Adı:
Dil Belası
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055455668
Çeviri:
Muhammed Hakan Öner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Semerkand Yayınları
Eser, büyük İslam alimi İmam Gazali'ye ait İhya'dan bir bölümün tercümesidir. İçinde her insanın cennete veya cehenneme gitmesinde en önemli sebep olan dilin afet ve hastalıkları işlenmektedir.

Eserde, dilin yirmi çeşit hastalığından ve dille düşülen tehlikelerden bahsedilmekte, tespitten sonra tedavi yolları gösterilmektedir.

Günümüz insanın en fazla müptela olduğu yersiz, gereksiz ve ölçüsüz konuşma hastalığına kesin ilaç olacak bir kitap.
248 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
“Dil, Allah Teâlâ’nın büyük nimetlerinden ve çok harika lütuflarındandır. O, cüssesi küçük, ancak itaati ve günahı büyük bir organdır.”

Kitap İmam Gazali’nin İhya-u Ulumi'd-din eserinin bir bölümünün tercümesini oluşturuyor ve dilin 20 afetinden bahsedilip ardından tedavi yolları gösterilip bunlar ayetler, hadisler, büyük alimlerden nakillerle destekleniyor.

Bu eser insanı konuşmadan önce bir kez daha düşünmeye sevk edecek, ağzımızdan çıkan her bir sözün önce ne manalar ifade ettiğini anlayıp sonra bunun doğuracağı sonuçları tespit etmemizi sağlayacak ve olaylar karşısında susmanın konuşmaktan daha çok faziletli olduğunu anlamış olacağız.

Ders verme niteliği taşıyan bu eser her insanın başucu kitabı olup zaman zaman okunmalı ve bu dersleri hayata geçirme gayeti içinde olmalıyız.
248 syf.
·8 günde·9/10 puan
Kitap dil ile yaptığımız günahlardan, dilin tehlikelerinden bahsediyor. Okuyunca dilimizle çok sayıda günah işlediğimizi farkettim, dilin çok yönlü olduğunu; kontrol edilmediğinde insanı birçok hataya sürüklediğini...
Elimizin altında olması gereken ve bizi hizada tutacak bir kitap.

En çok aklımda kalan iki söz;

"Münakaşadan sakının. Zira münakaşa ânı, âlimin cahillik ettiği vaktidir. O vakitte şeytan, âlimin doğru yoldan sapmasını arzular."

"Selamette kalmak isteyen, sükuttan ayrılmasın..."
248 syf.
·35 günde·10/10 puan
Kitabı okurken tüm hayatınız gözünüzün önünden geciyor.. Her cümle çarpıyor suratınıza.. İslam diyorum, ne kadar büyük bir okyanus..
Dil, bir organdan çok öte.. Okuduktan sonra bir çok konuşmanıza pişman olacaksınız, ama okuduğunuza asla!!!
Dil belasından kurtulabilmek umuduyla ..
248 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Gazzâlî'nin İhyâ-u Ulûm-id-Dîn adlı derya gibi eserinin sadece bir bölümünü oluşturan kitaplaştırılmış bu kısım isminden de anlaşılacağı üzere dilimizin sebep olacağı afetler üzerinde durmuş. Gereksiz, yersiz, yanlış ve hakaret boyutuna kadar uzanan konuşmaları tek tek ele alıp ve bu şekilde konuşulduğu takdirde konuşan kişi ve muhataplarına hangi belaların kapısının aralandığını hadis ve ayetler ile desteklemiş, bu sorunlara kısaca çözüm yolu sunmuş.
Dilin öneminden ayriyeten bahsedersem dikkatli tasarruf etmek elzem diye düşünüyorum çünkü duyguları ve düşünceyi dışarıya yansıtmanın kaçınılmaz biçimidir. Aklın olmadığı yerde dilden de söz edilemez. Nitekim Heidegger de dili "çağımızın kapısı" olarak ifade etmiştir. Hele ki okumak ve yazmanın Kur'an boyutunu ele alacak olursam burada akşamı ederim artık.
Şahsi olarak bende bıraktığı etkiden söz edecek olursam da ayet ve hadislerin çarpıcılığı sayesinde ister istemez ben artık nasıl konuşacağım hissiyle okudukça defalarca çaresizliğe düştüm. Ama zannediyorum ki konuşma tarzına hassasiyet gösterdikçe, ifade biçimi bir süre sonra farkında olmadan insanda artık yerleşmiş bir şekil alacak.
Gazzâlî'yi eleştirme gibi bir cüreti kendimde bulmuyorsam da kitabın içeriği oynanmadan en azından yayınevi tarafından psikolojik analizler ve çağımıza göre tahliller yapılarak zenginleştirilebilirdi ama galiba esere sadık kalınmak istenmiş. Kitabı ilk okuyuşum olmamasına rağmen yine etkisinden bir süre çıkamayacağım, zaten bu sebeple ihtiyaç hissettiğim için tekrar okumaya karar vermiştim. Okumak isteyenlere rahatsız edici bir okuma olacağını da unutmadan söylemiş olayım :)
Son olarak incelememi şu satırlarla bitirmek istiyorum:

"Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki... Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz? Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda? Yerini bulur mu gerçekten? Sözü yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu. Aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. Yanılıyor muyum? Olsun. Yanıldığımı biliyorum ya... "
248 syf.
·Puan vermedi
Niyet ettim iyi Insan olmaya ve dil ile kimseyi yaralamamaya ...Zira kelime yara izi anlamına gelirmiş ve muhattabında yara açarmış insanın.. Uzun zamandır susmayı öğrenmeye çalışan biri olarak yaklaşık bir yıl evvel aldığım fakat okumaya bir türlü hakkıyla kendimi veremediğim güzel kitap.. Bir yıl sonrasında tekrar konuşmanın degilde susmanın nasıl bir nimet olduğunu anladiğimda yeniden okumaya başladığım ve özümsediğim güzel kitap..Keşke bizlere konuşma öğretildiği kadar susmakta öğretilseydi. Güzel susabilme dersleri olsaydı mesela okullarda, ne çok ihtiyacımız var. Konuştukça, anlattıkça yara aldı ruhumuz, oysa susmak öyle mi? Ne diyordu Ali ural abimiz : konuştuğuma çok kere pişman oldum fakat sustuğuma asla...Kitabı muhakkak tavsiye ederim, reçete niyetine alın okuyun efenim.Tabi kitapla beraber susma talimleri de yapmanız kaidesiyle..( Biraz zorlansa da insan muhakkak öğreniyor susmayı ve dili hakkı ile kullanabilmeyi) Bunca gereksiz konuşmanın, kalp kirmaların, öfkelenince ağızdan çıkan sözlerin olduğu yeryüzünde herkese şifa olması duasıyla kitabın.
248 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10 puan
Içinde her insanın cennete veya cehenneme gitmesinde en önemli sebep olan dilin afet ve hastalıkları işlenmektedir.
Eserdi, dilin yirmi çeşit hastalığından ve dile düşülen tehlikelerden bahsedilmekte, tespitten sonra da bu hastalıktan kurtulma yolları gösterilmektedir.
Maalesef ki günümüz insanının dilinin en fazla müptela olduğu yersiz, gereksiz ve ölçüsüz konuşma hastalığına ilaç olacak bir kitaptır.
İmam Gazali'nin her eseri ayrı bir lezzet ayrı bir derinlik vardır.
248 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10 puan
Gazzâlî'nin bizlere bıraktığı değerli hazinelerden bir tanesi daha. Allah önce öğrenebilmeyi, sonra da öğrendikleriyle amel edenlerden olmayı okuyan herkese nasip etsin. Gazzâlî bu kitapta insanın diliyle imtihanını ele almış, dilin doğru kullanılmadığı vakit hem bu dünyada hem öbür dünyada insana nasıl bela olacağını anlatmış. Dilin ikiyüzlülüğü nasıl tedavi edilir bunu anlatmış. Okurken, temize çıkardığımız nefsimizin nasıl da bize oyun oynadığını, kendimizle nasıl çelişki içinde olduğumuzu göreceksiniz...
248 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Allah'ın selamı üzerinize olsun.

"Susmanın kalesine sığınıyorum."

Kelimelerin anlamını yitirdiği, biçare kaldığı bu zamanda sükût ne de güzeldir. Susmanın ne kadar büyük bir erdem olduğunu tekrardan anladım.


Eserde günümüz insanının en fazla hataya düştüğü gereksiz, malayani, fuzuli konuşmanın ne derece büyük bir afet olduğunu ve bize sıradan gelen günlük hayatta içine düştüğümüz günahları, Allah'ın yasakladığı hükümleri gerek ayetle gerekse hadislerle beyan etmeye çalışmış Gazali.

Kitapta yirmi bölüm mevcut. Her bölümü affet diye nitelendirmiş yazar. Özellikle bir kaç âfete değinmek istiyorum. Dördüncü âfette yer alan Münakaşa/Mücadele bahsi üzerine durulması gereken önemli konulardan bir tanesi. Sözgelimi günlük hayatımızda tartışmalara müdahil olmak bizim için sıradan bir olay. Ama tartışmaların birçok handikapı vardır mesela karşıdakiyle herhangi bir uzlaşma sağlanmazsa kin kaçınılmaz olmaz mı?Ya da kişi tartışmadan galip gelirse ister istemez bir övünme ihtiyacı hissettmez mi? Hasede, kusur araştırmaya kadar gidebilir. Tabi bunlar olası ihtimaller ama kaçınılmaz durumlar da. Ez cümle zorunlu olmadıkça münakaşalara girmek risk teşkil eder. Allah'ın Resulü böyle dile getiriyor:

"Münakaşayı bırakın. Zira onunla konuşulan şeyin hikmeti anlaşılmaz ve fitnesinden de emin olunmaz"

"Rabbimin putlara tapmak ve içkiden sonra yasakladığı ilk şey, insnalarla çekişmeye girip münakaşa etmektir."


Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. 49/12

Gıybet günlük hayatımızda neredeyse olağanlaşmış durumda. Mesela "hadi biraz dedikodu yapalım" tarzı söylemler ne yazık ki gıybeti sıradanlaştırma ve basite alma gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Yazar gıybetin çeşitlerini, gıybete götüren sebebleri ve gıybetin çarelerini hadislerle, ayetlerle pekiştirmeye çalışmış.


Yalan söylemek, sırrı yaymak, alay etmek, sövmek, küfür etmek, lânet etmek gibi daha birçok konuyu detaylı ele almış Gazali. Kitabı bitirdiğinizde kendinizle yüzleşecek bir çok konu bulabiliyorsunuz. İç muhasebe yapacağımız o kadar çok şey var ki... Allah doğru yoldan ayırmasın bizi.
248 syf.
·1 günde
"Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Bal ile yağ ede bir söz." diyor bizim Yunus.

Dil belası; günümüze uyarlamam gerekirse "klavye belası". Küfürler, nahoş sözler dillerde öyle köklendi ki güzel konuşmak tuhaf karşılanır oldu. Özellikle sosyal medyada şahit olduğumuz ama malesef artık sokakta yürürken bile kulağımıza değen sözleri gayet doğalmış gibi küfürlerle bitirmek bir tür 'moda' haline gelmiş durumda, hatta daha da vahim olan bu durumun yeni yetişen gençlere cazip gösterilmesi... (Rabbim sonumuzu hayr etsin)

Artık insanlar öyle çok konuşuyor ki, sözün bir hükmü kalmadı. Ucunun nerelere gideceği düşünülmeden edilen kelâmlar insanı bin türlü hale sevk eder. Bu kitapta da dilin başa getirdiği yirmi tür bela anlatılıyor. Bu belalar hakkında ayetler, hadisler ve bir çok alimin sözleri örnek verilerek açıklanmış. Bu harika eserin yazdırıldığı İmam Gazali'den (k.s)Allah razı olsun. Mutlaka herkesin okuması gerekiyor bu eseri diye bir defa da ben söylemiş olayım.

Son bir Hadis-i Şerif ile kelâmıma son vereyim,
"susan kurtulmuştur"
248 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Günümüz insanının en fazla mübtelâ olduğu yersiz, gereksiz ve ölçüsüz konuşma hastalığına kesin ilaç olacak bir kitap bırakıyorum buraya.
Önce okuyun sonra okutun..
Her kitaplıkta muhakkak ama muhakkak bulunması her ferdin illaki birkaç ayda bir okuyup kendine hatırlatması gerekiyor yazılan hakikatleri zira insan unutkan bir varlıktır ve unutur.
Kitap icerik olarak dilin tehlikesinin büyüklüğü ve susmanın faziletlerini
malayani konuşma, münakaşa ve mücadele, yapmacık konuşmak, sövmek ve çirkin sözler söylemek, lânet etmek, şarkı ve şiir, mizah/ şaka, alay etmek, giybet etmek, ikiyüzlülük, övmek vb afetler tek tek alınıp delillendiriliyor.
Üslubu bunaltmıyor ve çok akıcı.
Anlatılan her konunun tedavi yollarıda kitapta isleniyor.
Efendimizin buyurduğu gibi :Dilini tutan kurtuldu.
Çağımızın en sarsıcı hastalığıyla topyekün mücadele etmek durumundayız.
Böyle bir kitabı yazıp bizi doğruya yönelttiği için binlerce kez Rabbim razı olsun İmamı gazali ( Rahmetullahi aleyh) 'den.
.
Rabbim müstefid eylesin..
Tesirini halkeylesin.
Bizleri tez vakitte diline hakim olanlardan kılsın Amin.

.
.
#İmamıgazali #Dilbelası
#tavsiyekitap #kitaptavsiyesi #
248 syf.
.
2008 (ya da 2009) yılındaki okumam’la İmam Gazali’nin bu kitabında paylaştığı bilgileri kullanarak hayatımı farkedilir bir şekilde değiştirmiş/yükseltmiştim... Kitaptaki bilgilerin işaret ettiği bendeki dil afetlerini yakalayıp hepsinden tek tek kurtulmuştum. Bildik/meşhur dil afetlerinin yanında meğer daha ne ince şeyler de varmış öyle!

Harika bir değişimdi yaşadığım. Değişimler oldukça kalıcı da oldu bende. Ama zamanla kazanımlarımızdan ve kazandığımız takvadan geriye (az da olsa) düşebiliyoruz. Sonra bir düşüş başka bir düşüşü getirebiliyor. Bu yüzden açık bir kalp ve sağlam bir kafa ile böylesi bir kitabı zaman zaman alıp arzuyla okumak gerekir.

Öyle ya; bizde ileri yönde bir dönüşüm yaratan sebepten asla tam olarak vazgeçmemeli, “Onunla işimiz bitti.” diye düşünmemeliyiz. Ne zamana kadar; belki yüksek bir nefs mertebesine erene belki de terk-i dünya eyleyene kadar ÇÜNKÜ, Allah cc aksini dilemediği müddetçe, kitabın konu edindiği dilimiz yaşam boyu hep bizimle, insanlarla/halkla birlikteliğimiz/iletişimimiz de hep sürecek.

Hem bizim işimiz bitse bile kitabı ihtiyaç ve istek duyan başka insan(lar)ın istifadesine sunmak ve de güzel bir hatıra olarak saklamak da söz konusu...

İyi şeylere vefa gerek!

Bu kitap; içindekiler ve emekçileri ile birlikte (kitaptaki bilgileri uygulayabildiğim ve kalıcı kılabildiğim için) vefa duyduğum İYİ ŞEYLER’den oldu ya da birlikte İYİ bir şeyin parçası olduk! Olmaya da devam etmek, yine vefanın gereğidir. İnşaallah!
.
Eksikleri eleştirmek onu yaratanı eleştirmektir. Çünkü bir sanatı eleştiren kişi aslında sanatçıyı eleştirmiştir.
“ Akıllı kimsenin yapması gereken, zamanını bilmek/ basiretli olmak, dilini korumak, kendi işlerine/haline yönelmektir. “
“Dil, Allah Teâlâ’nın büyük nimetlerinden ve çok harika lütuflarındandır. O, cüssesi küçük, ancak itaati ve günahı büyük bir organdır. Zira iman ve küfür, dilin şahitliği ile belli olur, ortaya çıkar. İman itaatin, küfür ise isyanın zirve noktasıdır.”
İmam Gazali
Sayfa 12 - Semerkand Yayınları
Bir şahıs Hasan Basri (rh.)' ye,' Filan adam senin gıybetini yaptı' dedi. Bunun üzerine Hasan, bir tabak yaş hurma doldurarak o adama gönderdi ve şöyle dedi: 'Kulağıma geldiğine göre sen hasenat ve sevabından bana hediye etmişsin, ben de o hediyene karşılık sana bu hurmaları hediye etmek istedim. Beni mazur gör, çünkü senin hediyene tam olarak karşılık vermeye kudretim yok.'
İmam Gazali
Sayfa 196 - çelik yayınevi
" Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
DİLİNİ MÜSLÜMANLARI KÖTÜLEMEKTEN ÇEKEN VE HATTA EDENİ GÜCÜNÜN YETTİĞİ EN GÜZEL BİR ÜSLUPLA UYARAN MÜMİNE ALLAH (C.C) RAHMET ETSİN."
-Hişâm b. Urve (r.a) der ki: Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu sözünü yedi defa tekrar etti- "
İmam Gazali
Sayfa 61 - SEMERKAND
Hz. Ömer [ radıyallahu anh ] der ki : “ Allah’ı zikretmeye devam edin. Zira o şifadır. İnsanlardan da dilinizi çekin, çünkü o hastalıktır. “

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dil Belası
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055455668
Çeviri:
Muhammed Hakan Öner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Semerkand Yayınları
Eser, büyük İslam alimi İmam Gazali'ye ait İhya'dan bir bölümün tercümesidir. İçinde her insanın cennete veya cehenneme gitmesinde en önemli sebep olan dilin afet ve hastalıkları işlenmektedir.

Eserde, dilin yirmi çeşit hastalığından ve dille düşülen tehlikelerden bahsedilmekte, tespitten sonra tedavi yolları gösterilmektedir.

Günümüz insanın en fazla müptela olduğu yersiz, gereksiz ve ölçüsüz konuşma hastalığına kesin ilaç olacak bir kitap.

Kitabı okuyanlar 3.245 okur

  • Yasemen
  • mucahid
  • Zehra Altıparmak
  • Merve
  • Fatih Yazıcı
  • Vefa...
  • Kübra AKYÜZ
  • Bybenna
  • Malumat414
  • Fatih YILDIZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%13.6
13-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%47.7
25-34 Yaş
%22.7
35-44 Yaş
%9.1
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.6
Erkek
%31.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.3 (432)
9
%11 (96)
8
%8.4 (74)
7
%2.7 (24)
6
%0.9 (8)
5
%0.2 (2)
4
%0
3
%0
2
%0.2 (2)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları