Altından Notlar ~İhsan Oktay Anar
Puan vermedi
Yazarın çok güzel düşünceleri de vardı ama çok katı, suçlayıcı, sığ düşünceleri de. Ne kadar sevsem de doğru bulmadığım sözler için kitabı yarım bırakmak zorunda kalıyorum. Halbuki gençleri sanata, öğrenmeye teşvik ederken samimiyeti beni etkilediği için okumak çok hoşuma gitti, hatta özgün ve etkileyici düşünceleri de vardı fakat dediğim gibi okumayı kaldıramayacağım kadar sinir edici cümleleri yarım bırakmama sebep oldu.
Edebiyat
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 18:05
Albert Camus çok sevdiğim bir yazar. Yavaş yavaş kitaplarını tamamlamayı düşünüyorum ve Sisifos Söyleni’yi de bu sebeple aldım. Konusuna bile bakmadan direkt Albert Camus yazdığı için aldım. Ben konusuna bakmamıştım ama size ilk konusunu anlatayım; İntihar etmek doğru mudur, intihar edenler etmeyenlerden daha mı akıldır? Sorularına yanıt arıyor yazar. Ve tek bir felsefe sorunu vardır, o da intihardır diyor. İntiharı savunan felsefecinin doğruyu söyleyip söylemediğini anlayabilirsiniz çünkü bunu eyleme dökerse görmüş olursunuz diyor. Ara sıra konudan sapmış gibi oluyor tam ne alaka derken yazar konuya çok güzel bağlıyor. Ben okurken felsefeyle alakalı bir sürü yeni terim öğrendim. Ayrıca yazara karşı gelip kitabın üzerine yazdığım düşüncelerimi kitabı biraz daha okuduktan sonra yazarla aynı fikire çevirdiğim de oldu tartışmaya devam ettiğim de. Benim için bir felsefecinin en önemli özelliklerinden biri tutarlı olmasıdır ve Camus’un bu kitabında tutarsızlık göremedim sadece kararsızlık yoğundu. Farklı farklı düşünceler verip doğrusunu okura bıraktığı da oldu kendi fikrini savunduğu da. Benim kitabı sevmemin en büyük nedenlerinden biri zihnimi çalıştırıp yeni düşünceler geliştirmemi sağlaması oldu. Daha önce hiç üzerinde durmadığım konular hakkında çokça güzel fikirler ürettim. Bence kendinizi geliştirmek için okuyabilirsiniz. Felsefeye çok ilginiz yoksa sıkılmayacağınızın garantisini veremem ama bir felsefe okuruysanız çok beğeneceksiniz.
Edebiyat
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202311,3bin okunma
6/10
·192 syf.··
2026 16. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 18:31
Ana karakterimiz Fransız bir subay, Aziyade isimli Çerkez kızına aşık oluyor. Aziyade bir Türk’ün 4 eşinden biri olarak esir alınmış. Kitapta bu aşktan çok İstanbul sokaklarını okuyoruz. Son kısımlarında daha çok bu sevdaya değiniyor yazar. Osmanlı’nın o dönemdeki siyasi, kültürel, sosyolojik yapısını anlatıyor. İstanbul sokakları o kadar güzel ki Türk olsun yabancı olsun herkesin dilinden düşmüyor. Aslında ben Vatanım Sensin dizisinde Yunan askerin Türk kızına aşkından “Senin uğruna görmezden geldiğim o silahları kendi milletime doğrulttum” repliği üzerine bu tarz bir kitap okumak çok istedim ve biraz araştırınca bir Fransız Subayın Osmanlı kızına sevdasını anlatan bu kitaba denk geldim. Beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim çünkü hiç beklediğim gibi değildi, birbirlerine olan aşklarını yazar yansıtamamış gibi hissettim. Ayrıca ana karakterimiz Loti karamsar, tek başına hiçbir şey yapamayan, bir uşağı olmadığı sürece elinden hiçbir şey gelmeyeceğini düşünen çocuk gibi bir yetişkin. Loti, Aziyade’ye kendi ülkesinden, milletinden vazgeçebilecek kadar aşık. Fakat dediğim gibi bu aşk tam aktarılamamış gibiydi, havada kalan bir kısım vardı. Puanımı çok düşük vermememin sebebi de Osmanlı’nın kültürüne, İstanbul’a tekrar hayran olabilmemi sağlayan kısımların olması ve sonlara doğru biraz daha aşklarına değinmiş olmasıydı. Belki de bu tarzda okuduğum kitaplar çok daha iyi olmasaydı bu kitabı beğenebilirdim.
Edebiyat
AziyadePierre Loti · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,222 okunma
9/10
·332 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 14:37
20 Yaşıma Mektup Doğan Kitap’ın 20. Yılına özel yazarlardan yirmi yaşlarına mektuplarını derlediği bir kitap. Öncelikle bu kitapla bir sürü yeni yazar tanıdım. Yeni yazarların üslubunu, hayal gücünü, yazım tarzını yani kalemini görmüş oluyoruz. Yabancı yazarların da mektupları var ama benim için öncelik Türk yazarlar tanımış olmak. Kitapta mektuplar 20li yaşlara yazıldığı için çoğu yazar derslerin karmaşıklığının sonu olduğunu göstererek bu yaşlarındaki sıkıntılarının son bulacağını söylüyor. Özellikle 20 yaşımda okuduğum için çok mutluyum çünkü benim için bir umut oldu. Hayatım nereye gidecek, hangi yolda yüreyeceğim, sorumluluklarım derken hepsinin son bulacağını ve hiçbir şeyin içinden çıkılamaz olmadığını yazarlar çok güzel anlatmış. Gençliklerine öğüt verip hayatın yaşanılabilir kılınması için sevginin ve adaletin ön planda olduğunu yazan yazarlar da vardı, öğüt vermeyip yine aynı şekilde hata yapa yapa bugüne gelmesini söyleyenler de. Ben çok beğendim iyiki okudum ve dediğim gibi iyiki yirmi yaşımda okudum bana örnek oldu, yeni yazarlar tanımamı sağladı. Kitabın tek kötü yanı tanıdığım yazarlarla kitap alma listemin artması oldu. Bence herkes okumalı.
Edebiyat
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,645 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 61. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 12:25
Bu kitabı anlatmak için öncelikle Semerkant şehrinin nasıl bir yer olduğunu anlatayım çünkü yazar da şehrin koşullarını anlatarak başlamış. Ömer Hayyam şehre ilk geldiğinde çok güzel karşılanıyor. Dışarıdan gelen bir insan için iyilik niteliğinde olan davranışlar, halk tarafından iyilik değil de yapılması gereken şeyler olarak düşünülüyor. Ve bir yerde Ömer Hayyam ve kendisini iyi ağırlayan adamla arasında şöyle bir diyalog geçiyor; “-Bari adını bağışla bu efendinin ki, en azından gittiğim yerlerde hayırseverliğini anlatabileyim. -Sadece Yüce Rabbim senin minnetine layıktır, O’na şükret, O, hangi adamın hayratı sayesinde kendisine şükredildiğini bilecektir.” Yani böyle çok güzel düşünceler geçiyor. Fakat her halkın iyi olduğu kadar kötü yönleri de vardır. Semerkant şehrinin sakinleri Filozof, bilimle ilgilenen, araştırmacı insanlara karşı ön yargılı ve onları sokak ortasında linçleyebilecek kadar öfkeli bir halk. Halkın kadısı bunu açıklarken helak edilen kavimlerden dolayı halkın çok korktuğunu söylüyor. Kitap dört bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ı okuyoruz. Tek bir şehirde bir araya toplanan bu üç karakteri yazar o kadar güzel yazmış ki kurgu olduğunu anlamayıp gerçekten yaşanmış bir hikaye olduğunu düşünerek okuyanlar var. Bence bu çok büyük bir başarı. Ben bile bilmeme rağmen sanki gerçekten yaşanmış gibi okudum. Son iki bölümümüzde ise Semerkant şehrinde Hasan Sabbahın oluşturduğu birlik dağıtılıp, Alamut Kalesindeki kitaplık yakılıyor ve çok önemli eserlerden sadece bazıları kurtarılabilyor. Kurtarılan bu eserler arasında Ömer Hayyam'ın Rubailer'i ve Nizamülmülk’ün Semerkant’ı olan iki eser bulunuyor. Son iki bölümde ana karakterimiz Rubailerin peşine düşüyor ve Rubailer'e ulaşmaya çalışırken kendisini bir cinayetin
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma