Adı:
Tohum
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
106
ISBN:
9789758180066
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu
Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl'ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

1935 senesinde Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenen "Tohum" piyesinde olay, Anadolu'nun işgal edilmiş bir köşesinde, Maraş'ta cereyan eder.

Vatan sadace bir toprak parçasından ibaret değildir. Dolayısıyla vatanı müdafaanın gizlediği bir aksiyon; aksiyonun gizlediği bir fikir; ve fikrin gizlediği mahrem bir benlik olmak gerekir.

Tohum, millî mücadeleyi, Anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterir.
Necip Fazıl'ın Anadolu direnişini anlattığı tiyatro eseri...

Tohum parola...

Necip Fazıl'ın tiyatro eserini tanımak için : http://1cay1kitap.com/tohum/
Necip Fazıl'ın 1935 yılında yazdığı ilk tiyatro eseri, diğer tiyatrolarına nazaran biraz daha sönük ama 20 günde yazdığını düşünürsek normal. Bildiğim kadarıyla Muhsin Ertuğrul'un isteği üzerine yazmış. Muhsin Ertuğrul sahnelemiş bir oyunda arkadaşı Necip Fazıl'a, Muhsin sen yazdın diye oynuyor sırf ama beğenilmedi pek demiş. Necip Fazıl'da bunun farkındadır daha sonra Bir Adam Yaratmak'ı yazar ve bunu da Muhsin Ertuğrul oynar. ve çok çok beğenilir. Yine de Tohum verdiği mesaj ve konusu itibariyle güzel ve bir çırpıda okunacak kısa bir kitap.

Benzer kitaplar

Milli Mücadele dönemindeki Maraş'ı anlatan bir oyundur. Anadolu' nun ruhundan, inceleğinden ve sırlarından bahseder. Beni en çok etkileyen kısmı ise maddedir.
Necip Fazıl en bilinen eserlerinden olan tohum tam bir efsane ... içerisinde işlenen birbirinden farklı ama birbiriyle öyle iç içe geçmiş konular beynin hiç durmadan çalışmasını sağlıyor
Hakikat keşifleştikçe küçülür ve küçüldükçe gizlenir. Bir tohum gibi...

Bu ilk piyesi sinema, tiyatro yönetmeni ve ilk renkli Türk filmi çeken Muhsin Ertuğrul'un neden piyes yazmıyorsun telkiniyle ortaya çıkmıştır. İlk sahnelenmesini başrol ferhat beyi canlandıran Muhsin Ertuğrul İstanbul tiyatrosunda sunmuştur. Sanatseverlerce hoş karşılanan fakat istenilen ilgiyi alamamıştır. Bu ilgiyi üstad bir sonraki piyesi 'Bir Adam Yaratmak' ta bulacaktır..

Eser Maraş'ın işgali sırasında, Maraşta geçmektedir. Başkahramanımız Maraş'ın soylu ailelerinden birisine mensup olan, okumuş, bilgili "ey münevverler" olarak bilinen kuru Batı taklitçisi ve öz benliğini yitirmiş mahut güruhtan uzak olan, ercüment kişilikli 39 yaşındaki Ferhat Bey'dir. Olaylar bu çerçevede cereyan etmektedir. Okunması gereken kitaplardan birisidir..
Necip Fazıl'ın okuduğum başka güzel kitabı aslında ona ait olan ilk tiyatro eseri. Anadolu ruhunu konu alıyor. O yok edemedikleri tohumları ve Anadolu ruhunu...

Rahmetle...
Milli Mücadele döneminde Maraş'ta yaşanan bir olayı anlatıyor oyun. Hazin bir durumda, Anadolu'nun ruhundan, inceliğinden dem vuruyor. Ve sırlardan.

Kadına olan bakış açıları yine beni çileden çıkarttı. Ferhat Bey'de (baş karakter) tam bir kapalı kafa var. İyi, hoş, kahraman ama bunlara eklenecek naiflik bulamadım. Oyunu sahnede izlemek isterdim ama.
Necip Fazıl'ı sevdiğim gibi tiyatro eserlerini de çok seviyorum. Necip Fazıl'ın ilk piyesi olan "Tohum" Maraş'taki işgal günlerini konu alıyor. Üstadın ilk piyesi olmasına rağmen kaleminin gücü kitaba bağlanmamı sağladı. Diğer piyesleri ile arasında tabi ki fark var ama bu kötü olduğu anlamına gelmez. Eserde Anadolu ruhunu yiğitliği ve özümüzü görebiliyoruz. İnce bir kitap ama verdiği mesajlar ile dopdolu bir kitap. Gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. İyi kitap kurtlamalar :)
Kitabı her okuduğumda, şahsımı: “Hay mübarek! Bunlar ne muazzam, ne büyülü kelamlardır. Yedi yurdun cennet mekan olsun üstadım!” haykırışlarına maruz bırakan, eşi benzeri olmayan, edebiyatımızın en nadide eserlerinden biri olan Tohum(!), yüz defa da okusam içerisinde gözümden kaçan yüzlerce kapı buluyorum. Bu eser öyle anlatımlar ile, incelemeler ile daraltılabilecek bir eser değildir. Okumayanın, kıymetini asla ve katta anlayamayacağı, okuyana ise kendini bıkmadan sıkılmadan tekrar tekrar okutan, eşi benzeri olmayan sayılı eserlerdendir. Okuyunuz, okuyunuz ki, üstadın bahsini geçtiği tohum sizlerin de gönlünden yeşere. Okuyunuz ki, gönlünüz, Anadolu’nun tatlı esintilerinde şenlene... Saygılar.
Niçin hâlâ içimde doyurulmamış bir istek kalıyor? insanın bilmediği bir şeye alakası onu görünceye kadar sürmez mi ?
Ben bir yere varmak için yürümüyorum. İnsanların "olamaz, mümkün değil" diye bildikleri birşey var. İşte onun yüzüne tükürmek ve çekilip gitmek için ilerliyorum
"-İgne deliğinden deve geçer mi?
-Geçer. Bir iğne deliğinden develer, dağlar ve denizler geçer . İgne deliği kadar küçük gözlerimizden nasıl bütün gökyüzü geçiyorsa öylece bir iğne deliğinden her şey geçer."
"Sırrımız içimizde kaldıkça ona biz hâkimiz. Sırrımız bizden gidince bize o hâkimdir."
"Biz burada muharebe etmiyoruz.
Ateşi kanla söndürmek, çeliği etle köreltmek ve maddeyi ruhla doldurmak gayretindeyiz."
Ferhad Bey =... Bir türlü rüzgarda savrulamıyoruz. Nihayetsiz yanıp, nihayetsiz susamıyoruz. Acının tepesine çıksak sessizliğin kuyusuna gireceğiz. Çıkamıyoruz, giremiyoruz.

Göklerden bir mucize istiyoruz. Sükutunu anlayan yok, ses ver, diye haykırıyoruz. Göklerin mucizesini görmüyoruz. (göremiyoruz)..

Elenmiş taranmış topraklara attığımız tohumlar bitmiyor. Başıboş bir kuşun gagasından kayalara düşen bir tohum filiz veriyor. Kökü, ciğerimizin içini dolaşan bu filizi söküp atamıyoruz. Çiğerimiz de beraberinde çıkar diye korkuyoruz. Canımız acır diye korkuyoruz. Canımız acıyor, Dayanamıyoruz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tohum
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
106
ISBN:
9789758180066
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu
Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl'ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

1935 senesinde Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenen "Tohum" piyesinde olay, Anadolu'nun işgal edilmiş bir köşesinde, Maraş'ta cereyan eder.

Vatan sadace bir toprak parçasından ibaret değildir. Dolayısıyla vatanı müdafaanın gizlediği bir aksiyon; aksiyonun gizlediği bir fikir; ve fikrin gizlediği mahrem bir benlik olmak gerekir.

Tohum, millî mücadeleyi, Anadolu halkının öz benliğinde mevcut ruhun bir fışkırışı olarak gösterir.

Kitabı okuyanlar 136 okur

  • Şahin Tamer
  • Yomisa
  • Sultan Demir
  • Eyüp Kuruay
  • Tuğba Karaca
  • Gülsüm öztürk
  • melike
  • Özgür Coşkun
  • Seçilmiş
  • Afife

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%7.2
18-24 Yaş
%26.1
25-34 Yaş
%37.7
35-44 Yaş
%11.6
45-54 Yaş
%7.2
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.7
Erkek
%57.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.5 (15)
9
%10.8 (4)
8
%16.2 (6)
7
%5.4 (2)
6
%13.5 (5)
5
%5.4 (2)
4
%2.7 (1)
3
%0
2
%2.7 (1)
1
%2.7 (1)