Adı:
Kaplan! Kaplan!
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
298
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756231
Orijinal adı:
The Stars My Destination
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kaplan! Kaplan!
Kaplan! Kaplan!
Alfred Bester, asıl uğraşı senaryo ve gazetecilik olsa da bilimkurguya ve çizgi romana emek vermeye başladıktan sonra gerçek kimliğini bulan yazarlardan. Yazarın ikinci bilimkurgu romanı ve ona asıl şöhretini getiren Kaplan! Kaplan! yazılmış en iyi bilimkurgu romanlardan. Belki de en iyisi.
24. yüzyıl. İnsanlar "jaunt" denen eylem sayesinde çok uzun mesafeleri, ışınlanarak çok kısa sürede kat edebilmektedir. Gully Foyle, uzayda 170 gün boyunca neredeyse havasız bir ortamda hayatta kalmayı başarır, kendine geldikten sonra gemi enkazından kurtulur. Onu kurtaracağını sandığı gemi ise yanından geçer gider. Uzayda ölüme terk edilir. Artık aklında yalnızca onu bu duruma düşürenlerden intikam almak vardır.
Çıktığı bu imkansız görevde önce herkesin onu tanımasını sağlayacağı kaplan dövmesini yüzüne işlenir, ardından hapse atılır. Çözdüğü her sorundan sonra bir yenisiyle karşılaşan Foyle, içindeki intikam ateşiyle hedefine ulaşmakta kararlıdır.
Tüm Güneş Sistemi'ni etkileyecek ve kontrol sahibi şirketlerin elde etmek istediği bir sır da Foyle'la beraber gezegenden gezegene gezer.
Kaplan! Kaplan! bilimkurgunun korkunç simetrisi.
298 syf.
·15 günde·9/10
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 24. kitap oldu. Alfred Bester’in daha önce de Yıkıma Giden Adam kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Kaplan! Kaplan! isimli bu kitabında da beni etkilemeyi başardı. Açıkçası Alfred Bester’in her iki kitabı da okuyan okurlar, bu kitabı Yıkıma Giden Adam’dan daha iyi bulduklarını söylüyorlar. Bende öyle olmadı. Belki de Yıkıma Giden Adam’daki “suç” kavramının işleniş şekli benim fazlasıyla hoşuma gittiği için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ayrıca bakmayın siz okumamın günlerce sürmüş olduğuna. Aslında o kadar zorlayan bir kitap değil. Benimki tamamen yaz rehavetiydi... Gelelim kitabın içeriğine.

Işınlanma, insanoğlunun son zamanlarda sıkça üzerine düşündüğü, teknolojinin son yıllardaki gelişimiyle artık A noktasından B noktasına zaman kaybetmeksizin ulaşmak istediği bir yoldur. Bilimsel tanımıyla, bir maddenin bulunduğu ortamdan bir anda başka bir ortama aynı şekilde, bozulmaya mahal vermeksizin taşınmasıdır. Gerçekten de hayatımızı oldukça kolaylaştıracağını düşünüyoruz ışınlanmanın; ama bilmemiz gerekir ki böyle bir gelişme aynı zamanda riskleri ve birçok zorluğu da beraberinde getirecektir.

Bilimsel tanımıyla ışınlanma eylemi, bu kitapta Jauntlama adıyla derinlemesine incelenmiş. Kitabın konusu ışınlanma değil tabii; ama başlardaki bu konuya değiniş özellikle hoşuma gittiği için belirtmek istedim. Işınlanmaya ve olumlu-olumsuz sonuçlarına meraklı okurların okumak isteyeceği bir bilimkurgu eseri.

Kitabın konusuna gelirsek, 24. yüzyılda insanoğlunun artık dünya dışındaki gezegenlere yerleşmeye başladığı bir dönemde uzaydaki astroid kuşağında kendi halinde takılan bir gemi enkazında başlıyor Gully Foyle’un öyküsü. Gully Foyle dünyanın en büyük şirketlerinden birisi olan Presteign şirketine bağlı Göçebe adlı uzay gemisinin saldırıya uğramasından sonra enkazından kalan tek astronottur. Yaklaşık 6 ay boyunca uzay boşluğunda yalnız başına yaşam mücadelesi verir. Her gün umutlansa da aslında ölümü bekler. Uzayda karamsar bir şekilde beklediği günlerden birinde bir uzay gemisinin kendisine doğru hızla yaklaşmakta olduğunun fark eder. Bu uzay gemisi Vorga–T1339 isimli bir gemidir. Gully Foyle, tam kurtuldum derken Vorga kayıtsız bir şekilde yanında geçip gider. Böyle bir durumla karşılaşan Foyle ise kendi kendine intikam yemini eder ve soluk soluğa bir intikam öyküsü böylece başlamış olur. Bu noktadan sonra bilgi vermek kitabın içeriğiyle ilgili olacağı için bu kadar bilgi yeterli diye düşünüyorum.

Akıcı ve hiçbir gereksiz ayrıntıya yer vermeyen bu kitabı bilimkurguya başlamak isteyen okurlara özellikle tavsiye ediyorum. Şahsen yazın çok fazla yazılanları okuma hevesim olmadığı için sizleri de fazla yormadan bu incelemeyi sonlandırıyorum.
298 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem bir Siberpunk romanı!
İthaki BKK 4. Kitabım, HA Rİ KAYDI ;)
1956'da yazılmış olduğuna hala inanamıyorum.. Zaman makinasını okurken de eski zaman tabirleri, kalıplaşmış kelimelerini gördüğüm için, zamanına göre güzel kurgulanmış demiştim. Ama bu kitabı,geçen sene çıkmış bir bilim kurgu olarak önüme koysalardı inanırdım. Dili, kurgusu, kurulan evrenin matematiği gerçekten takdire şayan.
Işınlanmak, insanoğlunun çook uzun yıllardır hayalini kurduğu, büyük ihtimalle de daha uzun yıllar gerçekleşmesi zor olan bir olgu iken, Alfred Bester bunun adını Jauntlamak diye de literatüre koyup, muazzam bir evren yaratmış.
Kitabın orjinal adı 'Yıldızlar İstikametim',bence Kaplan! Kaplan! İsmi daha yakışmış, ayrıca Nail Gaiman kitaptaki sonsözünde çok detaylı bir incelemesini yapmış.
Gully Foyle, uzun zaman unutamayağım karakterlerden biri olarak kalacak.
İntikam almak uğruna yaşadığı başkalaşım dizileri sırasında ahlaki yargılara sahip bir yaratığa dönüşmesini, kaplan dövmeleri yüzünden kendini kontrol etmesini izlemek çok heyecan vericiydi.
Elimden bırakamadım..
Bilim kurgu klasiklerine yeni başlayacak tüm okurlara tavsiye ederim..
Alkışlar sana Alfred Bester
Okuru bol olsun ;)
298 syf.
Alfred Bester: Kaplan! Kaplan! – Yıldızlar İstikametim

Tanıtım Bülteninden:

Bester’in iki muazzam kitabı [diğeri “Yıkıma Giden Adam”] zamanının ötesine geçmeyi başardı. Yaklaşık altmış senedir herkesin en iyi on bilimkurgu kitabı listesindeki yerlerini korudular. En sevdiğim kitap ne mi? Kaplan! Kaplan! Bilimkurgu edebiyatı gerçek deha ürünü çok az eser çıkardı ve bu da onlardan biri. Pek çoklarınca şimdiye dek yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. Kaplan! Kaplan! Alfred Bester’in yazdığı en iyi eser! Graham Sleight’ın sunumu (Ağustos 2009) ve Neil Gaiman’ın sonsözüyle (1996) birlikte…

***

Gully Foyle’dur adım

Dünyadır vatanım.

Derin uzayda gezerim

Ve ölümdür istikametim.

Yirmi dört, yirmi beşinci yüzyıl civarları; sözüm ona olağanüstü maceraların, Jaunt’layarak [insanın beyin gücünü kullanarak tüm vücudunu, önceden gideceği yolu bildiği istikamette, 100 metre ile 1600 metre arasında teleporte etmesi yani ışınlaması] diyar diyar gezmenin, zengin ve varlıklı yaşamanın, ölmenin de zor olduğu altın bir çağdalardı; ancak hiç kimse tam olarak böyle düşünmüyordu. Servet ve hırsızlığın, vurgun ve yağmacılığın, sapkınlık ve ahlaksızlığın cirit attığı bir gelecek; gerçi hiç kimse bunları kabul etmiyordu. Aşırı uçtakilerin çağındaydılar, hilkat garibelerinin esrarengiz yüzyılı; yine de hiç kimse bundan hoşlanmıyordu.

Uzayda, bir gemi enkazının içinde ölüme terk edilen ve tam yüz yetmiş gündür havasız bir ortamda hayatta kalmayı başaran kahramanımızın adı Gully Foyle. Bu amansız hayatta kalma mücadelesine devam ederken, ansızın ufukta bir şans beliriverir. Yakınlarından bir gemi geçmektedir. Bir metreye iki metrelik tabutluğundaki çilesi artık sona erecektir. Ama o da ne? Gemi onu almadan –hem de kendisini enkazın içinde görmesine rağmen- yönünü başka tarafa döndürür ve oradan ayrılır. Foyle’u, adım adım ölüme götüren uykusundan işte bu alçaklık uyandırır! Kendi kendine ant içer: Öncelikle bu gemi enkazından kurtulacak, sonra da o alçak geminin adi kaptanını ve gerekirse tüm mürettebatını bulup tek tek öldürecektir. İntikamını almak için yola koyulur ve soluğu bir asteroidin üzerinde alır. Bu arada, farkında olmadan, hemen tüm dünyayı değiştirecek bir kargoyu da yanında taşımaktadır.

Foyle, yüzündeki tuhaf Kaplan dövmesiyle, bir o diyar bir bu diyar, kendisini uzaydaki tabutluğunun içinde sap gibi ortada bırakan geminin peşinde inanılmaz maceralara atılır. O hapishane senin bu gezegen benim, bir o esmer kadın bir bu sarışın kadın, bir o lağım bir bu saray, fakirlik ve zenginlik, ölümcül kazalar, sirk hayatı ve soluksuz maceralarla hedefine adım adım yaklaşır. Onu yolundan hiçbir şey alıkoyamaz. İçindeki takınçlı saplantısı onun tek yaşam kaynağıdır adeta. Öyle bir hırs, öyle bir ince zekâ, öylesine bir kararlılıkla hedefine kitlenir ki, birdenbire dünyanın başındaki en büyük belanın, dünyalar arası savaşın çözüm anahtarı haline geliverir. Obsesif bir hınç ve öç alma duyusu onu belki de dünyanın görüp görebileceği en büyük kahraman haline getirmek üzeredir.

Alfred Bester, 1956’da yazdığı ve orijinal adı “Yıldızlar İstikametim” olan “Kaplan! Kaplan!” bilimkurgu romanıyla, bu alana getirdiği tüm yenilikleri bir tık ileri götürür ve –kanımca- şu ana dek yazılmış en iyi bilimkurgu romanını ortaya koyar. “Kaplan! Kaplan!” –çok amiyane bir deyişle- bilimkurgu edebiyatının Monte Kristo Kontu’dur (ya da Henri Charrière’nin Kelebek’i de denebilir), o adeta küllerinden doğan bir Anka Kuşu’dur.

Bester, şu koca evrende gerçek ve biricik ölçü biriminin ZAMAN olduğunu bir kere daha gözümüze sokuyor. Bu kitap, olağanüstü güzel bir bilimkurgu. Nefes nefese, sayfaları yırtarcasına okuyacağınız eşsiz bir eser. Meslektaşım olan, kitabın çevirmeni Barış Tanyeri’yi de tebrik ederim. Tertemiz ve akıcı Türkçesiyle yolumuza ışık tutmuş. Ayrıca İthaki’yi de bu harika kitabı yayına hazırladığı ve düzgün bir edisyon hazırladığı için kutlarım.

Kendinizi çaresiz hissettiğinizde elinize bu kitabı alın. Acaba Foyle olsa, sizin durumunuzdan nasıl sıyrılırdı? Bırakın Foyle size rehberlik etsin, elinizden tutsun. Azmiyle sizi de keyifli âlemlere Jaunt’lasın…

Elinizden kitap, kalbinizden huzur hiç eksik olmasın.

Süha Demirel, 25 Mart 2017.

Kitabın Künyesi:

Kaplan! Kaplan!
Alfred Bester
İthaki Yayınları
Çevirmen: Barış Tanyeri
Yayın Tarihi: 2017-01-20
Orijinal Adı: The Stars My Destination
ISBN: 6053756231
Baskı Sayısı: 1. Baskı
Dil: Türkçe
Sayfa Sayısı: 304
Kitap » Edebiyat » Bilimkurgu-Fantazya
298 syf.
·24 günde·Beğendi·9/10
Bir kitap düşünün, yazarı 1950'ler de kitabı yazsın ama kitabın içeriği 24.yüzyılı anlatan bir bilimkurgu olsun . Evet, işte bu kitap "Kaplan Kaplan" yazarı da devasa bir hayal gücüne sahip olan Alfred Bester. Kitap akıcı ve okuyanın hayal gücünün sınırları içerisinde sanki bir film izliyormuş gibi geliyor - en azından ben öyle hissettim- . Benim kitapta hissettiğim inanılmaz teknolojilere sahip olsakta, insan yine insan. İçinde yine bir kötülük var. İntikam almak için hiç kimseyi gözü görmeyen insan, güçsüzleri ezen yine bir insan. Ray Bradbury'nin yazmış olduğu Resimli adam kitabında şöyle bir cümle geçiyor "Ya Mars'ta bizim düşünemeyeceğimiz beş yeni duyu, organ, görünmez uzuv varsa? Beş tane de yeni günah olmaz mı? "
298 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Uzun zamandır bilim kurgu okumuyordum. İsmi farklı geldiği için merak edip başladım ve hoşuma gitti. Gayet akıcı. Üstelik çevirisi de çok başarılı. Bir çok yerde kahramanımızın sokak diliyle konuştuğu vurgulanıyor zaten ( sokak dili derken küfür anlaşılmasın. Biraz argo biraz da dilin günlük kullanımı), bunun çeviriye yansıması da keyifli olmuş. Daha fazla olsa daha hoş olabilirdi. Kurgusu gayet güzel, üstelik kitabın yazıldığı tarihe bakıldığında daha da değerli kılıyor eseri. O zamana göre zirvede olan bir eser, günümüzde de değerinden kaybettiği pek söylenemez. Yeni çıkan, türündeki kitaplar ile çok rahat yarışır. Yazarın bu konudaki bilgisi ve yeteneği takdire şayan. Üstelik Doctor Who dizisi izlediyseniz tanıdık gelecektir oradaki gibi zaman mekan olaylarından dolayı bazı soru işaretleriniz kitabın sonuna doğru tamamlanacak ve yavaş yavaş eksik parçaları birleştireceksiniz. Keyifli bir kitaptı, bilim kurgu sevenlere ve bilim kurgu okumayı düşünenlere tavsiye ederim.
298 syf.
·24 günde·Beğendi·7/10
Hepinizin bildiği üzere çıkış noktası konusunda şüphe duyduğum korona salgını tüm dünyanın başında elindeki mızrağıyla geziyor ve bir oraya bir buraya saldırıyor. İnsanlar evlerinde hapsoldu. Karantina günleri başladı. Tüm dünya gibi bende insanlarla temasımı en aza indirmeye çalışıyorum. Bu yüzden e-kitap indirip okumaya başladım. İşte Alfred Bester'in Kaplan Kaplan isimli kitabı hayatımda ilk kez okuduğum e-kitap oldu. Aslında bu kitabı ben daha önce fiziki olarak elime almış ve biraz da yol almıştım. Fakat kör talihim bana eksik basım bir kitabı sununca hevesim kursağımda kalmıştı. O günden bugüne kadar bu kitap hep aklımdaydı.Yoksunluğunu hissediyordum. Bu yoksunluğun sebebi kitabın çok hoşuma gitmesiydi. Şu an kitap bitti ama aynı şeyleri düşünemiyorum. Bu kitapla önceki tanışmamda çok sayfa okumamıştım. Galiba 70. sayfalarda basım hatası karşıma çıkmış ve kitabı bırakmak zorunda kalmıştım. Ama şu an e-kitap olarak bitirdiğim bu kitapla bıraktığım kitap arasında sanki dağlar kadar fark var. Bunu tek bir şeye yoruyorum. Tercüme kalitesi. İlk okuduğum kitap İthaki Yayınlarından olanıydı. E-kitap ise Altıkırkbeş Yayınlarından. Bu kitap okunacaksa kesinlikle İthaki'den okunmalıdır.
http://okunmuskutuphane.blogspot.com
Gelelim kitabın konusuna. Kaplan kaplan bir bilim kurgu kitabı. Sene 1950'lerde yazılan ve 24. yüzyılı öngören bir kitap. Şimdi düşünüyorum da sene 2020. Hayal etmeye çalışıyorum. Kimsenin hayal etmediği şeyleri düşünmeye çalışıyorum ama aslında kuvvetli olan hayal gücüm beni hayal kırıklığına uğratıyor. Aklıma gelen her şey birileri tarafından dolaylı ve doğrudan hayal edilmiş. Hayal dünyasının tüm köşe başları tutulmuş. Hüsrana uğradım. Fakat yazarımız Alfred Bester hiç hüsrana uğramamış ve güzel de hayaller kurmuş. Bu hayallerden en güzeli tabi ki Jauntleme... 21. Y.Y. ilk çeyreği insanının anlayacağı şekilde tercüme edersek ışınlama. Yazar betimlediği gelecekte ışınlanmak insanın kendi kendine kolaylıkla gerçekleştireceği bir eylemden ibaret olmuş. Şöyle bi düşünüyorum da. Güzel olurdu aslında. Araba, yakıt vs. derdi yok. Tak... Evdesin/iştesin. Yolda adamın birine gıcık gittin bas küfrü.... Tak.. Kaçmışsın. Bu basit örneklerde bile insan heyecan duymuyor değil.
Konuya biraz daha girecek olursam.. Bilmem hangi tarihte Gully Foyle adında bir adam uzayda çalıştığı gemide yolculuk ederken gemi bir kaza geçirir. Gemide bahtsız Gully tek başına kalır. Oradan geçen Göçebe isimli bir gemi Gully'i gördüğü halde yardım etmeden oradan uzayda Mars marketin oradan Satürn Mobilya istikametine dönüp Gully'i kaderine terk eder. Gully bir şekilde o gemiden kurtulup kendisini ölüme terk eden Göçebe'yi ve içindekileri aramaya veya avlamaya başlar. Kitabın geneli bu av ile ilgili. Bu kitabı bilim kurgu olmaktan çıkarıp başka bir şeye sokmaya çalışırsam eğer tam anlamıyla bir aksiyon filmi veya kitap olarak düşünürsek bir polisiye olabilir. Bu arada Gully Foyle dediğimiz adam tam anlamıyla bir hödük. Bildiğin odun. Söylemeden edemeyeceğim. Konu da böyle. Anlatıyorum anlatıyorum ama yine aynı noktaya geliyorum. Okuduğunuz kitapların tercümesi KALİTELİ olsun. Bu kitabın İthaki'den olanını hiç elime almamış olsam Kaplan Kaplan belki vasat bir kitap olabilirdi benim açımdan. Ama ilk okuyuşumu ve o heyecanımı düşününce kendi kendime Altıkırkbeş'in tercümesi kötü diyorum. Velhasıl e-kitap olarak okuyacaksanız sakın sanal alemde Yandex Disk'de veya başka bir yerde Altıkırkbeş tercümeli olanını indirip okumayın vaktinizi boşa harcamayın. İthaki tercümesine sözüm yok. 70 sayfa bile olsa kitap aklımdan çıkmayacak kadar içime işlemişti. Çok konuştum, çok düşündüm, çok yazdım. Ben susuyum sizler okuyun. İyi okumalar.
298 syf.
·2 günde·8/10
Kitap çok akıcı ve sürükleyici. Güzel kurgulanmış bir bilim kurgu romanı. Kitabın üzerine biraz düşünülürse birkaç teknik hata bulunabilir ama bu hali de kesinlikle vasat değil; hele ki kitabın 1956'da yayımlandığını düşünürsek. Beni tek yoran tarafı kitabı okurken kahramanların duygu, düşüncelerini tam olarak kavrayamamak.
298 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Yazarın Yıkıma Giden Adam adlı eserine göre bence sönük kalan lakin kurgu bakımından zengin bir eser. Açıkçası diğer eseri beni daha çok etkilemişti çünkü dili daha sadeydi ve teknik terimler nispeten daha azdı. Bu eseri okumak isteyenler ise biraz daha teknik terimlere ve bilimsel bir dile aşina oldukları halde kitabı çok beğeneceklerini düşünüyorum.
298 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Alfred Bester'ın İthaki Bilimkurgu Klasikleri'den çıkan bir diğer kitabı Kaplan! Kaplan! bitti. Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Asla hız kesmeyen bir aksiyona sahip kitap. "Bu kadar olayı 300 sayfaya nasıl sığdırmış bu adam?" diye sormamak mümkün değil.
Baş karakterimiz, antikahraman Gully Foyle'un intikam hikayesini, intikamı elde etmek için çektiği acıyı ve yaptığı fedakarlıkları okuyoruz kitapta. Konuya daha fazla değinmeyeceğim.
Beni en çok etkileyen bölüm; Christopher Nolan'ın Interstellar'da yaptığını Alfred Bester'ın 1956'da yazmış olması... Filmin sonundaki meşhur kitaplık sahnesinin kesinlikle Kaplan! Kaplan! 'ın "Yanan Adam"ından esinlendiğini düşünüyorum.
Kitabın genel olarak her şeyini beğendim. Konu, akıcılık, kapak vs her şeyiyle harika bir kitap.
298 syf.
·Puan vermedi
Tutkunu olduğum bilim kurgu klasiklerinden bir kitap..İthaki Yayınları’nın bilimkurgu klasikleri serisinin tamamını okumayı hedef edindiğim için pişman olmayacağımı kanıtlar derecesinde bir eser.. Alfred Bester’ı bu eseriyle tanımıştım, iyiki de tanımışım. Eğer sizin de bilimkurgu ve yakın gelecekte gerçekleşebilecek olaylara karşı merakınız var ise kesinlikle bu kitapları tavsiye ediyorum. Mesela ışınlanma, bu kitapta Jauntlama adıyla derinlemesine işlenmiş.
24. yyda artık insanların diğer gezegenlere yerleşmeye başladığı dönemlerde geçen bu kitap, Göçebe adlı uzay gemisinin saldırıya uğramasıyla enkazdan kurtulan tek astronot Gully Foyle’un öyküsünü anlatıyor. Gully bu saldırıdan sonra yaklaşık 6 ay boyunca uzay boşluğunda yalnız başına mücadele verir. Başlarda kurtarılacağına dair umudu olsa da, zamanla aslında ölümü bekler. Bu bekleyiş sürerken Vorga-T1339 isimli bir geminin geçişiyle tam kurtuldum sanarken Vorga kayıtsız bir şekilde Gully’nin yanından geçer gider. Artık bir intikam meselesi olmuştur bu geminin geçip gidişi. Bu intikam için bir asteroidin üzerinde yola koyulan Gully, yüzündeki Kaplan dövmesiyle girip çıkılmadık yer bırakmaz. Obsesif bir hınç ve öç alma duyusu onu belki de dünyanın görüp görebileceği en büyük kahraman haline getirmek üzeredir. Çünkü yanında taşıdığı kargonun dünyalar arası savaşı bitirebileceğinin farkında değildir.
İçinizde milyon var, kuruşlar harcıyosunuz. İçinizde bir dahi var, deliliği düşünüyosunuz. İçinizde bir kalp var, boşluklar hissediyosunuz.
Hayatı olduğu gibi kabul edemiyorsun. Reddediyorsun. Ona saldırıyorsun... onu kendi istediğin şekle girmesi için zorluyorsun.
Alfred Bester
Sayfa 204 - İthaki Yayınları Bilimkurgu Klasikleri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaplan! Kaplan!
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
298
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756231
Orijinal adı:
The Stars My Destination
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Kaplan! Kaplan!
Kaplan! Kaplan!
Alfred Bester, asıl uğraşı senaryo ve gazetecilik olsa da bilimkurguya ve çizgi romana emek vermeye başladıktan sonra gerçek kimliğini bulan yazarlardan. Yazarın ikinci bilimkurgu romanı ve ona asıl şöhretini getiren Kaplan! Kaplan! yazılmış en iyi bilimkurgu romanlardan. Belki de en iyisi.
24. yüzyıl. İnsanlar "jaunt" denen eylem sayesinde çok uzun mesafeleri, ışınlanarak çok kısa sürede kat edebilmektedir. Gully Foyle, uzayda 170 gün boyunca neredeyse havasız bir ortamda hayatta kalmayı başarır, kendine geldikten sonra gemi enkazından kurtulur. Onu kurtaracağını sandığı gemi ise yanından geçer gider. Uzayda ölüme terk edilir. Artık aklında yalnızca onu bu duruma düşürenlerden intikam almak vardır.
Çıktığı bu imkansız görevde önce herkesin onu tanımasını sağlayacağı kaplan dövmesini yüzüne işlenir, ardından hapse atılır. Çözdüğü her sorundan sonra bir yenisiyle karşılaşan Foyle, içindeki intikam ateşiyle hedefine ulaşmakta kararlıdır.
Tüm Güneş Sistemi'ni etkileyecek ve kontrol sahibi şirketlerin elde etmek istediği bir sır da Foyle'la beraber gezegenden gezegene gezer.
Kaplan! Kaplan! bilimkurgunun korkunç simetrisi.

Kitabı okuyanlar 572 okur

  • Bestami Çalışır
  • Ezgi Hilal Esin
  • Salih Kağan Yarış
  • Uğur Kurt
  • Burak Akdağ
  • Alper Yalçınkaya
  • Lila Mor
  • Clau Clau Claudius
  • Elif Aleyna
  • Efe Zeybekoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%2.6
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.7
Erkek
%53.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (68)
9
%24.9 (72)
8
%27.3 (79)
7
%15.2 (44)
6
%3.8 (11)
5
%1.7 (5)
4
%0.7 (2)
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0