Fahrenheit 451

8,3/10  (544 Oy) · 
1.145 okunma  · 
444 beğeni  · 
8.716 gösterim
Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı... Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek... Montag'ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra... İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları onu, asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter.

Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.
(Arka Kapak)

NOT: Kitap, 1984 yılında "Dilara Özman" çevirisiyle Başkan yayınlarından "Fahrenheitt 451" adıyla da yayınlanmıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    242
  • ISBN:
    9786053751670
  • Orijinal Adı:
    Fahrenheit 451
  • Çeviri:
    Korkut Kayalıoğlu, Zerrin Kayalıoğlu
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
 17 Mar 15:02 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Günümüzden 500 yıl sonrası. Yanmayan evler, kapsüller, mekanik tazılar, son hız arabalar ve itfaiyeciler. Yanmayan evlerin icadından sonra itfaiyecilere yeni bir görev verildi, kitap yakmak. Sadece belirli kitapları değil ellerine geçen tüm kitapları yakmak.
Kitap yakıyorlar dediysek hemen itfaiyecilere kızmayın. Onlar toplumun mutluluğu için çabalıyorlar. Şiirler acıdır, romanlar insanı düşünmeye zorlar. Oysa düşünmeyen eğlenen insanlar mutludur. .
Düşünmeyen ,eğlence toplumu devlet baskısıyla yaratılmadı. İlk başta sansür baskı hiçbirisi yoktu. Kitap okumamayı isteyen insanların kendileriydi.
Herşey fotoğrafla başladı,sonra kamera icat edildi , sonra video ,televizyon. Televizyonun etkisi altında kalan insanlar kitap okumaya zaman bulamadılar. Klasiklerin özeti çıkartıldı, sonra özetinin özeti, sonra da özetin özetinin özeti ve en sonda bir ansiklopedi de on iki kelimeye sığdırıldı. Artık klasikleri kolayca okuyabilir , geriye kalan zamanınızda da eğlenebilirsiniz. Okullar simgesel yaratıcılar, düşünce adamları yerine atletik sporcular çıkarmaya başlamasıyla beraber entellektüel kelimesi bir küfür sayıldı. Peki bunun suçlusu kim devlet mi yoksa çağımız insanımı???
Klasiklerin özetini okuyup suç ve ceza' da çok ağırmış diyenleri, başını televizyon izlemekten kaldıramayanları, yarış atı yetiştiren eğitim sistemini eleştiren herkesin okuması gereken bir kitap.
Herkese iyi okumalar dilerim.

Rojhilat 
 29 Ağu 01:38 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Özellikle kitapların öneminden bahsettiği için bende çok ayrı bir yeri olacak bir kitap keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum. Maddeye tapan, sadece insanlığın mutlu olmaktan ibaret olduğunu düşünen bir zihniyetin dünyaya yerleşmesini enfes bir şekilde eleştiren nadide kitaplardan. Hâlbuki insanı insan eden acılarıdır, insanın elinden bu acı çekme hakkını alırsanız, insan hiçbir zaman hatalarından ders çıkaramaz. Kitaptaki Anka kuşu benzetmesi olayı çok net özetler nitelikte; insanoğlu yaptığı hatalar ile kül olup yanıyor ama bu küllerinden yeni bir Anka kuşu doğuyor. Ama ne yazık ki hep aynı külden doğup hep aynı küle varıyoruz.

Mathmazel 
 20 May 21:25 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

"Fahrenheit 451:
Kitap kağıtlarının tutuştuğu ısı derecesidir."
Dediğinde nasıl bir kitap okuduğunuzu anlıyorsunuz aslında.
"TV oturma odasına bir tohum ektikten sonra onun sizi kavrayan pençesinden kendisini kurtaran olmuş mu? Sizi istediği biçimde yetiştirir!" ifadelerini okuduğunuzda bir durup düsünüyorsunuz.
"gerçeğin ve özgürlüğün en tehlikeli düşmanı olan, katı ve durağan çoğunluk sürüsüne ait olduğunu unutmamalısın. Aman Tanrım, çoğunluğun müthiş zulmü." ifadelerini okuduğunuzda çoğunluk mu azınlık mı olduğunuzu sorguluyorsunuz.
"Hiç kimsenin ‘suçlu’ları dinlemeyeceği zamanda ben her şeyi çekinmeden yüksek sesle söyleyebilecek suçsuz insanlardan biriydim, fakat ben de sustum ve kendim de suçlu durumuna düştüm." ifadelerini okuduğunuzda susmanın büyük sıkıntılara nasıl sebep olabildiğini farkediyorsunuz.
"Hayır, hiçbir şey konuşmuyorlar. Çoğunlukla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerlerinden farklı bir şey söylemiyor." ifadelerini okuduğunuzda bunlar gerçek olabilir mi diyorsunuz.
"Ne yaptığın önemli değil, derdi, yeter ki sen ellerini onun üstünden çektiğin zaman, ona dokunduğun zamanki halini değiştiren bir şey yapmış olasın. Otları sadece biçen bir adamla, gerçek bir bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır" ifadesini okuduğunuzda yapılan küçücük bir hareketin neleri değiştirebildiğini anlıyorsunuz.
Fahrenheit 451:
Kitap kağıtlarının tutuştuğu ısı derecesidir.
Her cağda yakılmış kütüphaneler kitaplar vardır. Okunması birilerince zararlı görülen kitaplar her çağda olagelmiştir. Fakat unutulan: kitaplar yakılsa da, yasaklansa da, okunmaz diye kenara atılsa da birilerinin mutlaka dikkatini çekecek ve okunacaktır.
MATHEMAZEL

Bekir İstanbul 
02 Eki 2015 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · Puan vermedi

Güzel bir kitap, kötü bir gelecek... İnsanların düşünmesi, hissetmesi, şuurlu farkındalık geliştirip sorgulaması, kitap okuması yasak. Kitaplar ve kitap okuyanlar ateş ile cezalandırılıyor. Böyle bir "matrix" dünyasında "uyanma" ve yaşam mücadelesi veren bir itfaiyeci hikayesi. Kahramanımızın adı Montag. Kitabı okurken sizde Montag ile birlikte anlamaya çalışacak, sorgulayacak, sıkılacak, bunalacak ve kaçacaksınız. Ama o kasvetli havayı hep hissedeceksiniz. Güzel, okunması elzem bir distopya kitabı.

Büşra T. 
18 Haz 17:11 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun zamandır okuduğum en güzel distopya örneğiydi. Kitaba aşık oldum desem yeridir.
Konusuna gelirsek İtfayeciler yanmaz evler yapıldığından beri başka bir iş için görevliler: 'Kitapları Yakmak' (!)
(Onlar kitapları yakarken benim içim yandı her sayfada.)
Ana kahramanımız Montag da bu itfayecilerden biri. Hatta işini zevkle yapan yaktıkça mutlu olan bir kahraman. Taa ki yolu küçük Clarisse ile kesişene dek. Clarisse bize kitabın vermek istediği mesajları en çok ileten karakterdi belki de. O her bir şey söylemek için ağzını açtığında kalemimi hemen alıp çizdim desem abartmış olmam. En çok alıntı yaptığım ve en çok etkilendiğim roman oldu benim için.
Ve Bayan Montag ise kitapların önemini kaybetmesini sağlayan insan tipinde gibi geldi bana. Bir şey olduğunda bile umursamayan tek derdi televizyon izlemek olan bir insan... Hiçbir zaman sevemedim böylelerini. Clarisse ne kadar sevdiysem Mildred i de o kadar az sevdim açıkçası.
Montag, Mildred ile kitaplara bağ kurmak ister ama Montag bu yolda yalnız olduğunu, eşinin tek mutluluğunun televizyon olduğunu fark eder. Sevgili Bay Montag, Clarisse den sonra sorgulamaya başlar. Sorguladıkça hatasını anlar, Anladıkça ise değiştirmek için çaba sarf eder. Biz ise onun bu yolculuğunda ona eşlik ediyoruz.
Kitabın konusundan çok düşüncelerimden bahsetmemin nedeni kitabı sizin keşfetmenizi istiyorum. Çünkü gerçekten keşfetmeye değer bir kitap. (puanım: 10/10)

Özlem Yılmaz 
16 May 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Mükemmel bir distopya. İtfaiyecilerin amacı kitapları bulup yok etmek.

"Tv ile beyinleri uyuşturulmuş bir toplum, okuyup da ne yapacaksınız. Böyle mutluyuz. Kitaplar iyi değildir. Sonuçta kitaplardaki karekterler de gerçek değildir. Yazarların hayal ettikleridir. Onların hayallerinden bize ne değil mi?
Okuyup birşeyler öğrenirsiniz, yada düzene karşı gelirsiniz ama değil mi? Halbuki %100 biat etmek varken ne gerek var okumaya. Kitaplar yakılmalı..."

Ama olmuyor işte, birileri çıkıyor ve bu kitaplarda ne var diye merak ediyor. Bazıları da kitapların saklamak için herşeyi yapıyor, hatta hayatlarından bile vazgeçiyorlar. Acaba insanların kitaplar için hayatından vazgeçmesi nasıl bir olgudur. Ne olaki bu kitapların içinde. Merak işte.. İşte bir itfaiyecinin merak etmesiyle başlıyor hikaye.

Çok etkilendim. Sanki bir distopya değil de bugünü anlatıyormuş gibi hissettim. İnsanların TV ile futbol ile uyuşturulduğu bir toplumumuz var. Keşke hiç okumayanlar da buraya üye olan ve okuyan insanların neden okuduklarını merak etse.
Kitabın sonu da çok tadında olmuş.
Neyse uzatmak istemiyorum. Bence herkesin okuması lazım. Tavsiye ederim.

Keyifli okumalar..

Ömer Gezen 
09 Ağu 12:24 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Distopya alaninda okuduğum ender kitaplardan birisi. Kitapların sanki tehlikeli bir şeymiş gibi gözüktüğü ve bu yüzden yakıldığı bir dönemi anlatıyor kitabımız. Ana karakterimiz ise kitapları yakan itfaiyecilerden birisi. Birgün genç bir kızın sayesinde yaşadığı hayattan kendini kurtarmaya çalışıyor. Yaşamının anlamsızlığını çözüp biz kitapları neden yakıyoruz sorusunu kendisine soruyor.Ardından da kitap saklamaya başlamasıyla olaylar başlıyor.
Kitap guzeldi ama her distopya kitabinda olduğu gibi olaylar değişecek devrim olacak ve insanlik eski güzel gunlerine donecekmis gibi okuyorum. Ama sonuç hep hüsran.
Neyse kitap güzeldi okunacak türden güzel bir kitaptı. 247 sayfa olmasına karşın çok hızlı bitti tek kötü yanı oydu :(

Sevilay Küçük 
12 Tem 18:02 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İtfaiyeciler...
Sizin asıl göreviniz ateşi söndürmek,onu alevlendirmek değil.Yanmaz evler yapıldığından beri İtfaiyecilerin görevi kitapları yakmak.

Burada baş karakterimiz 10 yıldır İtfaiyeci olan Montag.Kitap okuyan ve evinde kitap bulunduran her şeyi yakıyor.Kitap okumak yasak. İtfaiyecilerin görevleri bu çünkü.Romanlar insanı düşündürmeye yoruyor,kitaplar yaşama dokunur,şiirler acıdır, acı kokar;eğer bunları okumazlarsa insanlar daha mutlu olur ve eğlenmeye daha çok zamanları olur.Gerçekleri duymak o kadar acıdır ki "Kitap"kelimesini bile duyduklarında vücutlarında bir ürperti, korku dolar.İtfaiyeciler toplumu düşündüklerinden (Allahaşkına siz toplumu düşünmeyin)kitapları yakıyorlar.Kitap okumasınlar,saçma sapan TV.programları izlesinler.Kitap okumak yerine özeti okusunlar.Her şeyin özeti çıktın zaten.500 sayfalık yazılar 2 kelimeye sığdırıldı.Zamanlarını BOŞA kitaplara yormasınlar,Ne gerek var kitap okumaya(?)Televizyona kilitlenip,eğlenceye zamanlarını ayırsınlar.Düşünmesinler hiçbir şeyi sorgulamasınlar.Bunları seçen de insanların ta kendisi.

Montag, 17 yaşındaki Clarisse denilen kız ile tanışır ve onun farklı biri olduğunu konuşmasından ve her şeyi sorgulamasından anlar.Clarisse insanları izler ve onları sorgular.Montag onunla konuşmaya başladıktan sonra o da Clarisse gibi düşünmeye başlar ve o da sorgulamaya DÜŞÜNME yetisini kullanmaya başlar.Yaptığı hataları anlar ve yaptıklarının saçma ve acımasızca olduğunu fark eder.Artık hayatı büyük bir değişime uğramıştır ve her şeye farklı bir gözle bakmaya başlar.Duyguları,yaptığı işi,eşini her şeyi düşünür.10 yıldır yaptığı şeyi hiçbir zaman adam akıllı düşünmemiştir.Her gün gidip kitapları yakıyoruz ama neden? İnsanlar neden gizlice kitap okuyorlar? Ölümü bile göze alıyorlarsa bir şey olmalı bu kitaplarda.Bu kitapta Montag'la birlikte bir yolculuğa çıkıyoruz.Kitabı okurken çok keyif aldım.Bu tarz distopya eserleri okumayı sevenlerin keyif alabileceği kitap olduğunu düşünüyorum.

Keyifli okumalar dilerim.

Ayşe Y. 
 23 May 21:38 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 6/10 puan

Her distopya okuyuşumda içim umutla dolar! Biliyorum ilk bakışta bu cümle anlamsız geliyor, ama distopyalarda anlatılan dünyayı görünce insan hala şükredecek çok fazla şeyi olduğunu fark ediyor. Distopik romanlar hayata karşı farkındalık kazandırıyor, bu da şükretmeyi ve devamında da umudu getiriyor. Fahrenheit 451'i okuyunca da benzer hislerle doldum. Roman, kitapların ve okumanın tamamen yasak olduğu bir devirde geçiyor. Dahası sağda solda gizli saklı kalabilmiş kitaplar da işleri artık yangın söndürmek değil kitap yakmak olan itfaiyeciler tarafından yakılıyor. Romandaki esas oğlan Montag da tabii olarak böyle bir itfaiyeci ve kahramanımız -bütün distopyalarda olduğu gibi- bir şeylerin ters gittiğinin farkına varıyor. Sonrası malumumuz. Kitapların olmadığı bir dünya hepimiz için gerçek bir kabus olurdu. Peki böyle bir dünyada yaşasaydınız gizli saklı bir şekilde bir yerlerde kalmış kitapları nasıl saklardınız? Sürprizi kaçırmayalım ve bu sorunun cevabını okuyucuların keşfine bırakalım. Herkese iyi okumalar...

Aslıhan Alpaslan 
 09 Oca 08:52 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

1984 ile başlayıp, Cesur Yeni Dünya ile devam eden distopya maceram Fahrenheit 451 ile devam ediyor. 3 kitabı karşılaştırsam sanırım 1984 diyeceğim. Çünkü bugün en yakın yaşayacağımız gelecek ve olayları mantığa dayandıran bir kitap olduğu için.
Fahrenheit 451 bu platformda bulunan herkesin çok sevdiği bir nesneyi yani kitapların yakılmasının anlatıldığı bir kitaptır. Baskıcı hükumetler insanın düşünmesinden, hayal etmesinden ve üretmesinden korktukları için her şeyi öğrenebileceğimiz, anlayabileceğimiz, hayal kurabileceğimiz ve en önemlisi üzerinde düşünebileceğimiz kitapları yok etmektedir. Bunu yapan da itfayecilerdir. Hikayemizin kahramanı Montag da bir itfayecidir, işinde başarılı,evli klasik bir insandır. Kahramanızın yaptığı işi sorgulaması ve kitapları merak etmeye başlaması Clarisse ile tanışması ve kitapları yanarken kendini de feda eden yaşlı bir kadını görmesi ile başlamaktadır. Bu kurgu üzerine kurulu romanla ilgili biraz araştırma yaptığımda aslında yazarın bazı kısa hikayelerini bir araya getirerek uzun bir hikaye oluşturarak romanı yazdığını öğrendim. Aslında yazar Fahrenheit 451"in totaliter hükümetlerin sansürünü eleştiren bir eser olmadığını, televizyonun gelecekte toplumun hayâl gücünü ve okuma becerisini yok edeceğinin bir öngörüsü olduğunu ısrarla belirtmiş olduğunu da ifade ettiğine Vikipedi rastladım.
Bugün gelişmiş veya gelişmekte olan toplumlara baktığımızda televizyonun hayatımızda ne kadar fazla yer aldığını hepimiz görüyoruz. Aslında güzel amaçlar için de kullanılabilecek bir keşif iken yanlış ellerde ve rejimlerde nasıl olabileceğini de biliyoruz.
Küçük bir not kitap yazarın eseri 1954 yılında Playboy dergisinde üç ay boyunca tefrika edilmiştir. Bu bile yazarın anlatmak istediğini kanıtlamaktadır.(vikipedi)
Baskılar ve yasaklamalar delinmeye müsaittir. Elbette birileri çıkacak ve bunları yıkacaktır. Ama bu erken zamanlarda,ama geç zamanlarda olur. Kim bilebilir ki , elbette bir kahraman çıkacaktır.
Kitaptan sonra filmini de izlemek istedim. Filmi François Truffaut çekmiştir. Film ile kitap arasında oldukça farklar var zaten yönetmen sinema da Yeni Dalga akımı başlatan biri olduğundan bunun olması gayet normaldir. Eleştirmenler kitap kadar filmi başarılı bulmamışlar fakat ben beğendim, kitabı okuyanların filmi de izlemesini tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

Kitaptan 407 Alıntı

abdullah bektaş 
02 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Montag: Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde birşeyler olmalı...

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
Esma Tezgi 
05 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İyi yazarlar genellikle hayatın gerçeklerine dokunurlardı. Bu bakımdan kitaplardan neden bu kadar nefret edildiğini, korkulduğunu anlıyor musunuz? Hayatın gerçek yönlerini veriyorlar.

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
sezen 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar'ın kulağına "Unutma sende ölümlüsün," diyen pretoryen muhafızlarıdır. Çoğumuz dünyayı dolaşıp herkesle tanışamayız, bütün şehirleri göremeyiz. Bunun için zamanımız, paramız ve bu kadar çok arkadaşımız yoktur. Aradığın şeyler, Montag, dünyada, fakat vasat bir insan için onların yüzde doksan dokuzunu görmenin yolu kitaplardan geçer.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 131)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 131)
Hera 
09 May 23:03 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Gerçek bir olay...
"Demek yürüyorsunuz?" dedi polis memuru, "Sadece yürüyor musunuz?"
Başımla onaylayarak açık gerçeği hazmetmesini bekledim.
"Pekala," dedi polis memuru, "Bir daha yapmayın!"

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 8 - İthaki, 7. Baskı, Yazarın Önsözünden)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 8 - İthaki, 7. Baskı, Yazarın Önsözünden)
Hera 
19 May 01:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ne kadar çok insan var, diye düşündü. Bizim gibi milyarlarca insan var, ne kadar fazla. Kimse kimseyi bilmez.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 39 - İthaki Yayınları)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 39 - İthaki Yayınları)

''Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına ‘Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün’ diyen pretoryen muhafızlarıdır.''

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
Bekir İstanbul 
25 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sadece söylemek zorunda olduğum şeyleri dinleyecek birini istiyorum.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 126)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 126)
Özlem Şahin 
22 Tem 23:50 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Kendini riske atıyorsun."
"Bu da ölmenin iyi yanlarından biri; eğer kaybedecek bir şeyin yoksa, istediğin riske girebilirsin."

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 129)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 129)
Esma Tezgi 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bu da ölmenin iyi yanlarından biri; eğer kaybedecek bir şeyin yoksa istediğin riske girebilirsin.

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
İlgen Aktürk 
26 Ağu 01:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"İnsanlar neden insanları incitmek ister? Dünyada yeterince incitecek şey yokmuş gibi."

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 152 - İthaki Yayınları 2012 Basım)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 152 - İthaki Yayınları 2012 Basım)
41 /

Kitapla ilgili 2 Haber