9,1/10  (174 Oy) · 
729 okunma  · 
172 beğeni  · 
4.335 gösterim
Halkının içinden yükselmiş, ama halkın içinde kalmış bir şair; kendi milleti kadar, Doğu'yu ve Batı'yı dili, edebiyatı ve müziği ile bilen bir aydın; Veterinerlik Fakültesi'nin ilk öğrencisi ve birincisi; İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçen, at binen, gülle atan ve güreşen bir sporcu; şehirde kapanıp kalmamış, Anadolu köylerindeki ahırlarda hayvan tedavi etmiş, gerçekleri yaşamış ve neye mal olursa olsun hep gerçekleri söylemiş bir adam; milletiyle birlikte savaşı, acıyı, yenilgiyi ve zaferi gören gözleri, her daim yaşlı duygulu bir insan, bir şair...

Bu adam, "İstiklâl Marşı"mızın yazarı Mehmed Âkif Ersoy'dur.

O, bütün hayatı, ahlâkı, kişiliği, davranış ve düşünceleriyle birlikte, kendimiz ve çocuklarımız için, hiç çekinmeden, "İşte tam bir örnek!" diyebileceğimiz, bir millî kahramandır.
Onun eseri olan "Safahat", bu milletin çağdaş destanıdır. Milletimizin bin yılda kıvama ermiş olan ruh ve fikir olgunluğu, inanç ve ahlâk sağlamlığı, cesareti ve kahramanlığı - elbette kusurları ve tedavi çareleriyle birlikte bu destanda dile getirilmiştir.

Kendisi"ni ve milletini öğrenmek isteyen genç aydınlar, onu okuyacak ve anladıkları kadar bu "millet"ten olacaklardır. Mehmed Âkif gibi bir evlâda ve "Safahat" gibi bir esere sahip olmak, bir millet için, büyük bir şans ve büyük bir mutluluktur... 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2007
  • Sayfa Sayısı:
    1088
  • ISBN:
    9789754733990
  • Çeviri:
    Hazırlayan: A. Vahap Akbaş
  • Yayınevi:
    Beyan Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
dilek satılmış 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı okurken dalıp gidecek , okudukca okumak isteyeceksiniz .
Mehmet Akif ERSOY ' un ince düşüncelerini okumak insana inanılmaz bir zevk veriyor . Tüm okurseverlere tavsiye ederim

Özlem Ekici 
25 Mar 01:46 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Okuduğum yaşlarda anlayamadım birçok kelime barındıran kafiyesine bazen hayran kaldığım bazen anlayamadığım bir eserdi. Tekrar okuduğumda ise hayran kalarak okuduğum ve bazen yer yer ezberime bile aldığım bir kitap oldu. Hayatınızda bir kere olsun okumalısınız bana kalırsa.

DersaadeT 
30 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Elimde iki cilt şeklinde mevcut bu eser. Şiirlerin bi orjinal halleri bi de sadeleştirilmiş halleri var kitapta.
Gerçekten okurken emek isteyen eserlerden ve bence Türk Edebiyatı'nın baş yapıtlarından. Anlam yoğunluğu , dil yapısıyla kusursuz bi örgü var şiirlerde. Eserin özetini zaten Mehmet Akif şu dizelerle kendi yapmıştır fazla söze daha ne hacet ...

Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!

Hilal avcı 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çok güzel bir kitap. Herkesin bilmesi gereken bilmeyenlerin öğrenmesi gereken muhteşem detaylar barındırıyor. Akif dede her zaman ki gibi mükemmel bir iş çıkarmış

Merve 
07 Ağu 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

şiirlerindeki anlatım usta benzetmeler ve daha fazlası hayranlıkla okudum...

Kâmil 
28 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın sunuş bölümünde de belirtildiği gibi, Osmanlı'nın son 200 yılında Müslümanların yaşadığı travmayı hâlâ hissediyoruz. Zaman zaman kendimize olan güvenin sarsıldığı milletçe umutsuzluğa kapıldığımız anlar olmuyor değil.
Şimdi de öyle bir dönemden geçiyoruz...
Biz dünya tarihinde yaptıkları ile yapacaklarının teminatı olan bir milletiz...
Öyleyse Dünyanın önde gelen devletleri için potansiyel bir tehdidiz...
Benim anlamadığım bu dünya herkese yetecek kadar büyük, sonrası? 2 m. toprak...
M.Akif ERSOY şiirlerinde hep kendine güveni vurgulamış,
Bizde eksik olan güveni... Kendimize güvenmek etrafındakine güvenmekle alakalı Şimdi bize bir bakın, artık kimseye güveni olmayan bir grup ucubeye döndük. Etrafımızda guvenecek kimse kalmayınca kendimize guvenimiz de sarsıldı hâliyle... At izinin, it izine karıştığı şu ortamda akıl sağlığımıza dikkat edip sağlıklı kararlar alabilmek dileğiyle...

Ayşe Nur 
13 Haz 04:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mehmet Akif, milli şair olmanın çok daha ötesinde müthiş bir sağlam karaktere sahip şahsiyettir. En önemlisi yaşadığı dönemde , devletin, milletin içine düştüğü ateşte asla kaçmayı yeğlememiş aksine milletin derdiyle dertlenmiş, vatanın kurtuluşu için çözüm önerileri sunmuştur. Safahat'ta bir bakıma toplum tahlil ediliyor, yeri geliyor Müslümanlar eleştiriliyor, Doğu ve Batı toplumları analiz ediliyor. Şiirlerinde vatanın elden gitmesinin verdiği sıkıntı , karamsarlık içinize kadar işliyor. Fakat bu zorlu günlerde Mehmet Akif'in en çok ümit aşılayanlardan biri olduğunu da vurgulamak gereklidir.

Burak Elmas 
02 May 15:13 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Mehmet Akif'in bu hikaye veyahutta öyküler ile dolup taşan başyapıtını edebi dilinin inceliğine ve ustalığına hayran kalarak okuduysanız siz de birer başarılı öykü okurlarındansınız demektir.

Elif Y. 
22 May 10:49 · Kitabı okudu

Dilsiz acıların dile geldiği ve insanı geçmişe adım adım götüren ve şiirle açılmış yaraları saran muhteşem bir eser. Her satırı her kelimesi şairin yüreğinden kopmuş bir parça gibi okudukça dokunuyor yüreğin bam teline.

ömer 
28 Ağu 23:13 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitap 7 bölümden oluşmaktadır her bölümde farklı konular işlemiştir. özellikle Asım bölümünde yer alan çanakkale şehitleri şiiri tek kelimeyle mükemmel.Okumuyanlar okusun tavsiyem.

3 /

Kitaptan 91 Alıntı

Rabia 
 02 May 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Seslerde: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lakin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da "Yapışsam..." demiyor bir tarafından !
Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Hakkın Sesleri'nden)Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Hakkın Sesleri'nden)
esra ak 
03 Oca 2015 · Kitabı okuyor · Beğendi

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! ne bu şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
Hakkıdır, Hak'ka tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak'kın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecdile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hak'ka tapan milletimin istiklal!

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
Uğur Ukut 
01 Oca 12:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.
Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yıl başına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!
Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.
Gördümki, noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.
Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.
Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed'e ne Mehmed'e.
Ey Âlem-i İslâm'ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,
Kiminin maymunu var, kiminin "Noel babası!"
Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.
Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.
Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde.
Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.
İslâmdır bu vatanın dini, kitabı Kur'an-ı Kerim'dir.
Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurbandır.
Kalamaz bu böyle Fatihin, Yavuzun diyarı,
Noel kutlamada, geçerek hiristiyanları.

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle
Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle,
Çanakkale'de şehidlerim kefensiz yatıyor!..
Sakarya'nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..
Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların.
Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.
Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.
Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!
İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.
Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.
Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete.

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! '
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir taraftan!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
Uğur Ukut 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Allah'a dayandım! '' diye sen çıkma yataktan...
Ma'na-yı tevekkül bu mudur? Hey gidi nadan!
Ecdadını, zannetme, asırlarca uyurdu;
Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?
Üç kıt'ada, yer yer, kanayan izleri şahid:
Dinlenmedi bir gün o büyük nesl-i mücahid.
Alemde ''tevekkül'' demek olsaydı ''atalet''
Miras-ı diyanetle yaşar mıydı bu millet?
Çoktan kürenin meş'al-i tevhidi sönerdi;
Kur'an duramaz, Nezd-i İlahi'ye dönerdi.

''Dünya koşuyor'' söz mü? Beraber koşacaktın;
Heyhat, bütün azmi sen arkanda bıraktın!
Madem ki uyandın o medid uykulardan,
Bir parçacık olsun, hadi, hiç yoksa, kımıldan.
Dünya koşuyorken yolun üstünde yatılmaz;
Davranmayacak kimse bu meydana atılmaz.
Müstakbeli bul, sen de koşanlarla bir ol da;
Maziyi, fakat, yıkmaya kalkışma bu yolda.
Ahlafa döner, korkarım, eslafa hücumu:
Mazisi yıkık milletin atisi olur mu?

Ey yolcu, uyan! Yoksa çıkarsın ki sabaha:
Bir kupkuru çöl var; ne ışık var, ne de vaha!

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy
zafer demir 
10 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Artık ikiyüzlü insanları sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü
insanlar görmeye başladım.

Safahat, Mehmet Akif ErsoySafahat, Mehmet Akif Ersoy

...
Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola
Haydi levent asker uğurlar ola
....

Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Cenk Marşı'ndan)Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Cenk Marşı'ndan)

Kitapla ilgili 1 Haber