Adı:
Yakma Zevki
Alt başlık:
Fahrenheit 451 Öyküleri
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
486
ISBN:
9786053751687
Orijinal adı:
A Pleasure to Burn: Fahrenheit 451 Stories
Çeviri:
Murat Özbank
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsanların kitap okumaktan nefret ettiği, devletin kitapları yasakladığı bir gelecekte, işi kitap yakmak olan bir "itfaiyeci" ve onun kitapları kurtarmak için, içinde yaşadığı teknolojik tüketim toplumuna karşı giriştiği mücadale...

Bu kurguyu Ray Bradbury'nin Fahrenheit 451 adlı kült eserinden biliyoruz. Peki bu kurgu nasıl bir düşün ve esin zinciri içinde gelişmiş olabilir? Bu kitaptaki öyküler, genç bir yazarın onu üne kavuşturan ilk önemli eserinde olgun ifadesini bulan imgeleminin ve özgün dilinin nasıl doğduğunu, dönüştüğünü ve geliştiğini izlemek açısından çok önemli bir fırsat sunuyor.

21. Yüzyıl Türkiye okuyucusuna içinde yaşadığı "şimdinin," yer yer, bu öykülerde betimlenen karanlık geleceğin bile ötesine geçtiğini düşündürmek ise, Yakma Zevki'nin hem en rahatsız edici, hem de, tam da bu nedenle, en zihin açıcı özelliği.

(Tanıtım Bülteninden)
İlk sayfalardaki yeniden dirilenlerin hikayeleri beni biraz rahatsız etse de yazarın kurduğu dünyayı daha iyi anlamak açısından isabetli bir tercih olmuş. Yazarın geleceğe yönelik kurgusu bu kısa hikayelerle daha belirgin bir şekilde vücut buluyor.
Fahrenheit 541'in ne yollardan geçilerek yazıldığını anlamak için de fırsat buluyoruz.
Biraz düzensiz olsa da güzeldi.
Yazarın Fahrenheit 451 kitabını yazmadan önceki kaleme aldıkları birkaç öyküyü ele alıyor bu kitap. Çoğu yerinde başka başka yazarlar başka başka kitaplar hakkında bahsediyor yazar çoğu öyküsünde. Yaya öyküsü kitabın açık ara en iyi öyküsüdür benim için. :) Fazla beklemeden alıp okumanızı tavsiye ederim.
Kitap kokusunda hayatları vardı, yaşanan haksızlıklara, iyi bir bilince sahip olmanın, sağlam bir duruşa sahip olmanın getirdiği en anlamlı söz ‘’Kitap Kokusunda Hayat’tı’’ Bu kuşak kitap kokusunda sığ düşüncelere karşı yeni bir hayatın temellerini atarken birileri yakmak ve yasaklamakla meşguldü. Kitap kokusundan korkan zihniyet tek tip bireyler yetiştirmek için düğmeye basmıştı. Yakılan kitapların külleri kaldı geride, kitap kokusunda yeni bir hayatın temellerini atmaya çalışan kuşağın çığlıkları bastırıldı hücrelerde. Hakkını aramayan, okumayan, sorgulamayan bir kuşağın temelleri atılmıştı. Sessizlik hakimdi şimdi. Egolarının peşinde koşan bireylerle doluverdi hayat. Ben sözcüğü daha fazla kullanılır oldu. Ama unutulan bir şey vardı ego duygusunu tatmin ettiğini sanan kuşak aslında bir başkasının istediğini yapıyor ve onu mutlu ediyordu. Bir kuşak daha vardı ki bu kuşak bir zamanlar inandıkları fikirlerin mücadelesini veren bireylerin düşüncelerini daha iyi anlayıp bu düşünceler üzerine bir şeyler koyup kendisinden sonra gelecek kuşağa anlatmak yerine bu bireylerin isimlerini daha fazla slogansal bir dille getirmeyi bir fikrin mücadelesi saydılar. Bu insanların resimlerinin basılı olduğu tişörtler giymek, kolyeler takmak, bu insanların mücadelesini anlatan kitapları ellerinde taşımak ve kitaplıklarında bulundurmak, kartpostallarını odaya asmak… Hayattan alacağı olan bir kuşak kitap kokusunda yeni bir hayat sunarken bir kuşağa acılarını, sevinçlerini, hüzünlerini kitap kokusuna sığdırırken. Her bir kitaba yeni bir heyecanla başlayan bir kuşağın heyecanını kaç kuşak yaşıyor şimdi?
Ray Bradbury ile ilk tanışmam Fahrenheit 451 le oldu. O günden sonra tüm kitaplarını okumaya çalıştım. Ve kitap tutkunlarının tümüne Fahrenheit 451 i okumalarını salık verdim. Zira bir bilimkurgu klasiği olan bu roman okumaya , kitaplara bir güzellemeydi. Yakma zevki de gelecekte , kitapların yakılmasıyla ilgili kah birbirinden farklı kah birbiriyle ilintili öykülerden oluşuyor. Fahrenheit'ın çıkış noktası olan Geceyarısından epey sonra ve itfaiyeci öykülerinin de bu kitapta yer alması hoş olmuş. Gereksiz tekrar gibi görünse de Ray Bradbury'nin yazılarını yazarkenki aşamaları göstermesi açısından ilginç geldi.
Yazarin kitaplarinin toplu ozeti denebilir bence konu olarak cunku fah451 in ilk yazimi var taslak halindeki hemde daha kisa hali ve bununla beraber cesitli hikayeler var hepsi de cok harika

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakma Zevki
Alt başlık:
Fahrenheit 451 Öyküleri
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
486
ISBN:
9786053751687
Orijinal adı:
A Pleasure to Burn: Fahrenheit 451 Stories
Çeviri:
Murat Özbank
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsanların kitap okumaktan nefret ettiği, devletin kitapları yasakladığı bir gelecekte, işi kitap yakmak olan bir "itfaiyeci" ve onun kitapları kurtarmak için, içinde yaşadığı teknolojik tüketim toplumuna karşı giriştiği mücadale...

Bu kurguyu Ray Bradbury'nin Fahrenheit 451 adlı kült eserinden biliyoruz. Peki bu kurgu nasıl bir düşün ve esin zinciri içinde gelişmiş olabilir? Bu kitaptaki öyküler, genç bir yazarın onu üne kavuşturan ilk önemli eserinde olgun ifadesini bulan imgeleminin ve özgün dilinin nasıl doğduğunu, dönüştüğünü ve geliştiğini izlemek açısından çok önemli bir fırsat sunuyor.

21. Yüzyıl Türkiye okuyucusuna içinde yaşadığı "şimdinin," yer yer, bu öykülerde betimlenen karanlık geleceğin bile ötesine geçtiğini düşündürmek ise, Yakma Zevki'nin hem en rahatsız edici, hem de, tam da bu nedenle, en zihin açıcı özelliği.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • ÜMİT YILMAZ
  • şafak kökkılıç
  • Ahmet Boyraz
  • Himmet Abdullah ÇELİK
  • ™ Parende
  • Serhat Tezer
  • Osman9516
  • mesut kalkan
  • Serhat
  • NeverMore

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%0
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%33.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0