İmam Gazali

İmam Gazali

9.1/10
809 Kişi
·
2.333
Okunma
·
624
Beğeni
·
9.939
Gösterim
Adı:
İmam Gazali
Tam adı:
Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed Tûsî, Gazâlî
Unvan:
İranlı İslam Âlimi, Filozofu, Mutasavvıfı ve Müderrisi
Doğum:
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 1058
Ölüm:
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 1111
Ebû Hâmid Muhammed bin Muhammed el-Gazâli (Arapça: أبو حامد محمد بن محمد الغزالي) (d. 1058 - ö. 1111), İranlı İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Lâkabları, Hüccet-ül-İslam ve Zeynüddin’dir. Genel olarak El Gazâli ve İmam Gazâli isimleriyle tanınmıştır.

Hayatı ve yaşadığı dönem

Gazali Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcan şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadi düşünce olarak Ebu Hasan Eş'ari’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin Baş Müderrisliği’ne tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. İçine girdiği ruhsal bunalımın da etkisiyle Sûfizm'e yöneldi ve Ebu Ali Farmedi'nin etkisiyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki görevini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında Hac'a gitti.

Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi.Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı Tekke'de müritleriyle birlikte Sûfi yaşamı sürdü. Gazali 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde vefat etti.

Gazali’nin yaşadığı dönemde İslam aleminde siyasi ve fikri büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfusu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devletigerilemekte idi.

İlk Haçlı Seferi de Gazali döneminde yapılmış, Gazali 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazali ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikri bir çöküntü tamamlıyordu.
Cahillik hastalığı, öğrenmekle tedavi olunur.
Cimrilik hastalığı cömertlikle, gurur hastalığı tevâzu ile, oburluk hastalığı zoraki bir şekilde yemeği kesmekle tedavi olunur. Nasıl ki ilacın acılığına ve iştahın çektiği şeylere sabretmenin şiddetine, hasta bedenleri tedavi etmek için katlanmak gerekiyorsa, tıpkı onun gibi hasta kal-bin tedavisi için de sabır ve mücâhedenin acılığına katlanmak lâzımdır.
''bu ümmet hakkında en çok korktuğum münafık ilim sahibidir''
-diliyle alim , kalbi ve ameliyle cahil -

hz Ömer
İmam Gazali
Sayfa 38 - ışık yayınları
''say ki öldün;
yalvardın, yakardın, sana bir gün daha verildi.
bugünü o gün bil, öyle yaşa..''
Ebu Bekir Şibli hazretleri şöyle buyuruyor:
“Dört yüz kadar âlime hizmet ettim. Dört bin hadis ezberledim. Sonra yalnız bir tanesini seçip onunla amel ettim. Kurtuluşumun bu hadise bağlı olduğunu anladım. O hadis-i şerif de şudur:
“Ey insan! Dünya için orada kalacağın kadar çalış. Ahiret için de orada kalacağın kadar çalış. Allah için, O’na ihtiyacın kadar çalış. Cehenneme dayanacağın kadar da günah işle.
Denildi ki: “Takvâ sahibi biri asla din hususunda başkasıyla düşmanca çekişmeye girmez.”
İlk önce farklı tür kitap okuma etkinliğini #28167510 oluşturan Necip Gerboğa abim ve bu kitabı ısrarla okumamı isteyip, ayrıca kitabı hediye eden kardeşim Mustafa Diyar a teşekkürler. Etkinlik henüz başlamadı ama kitap erken gelince beklemek istemedim.

Evet İmam Gazali denilince korktuğum doğrudur. İmam Gazali isminin ağırlığındandı belki de korkum. Ve de sufizm’e uzak oluşum. İmam Gazali den bahsedecek olursak hayatını ilme adayan bir düşünür. Öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikri akımları araştırmasına neden olur. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördüğünü söyler. Kendiside doğru gördüğü tasavvuf yolunda ilerleyerek hakikati aramıştır.

Kitap konusunda ilkin çok tereddüt ettim. Her kadar Mustafa Diyar çok seveceksin dili hafif dese de kendisi bir ilahiyat fakültesi öğrencisi olduğundan kitabının dilinin ona hafif geldiğini beni zorlayacağını düşündüm. Ama yanılmışım su gibi aktı geçti sayfalar.

Kitap İmam Gazali tarafından öğrencisine verilen cevaplardan oluşan bir kitap. Bir nasihat kitabı. Öğrencisine oğul diye sesleniyor. İmam Gazali'nin öğrencisi mektuplarla hocasına sorular soruyor. İşte eser bu mektuplardan oluşuyor. Kesinlikle kafa karıştırmıyor. İnsanın kendi kendisiyle ahlaki yönden kendini sorgulamasını ve vicdanen bir muhasebe yapmasını sağlıyor.

Kitabın ismimden yola çıkarak şunları söylemek istiyorum; Birine oğul diyebilmemiz için ya kan bağı olması gerekiyor ya da çok samimi olduğumuz birini oğlumuz gibi özümsememiz gerekiyor. İşte buradan hareketle İmam Gazali öğrencisine bu mektuplarda oğul diye seslenerek bu ilim davasında ne kadar samimi bir profil çizdiğini bu satırlar arasında gözler önüne seriyor. Cevap verirken İslam'ın edebini özümsemiş biri olarak cevap veriyor ve cevapları bir nasihat halini alıyor.

Dili inanılmaz bir derece yalın. Her satırının altı çizilmesi gereken bir başucu kitabı. Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra İmam Gazali gibi ilmin güzelliklerini özünde eritmiş biriyle tanışmış oluyorsunuz. Normalde bir saatte bitirilebilecek bir kitap ama ben kendimi sorgulayarak ağır ağır okumak istedim. Tekrar okunacaklar rafıma ekledim.

Son olarak imam gazalinin bazı öğütleriyle yazımı sonlandırıyorum.
1- Boş sözden uzak dur
2- Ağırbaşlı ol
3- Herkese hoşnut davran
4- Fırsatları kaçırma
5- Az kelime ile çok şey anlat
6- İnsanları iyi tanı
7- Kendini herkesten aşağı gör
8- Fazla konuşma
9- Kendinden fazla söz etme
10- Tamahkar olma
11- Dargınları barıştır
12- Merhametli ol
Her müminin muhakkak okuması gereken bir kitap. Fakat okurken cümleler ve anlamları üzerinde tefekkür edip düşünmek gerekiyor ki faydalı olsun. Özellikle değindiği konular var, bu konular geçmişte yaşanmış ve günümüzde de son sürat yaşanmaya devam ediyor. Bu kitap dalâlette olana ilaçtır.. Okuyana şifa olsun inşallah..
Yediden yetmişe herkesin kesinlikle okumasını tavsiye ettiğim bir eser olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum...Kitap önerisi isteğinde bulunduğum ve bana böyle güzel bir eseri öneren Semrâ Sultân değerli okur arkadaşıma da çok teşekkür ederim...

Gel gelelim kitaba...
Açıkçası okumadan önce bazı okur arkadaşlarının alıntılarına denk geldiğimde çok beğenmiştim. Bu yüzden beklentim oldukça yüksekti de. Eser yüksek beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Bunu belirtmek isterim...

İmam Gazali'nin yüreğine sağlık ki, böyle güzel bir eser meydana getip yazmış. Kitabı hem kendi yorumlarıyla hem de Peygamber Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere birçok saygıdeğer kişinin dil, konuşmak veyahut susmak hakkında görüşlerini dile getirerek susmanın ne derece önemli olduğunu ve eğer konuşulacaksa da nelere dikkat edileceğini çok güzel bir şekilde beyan etmiş.

Açıkçası kitaptan çok zevk aldığım için ve içinde geçen sözleri daha iyi kavramak için sindire sindire okudum desem yeridir. Çünkü kitabın en başta dediğim gibi yediden yetmişe herkesin kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.

Bu kitabı okumadan konuşmaktan çok susmanın öneminin ne derece etkili olduğunu bilmiyordum. Tabiri caizse "Boş konuşmak" deyiminin nelere yol açtığını, dinen ne kadar doğru olduğunu çok güzel anlatan bir eser.

İmam Gazali bu konu hakkında görüşlerini dile getirmiş lakin dil ile ilgili ne kadar hadis ve söz varsa hemen hemen hepsini burda toplamış okura sunmuş. Okuyunca susmanın önemini anlayacaksınız.

Ve son olarak bu güzel eserin sıradan bir eser olmadığını ve vakit buldukça insanın sık sık okuması gereken bir eser olduğunu söylemek istiyorum. Ben şahsen ilk okuyuşta hayran kaldım. Dilerim aramızda okumayan okur arkadaşlar varsa onlar da en kısa zamanda okuyup böyle güzel bir nimetten faydalanır.
Tırnak kesmenin ve diş temizlemenin bile edebinin yazıldığı bir kitap hakkında her hangi birşey söylemek ne haddime...

Ayet-i kerime ve hadisler barındıran bu türden kitapların güvenilir tercümesine ve yayın evine dikkat etmek önemlidir.Okumuş olduğum kitapta harf ve kelime hatası çok.
"Bazı şeylerin cevabını kitaplarda bulamazsın. Bildiklerinle hareket et bilmediklerin sana açıklansın. " ne güzel demiş Gazali. Her nefis ölmez, her insanla tartışmaya girilmez. Ömrün boyunca çalış çabala bu seni cennete götürmez. Rabbim razı olmadıktan sonra. Ne mutlu Allah ın rızasını alacak kullara.
Kitabı nasihatten hoşlanmayan kişiler sevmeyebilir. Baştan sona nasihat içeriyor. Eğer gerçekten hak yolcusu olan, olmak isteyen varsa tabi olması gereken bir çok konu anlatılmış eserde. Ama bu eser yetmez Gazali yi anlamak için. Daha bir çok eseri var onlara da bakmak gerekir. Zaten kendisi de diyor Ey Oğul kitabının içinde sürekli şununla ilgili bilgileri şu kitapta verdik diye bir kaç yerde. Beğendim. Hak yolcusu olmak isteyenlerin de okumasını tavsiye ederim.
İslam alimleri içerisinde belkide en büyüğü İmam Gazali'dir. Onu böyle büyük bir alim ya da ilim adamı yapan en önemli özelliği belkide adabıydı. İşte bu eser günlük hayatta bildiğimiz ama unuttuğumuz yanlışları bizlere hatırlatıyor bilmediğimiz şeyleri bizlere öğretiyor. Dini kitapların okunmasında genelde yaşanan en büyük sıkıntı kitabın kalın ve anlaşılması zor olduğu yönünde oluyor. Bu kitap gayet sade anlaşılır ve duru bir üslupla yazılmış üstelik çok da kısa. Günlük yaşamda karşımıza çıkan hemen her durumda nasıl olunması gerektiği maddeler halinde açıklanmış. Bunlar peygamber efendimiz esas alınarak hazırlanmış. Mesela günlük hayatımızda ki en basit ticaret işinden evlilik meselesine, insanın bir iyilik yaparken nasıl olması gerektiğinden, yardım isterken nasıl davranılması gerektiğine kadar hemen her konu kısa maddeler halinde açıklanmış. Bugün avrupanın tuvalet adabını yeni öğrendiğini Büyüleyi Bağırsak kitabında anlatıldığını söylesem ve Gazali'nin ise yüzyıllar önce en basit bu konuyu bile bu kitabında açıkladığını söylesem ne düşünürdünüz acaba. Kitap her yaş grubuna hitap ediyor hemen herkes okuyabilir. Hatta bir kez okunmakla kalınmamalı fırsat buldukça açıp okunmalı. Her okuduğunuzda belki küçük gibi görünen ama önemli yanlışlar yaptığınızı görebilirsiniz. Kitabın her seferinde farklı şekilde canlılığını koruyacağından ve bundan asırlar sonra bile insanlara hitap edebileceğinden eminim. İlke yayıncılığın daha önce kitabını okuduğumu hatırlamıyorum. Burada teşekkürü bir borç bilirim. Bu kitapla çok güzel bir çalışmaya imza attıklarını rahatlıkla söylebilirim. "İkra" emrinin bilincinde olmak duasıyla...
Okuyun!!! Okyun ki dil'in hangi belalara sürüklediğini görün ... Okunmalı ki gafletten , gıybetten , belalardan kurtulabilelim. Okunmalı ki harcadığımız her nefesin ve her sözün bize nasıl geri döneceği bilinmeli ...

Sadece Okuyun ... Korkacaksınız ve kendinize çeki düzen vereceksiniz. Yaşamış ve yapmış olduklarınızdan , söylemiş olduklarınızdan pişman olacaksınız ama!!! Okuduğunuza pişman olmayacaksınız...
Yüce Yaradan bizim Yaratıcımız, Sâhibimiz ve gerçek Dostumuzdur. Âhiret O'nunla buluşma yurdumuzdur. Bu kesin bir hüküm, değişmez bir kânûndur. Akıllı kimse, bu buluşmayı inkâr ve ihmâl edemez.

İmam Gazâli (r.a.) 'Âhiret Hayâtı' eserinde üç ana başlığa yer vermiştir.
Bunlar: Ölüm, Kabir ve Kıyâmet'tir. Bu başlıklar altında ise bunlara dâir birçok konu işlenilmiştir.

Bir Müslüman olarak hepimizin hayâtında bilmemiz ve Âhiret hayâtımızı ona göre şekillendirmemiz gereken çok kıymetli bir eserdir. Bu dünyâ hayâtında kısa bir süreliğine misâfiriz.. asıl vatanımız olan Diyâr-ı Âhiret'te ise ebediyen kalacağız.. Eserde Âhiret hayâtımız gerçekleriyle en güzel şekilde ve en ince ayrıntısına kadar anlatılmıştır. Değerli kitabımız, İmam Gazâli'nin (r.a.) meşhûr eseri İhyâü Ulûmi'd Dîn'in son bölümüdür.

İnanarak okuyan, hakîkatini anlayan ve gereğince amel eden herkese Cennet ve Allah'ın (c.c.) cemâlini müjdeleyen bu eserin okunmasını kesinlikle tavsiye eder, hayırlı okumalar dilerim.
İmam Gazali..Hüccetül islam.Hayatımdaki mihenk taşlarından olup hayranı olduğum bir alimdir.Eseri ikinci defa okuyorum ve islam düşüncesi adına kelam ( islam felsefesi ) adına harika bir eser.Hakiki bilgiye nasıl ulaştığını öyle güzel açıklamış ki delilllerle, fikirleriyle...etkilenmemek mümkün değil.
Kısaca hiç düşünmeden kütüphanenize alın ve hemen okumaya başlayın;
Özellikle ilahiyat alanındaki dostlar...))
İlim deryasına dalmaya niyet etmiş herkesin bu kitabın başına geçip oluk oluk su içmesi gerek diye düşündüm okurken.Ve suya doydum derken kitap bittiğinde asıl susuzluğunuzun yeni başladığını fark edeceksiniz.Hayırlı okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
İmam Gazali
Tam adı:
Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed Tûsî, Gazâlî
Unvan:
İranlı İslam Âlimi, Filozofu, Mutasavvıfı ve Müderrisi
Doğum:
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 1058
Ölüm:
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 1111
Ebû Hâmid Muhammed bin Muhammed el-Gazâli (Arapça: أبو حامد محمد بن محمد الغزالي) (d. 1058 - ö. 1111), İranlı İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Lâkabları, Hüccet-ül-İslam ve Zeynüddin’dir. Genel olarak El Gazâli ve İmam Gazâli isimleriyle tanınmıştır.

Hayatı ve yaşadığı dönem

Gazali Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcan şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadi düşünce olarak Ebu Hasan Eş'ari’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin Baş Müderrisliği’ne tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. İçine girdiği ruhsal bunalımın da etkisiyle Sûfizm'e yöneldi ve Ebu Ali Farmedi'nin etkisiyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki görevini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında Hac'a gitti.

Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi.Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı Tekke'de müritleriyle birlikte Sûfi yaşamı sürdü. Gazali 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde vefat etti.

Gazali’nin yaşadığı dönemde İslam aleminde siyasi ve fikri büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfusu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devletigerilemekte idi.

İlk Haçlı Seferi de Gazali döneminde yapılmış, Gazali 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazali ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikri bir çöküntü tamamlıyordu.

Yazar istatistikleri

  • 624 okur beğendi.
  • 2.333 okur okudu.
  • 210 okur okuyor.
  • 2.457 okur okuyacak.
  • 70 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları