Sanırım bu hayatta beni en çok yaralayan şey, hayatın acımasızlığı ve adaletsizliği. İyileri ayaklar altında ezerken kötüleri yüceltmesi. Sadece makam mevkilerde değil, manevi ilişkilerde de böyle hatta bence bu insanı daha da yıpratıyor. Bazen, 'İyi insan olmak, iyi kalabilmek en asli görevimdir.' desem de, hayatın bu düşünceme içten içe güldüğünü hissediyorum. Kendimi devasa bir apartmanın en alt katında bağırıyormuşum da sesim üst katlara ulaştığında, sadece anlamsız bir uğultuya dönüşüyormuş gibi hissediyorum
Düşüncelerinde hep gizli bir hayat yaşadığını hatırladı. Bu düşüncelerini paylaşmayı denemiş ama onu anlamaya yeterli bir kadın veya erkek bulamamıştı.