İmam Gazali

İmam Gazali

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.3
7,8bin Kişi
okuyor-dolu
31,8bin
Okunma
v3_begen_dolu
3.988
Beğeni
goz
64,5bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid Muhammed bin Muhammed bin Ahmed el-Gazzâlî et-Tûsî
Unvan
Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi
Doğum
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 1058
Ölüm
Tus, Büyük Selçuklu Devleti, 18 Aralık 1111
Yaşamı
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Hayatı ve yaşadığı dönem Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.
Duhâ
Din
·
3ay
ucnokta_yatay-1
270 syf.
·
15 günde
·
9/10 puan
Çoğumuz Ahlâklı değil
Ahlak, İslâm'ın en temel yapı taşlarından biridir. Çok önem verilen bir husustur. Hatta İslâmda ahlaksızlığa asla yer yoktur. Bir çok dini inanç ahlaklı olmayı öğütler. İslâm sadece öğütlemekle kalmaz nasıl olunacağını da öğretir. Şu unutulmamalıdır ki İslâm öğretici, öğreten bir dindir. Bir çok din söyler ama İslâm yolunu gösterir. İşte İmam Gazali (Allah ondan razı olsun) bu konuyu ele alır ve İslâmın öğrettiğini açıklar. Bol bol hadisle âyetlerle bunu çok iyi destekler. Kitap adından anlaşılacağı gibi temel konu 'İslam Ahlakı' dır. İslam ahlakından önemli noktalardan biri, hatta en önemlisi kalbe Allah sevgisini yerleştirmektir. İmam Gazali önce ahlak hakkında bilgi verir, hadis ve âyetleri sunar daha sonra Allah sevgisi ve günahtan arınma konusunu ele alır. Bu çerçevede elbette ruhun tedavisini konu alır. Nasıl ki bedenini iyileşmesi için doktora koşarsın, ruhun iyileşmesi için de Allah'a koş. Ruh ancak Allah'ın yoluyla tedavi edilir ve ruhun tedavi olması bedenin tedavi olmasından daha mühimdir. Gazali bu hususta nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda bol bol bilgiler verir. Ayrıca bu konuya dikkat çeker, önem verir. Ona göre bu konu gerçekten ciddidir. Gönül ve ruh iyileştirilimelidir. Şöyle der: "Hastalığı tedavi edebilmek için veri­len ilâçların tedavi durumlarından doğan eziyet ve sefalara tahammül etmek icap ettiği gibi gönül has­talıklarını da tedavi etmek için mücahedenin zorlu­ğuna, sabrın eziyetine tahammül etmek gerekir. Hem de daha çok tahammül. Zira bedenî hastalıkların eleminden ölümle kurtulunur. Ama gönül hastalık­larından neuzübillâh ebediyyen kurtulmak İmkânı yoktur. "(s.78) Çocuk terbiyesinden de söz eder Gazali. Buna yönelik neler yapabileceğini de anlatır. Çocuk terbiyesi konusu bana yetersiz geldi çünkü günümüzdeki çağ değişti. Çocukların bulunduğu ortam ve gördüğü eğitim farklı artık. Gazali'nin yazmış olduğu düzlem elbette olması gerekendir ancak ne yazık ki hiçbir aile kolay kolay uygulamaz veya çocuk uymaz. Çok konuşmak hadisesine de açıklık getirir Gazali. Bunu daha çok hadislerle destekler. Konuşmaktan çok dinlemenin faydalı olduğunu ve çok konuşmanın zararlarını anlatır. Sadece bu konuları değil, insanları olan iyi kötü (özellikle) halleri ele alır; gurur, haset, cimrilik, cömertlik, şehvet, kibir, hilim, iki yüzlülük gibi pek çok konuyu ele almış Gazali. Çoğunlukla hadislerle desteklenerek aktarılmış. İdeal Müslüman nasıl olmalı? Sorusuna da çok iyi cevap olmuş. Müslümanın hal davranışı nasıl olmalı, nasıl konuşmalı konusunda önemli noktalara dikkat çeker. Bence Müslüman olan kişi bu kitabı kesinlikle okumalı. Hem sadece Müslüman olan değil, ideal insan konusunda da herkes okumalıdır. Yine bir konuda ricada bulunacağım (her incelememde olduğu gibi.), lütfen hadislerle anlatılan olay ve kişilerden ziyade verilen mesaja dikkat edin. Şu şöyle yaptı, böyle yaptı gibi değil de, şöyle böyle yaptı ama neden yaptı ve sonucu ne oldu kısmına dikkat edin. Şahsen ben hadisler konusunda çok hassasım yani her hadisi kabul etmiyor, özellikle aklıma yatmadıysa pek üstünde durmam. Bu yüzden verilen mesaja dikkat etmek daha iyi olacaktır. Kitabı okuyunca şu sonuca vardım: maalesef çoğumuzun ahlakı tam değil. "Müslüman gazabına ye­nilmez, gayrette kıskançlıkta aşırı gitmez. Şehveti iradesine galebe çalmaz. Midesi kendisini rezil et­mez, iradesi düşük olmaz. Mazluma yardım, âcize merhamet eder. Cimri olmaz, İsraf etmez, intikam almaz, cehaletle yapılan kusurları bağışlar, kendi kendinden emin"(s.216) Güzel okumalar dilerim, inşallah seversiniz ve size faydası dokunur.
İslam Ahlakı
İslam Ahlakı
İmam Gazali
İmam Gazali
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.4/10 · 60 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
248 syf.
"Anladım ki Susmak Bir Cüsse İşi…"
"Üslûbun kimliğindir." diyordu Cemil Meriç bir makalesinde...Kimliğin, kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun... Düşüncenin değil sadece, kalbin de, bir kitap gibi satır satır okunması, mühim mevzuların altının çizilmesi, tahlil edilmesi ve belki de en son konuşulması, bunu ne düzeyde gerçekleştirebiliyoruz. Evvelâ manevî durumumuzdan haberdar mıyız? Özde yazan hâkikâti, üzerine perdeler çekip, görmezden mi geliyoruz? İç dünyamıza gereken özeni ve hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Bütün sözcükler, sese sığmayan gerçeklerin arasına atılan boşluklar mı? Fakât kalbimize menzilini bulmuş bir ok gibi saplanan Hadis-i Şerif'te Kainatın Efendisi (s.a.s) diyor ki; "Allah'a ve âhiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun." "İman eden!" Burada nasıl korkusuz olduğumuzu, nasıl pervasız ve cahil cüretiyle hareket ettiğimizi üzüntüyle tefekkür ediyoruz...Eseri okurken gün içerisinde ki konuşmalarımı daha tarafsız bir gözle değerlendirdim ve gördüm ki; erdemin kapısı ardına dek açık ve biz kendimize takılıp tökezlediğimizden bile habersiziz.. Boş konuşuyoruz, eserde bahsedilen mâlâyâni konuşmalar çağındayız, hissiz ve durmadan öldüren; zamanı, duyguyu ve derinliği... İmam Gazali Hazretleri'nin, Dil Belası'nı uzun zamandır okumayı istiyordum. Şimdi ise her an okunması elzem kitaplar rafında baş köşede, ezberlenesi, her mecliste ferahlık ve bereket vesilesi olabilecek kadar nadide bir eser...En güzel yanı, yanlışların nasıl düzeltilebileği hususunda inanılmaz ufuklar sunan, manevi reçeteleri... Peki dilin afetleri nelerdir? Herşeyden evvel, zikirle ve ilimle sarfedilmesi gereken zamanı ziyân eden her söz, bizi helâk olmaya sürükleyen kırık dökük bir tekne, üstelik durmadan gıybetle, riya ile, yalan ile bu tekne yara alıp derinlere gömülmekte... Yalan...Ruhumuzda büyüyen zehirli bir sarmaşık gibi, sürgün kanallarını tıkayan, toprağımızı yağmalayan...Bizler; "O ne demişse doğrudur." sözlerine mazhar olan Muhammedül Emin'in ümmetleri...Dürüstlüğün ve doğruluğun neresindeyiz? Riya...Durmadan yücelttiğimiz yüksek hasletlerimizden koru bizi Rabbim!.. Gıybet...Hazmedilemeyenlerin boşaltıldığı zihin çöplüğü... Küfür...Küfredene dâhi beddua etmeyin, lanetlemeyin, çünkü o geleceğin iman edenlerinden olur da siz küfre dalarsınız deniyor...Basiret lutfeyle Rabbim... *** Önce Ayet-i Kerime ve Sahih Hadis'lerle ana başlıklar altında, insanı yormayan, yaftalamayan, sorgulamayan şefkat diliyle izah edilen mevzular, daha sonra tek tek nedenleri ve sonuçları anlatılarak genişletiliyor ve nihayet çözüm önerileri ile nasihatler veriliyor. Özellikle 'Gıybet' ve 'Suizan' bölümleri, bilmemiz gereken çok mühim alt başlıklar içeriyor. Abartı ve istihza, yapmacık sözler, sırrı ifşa etme, münakaşa gibi mevzulara da yer verilmesi, pek çok kusurumuzu görebilmemiz adına çok bereketli ve isabetli... *** Eylül Türk'e... Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir, sanırım sözler gerektiği kadar itaatkâr değil ve susmak merhametli ve mağrur...Seslerini almıyor sözcüklerin...Ben senin efendini istiyorum!..Ne olur beni,cümlelerinle cezalandırma...Susarken, bir nehrin gümüş ışıltısıyla ruhunu bana getiriyor zaman...Zamanı bulandırma... Zira susmak ,eksilmeden yürümektir Mevla'ya... *** Feyizli okumalar...
Dil Belası
Dil Belası
İmam Gazali
İmam Gazali
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.4/10 · 4.683 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
104 syf.
ALLAH İÇİN SEVMEK️ . Selamun Aleyküm Sevgili Okur ‍️ #imamgazalî nin 1000kitap.com/nesilyayinlari tarafından yayımlanan özgün adı #ihyâuulûmiddîn olan #allahiçinsevmek adlı eserin yorumu ile karşınızdayım. İmam Gazalî, Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisidir. Kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. İslam’ın hak olduğununun ispatı anlamına gelen, Hüccetü'l-İslam ve Zeynü’d-Din sıfatlarıyla anılan İmam Gazalî bu eserinde sevgi kelimesini merkeze almış, Sevginin mahiyetini özelliğini kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklamış. Basmakalıp cümlelerle değil, islamın derinliğine cümleleriyle o kadar güzel dalmış ki, etkilenmemek mümkün değil. Allah için sevmek ve Allah’ın dininde kardeş olmak ibadetlerin en faziletlilerindendir. Sevdiği insandan ilim amel veya onun vasıtasıyla onun ötesinde bulunan bir hedefe varmayı elde etmek için değil sadece Allah için sevmektir. Sevginin bu derecesi derecelerin en yüce en ince ve en sırlı derecesidir. Hz. Ali (r.a) ne güzel söylemiş: ‘’Cahille arkadaşlık yapma! Sen ondan uzak ol ve onu da kendinden uzak tut. Zira nice cahiller vardır ki, halim bir kimsenin arkadaşı olduğu zaman onu felakete sürüklemiştir. Kişi arkadaşıyla kıyas edilir.’’ Modern yaşam biçimlerinin hayatımızı yönlendirmeye başladığı, inanç ve ahlak dünyamızın hızla zedelendiği çağımızda, ahlaki değerlerin ortak bir davranış bilincine dönüştürülmesi ve yaşayan değerler olarak bir hayat tarzı hâline gelmesi noktasında bize katkı sağlayacak bu eşsiz eseri herkese tavsiye ediyorum.
Allah İçin Sevmek
Allah İçin Sevmek
yildiz
9.7/10 · 30 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.