8,2/10  (17 Oy) · 
66 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.072 gösterim
Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl'ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

1935 senesinde Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenen "Tohum" piyesinde olay, Anadolu'nun işgal edilmiş bir köşesinde, Maraş'ta cereyan eder.

Vatan sadace bir toprak parçasından ibaret değildir. Dolayısıyla vatanı müdafaanın gizlediği bir aksiyon; aksiyonun gizlediği bir fikir; ve fikrin gizlediği mahrem bir benlik olmak gerekir.

Tohum, millî mücadeleyi, Anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterir.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    106
  • ISBN:
    9789758180066
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu
  • Kitabın Türü:
1 Çay 1 Kitap™ 
 15 May 12:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Necip Fazıl'ın Anadolu direnişini anlattığı tiyatro eseri...

Tohum parola...

Necip Fazıl'ın tiyatro eserini tanımak için : http://1cay1kitap.com/tohum/

salih 
10 May 12:58 · Kitabı okudu

Necip Fazıl'ın 1935 yılında yazdığı ilk tiyatro eseri, diğer tiyatrolarına nazaran biraz daha sönük ama 20 günde yazdığını düşünürsek normal. Bildiğim kadarıyla Muhsin Ertuğrul'un isteği üzerine yazmış. Muhsin Ertuğrul sahnelemiş bir oyunda arkadaşı Necip Fazıl'a, Muhsin sen yazdın diye oynuyor sırf ama beğenilmedi pek demiş. Necip Fazıl'da bunun farkındadır daha sonra Bir Adam Yaratmak'ı yazar ve bunu da Muhsin Ertuğrul oynar. ve çok çok beğenilir. Yine de Tohum verdiği mesaj ve konusu itibariyle güzel ve bir çırpıda okunacak kısa bir kitap.

Milli Mücadele döneminde Maraş'ta yaşanan bir olayı anlatıyor oyun. Hazin bir durumda, Anadolu'nun ruhundan, inceliğinden dem vuruyor. Ve sırlardan.

Kadına olan bakış açıları yine beni çileden çıkarttı. Ferhat Bey'de (baş karakter) tam bir kapalı kafa var. İyi, hoş, kahraman ama bunlara eklenecek naiflik bulamadım. Oyunu sahnede izlemek isterdim ama.

Kitaptan 4 Alıntı

salih 
10 May 23:32 · Kitabı okudu · İnceledi

FERHAD BEY - Biz bu ruhu tanımıyoruz. Çünkü bu ruh dal budak salmış bir ağaç gibi göz önünde fışkırmış hakikatlerden değildir. En derin ve en gizli hakikatlerdendir. Hakikat kesifleştikçe küçülür ve küçüldükçe gizlenir. Bir tohum gibi.
YOLCU - Bir tohum gibi mi?
FERHAD BEY - Madde açık, ruh gizlidir. Bütün hakikatler ruhundur.

Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 86 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 86 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)
salih 
 10 May 23:26 · Kitabı okudu · İnceledi

Hancı : Oğlum! Nasıl sabredildiğini bilmez misin? Herkes nasıl sabrediyor?
Ferhad Bey : Unutarak mı, adam sen de ne olursa olsun diyerek mi, yoksa yaralı bir ciğerde, etrafı keseyle çevrili bir kurşun parçası gibi bu ağırlığı içimizde taşıyarak mı, nasıl?

Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 38 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 38 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)
salih 
10 May 23:30 · Kitabı okudu · İnceledi

FERHAD BEY - ... Biz çoktan beri kaybettik aklımızı. Onu çoktan beri rüzgâra savurduk (Ayağının ucundaki iskemleyi çizmesinin ucuyla çeker, üstüne basar) Bir avuç Maraş'lı memleketinizi yabancıya teslim etmemeye karar verdiğiniz zaman, yaptığınız hareket bundan daha mı akla yakındı? Hiç kendinizi düşmanınızla karşı karşıya koydunuz mu? Kaç kişisiniz, kaçınızın eli ayağı tutar, kaç kurşununuz ve kaç bıçağınız var? Karşınızdaki kimdir? Top, mitralyöz, tank nedir? (Sesi yükselir) Siz hâlâ dedelerinizden kalma baltalarla kılıçları başucunuza asa durun! Sizin gibi insanların binini, milyonunu fare öldürür gibi ilâçla, dumanla öldürüyorlar, farkında mısınız? (Sesi alçalır) Onlara, biz Allah'a inanmış insanlarız, ölüm korktuğumuz şey değildir, dediniz. İşte söyleyebileceğiniz biricik söz buydu.

Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 42 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)Tohum, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 42 - Büyük Doğu Yayınları 16. Baskı)