Dil Belası

İmam Gazali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·176 syf.··
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 23:51
Okudukça anladım ki insanı kurtaran da, batıran da aslında dildir. Dil; hayır için de, şer için de en büyük vesile. Bir söz, bir kalbi ihya edebildiği gibi, başka bir kalbi de yıkabiliyor. Kitap bana şunu fark ettirdi: insanın en büyük imtihanlarından biri, söylediği sözlerde gizli. Düşünmeden konuşmanın, kırıcı ifadelerin, boş sözlerin ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha idrak ettim. Artık konuşurken iki kere düşünmeye, kırıcı değil yapıcı olmaya daha çok dikkat edeceğim.mutlaka olunmalı
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 335. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 14:15
"DİL BELASI" "Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir, sanırım sözler gerektiği kadar itaatkâr değil ve susmak merhametli ve mağrur... Seslerini almıyor sözcüklerin... Ben senin efendini istiyorum!.. Ne olur beni, cümlelerinle cezalandırma... Susarken, bir nehrin gümüş ışıltısıyla ruhunu bana getiriyor zaman... Zamanı bulandırma... Zira susmak, eksilmeden yürümektir Mevla'ya..." Dil Belası, İmam Gazali’nin İhya-u Ulumi'd-din eserinin bir bölümünün tercümesini oluşturuyor. Hem kendi yorumlarıyla hem de Peygamber Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere birçok alimin dil, konuşmak, susmak hakkında görüşlerini dile getirerek susmanın ne derece önemli olduğunu ve eğer konuşulacaksa da nelere dikkat edileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Dilin yirmi afetinden, hastalığından, belasından, cennete ve cehenneme götürecek olan dilin tehlikelerini ayet, hadislerle desteklenip tedavi yolları gösteriliyor. İnsanı yormayan, sorgulamayan bir dille izah edilen konular, tek tek nedenleri ve sonuçları anlatılarak detaylı bir şekilde çözüm önerileriyle nasihatler veriliyor. Konuşmaktan çok susmanın öneminin ne derece etkili olduğunu vurgulayan, 'boş konuşmak' deyiminin nelere yol açtığını, dinen ne kadar doğru olduğunu çok güzel anlatan bir eser. Konuşmadan önce düşünmek gerekir ki, toplum içinde varlığımız düşünce ve üslubumuzun kalitesinden geçer. Yalan, gıybet, küfürlü konuşma, dedikodu, iftira, abartı ve istihza, yapmacık sözler, sırrı ifşa etme, münakaşa gibi mevzulara da yer verilmesi, pek çok kusurumuzu görebilmemiz adına çok kıymetli. Eserin en güzel yanı, yanlışların nasıl düzeltilebileği hususunda inanılmaz tavsiyeler sunan manevi reçeteleri. Hadis-i Şerif'te Kainatın Efendisi (s.a.s) diyor ki; "Allah'a ve âhiret gününe iman eden, ya hâyır söylesin ya da sussun." Bu eser
Edebiyat
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 15:40
“Üslubun kimliğindir.” diyordu Cemil Meriç. Kimliğin, kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun. Küçük bir organ, büyük bir imtihan.
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 05:46
Dil Belası, hacim olarak küçük ama etkisi büyük kitaplardan biri. Kitabı okurken insan sadece dilini değil, hayatının tamamını sorgulamaya başlıyor. Çünkü İmam Gazali, dilin insanın karakterini, ahlakını ve hatta kaderini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Günümüzde insanların konuşmayı bilgelik, çok konuşmayı da özgüven sanması düşünüldüğünde, bu eser aslında çağını aşan bir uyarı niteliği taşıyor. Kitabın en dikkat çekici yönü, dilin sebep olduğu hataları yalnızca dinî bir mesele olarak ele almaması. Dedikodu, yalan, iftira, boş söz, insanları kıran ifadeler ve düşünmeden yapılan konuşmaların hem bireye hem de topluma verdiği zararlar oldukça etkileyici örneklerle anlatılıyor. Okurken insan fark ediyor ki çoğu zaman büyük günahlar ya da büyük kırgınlıklar bir hareketten değil, birkaç düşüncesiz cümleden doğuyor. Bu yönüyle kitap, insanın kendi içine dönmesini sağlayan güçlü bir muhasebe fırsatı sunuyor. Eserin en sevdiğim taraflarından biri, okuyucuyu suçlayıcı bir üslupla değil, düşündürücü bir yaklaşımla karşılaması oldu. Kitap boyunca insan kendisini yargılanmış hissetmiyor; aksine kendi eksiklerini fark etmeye başlıyor. Özellikle konuşmanın bir nimet olduğu kadar büyük bir sorumluluk olduğu fikri oldukça etkileyici. Günümüzde sosyal medya sayesinde herkesin sürekli konuştuğu, yorum yaptığı ve fikir beyan ettiği bir dönemde, bu kitabın verdiği mesajların daha da değerli hale geldiğini düşünüyorum. Bununla birlikte kitap bazı okuyucular için ağır veya tekrar eden bir yapıya sahip gelebilir. Özellikle modern kişisel gelişim kitaplarına alışmış olanlar, anlatımın zaman zaman nasihat ağırlıklı olduğunu düşünebilirler. Ancak kitabın amacı zaten hızlı tüketilen bilgiler vermek değil; insanı durdurup düşündürmek. Bu nedenle
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 00:00
Kitabı uzun bir süredir sosyal mecralarda görüyordum ve açıkcası okumaya da korktuğum bir kitaptı. Okudukça anladım ki korktuğum kadar varmış. İçerisinde 20 bölüm var, her bölümde farklı bir afet anlatılıyor. Günümüzde bu 20 afetten tamamen korunmak imkansız olsada insana kendini sorgulatan ve söyleyeceğini iki kere düşündürten bir kitap. Çoğunlukla ayet, hadis ve rivayetlerden oluşuyor. İmam Gazali'nin yorumlarını daha çok okumak isterdim. Yine de insanı kendine getiren bir kitap. Okuyun okutturun.
Din
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 23:58
Dil Belası kitabını çok kez duydum ve çok önceden listeye eklemiştim. Ancak son zamanlarda çok kötü bir dönemden geçiyorum ve çoğu şeyden tam olarak uzaklaşmış durumdaydım . Bir bitki gibi hissediyordum. Gün doğunca güneşe bakan, gün batınca da solan. Hiçbir farkım yoktu ve günlerim yaşamın bitmesi için dualar ederek geçiyordu. Bir gün (çok yakın bi tarih ) çok ağladım. 1 hafta boyunca sabahlara kadar ve bir gün ise tüm gün sadece ağladım üstelik o gün işteydim . Göz yaşlarımı silip silip çalışmaya çalışıyordum . O gün Allah’ımdan bi ışık bi şey dua ettim. Bu çıkmazın bi yolu olmalı yoksa ben yapamayacağım diye dualar edip yolumun başlangıcı için dualar ettim. Sonra birden bu kitabı sipariş ettim. Ve uzun süredir algı sürem 2 saniye diye bildiğim algım kitabı pür dikkat okudum. O kadar çok irkilip pişmanlıklardan hayretler yaşadım ki anlatamam . Bu kadar kötü hale gelmemin şeytanın vesvese dünyasında olmaktan kaynaklandığını, tüm isteklerimin dünyevi olduğunu fark ettim. Evet ben bi Katil değilim ama dilime hakim olmayarak o denklikte hatalar yaptığımı gördüm. Bize basit görünen ancak ağır cezaları olan şeyleri ne kolay söyler olmuşuz biz. Kitap beni Öyle bi sarstı ki ağladığım tüm haftanın (nolur Allah’ım bir yol göster demelerimin bi karşılığı) cevabını biraz da olsa görmüş olduğumu düşünüyorum. Bazen en ağırından sınanırız. İlla bedenen olmak zorunda değildir sınanmak . Düşünüyor olmakta bi sınamadır . Bu kitapta da en büyük sınama dildir. Kitabın üslubu gereği yapma etme diyor ama . Kısacası kapa çeneni de sus diyor. Susarsan kazanırmış insan. İyilikte ve kötülükte susmanız öneriyor kitap. En büyük savaş dilde ve en büyük kazanç susabilmektedir. Kitap kötü karar vermek üzereyken karşıma çıktığı için benim için yeri çok ayrı olacak . İkilimdeyseniz , yolunuzun
Alıntı
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
"Unutulmamalıdır ki susmak da bir kazançtır."
Puan vermedi·176 syf.··
2026 2. kitabı
Öyle bir kitap ki, artık bu kitabı okuduktan sonra konuşmadan önce sadece yüz değil yüzlerce kez düşünmeniz gerekecek. Hayatta çok hafife aldığımız şeyler bile bizi ne kadar günaha sokabilir? Sokuyormuş işte. İnsanlardaki bu dil ne fena bir şeymiş... Söylediğin her bir kelime, güldüğün zamanlar, ettiğin kavgalar, yaptığın şakalarda bile çok dikkatli davranmanız gerektiği bu kitapta hadislerle, ayetlerle ve bazı alimlerden sözler ile güzel ve açık bir şekilde anlatılmış. Konuşurken artık sözcüklerimize daha çok ihtimam göstermemiz gerekeceğini, aksi halde ne kadar çok günaha girdiğimizi fark edeceksiniz. 20 afetten oluşan ve her bir afetin derinlemesine açıklandığı her bir bölümde gözlerimizi açan bu kitap bahsedildiği kadar varmış. Artık farklı bakacak, farklı düşünecek ve ona göre davranma niyeti ile kitabı bitireceksiniz. "Susan kurtulmuştur." sözünün mânâsını iliklerime kadar hissettim ben. Okuyacak herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Kitapla kalın :)
1000Kitap
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Okuduğum her kitabı çok içselleştirerek okuduğumdan, objektif okuma yetim olmadığından yarım bıraktım. İmanımı pamuk ipliğine bağlı gibi hissettirdi. Belki biraz ara verdikten sonra dönerim ama şuan nefsime ağır geldiğini söyleyebilirim
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 2. kitabı
Eskiden bir tavsiye üzeri okumam istenmişti bir türlü kısmet olmamıştı.Merak ettiğim bir kitaptı nasip oldu sonunda. Kitabı okuyunca hiç farkında olmadığım kendimden emin olduğum hatalarımı farkettim. Ben bu görevimi yerine getiriyorum ben iyiyim o görevini yerine getirmiyor o kötü diye kendimi kandırdığım durumları şimdi daha net anladım. İbadetlerim uğraşlarım bir beğeni bir görünme olarak duruyor. Bu farkına varmam inşallah ebedi kalir.
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 220. kitabı
İmam Gazali’nin “Dil Belası” eseri, insanın en önemli silahlarından biri olan dilin, hem hayır hem de şer yolunda nasıl bir araç olabileceğini derinlemesine ele almış. Kelimeler aracılığıyla şekillenen insan ilişkileri, bu eserde ahlaki ve manevi bir boyutta incelerken, dilin insan ruhundaki yansımalarını ve toplumsal hayat üzerindeki etkilerini âdeta bir pusula gibi göstermiş. Kitap, okuyucusuna sadece dilin zararlarından kaçınmayı değil, aynı zamanda onu bir terbiye aracı olarak kullanmayı öğretmeyi amaçlamış. Dilin, sahibini ya yükselten ya da uçuruma sürükleyen bir güç olduğunu sıkça vurgulayan yazar, bu eserinde dinî öğretilerle harmanlanmış pratik tavsiyeler de bulunuyor. Boş konuşmaların, gereksiz tartışmaların ve hatta gereksiz sözlerin bile insan üzerindeki etkilerini hadis ve ayetlerle destekleyerek açıklıyor bizlere. Her bir bölümü, okuyucunun kendini sorgulamasına, konuşmalarında ve suskunluklarında daha bilinçli olmasına rehber oluyor. “Dil Belası,” insanın özünü arındırmaya dair samimi bir çağrı yaparken, aynı zamanda bireysel hatalarımızla yüzleşmek için bir fırsat da sunuyor biz okuyucularına. Sadece dilimizi değil, aynı zamanda niyetlerimizi ve düşüncelerimizi de yeniden gözden geçirme gerekliliğini fark ediyorsunuz okurken. “Susmanın altın değerinde olduğu” vurgusu, modern dünyanın hızla akan bilgi ve söz kalabalığında kaybolmuş bir hakikati yeniden hatırlatıyor bizlere. İmam Gazali’nin bu eseri, bireysel ve toplumsal anlamda daha sağlıklı bir iletişim için bir başucu kitabı diyebilirim. Hem ruhu besleyen hem de insanı kendisiyle yüzleştiren bu kitabı herkesin kütüphanesine eklemesini öneririm.Keyifli okumalar “Tartışmayı terk etmek ancak kabul etmemeyi ve itirazı ortadan kaldırmak ile olur. Bundan dolayı bir söz duyduğunda doğru ise sende o sözü
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.