Fahrenheit 451

8,4/10  (384 Oy) · 
792 okunma  · 
310 beğeni  · 
7.008 gösterim
Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı... Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek... Montag'ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra... İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları onu, asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter.

Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.
(Arka Kapak)

NOT: Kitap, 1984 yılında "Dilara Özman" çevirisiyle Başkan yayınlarından "Fahrenheitt 451" adıyla da yayınlanmıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    242
  • ISBN:
    9786053751670
  • Orijinal Adı:
    Fahrenheit 451
  • Çeviri:
    Korkut Kayalıoğlu, Zerrin Kayalıoğlu
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
 17 Mar 15:02 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Günümüzden 500 yıl sonrası. Yanmayan evler, kapsüller, mekanik tazılar, son hız arabalar ve itfaiyeciler. Yanmayan evlerin icadından sonra itfaiyecilere yeni bir görev verildi, kitap yakmak. Sadece belirli kitapları değil ellerine geçen tüm kitapları yakmak.
Kitap yakıyorlar dediysek hemen itfaiyecilere kızmayın. Onlar toplumun mutluluğu için çabalıyorlar. Şiirler acıdır, romanlar insanı düşünmeye zorlar. Oysa düşünmeyen eğlenen insanlar mutludur. .
Düşünmeyen ,eğlence toplumu devlet baskısıyla yaratılmadı. İlk başta sansür baskı hiçbirisi yoktu. Kitap okumamayı isteyen insanların kendileriydi.
Herşey fotoğrafla başladı,sonra kamera icat edildi , sonra video ,televizyon. Televizyonun etkisi altında kalan insanlar kitap okumaya zaman bulamadılar. Klasiklerin özeti çıkartıldı, sonra özetinin özeti, sonra da özetin özetinin özeti ve en sonda bir ansiklopedi de on iki kelimeye sığdırıldı. Artık klasikleri kolayca okuyabilir , geriye kalan zamanınızda da eğlenebilirsiniz. Okullar simgesel yaratıcılar, düşünce adamları yerine atletik sporcular çıkarmaya başlamasıyla beraber entellektüel kelimesi bir küfür sayıldı. Peki bunun suçlusu kim devlet mi yoksa çağımız insanımı???
Klasiklerin özetini okuyup suç ve ceza' da çok ağırmış diyenleri, başını televizyon izlemekten kaldıramayanları, yarış atı yetiştiren eğitim sistemini eleştiren herkesin okuması gereken bir kitap.
Herkese iyi okumalar dilerim.

Bekir İstanbul 
02 Eki 2015 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · Puan vermedi

Güzel bir kitap, kötü bir gelecek... İnsanların düşünmesi, hissetmesi, şuurlu farkındalık geliştirip sorgulaması, kitap okuması yasak. Kitaplar ve kitap okuyanlar ateş ile cezalandırılıyor. Böyle bir "matrix" dünyasında "uyanma" ve yaşam mücadelesi veren bir itfaiyeci hikayesi. Kahramanımızın adı Montag. Kitabı okurken sizde Montag ile birlikte anlamaya çalışacak, sorgulayacak, sıkılacak, bunalacak ve kaçacaksınız. Ama o kasvetli havayı hep hissedeceksiniz. Güzel, okunması elzem bir distopya kitabı.

Mathemazel 
20 May 21:25 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Fahrenheit 451:
Kitap kağıtlarının tutuştuğu ısı derecesidir."
Dediğinde nasıl bir kitap okuduğunuzu anlıyorsunuz aslında.
"TV oturma odasına bir tohum ektikten sonra onun sizi kavrayan pençesinden kendisini kurtaran olmuş mu? Sizi istediği biçimde yetiştirir!" ifadelerini okuduğunuzda bir durup düsünüyorsunuz.
"gerçeğin ve özgürlüğün en tehlikeli düşmanı olan, katı ve durağan çoğunluk sürüsüne ait olduğunu unutmamalısın. Aman Tanrım, çoğunluğun müthiş zulmü." ifadelerini okuduğunuzda çoğunluk mu azınlık mı olduğunuzu sorguluyorsunuz.
"Hiç kimsenin ‘suçlu’ları dinlemeyeceği zamanda ben her şeyi çekinmeden yüksek sesle söyleyebilecek suçsuz insanlardan biriydim, fakat ben de sustum ve kendim de suçlu durumuna düştüm." ifadelerini okuduğunuzda susmanın büyük sıkıntılara nasıl sebep olabildiğini farkediyorsunuz.
"Hayır, hiçbir şey konuşmuyorlar. Çoğunlukla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerlerinden farklı bir şey söylemiyor." ifadelerini okuduğunuzda acaba diyorsunuz.
"Ne yaptığın önemli değil, derdi, yeter ki sen ellerini onun üstünden çektiğin zaman, ona dokunduğun zamanki halini değiştiren bir şey yapmış olasın. Otları sadece biçen bir adamla, gerçek bir bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır" ifadesini okuduğunuzda yapılan küçücük bir hareketin neleri değiştirebildiğini anlıyorsunuz.
Fahrenheit 451:
Kitap kağıtlarının tutuştuğu ısı derecesidir.
Her cağda yakılmış kütüphaneler kitaplar vardır. Okunması birilerince zararlı görülen kitaplar her çağda olagelmiştir. Fakat unutulan: kitaplar yakılsa da, yasaklansa da, okunmaz diye kenara atılsa da birilerinin mutlaka dikkatini çekecek ve okunacaktır.
MATHEMAZEL

•••MERVE••• 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde

Fahrenheit 451, fakültede oluşturduğumuz okuma grubu sayesinde okuduğum ve aynı zamanda Ray Bradbury ile tanıştığım kitap...

Fahrenheit 451 distopya olarak sınıflandırılmaktadır, olaylar bilinmeyen bir gelecek zamanda gerçekleşmektedir. Kitap boyunca olaylar Montag isimli bir itfaiyecinin etrafında gelişir. Kitapta anlatılan zamanın itfaiyecilerinin görevi, kitapları bulmak ve onları yakmaktır. Zaten kitap da adını kağıdın tutuşma sıcaklığı olan ‘‘451 fahrenheit’’ tan almaktadır.

Kitabı okurken anlatılanların, içinde yaşadığımız dönemle bağlantılı birçok noktası olduğunu gördüm, adeta bugünün dünyasını anlattığını düşündüm. Kendini bağımlılık derecesinde populer kültür ürünlerine verenler, eğlenceye düşkünlük, ekranların verdiğine fazlasıyla inanma ve bağlanma, insanların sosyal olayları umursamazlığı, ekranların gerçeği değil de yayınlayanın işine geleni göstermesi ve hepinden de önemlisi kitapların okunmadığı bir dünya.

Kitap boyunca bir otoritenin insanlar yararlanmasın, okumasın diye kitapları yasakladığını, bu nedenle bu kitapların ihbar edildiğini ve yakıldığını düşünmüştüm. Ancak okuma grubundaki hocamızın aktardığı bir bilgi ile tüm bu düşüncelerim değişti. Meğerse Ray Bradbury Fahrenheit 451’i herhangi bir iktidar eleştirisi yapmak için değil insanların televizyon bağımlılıklarına ve bunun kötü sonuçlarına dikkat çekmek için yazmış (Konuyla ilgili araştırmalarım hala sürüyor, bittiğinde gerekli uzantıları buraya ekleyeceğim).

Kitabın oldukça güzel bir anlatımı var ancak çeviri eser olduğu için bu durum ile yazar arasında herhangi bir bağ kuramıyor, bu yüzden yazarın kalemine herhangi bir yorum getiremiyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki kitabın insanı saran, heyecanlandıran ve duygulandıran bir anlatımı var.

Okuma esnasında kendimi kitapları(ve beraberinde evleri) yakılan insanların yerine koyup onlar gibi düşünmeye çalıştım, çoğu zaman kendimi ‘‘Acaba kitaplarım yansa/yakılsa ne olurdu?’’ diye düşünürken buldum. Çok fazla kitabım olmamasına rağmen bu düşünceler kabustan farklı değildi.

Fahrenheit 451’in sayfalarında çıkarılacak çok önemli dersler var aslında. Kitapların okunmamasının yakılmasından daha kötü olması gibi, ekranların söylediklerinin insanların söylediklerinden daha önemli olmaya başlaması gibi, insanlar arasındaki bağların zayıflaması gibi, düşünen ve sorgulayan beyinlerin azalması gibi...

Özlem Yılmaz 
16 May 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Mükemmel bir distopya. İtfaiyecilerin amacı kitapları bulup yok etmek.

"Tv ile beyinleri uyuşturulmuş bir toplum, okuyup da ne yapacaksınız. Böyle mutluyuz. Kitaplar iyi değildir. Sonuçta kitaplardaki karekterler de gerçek değildir. Yazarların hayal ettikleridir. Onların hayallerinden bize ne değil mi?
Okuyup birşeyler öğrenirsiniz, yada düzene karşı gelirsiniz ama değil mi? Halbuki %100 biat etmek varken ne gerek var okumaya. Kitaplar yakılmalı..."

Ama olmuyor işte, birileri çıkıyor ve bu kitaplarda ne var diye merak ediyor. Bazıları da kitapların saklamak için herşeyi yapıyor, hatta hayatlarından bile vazgeçiyorlar. Acaba insanların kitaplar için hayatından vazgeçmesi nasıl bir olgudur. Ne olaki bu kitapların içinde. Merak işte.. İşte bir itfaiyecinin merak etmesiyle başlıyor hikaye.

Çok etkilendim. Sanki bir distopya değil de bugünü anlatıyormuş gibi hissettim. İnsanların TV ile futbol ile uyuşturulduğu bir toplumumuz var. Keşke hiç okumayanlar da buraya üye olan ve okuyan insanların neden okuduklarını merak etse.
Kitabın sonu da çok tadında olmuş.
Neyse uzatmak istemiyorum. Bence herkesin okuması lazım. Tavsiye ederim.

Keyifli okumalar..

Aslıhan Alpaslan 
 09 Oca 08:52 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

1984 ile başlayıp, Cesur Yeni Dünya ile devam eden distopya maceram Fahrenheit 451 ile devam ediyor. 3 kitabı karşılaştırsam sanırım 1984 diyeceğim. Çünkü bugün en yakın yaşayacağımız gelecek ve olayları mantığa dayandıran bir kitap olduğu için.
Fahrenheit 451 bu platformda bulunan herkesin çok sevdiği bir nesneyi yani kitapların yakılmasının anlatıldığı bir kitaptır. Baskıcı hükumetler insanın düşünmesinden, hayal etmesinden ve üretmesinden korktukları için her şeyi öğrenebileceğimiz, anlayabileceğimiz, hayal kurabileceğimiz ve en önemlisi üzerinde düşünebileceğimiz kitapları yok etmektedir. Bunu yapan da itfayecilerdir. Hikayemizin kahramanı Montag da bir itfayecidir, işinde başarılı,evli klasik bir insandır. Kahramanızın yaptığı işi sorgulaması ve kitapları merak etmeye başlaması Clarisse ile tanışması ve kitapları yanarken kendini de feda eden yaşlı bir kadını görmesi ile başlamaktadır. Bu kurgu üzerine kurulu romanla ilgili biraz araştırma yaptığımda aslında yazarın bazı kısa hikayelerini bir araya getirerek uzun bir hikaye oluşturarak romanı yazdığını öğrendim. Aslında yazar Fahrenheit 451"in totaliter hükümetlerin sansürünü eleştiren bir eser olmadığını, televizyonun gelecekte toplumun hayâl gücünü ve okuma becerisini yok edeceğinin bir öngörüsü olduğunu ısrarla belirtmiş olduğunu da ifade ettiğine Vikipedi rastladım.
Bugün gelişmiş veya gelişmekte olan toplumlara baktığımızda televizyonun hayatımızda ne kadar fazla yer aldığını hepimiz görüyoruz. Aslında güzel amaçlar için de kullanılabilecek bir keşif iken yanlış ellerde ve rejimlerde nasıl olabileceğini de biliyoruz.
Küçük bir not kitap yazarın eseri 1954 yılında Playboy dergisinde üç ay boyunca tefrika edilmiştir. Bu bile yazarın anlatmak istediğini kanıtlamaktadır.(vikipedi)
Baskılar ve yasaklamalar delinmeye müsaittir. Elbette birileri çıkacak ve bunları yıkacaktır. Ama bu erken zamanlarda,ama geç zamanlarda olur. Kim bilebilir ki , elbette bir kahraman çıkacaktır.
Kitaptan sonra filmini de izlemek istedim. Filmi François Truffaut çekmiştir. Film ile kitap arasında oldukça farklar var zaten yönetmen sinema da Yeni Dalga akımı başlatan biri olduğundan bunun olması gayet normaldir. Eleştirmenler kitap kadar filmi başarılı bulmamışlar fakat ben beğendim, kitabı okuyanların filmi de izlemesini tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

Serdar Poirot 
25 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Okat uzay serisinden oldukça güzel bir bilim kurgu romanı. Guy Montag, 451 numaralı bir itfaiyecidir. Ancak bu dönemde itfaiye yangın söndürmemekte aksine çıkarmaktadır. İhbar üzerine kitap olan evlere gidip yakmaktadırlar. Bir gün Clarissa adında bir kızla tanışır ve hayatı değişir. Yaktığı kitaplara karşı bir ilgi duymaya başlar. Bu arada daha önceden yakaladığı Faber adlı bir adamla ilişki kurar. Yakında savaş çıkacaktır. Karısı Mildred kendisini ihbar eder ve yüzbaşı Montag'a kendi evini yakmasını emreder. Ancak sonradan yüzbaşıyı öldürür. Ve insan avı başlar. Acaba bu avdan sağ salim kurtulabilecek midir? Ütopik ama güzel bir roman.

kardelen tetiköz 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İtfaiyecilerin görevinin kitap yakmak olduğu bir dünyada geçen insanı yazarın zekasına okuduğu her cümlede hayran bırakan distopik kitapların önemlilerinden.Kitap okumanın yasak olduğu,insanların büyük ekranlardan sürekli televizyon izledikleri,otoriteye tam saygı ve itaatin olduğu okurken şaşkınlık uyandıracak güzel bir kitap.

BARAN 
 13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

‘’Fahraneit 451’’ kurgusu itibarı ile çok güzel bir roman. Aslında bizim bildiğimiz itfaiyecilerin görevi yangın söndürmektir. Romandaki itfaiyecilerin görevi bizim bildiğimiz itfaiyecilerden tamamen farklıdır. Onların görevi kitap yakmak ve yangın çıkarmaktır. Roman kahramanımız İtfaiyeci Montag da itfaiye ye gelen ihbarları Ekiple birlikte değerlendirerek, on yıldır yangın çıkarıp kitap yakmakta ve yaptığı bu işten mutluluk duymaktadır. Bir gün bir ihbar üzerine bir eve gelir evin içerisine girdiğinde bir kadının kitapların içinde ayakta beklediğini görür ve itfaiye şefi yüzbaşı Beartty, ihtiyar kadının dışarı çıkmasını söyler.Yaşlı kadın kitapları bırakmaz onlar benim arkadaşlarım ben onlarla her gün konuşmaktayım der. İhtiyar kadın kitaplarlarını terk etmez ve orada kitapları ile birlikte yanar. Montag işte o günden sonra kendini sorgulamaya başlar. bu kitapların içerisinde o kadar önemli ne var ki, kadın kendini de yaktı diye düşünür ve yaptığı işten mutsuz olur. Montag için artık her şey değişmiştir. Her şeyi sorgulamaya başlamıştır. Artık bu görevde daha fazla kalamayacağını anlar ve arayış içine girer.
Bundan sonra kahramanı okuyucu ile birlikte bir sürü bir sürü macera beklemektedir.

Günümüze uyarladığımızda Kitapları ne kadar yakarsan yak insanların kafalarının içindeki birikimi yok edemezsin. Yakmak bir yerde çözüm değildir. Yakmadan da kitapları etkisiz hale getirebilirsin. eğer dünya kitap okumayanlarla, öğrenmeyenlerle dolmaya başlarsa, kitapları yakmak zorunda kalmazsınız,Eğer Tv lerde spor, yarışma, evlilik ve dini poroğramları ile doldurursanız insanları onlar içinde boğarsanız. O zaman gazyağı ateşlemek veya okuyucu avlamak için Beatty’lere gerek kalmaz.

Tavsiye ederim...

ESRA KADIOGLU 
22 Mar 15:50 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 9/10 puan

İtfaiyecilerin kitapları yakmakla görevli olduğu bir dünya düşünün. Kitap okumanın yasak olduğu, insanların sadece TV izlediği bir dünya.... Aslında dünya asırlar boyunca bir şekilde hep engellenmemiş mi ? Kitap 1951 yılında yazılmış ve gelecekte yaşanıyor. Çok yazık ki o gelecek, bugünkü geleceğe fazlası ile benziyor. Kütüphanenizde olması ve okunması gereken eserlerden biri....

Kitaptan 285 Alıntı

abdullah bektaş 
02 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Montag: Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde birşeyler olmalı...

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
Esma Tezgi 
05 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İyi yazarlar genellikle hayatın gerçeklerine dokunurlardı. Bu bakımdan kitaplardan neden bu kadar nefret edildiğini, korkulduğunu anlıyor musunuz? Hayatın gerçek yönlerini veriyorlar.

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
sezen 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar'ın kulağına "Unutma sende ölümlüsün," diyen pretoryen muhafızlarıdır. Çoğumuz dünyayı dolaşıp herkesle tanışamayız, bütün şehirleri göremeyiz. Bunun için zamanımız, paramız ve bu kadar çok arkadaşımız yoktur. Aradığın şeyler, Montag, dünyada, fakat vasat bir insan için onların yüzde doksan dokuzunu görmenin yolu kitaplardan geçer.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 131)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 131)

''Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına ‘Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün’ diyen pretoryen muhafızlarıdır.''

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
Bekir İstanbul 
25 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sadece söylemek zorunda olduğum şeyleri dinleyecek birini istiyorum.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 126)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 126)
Hera 
09 May 23:03 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Gerçek bir olay...
"Demek yürüyorsunuz?" dedi polis memuru, "Sadece yürüyor musunuz?"
Başımla onaylayarak açık gerçeği hazmetmesini bekledim.
"Pekala," dedi polis memuru, "Bir daha yapmayın!"

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 8 - İthaki, 7. Baskı, Yazarın Önsözünden)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 8 - İthaki, 7. Baskı, Yazarın Önsözünden)
Esma Tezgi 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bu da ölmenin iyi yanlarından biri; eğer kaybedecek bir şeyin yoksa istediğin riske girebilirsin.

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury
Semih K 
27 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Bir evi çivisiz ve ahşapsız inşa edemezsin. Eğer bir evin yapılmasını istemiyorsan, ahşap ve çivileri sakla. Eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. Daha iyisi hiç verme."

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 98)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 98)
Bekir İstanbul 
30 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Kısa bir süredir korkmuyorum, belki de bunun nedeni sonunda doğru şeyi yapmakta olduğumdur."

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 193)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 193)
29 /

Kitapla ilgili 2 Haber