"DİL BELASI"
"Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir, sanırım sözler gerektiği kadar itaatkâr değil ve susmak merhametli ve mağrur...
Seslerini almıyor sözcüklerin...
Ben senin efendini istiyorum!..
Ne olur beni, cümlelerinle cezalandırma... Susarken, bir nehrin gümüş ışıltısıyla ruhunu bana getiriyor zaman...
Zamanı bulandırma...
Zira susmak, eksilmeden yürümektir Mevla'ya..."
Dil Belası, İmam Gazali’nin İhya-u Ulumi'd-din eserinin bir bölümünün tercümesini oluşturuyor.
Hem kendi yorumlarıyla hem de Peygamber Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere birçok alimin dil, konuşmak, susmak hakkında görüşlerini dile getirerek susmanın ne derece önemli olduğunu ve eğer konuşulacaksa da nelere dikkat edileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Dilin yirmi afetinden, hastalığından, belasından, cennete ve cehenneme götürecek olan dilin tehlikelerini ayet, hadislerle desteklenip tedavi yolları gösteriliyor. İnsanı yormayan, sorgulamayan bir dille izah edilen konular, tek tek nedenleri ve sonuçları anlatılarak detaylı bir şekilde çözüm önerileriyle nasihatler veriliyor. Konuşmaktan çok susmanın öneminin ne derece etkili olduğunu vurgulayan, 'boş konuşmak' deyiminin nelere yol açtığını, dinen ne kadar doğru olduğunu çok güzel anlatan bir eser. Konuşmadan önce düşünmek gerekir ki, toplum içinde varlığımız düşünce ve üslubumuzun kalitesinden geçer. Yalan, gıybet, küfürlü konuşma, dedikodu, iftira, abartı ve istihza, yapmacık sözler, sırrı ifşa etme, münakaşa gibi mevzulara da yer verilmesi, pek çok kusurumuzu görebilmemiz adına çok kıymetli. Eserin en güzel yanı, yanlışların nasıl düzeltilebileği hususunda inanılmaz tavsiyeler sunan manevi reçeteleri.
Hadis-i Şerif'te Kainatın Efendisi (s.a.s) diyor ki;
"Allah'a ve âhiret gününe iman eden, ya hâyır söylesin ya da sussun."
Bu eser