Dil Belâsı

İmam Gazali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Anladım ki Susmak Bir Cüsse İşi…"
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 01:13
"Üslûbun kimliğindir." diyordu Cemil Meriç bir makalesinde...Kimliğin, kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun... Düşüncenin değil sadece, kalbin de, bir kitap gibi satır satır okunması, mühim mevzuların altının çizilmesi, tahlil edilmesi ve belki de en son konuşulması, bunu ne düzeyde gerçekleştirebiliyoruz. Evvelâ manevî durumumuzdan haberdar mıyız? Özde yazan hâkikâti, üzerine perdeler çekip, görmezden mi geliyoruz? İç dünyamıza gereken özeni ve hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Bütün sözcükler, sese sığmayan gerçeklerin arasına atılan boşluklar mı? Fakât kalbimize menzilini bulmuş bir ok gibi saplanan Hadis-i Şerif'te Kainatın Efendisi (s.a.s) diyor ki; "Allah'a ve âhiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun." "İman eden!" Burada nasıl korkusuz olduğumuzu, nasıl pervasız ve cahil cüretiyle hareket ettiğimizi üzüntüyle tefekkür ediyoruz...Eseri okurken gün içerisinde ki konuşmalarımı daha tarafsız bir gözle değerlendirdim ve gördüm ki; erdemin kapısı ardına dek açık ve biz kendimize takılıp tökezlediğimizden bile habersiziz.. Boş konuşuyoruz, eserde bahsedilen mâlâyâni konuşmalar çağındayız, hissiz ve durmadan öldüren; zamanı, duyguyu ve derinliği... İmam Gazali Hazretleri'nin, Dil Belası'nı uzun zamandır okumayı istiyordum. Şimdi ise her an okunması elzem kitaplar rafında baş köşede, ezberlenesi, her mecliste ferahlık ve bereket vesilesi olabilecek kadar nadide bir eser...En güzel yanı, yanlışların nasıl düzeltilebileği hususunda inanılmaz ufuklar sunan, manevi reçeteleri... Peki dilin afetleri nelerdir? Herşeyden evvel, zikirle ve ilimle sarfedilmesi gereken zamanı ziyân eden her söz, bizi helâk olmaya sürükleyen kırık dökük bir tekne, üstelik durmadan gıybetle, riya ile, yalan ile bu tekne yara alıp derinlere
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
8/10
·248 syf.··
2024 13. kitabı
Ölmeden önce mutlaka okunmasi gereken kitapların arasında yer almalı. Meğer kendimizi farketmeden ne kadar çok tehlikeye atıyormuşuz. Üstelik sadece konuşarak. Kitabın büyük çoğunluğu hadislerden oluşuyor zaten ve şu zamana kadar hiç duymadığım çok keskin bilgiler öğrendim. Kitabin dili ağır değil çok akıcı ama söyledikleri ağır. Bu kitabı okuduktan sonraki bakış açım, düşünce yapım, okumadan önceki halinden daha farklı artık ve bu durumun yaşantıma iyilik katmaya başladığına inanıyorum. Umarım bunu hayatımın geri kalanında da uygulamayı ve korumayı başarabilirim.
Din
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Puan vermedi·248 syf.·
2025 2. kitabı
İmam Gazali’nin Dil Belası kitabını okurken düşündüm de, dilimiz ne büyük bir imtihan aslında. Gazali, bu kitapta dili nasıl yanlış kullanıyoruz, nasıl kendimize ve başkalarına zarar veriyoruz çok net anlatıyor. Yani sadece kötü söz söylemek değil mesele, gereksiz konuşmak, boş laf kalabalığı yapmak da dilin zararları arasında. Beni en çok etkileyen tarafı şuydu: Dil sadece ağzımızdan çıkan kelimeler değil, kalbimizin aynası. Ne söylüyorsak, nasıl söylüyorsak aslında kalbimizden bir parça oraya yansıyor. Gazali diyor ki, dilimizi terbiye etmezsek, o “katil” olur; sadece başkalarını değil, kendimizi de yaralarız. Okudukça anladım ki, aslında en güzel sözler, ölçülü, samimi ve faydalı olanlar. Konuşmadan önce düşünmek, kalpten konuşmak gerekiyor. Çünkü bazen susmak, konuşmaktan daha büyük bir erdem. Şunu söyleyebilirim ki, Dil Belası bana dilimi ve kalbimi gözden geçirmem gerektiğini, ikisini de aynı hassasiyetle korumam gerektiğini hatırlattı. Çünkü dilimiz, kalbimizle birlikte hem bizi hem çevremizi etkiliyor. Yani kısaca, bu kitapla karşılaşmak, insanın kendiyle konuşması gibi bir şey. Herkesin okuması gereken bir eser diye düşünüyorum.
Edebiyat
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Kısa ama etkisi büyük bir eser...
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 22:31
→ Derinliği sebebiyle yavaş ve sindirilerek okunmalıdır... Gelelim kitabın içeriğine; Dil Belâsı, insanın diliyle işlediği günahları ve sözün insan hayatındaki büyük etkisini konu alır. İmam Gazâlî bu eserinde, dilin kontrol edilmediğinde kişiyi hem dünyada hem ahirette zarara uğratabileceğini anlatır. Kitapta özellikle şu konular üzerinde durulur: → Gıybet ve dedikodu → Yalan ve iftira → Alay etmek ve küçümsemek → Boş ve faydasız konuşmak → Kalp kırmak → Sır saklamamak → Öfkeyle konuşmak Gazâlî’ye göre insanın en çok günaha düştüğü organ dildir. Çünkü söz, bir anda çıkar ama etkisi uzun sürer. Bu yüzden konuşmadan önce düşünmek, gereksiz ve kırıcı sözlerden kaçınmak gerekir. Kitap, okuyucuya konuşmadan önce düşünmeyi, gereksiz sözden kaçınmayı ve susmanın değerini öğretir. Ayet ve hadislerle desteklenen anlatım, kişiyi vicdan muhasebesine davet eder. Sonuç olarak eser, dili korumanın imanı ve ahlakı korumak anlamına geldiğini anlatır ve insanı daha bilinçli, daha ölçülü konuşmaya çağırır. Velhasılı kelâm; Dilini koruyan, dinini ve ahlakını korur...
Alıntı
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Puan vermedi·248 syf.·
2025 41. kitabı
esselâm. dili akıcı ve sade olsa da idraki bir o kadar ağır. ne kadar mümkündür bilemiyorum ama kitabın tesiri, uzun süre dilimize kelepçe vuracak gibi. “hafıza-i beşer nisyan ile mâluldür” derler, bu yüzden ara ara dönüp tekrar okunması gerektiğini düşünüyorum. bu arada, eşe dosta verilecek en güzel hediyelerden biri olur. okumayanlara da, okuyanlara da tekrar tekrar tavsiyemdir. son olarak resûlullah'ın buyurduğu üzere ''Allah’a ve ahiret gününe inanan kişi ya hayr söylesin ve sussun.” buhârî, edeb, 27
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Dil Belası
10/10
·248 syf.·
2021 2. kitabı
Başımıza gelen nice sıkıntının, aksiliğin, hastalığın ve yalnızlığın dilimizden kaynaklı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Farkında olarak ya da olmayarak söylediğimiz nice sözün kalbimizi, ruhumuzu ve dünyamızı karartabileceğini ? Evet. Okuduğunuzda çok düşünüp az konuşmayı öğrenecek ve sıklıkla içinizden “Susan kurtulmuştur.” hadisini tekrarlayacağınızı garanti ederim. Ayrıca kimse ayrımcı davranış sergileyip, “kadınlar çok konuşur biz erkeklere bir şey olmaz.” Gibi komik bir ifade takınmasın. Zira dilinizden dökülen her şeyden sorumlusunuz ve okurken bir sözün nelere mal olduğunu görüp tüyleriniz ürperecek.
Din
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2018 50. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2018 23:37
Yediden yetmişe herkesin kesinlikle okumasını tavsiye ettiğim bir eser olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum.. Gel gelelim kitaba... Açıkçası okumadan önce bazı okur arkadaşlarının alıntılarına denk geldiğimde çok beğenmiştim. Bu yüzden beklentim oldukça yüksekti de. Eser yüksek beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Bunu belirtmek isterim... İmam Gazali'nin yüreğine sağlık ki, böyle güzel bir eser meydana getip yazmış. Kitabı hem kendi yorumlarıyla hem de Peygamber Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere birçok saygıdeğer kişinin dil, konuşmak veyahut susmak hakkında görüşlerini dile getirerek susmanın ne derece önemli olduğunu ve eğer konuşulacaksa da nelere dikkat edileceğini çok güzel bir şekilde beyan etmiş. Açıkçası kitaptan çok zevk aldığım için ve içinde geçen sözleri daha iyi kavramak için sindire sindire okudum desem yeridir. Çünkü kitabın en başta dediğim gibi yediden yetmişe herkesin kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı okumadan konuşmaktan çok susmanın öneminin ne derece etkili olduğunu bilmiyordum. Tabiri caizse "Boş konuşmak" deyiminin nelere yol açtığını, dinen ne kadar doğru olduğunu çok güzel anlatan bir eser. İmam Gazali bu konu hakkında görüşlerini dile getirmiş lakin dil ile ilgili ne kadar hadis ve söz varsa hemen hemen hepsini burda toplamış okura sunmuş. Okuyunca susmanın önemini anlayacaksınız. Ve son olarak bu güzel eserin sıradan bir eser olmadığını ve vakit buldukça insanın sık sık okuması gereken bir eser olduğunu söylemek istiyorum. Ben şahsen ilk okuyuşta hayran kaldım. Dilerim aramızda okumayan okur arkadaşlar varsa onlar da en kısa zamanda okuyup böyle güzel bir nimetten faydalanır.
Din
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Susan Kurtulmuştur.
10/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 01:17
Kitabı okuduğumuz her sayfada, aslında bize sıradan gelen davranışların ve konuşmaların arkasında yatan ciddi tehlikelerle yüzleştirmektedir. Dil afetleri, önce insanın kendi kalbini yaralar; ardından bu zarar dışarıya yansır ve topluma yayılır. Bu nedenle yazar, konuşmadan önce düşünmenin ve dili kontrol altında tutmanın önemini güçlü bir şekilde vurgulamaktadır. Dil Belâsı İmam Gazali
Duygu ve Düşünce
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
EN İYİSİNİ BİLEN YÜCE ALLAH’TIR.
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:55
Nakşetmek diyorum ey sevgili, seni, senin olan her şeyi. Nakış nakış dokumak ve dokudukça yüzlerce kez şükretmek. Şükrü’n kitabı. Baştan aşağı huzur, ders ve arınma. Dil Belâsı
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Âfâtü’l-Lisân
Puan vermedi·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 08:41
Gazâlî, dilin ahlâki tehlikelerini kapsamlı biçimde ortaya koyarak, bireyin nefsi üzerindeki sorumluluğu derinlemesine düşündürmektedir. Bununla birlikte, doğru ve faydalı söz söylemenin, kalbi arındırdığı ve toplumsal ilişkileri güçlendirdiği yönünde de önemli tespitler yapmaktadır. Bununla birlikte, çözüm olarak suskunluğu öne çıkarması, metnin toplumsal ve dinî sorumluluk boyutlarında bazı sınırlılıklar yaratmaktadır. Özellikle Hz. Ebu Bekir’in diline ateş koyduğu rivayet, sözün insanı ne ölçüde felakete sürükleyebileceğini göstermek üzere çarpıcı bir örnek olarak sunulmakta ve Hz. Ebu Bekir gibi İslam tarihinde aktif sorumluluk üstlenmiş bir şahsiyetin, dili neredeyse mutlak bir tehlike unsuru olarak sunan bir anlatı üzerinden örnekleştirilmesi, metnin genel ahlâki yönelimi hakkında da önemli bir ipucu vermektedir. Gazâlî’nin bu tür örnekleri tercih etmesindeki temel amaç, okuyucuda güçlü bir sakınma ve ihtiyat bilinci oluşturmaktır. Nitekim dilin afetlerini ele alırken yalan, gıybet, iftira, tartışma tutkusu ve riya gibi başlıkları ardı ardına sıralamakta ve bunları çoğu zaman selef ve sahâbeye nispet edilen rivayetlerle desteklemektedir. Bununla birlikte, rivayet merkezli yaklaşımı, konuşmayı ahlâki sorumluluk alanı olarak yeniden inşa etmekten çok, suskunluğu birincil çözüm olarak sunmaktadır. Bu durum, metnin toplumsal ve dinî boyutlarda bazı sınırlılıklar taşıdığını düşündürmekte Peki Gazâlî’nin önerdiği suskunluk, günümüz dünyasında hâlâ geçerli midir?
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.