Adı:
Mesnevi
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054401840
Çeviri:
Veled Çelebi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Bu, mesnevi kitabıdır…
Bu kitap gerçeğe ulaşmanın ve bilgiyle bütünleşmenin sırlarını keşifte dinin usulünün usulünün usulü, yani din esaslarının esaslarıdır.
Bu kitap Allah’ın en büyük fıkhıdır. Onun nurunun örneği ve özelliğidir. Allah'ın apaçık olan hüccet ve burhanıdır. Onun nurunun örnek ve özelliği, içinde çerağ olan kandil gibidir. Etrafını aydınlatır. Sabahların aydınlığından daha ışıklıdır. Bu kitap; içinde çeşit çeşit dallar, su gözeleri olan cennetler cennetidir. Derinliklerinde akan bir su gözesi, manevî makamlara yükselen yolun başlangıcında bulunan yolcular için cennetteki Selsebil çeşmesi gibidir. O yolda ilerlemiş rütbeler ve kerametler sahipleri için "makamların hayırlısı, sözlerin en güzeli" diye isimlendirilir…
Gerçekten bu kitap gönüllerin şifası, hüzünlerin cilası, Kur’an-ı Azimüşşan’ın keşşafı, rızıkların genişliği, ahlakın iyiliğidir.
Tasavvuf olmadan,Mevlana,Şems olmadan,Yunus Emre,Tapduk Emre,Ahmet Yesevi,Hacı Bektaş-ı Veli olmadan bir yaşamın sürdürülebileceğini mantığım asla kabul etmiyor.Hatta boş ve eksik bir yaşamdır..Başucumda duran bir kitap..Okumakla bitmez,anlayıp,idrak edip hayata geçirmek gerek..Bu kitap bize şunu öğretiyor,"Allah bizimle olay diliyle konuşuyor"..Öğrendiğim her satırda kalbime inceden inen bir sızı oluyor nedense..Hatta çoğu zaman şuan içinde yaşadığım çağa ait olmadığımı hissederim.Bu his çoğu zaman beni yoklar ..Bu nedenle her şeyi okuyun mutlaka ama Mesnevi'siz olmaz!Yaradanı tanımadan,kendimizi,başımıza gelenleri bilmeden,hayatın nasıl'larını neden'lerini sorgulamadan,idrak etmeden,idrake varıp ta tefekkür etmeden,tefekküre dalıp ta tekamüle ermeden bu diyardan göçüp gitmek olmaz!..Baki bir idrakle yaşamayı salık veren büyük kitap,hayat rehberi...
Mesneviden
Deve İle Fare

Çok eski zamanlarda kendini beğenmiş Fare ile akıllı ve alçak gönüllü bir deve yaşarmış.

Bir gün bu ikili karşılaşıp arkadaş olurlar.

– Fare, sana kılavuzluk etmeliyim. Yularından çekip istediğin yere götürmeliyim der.

– Deve arkadaşının bu teklifi ne razı olur ve Fare Deveye kılavuzluk etmeye başlar.

– Küçük bir derenin kenarına ulaşırlar.

– Deve için diz kapaklarına dahi ulaşamayan bu dere fare için uçsuz bucaksız deni olarak görülmekteydi.

– Deve ne bekliyorsun dedi Fareye kılavuz dediğin önden gider.

– Fare korkak bir ses tonuyla görmüyor musun su çok derin ben geçemem dedi.

– Fare mahcup olmuş bir şekilde kıpkırmızı kesildi.

– Sizin için çok küçük ama benim için çok büyük bir su dedi ve kılavuzluk yapmayı bırakıyorum dedi. Keşke daha önceden bunları düşünseydim de boyumdan büyük işlere karışmasaydım dedi.

– Bunun üzerine Deve evet dedi. Kimse aldatıcı gurura yeniş düşmemeli ve haddini bilmeli…
Kalbe Hitap Eden Kitaplar Vol 1

Nasihat dükkanları vardır, faydası olur belki diye gidip raflarına bir göz atarız. Hatta o dükkanları içi o kadar güzel görünür ki gözlerimiz kamaşır, aklımız durur. Ama şöyle bir sıkıntı vardır genelde, bu nasihat dükkanlarından aldığımız nasihatleri aklımızla içeriz, gerçekten çok mantıklı gelir bize, işte bunu yapmalıyım deriz. Ama genelde sonu hep hüsran olur, akıl durmadan çalışan bir makine gibi çünkü. Çok daha farklı düşünceler gelir akla yerleşir ve o nasihatleri uçuruma ite ite aklından çıkarır. O yüzden bize doğruyu yanlışı göstermekle birlikte, bu nasihatleri uygulamamızı sağlayacak bir dükkan bulmamız lazım.

Ben o dükkanı beş yıl önce buldum. Mevlana hazretlerinin bize sunmuş olduğu Mesnevî-i Şerif işte tam da böyle bir dükkan. Üslubuyla, hikâyeleriyle, kullandığı kelimelerle, hikâyede can alıcı nokta sırasında hikmet bıçağını gaflet perdesine vurmakla vs anlattığı nasihatlerin kalbe ruha işlemesini sağlıyor. Sadece aklen "Bu böyle olmalı" demiyorsunuz bu kitabı okurken aynı zamanda o nasihatlere uyma isteği de uyanıyor içinizde.

Kitabı uzun süre önce okuduğum için örnek veremeyeceğim maalesef. Ama dört gözle tekrar okumayı beklediğim bir kitaptır.

Kalbiniz doysun istiyorsanız mutlaka okuyun :)
Mevlanayı tanımak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Biraz ağır ilerliyor tabi ki, bilmediğimiz konular, hikayeler, ayetler, hadisler..

Benim için verimli bir okuma oldu. Ancak şunu belirtmeden geçmeyeyim. Mevlanayı okumak akıldan çok ruha hitap ediyor. Anlamak, algılamak, anlamlandırmak ve sindirmek gerekiyor.

İslamla, tasavvufla, felsefeyle, dinler tarihiyle ve 'insan'la ilgilenen herkese tavsiye edeceğim olağan üstü bir metin...

Bundan sonra yapacağım da, ara ara, bu metinden küçük alıntılar paylaşmak.
Benim için Mükemmel bir kitap okuduğum halde tekrar tekrar okurum. Bu kitabı değerlendirmek için insanın her yönden belli bir düzeyde olması gerekir. Hala insanlara yol Gösteren yaşayan bir kitap.
Her gencin okuması gereken harikulade bir kitap.Hepinize tavsiye ediyorum.Tabi şimdi ki gençler bu kitapların farkında değiller bu arada kitap 800 syf.
Ev taşımıştık. Ne bilgisayar vardı, ne tanıdık vardı, ne de etrafta başka bir kitap vardı. Bu yüzden okuyayım dedim. İyi yapmışım. Mevlana, Mevlana da olsa tarikat lideri olduğundan ne kitaba ne de öğretilerine ayrıntılı bir şekilde yüklenmeye gerek duymadım. Bir bütün olarak ele almak yerine, orasından burasından bakış açıları ve bilgiler almakla yetindim.
Tasavvuf (İslam gizemciliği) temelli bir anlatım var. Sorgulamadan lidere biat ederek kişinin kendisini hayattayken öldürmesi ve sonuç olarak Allah'a ulaşmasından bahsediyor. Altı cilt sonunda ani bir şekilde bitiyor ve iyi okudum ya diyorsunuz. Kafanız bütün gece nargileden pelin otu içip dağıtmış gibi, eşiniz çocuğunuz sizi dergah köşelerinden toplamış gibi allak bullak. Özetini okuyun derim.
Ey Nohut:
Seni sevmediğimden senden hoşlanmadığımdan kaynatmıyorum seni ki… bir zevkle, bir çeşniye sahip ol da gıda haline gel, yen, cana karış diye kaynatıyorum. Bu imtihan, seni horlamak için değil!
Anlamak içime sindirmek için defalarca okunulması gereken bir eser...
Büyük bir beklentiyle okumaya başlamıştım ama maalesef hayal kırıklığına uğradım. Genelde, o kadar kötü değil elbette ama, Stv dizilerinin senaryosu gibi hikayecikler var ve onlardan ders anlamız sağlanıyor. Hele bir kabak hikayesi var ki sormayın. Enteresan. Demek ki insanlar eskiden daha bi açık görüşlü müymüş neymiş?
Bu kitabı ilk okuduğum da çocuktum.O zamanlar kendime göre kazanımlar çıkardım.Ondan sonra ne zaman okusam her seferin de farklı bir kazanım bırakıyor.Hangi yaşta okursanız o yaşa ait etkiler bırakıyor.Bu kitabı on yıl sonra elinize aldığınızda kitap on yıl önceki gibi olmayacak çünkü sizde on yıl önceki gibi olmayacaksınız.Size tavsiyem her on senede bir kere okumanız o zaman dediklerimi anlayacaksınız.
Mesnevi bir basucu kitabidir.Bir çırpıda ikuyup bir tarafa koyamazsiniz.Sindire sindire okuyacaginiz tekrar tekrar elinize alacaginiz bir kitaptir.Icindeki hikayeler sizi iyi bir insan olmaya yonlendirecektir.
Bir zamanlar; bu coğrafya da yaşamış, çoktan hakkın rahmetine kavuşmuş büyük, ulu evliyalar vardır ya, işte Mevlâna da öyle bir insandır. Etkin olduğu koşullar kökten değişmiş, kendisin den sonra nice kuşak, gelmiş geçmiş olsa da yaktığı ışık sönmeden parlamaktadır. Söyledikleri, yazdıkları ve yaşamı ilk günkü gibi canlılığını kaybetmemiştir. Hâlâ, okunur, kulak verilir, ağızdan ağza nakledir. Yüzyıllar geçse de her yaştan, farklı dinlere mensup, cinsiyet ve ırk ayrımı gözetilmeksizin bütün insanların sevgi ve saygısını kazanmaya devam etmekte ve edecektir de. Aslında, hayat dediğimiz şu fani dünya, biraz da Mevlana gibi, ulu insanların bizlere sunmuş oldukları, eşsiz armağanları sayesinde bir anlam kazanmadı mı!...
Bir ayağı sapasağlam İslâm'da dururken, öteki ayağının bütün insanları kaplayan bir pergel olduğunu söyleyen Mevlâna'nın " Gel, nasılsan öyle gel " çağrısı, bugün de insanlar için büyük bir umut kapısı olmaktadır. Mevlâna'nın " Hamdım, piştim, yandım "diye, özetlediği kendi yaşamını, fikirleri ve örnekleri ile destekleyerek anlattığı eseri, en azından herkes bir kere okumalı!...
Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur/ Dedim ki gönle giren gözden ırak olsa ne olur?
Sırların gönülde gizli kalırsa o muradın çabucak hasıl olur; dedi. Peygamber demistir ki :"her kim sırrını saklar ise çabucak muradına erişir." Tohum toprak içinde gizlenince, onun gizlenmesi, bahçenin yesillenmesi ile neticelenir.
"Herkes kendi zannınca benim dostum oldu, ama kimse içimdeki sırları araştırmadı, kimse içimdeki dertlere ortak olmadı.“

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mesnevi
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
616
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054401840
Çeviri:
Veled Çelebi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Bu, mesnevi kitabıdır…
Bu kitap gerçeğe ulaşmanın ve bilgiyle bütünleşmenin sırlarını keşifte dinin usulünün usulünün usulü, yani din esaslarının esaslarıdır.
Bu kitap Allah’ın en büyük fıkhıdır. Onun nurunun örneği ve özelliğidir. Allah'ın apaçık olan hüccet ve burhanıdır. Onun nurunun örnek ve özelliği, içinde çerağ olan kandil gibidir. Etrafını aydınlatır. Sabahların aydınlığından daha ışıklıdır. Bu kitap; içinde çeşit çeşit dallar, su gözeleri olan cennetler cennetidir. Derinliklerinde akan bir su gözesi, manevî makamlara yükselen yolun başlangıcında bulunan yolcular için cennetteki Selsebil çeşmesi gibidir. O yolda ilerlemiş rütbeler ve kerametler sahipleri için "makamların hayırlısı, sözlerin en güzeli" diye isimlendirilir…
Gerçekten bu kitap gönüllerin şifası, hüzünlerin cilası, Kur’an-ı Azimüşşan’ın keşşafı, rızıkların genişliği, ahlakın iyiliğidir.

Kitabı okuyanlar 574 okur

  • Hiç Kimse
  • Zahir Ahmad Oktay Khaleqi
  • s.pusat
  • Saygın Atilla
  • Burak Uzun
  • Gökhan ÇELİK
  • Abdullah Gure
  • Zeynep Demircan
  • Halit Kuzey Fırat
  • Aziza

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%31.8
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.5 (127)
9
%14.7 (28)
8
%11.5 (22)
7
%3.1 (6)
6
%1 (2)
5
%0
4
%1 (2)
3
%0.5 (1)
2
%0.5 (1)
1
%1 (2)

Kitabın sıralamaları