Kaplan! Kaplan! (Bilimkurgu Klasikleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.278
Gösterim
Adı:
Kaplan! Kaplan!
Alt başlık:
Bilimkurgu Klasikleri
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
298
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756231
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Stars My Destination
Çeviri:
Barış Tanyeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Alfred Bester, asıl uğraşı senaryo ve gazetecilik olsa da bilimkurguya ve çizgi romana emek vermeye başladıktan sonra gerçek kimliğini bulan yazarlardan. Yazarın ikinci bilimkurgu romanı ve ona asıl şöhretini getiren Kaplan! Kaplan! yazılmış en iyi bilimkurgu romanlardan. Belki de en iyisi.
24. yüzyıl. İnsanlar "jaunt" denen eylem sayesinde çok uzun mesafeleri, ışınlanarak çok kısa sürede kat edebilmektedir. Gully Foyle, uzayda 170 gün boyunca neredeyse havasız bir ortamda hayatta kalmayı başarır, kendine geldikten sonra gemi enkazından kurtulur. Onu kurtaracağını sandığı gemi ise yanından geçer gider. Uzayda ölüme terk edilir. Artık aklında yalnızca onu bu duruma düşürenlerden intikam almak vardır.
Çıktığı bu imkansız görevde önce herkesin onu tanımasını sağlayacağı kaplan dövmesini yüzüne işlenir, ardından hapse atılır. Çözdüğü her sorundan sonra bir yenisiyle karşılaşan Foyle, içindeki intikam ateşiyle hedefine ulaşmakta kararlıdır.
Tüm Güneş Sistemi'ni etkileyecek ve kontrol sahibi şirketlerin elde etmek istediği bir sır da Foyle'la beraber gezegenden gezegene gezer.
Kaplan! Kaplan! bilimkurgunun korkunç simetrisi.
298 syf.
·15 günde·9/10
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 24. kitap oldu. Alfred Bester’in daha önce de Yıkıma Giden Adam kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Kaplan! Kaplan! isimli bu kitabında da beni etkilemeyi başardı. Açıkçası Alfred Bester’in her iki kitabı da okuyan okurlar, bu kitabı Yıkıma Giden Adam’dan daha iyi bulduklarını söylüyorlar. Bende öyle olmadı. Belki de Yıkıma Giden Adam’daki “suç” kavramının işleniş şekli benim fazlasıyla hoşuma gittiği için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ayrıca bakmayın siz okumamın günlerce sürmüş olduğuna. Aslında o kadar zorlayan bir kitap değil. Benimki tamamen yaz rehavetiydi... Gelelim kitabın içeriğine.

Işınlanma, insanoğlunun son zamanlarda sıkça üzerine düşündüğü, teknolojinin son yıllardaki gelişimiyle artık A noktasından B noktasına zaman kaybetmeksizin ulaşmak istediği bir yoldur. Bilimsel tanımıyla, bir maddenin bulunduğu ortamdan bir anda başka bir ortama aynı şekilde, bozulmaya mahal vermeksizin taşınmasıdır. Gerçekten de hayatımızı oldukça kolaylaştıracağını düşünüyoruz ışınlanmanın; ama bilmemiz gerekir ki böyle bir gelişme aynı zamanda riskleri ve birçok zorluğu da beraberinde getirecektir.

Bilimsel tanımıyla ışınlanma eylemi, bu kitapta Jauntlama adıyla derinlemesine incelenmiş. Kitabın konusu ışınlanma değil tabii; ama başlardaki bu konuya değiniş özellikle hoşuma gittiği için belirtmek istedim. Işınlanmaya ve olumlu-olumsuz sonuçlarına meraklı okurların okumak isteyeceği bir bilimkurgu eseri.

Kitabın konusuna gelirsek, 24. yüzyılda insanoğlunun artık dünya dışındaki gezegenlere yerleşmeye başladığı bir dönemde uzaydaki astroid kuşağında kendi halinde takılan bir gemi enkazında başlıyor Gully Foyle’un öyküsü. Gully Foyle dünyanın en büyük şirketlerinden birisi olan Presteign şirketine bağlı Göçebe adlı uzay gemisinin saldırıya uğramasından sonra enkazından kalan tek astronottur. Yaklaşık 6 ay boyunca uzay boşluğunda yalnız başına yaşam mücadelesi verir. Her gün umutlansa da aslında ölümü bekler. Uzayda karamsar bir şekilde beklediği günlerden birinde bir uzay gemisinin kendisine doğru hızla yaklaşmakta olduğunun fark eder. Bu uzay gemisi Vorga–T1339 isimli bir gemidir. Gully Foyle, tam kurtuldum derken Vorga kayıtsız bir şekilde yanında geçip gider. Böyle bir durumla karşılaşan Foyle ise kendi kendine intikam yemini eder ve soluk soluğa bir intikam öyküsü böylece başlamış olur. Bu noktadan sonra bilgi vermek kitabın içeriğiyle ilgili olacağı için bu kadar bilgi yeterli diye düşünüyorum.

Akıcı ve hiçbir gereksiz ayrıntıya yer vermeyen bu kitabı bilimkurguya başlamak isteyen okurlara özellikle tavsiye ediyorum. Şahsen yazın çok fazla yazılanları okuma hevesim olmadığı için sizleri de fazla yormadan bu incelemeyi sonlandırıyorum.
255 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Spoiler içerir.
Kitap akıcı bir bilimkurgu romanı. Bir uzay gemisinde başlıyo.
İnsanlar bir yerden başka bir yere gitmek için ışınlanıyorlar kitapta buna jaunteleme ismi verilmiş. Koskoca dünyanın her yerinde jaunteleme merkezleri var ve birinin jauntelemesi için orayı hayal etmesi gerekiyor. Yani insanlar dünyanın her yerini öğrenmişler. Düşünsenize vize yok pasaport yok herkes istediği yerde. Hatta gezegenler arası ulaşım bile mevcut . Hatta gezegenler arasında savaşlar var . Herneyse..
Başkahranımız Gully Folye . Yüz yetmiş gündür uzayda gemisiyle (Göçebe) Ay ve Jüpiter arasında sürükleniyordu. Bir gün uyandığında ona doğru bir geminin gelmiş olduğunu gördü sonunda kurtulma ümidiyle çok heycanlanıp yardım sinyalleri gönderdi. Ancak o uzay gemisi (vorga) onu almadan gitmişti. Gully Folye’nin bundan sonraki tek amacı Vorga’dan intikam almak oldu. Her acıya katlandı her türlü işkenceden sağ çıktı acımasız bir insana dönüştü.
Göçebe uzayda yol alırken ne Jüpiter'e ne de uzak yıldızlara doğru gidiyordu, ölümün eşiğindeki bir asteroid kuşağında sürükleniyordu. Sargasso Asteroidi'nin bir mil yakınından geçtiğinde Bilimsel Halk tarafından anında yakalanıp küçük gezegenlerine dahil edildi. Foyle'u buldular. Yüzüne yaptıkları kaplan dövmesi artık folyenin kimliği olmuştur. Ondan kurtulsa da o hep oradadır ... Kitabın sonlarına doğru zamanda yolculuk Gully Folye’yle birlikte gerçek olmuştur ancak Folye hiçlikte kaybolmuştur..
Bol kurgulu, maceralı bir kitap. Bu yayınevinden okuduğum ilk kitap oldu. Diğerlerini de sabırsızlıkla bekliyorum iyi okumalar :)
298 syf.
·2 günde·8/10
Kitap çok akıcı ve sürükleyici. Güzel kurgulanmış bir bilim kurgu romanı. Kitabın üzerine biraz düşünülürse birkaç teknik hata bulunabilir ama bu hali de kesinlikle vasat değil; hele ki kitabın 1956'da yayımlandığını düşünürsek. Beni tek yoran tarafı kitabı okurken kahramanların duygu, düşüncelerini tam olarak kavrayamamak.
298 syf.
·Beğendi·6/10
Kitap insanoğlunun en büyük hayallerinden biri düşünce gücü ile bir yerden bir yere naklin (sıradan bilim kurgularda ışınlama, çizgi romanlarda teleport, bu kitaptaki adı ile jaunteleme) keşfedilmesi ile başlıyor. Ondan sonra zaten 2400 yılına atlıyoruz.
Saldırıya uğrayan gemisinde mahsur kalan Gully Foyle günler süren beklemenin ardından kendisini almadan geçen "Vorga" isimli geminin ardından intikam ateşi ile yanmaya başlar, olaylar gelişir. Bilim kurgu tekniğinin çok üzerinde bir anlatımla insan ırkının açgözlülüğü ve toplum eleştirisinin düşmanlığı Dünya Klasikleri seviyesinde anlatılmış olması su katılmadık bir bilim kurgu bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Tıpkı bende olduğu gibi... Özellikle ilk 4 bölüm aşırı derecede sıkıcı geldi. Arkasından 5 ve 6 bölüm ile hızlanan tempo, sonrasında giderek düştü ve son bölümde neredeyse dayanılmaz bir hal aldı. Gelecekteki yaşamın kaotik olması klişesini saymazsak (ki kitabın yazıldığı tarih itibari ile bu klişenin öncüsü olabilir, saymayalım) kurgu açısından kusursuz olduğunu söyleyebilirim. http://www.umutcalisan.com/...4/kaplan-kaplan.html
298 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Bir bilimkurgu kitabını incelemek için önce bilimkurgu türünü ele almak gerek.Bilimkurgu bence edebiyat türleri arasında en zor olanı.Okurun hayal gücüne hitap ederek,hiç bilmedikleri bir dünyayı yazıyla anlatmaya çalışmak gerçekten çok zor.Bir ağacı betimleyebilirsiniz;herkes hayatında en azından bir ağaca bakıp onu hafızasına kaydetmiştir.Ama bir gezegen ya da bir uzay gemisi ya da bir uzaylı ; her gün karşılaşmak pek mümkün değil. Dolayısıyla yazar küçük bir ayrıntıyı dahi atlasa okurun zihninde hain bir delik açılır ve okuduğu her şey o delikte kaybolmaya başlar.Bir süre sonra bu hain delik okurun dikkatini dağıtır ve kitaba olan ilgisini yavaş yavaş kaybettirir.
Kaplan Kaplan bu alanda yazılmış en iyilerden.Bilmediğiniz dünyayı ya da zamanı ya da geleceği ya da adına ne demek istiyorsanız o olsun,size edebi bir şölenle sunarken zaten bildiğiniz konuların tasvirini size bırakıyor.”Ben Gully Foyle’um.Benim cüret edemeyeceğim hiçbir şey yok “ diyen kahramanın; Eğitimsiz bir zorbadan ahlaklı bir adama evrilişini okurken sorgulamaktan kaçamıyorsunuz. Hayal gücünüzü çalıştırın ve bu kitabı okuyun.Pişman olmazsınız.
Kitabın, Neil Gaiman’ın son sözüyle taçlandırılması da ayrıca şahane.
298 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Yine bir Bester şaheseri. Bester'le tanıştığım ilk roman Yıkıma Giden Adam romanıydı. Bu kitap da biraz ona benziyor açıkcası. Dünya sizi yüzüstü bırakmışsa ondan intikam almak dışında ne yapabilirsiniz ki. Tıpkı Foyle'u yüzüstü bıraktığı gibi. Yüksek teknoloji ve jauntlama, süper takım arkadaşları. Haydi hep birlikte intikam almaya. Haydi hep birlikte Foyle'u anlamaya. Kitabın kurgu dışında felsefik bir yönü de var...
298 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Uzun bir aradan sonra yeniden bilimkurgu türünde bir kitap okudum ve tek kelimeyle harikaydı. Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni ve benim de en sevdiklerimden biri olan Monte Kristo Kontu'nu seven okurlar bu kitaba bayılacaktır. Uzay boşluğunda süzülen ama çalışmayan bir geminin tabut kadar odasında kendi kaderine terk edilen astronotumuz, yanından geçip kendisini almayan gemiden intikam almaya karar verir ve şölen başlar. Ben çok sevdim ve sadece bilimkurgu değil felsefe severlere de tavsiye ederim. =)
298 syf.
·Beğendi·10/10
Bilimkurgunun devrilmez mihenk taşlarından birisi. Saçma derecede güçler ve korkutucu teknolojiler ile çevrelenmiş bilim-kurgu kitaplarına nazaran okuyucuya bir ilaç gibi gelecek.
298 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Konusunu okuyunca bir Monte Kristo Kontu hikayesiyle karşı karşıya olduğumu düşündüm.Fakat bilimkurgu dünyasında iyi bir yeri olduğunu duyunca okumak farz oldu dedim.Çok ta hızlı okunuyor.Evet bu bir intikam öyküsü ama bu klişe düşünceyi kaldırırsanız altından güzel bir kurgu ve insana,insanlığa dair felsefeler çıkıyor.Bir bilimkurgu fanatiği olarak bu kitaba da kütüphanemde yer vermekten mutlu oldum.
298 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Okurken zaman su gibi akıp geçti. Her bilim kurgu severin -bana kalırsa- okurken çok seveceği, zevk alacağı bir kitaptı. Tavsiye ederim. Hatta bir adım ötesi okumalısınız!
298 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Her seferinde daha iyisi ne olabilir ki ne okuyabilirim diye düşünürken, böyle bir sanat eserini okurken bulabiliyorum kendimi. Bir siberpunk olmanın ötesine geçmiş, bilimkurgu edebiyat tarihinin en iyileri arasına girebilecek bir kitap , okuduklarım arasında tabiki :) . Akıcı ve şiirsel bir tad ile ilerliyor sayfalar , yormuyor sizi. Tekrar tekrar okuyacağıma olan inancım tam.
298 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Okuduğum süre boyunca insanlara en çok bahsettiğim kitap bu oldu sanırım :) Bilimkurgu seviyorsanız kesinlikle okuyun pişman olmazsınız. Hafif spoiler ile birlikte kısaca şöyle;
24. yüzyılda artık insanlar farklı gezegenlerde hatta uydularda yaşamaya başlamış ve teknoloji almış başını gitmiş. Ayrıca şimdi saçma gelen ama hadi canım olabilir mi diyebileceğimiz bir özellik olan insanların teletransport denilen beyin gücüyle bir yerden başka bir yere gitme tabiri caizse ışınlanma gibi güçleri mevcut. Mantıksal olarak çoğu yer güzeldi ama hata aramak isterseniz bulabilirsiniz.1950 lerde yazılmıştı hatırladığım kadarıyla. Zamanına göre gayet güzel. Bu tarz kitapların insanları gelecekte olabilecek teknolojik gelişmelere hazırlamada oldukça etkili olduğunu hatta alıştırdığını bile düşünmeye başladım. Bunu bilerek mi yapıyorlar bilmiyorum ama kitap bir harika idi :)
Bu savaş da (bütün savaşlar gibi) ticari bir mücadelenin silahlı safhası olduğu için ticaret boyun eğdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaplan! Kaplan!
Alt başlık:
Bilimkurgu Klasikleri
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
298
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756231
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Stars My Destination
Çeviri:
Barış Tanyeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Alfred Bester, asıl uğraşı senaryo ve gazetecilik olsa da bilimkurguya ve çizgi romana emek vermeye başladıktan sonra gerçek kimliğini bulan yazarlardan. Yazarın ikinci bilimkurgu romanı ve ona asıl şöhretini getiren Kaplan! Kaplan! yazılmış en iyi bilimkurgu romanlardan. Belki de en iyisi.
24. yüzyıl. İnsanlar "jaunt" denen eylem sayesinde çok uzun mesafeleri, ışınlanarak çok kısa sürede kat edebilmektedir. Gully Foyle, uzayda 170 gün boyunca neredeyse havasız bir ortamda hayatta kalmayı başarır, kendine geldikten sonra gemi enkazından kurtulur. Onu kurtaracağını sandığı gemi ise yanından geçer gider. Uzayda ölüme terk edilir. Artık aklında yalnızca onu bu duruma düşürenlerden intikam almak vardır.
Çıktığı bu imkansız görevde önce herkesin onu tanımasını sağlayacağı kaplan dövmesini yüzüne işlenir, ardından hapse atılır. Çözdüğü her sorundan sonra bir yenisiyle karşılaşan Foyle, içindeki intikam ateşiyle hedefine ulaşmakta kararlıdır.
Tüm Güneş Sistemi'ni etkileyecek ve kontrol sahibi şirketlerin elde etmek istediği bir sır da Foyle'la beraber gezegenden gezegene gezer.
Kaplan! Kaplan! bilimkurgunun korkunç simetrisi.

Kitabı okuyanlar 167 okur

  • Burak
  • Kerim Şeker
  • Nil Ö.
  • Betul
  • Burak Aygün
  • gece
  • Şeyma Aktaş
  • Emre Eren
  • Derya Özkan Lengerli
  • Umut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%2.6
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.7
Erkek
%53.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.4 (28)
9
%29.3 (27)
8
%17.4 (16)
7
%15.2 (14)
6
%4.3 (4)
5
%2.2 (2)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0