Adı:
Kafa Kağıdı
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Hayat hikâyesini bazı eserlerinde gereğince yazmış olduğunu, ancak asıl ruh hayatını, ruhunun kafa kâğıdını resimlendirmek istediğini dile getirirken, bu eseriyle geçmiş, özellikle çocukluk günlerinin perdesini bir daha aralar.
Kafa Kâğıdı, olayların dış tezahür çizgilerinden ziyâde, onları doğuran ruhî oluşları tesbite yönelik bir otobiyografidir.

Yarım kalmışlığı ile ayrı bir "hususiyet" kazanan eser, Ocak 1984'de Milliyet gazetesinde tefrika edilmiş ve daha sonra kitaplaşmıştır.
Necip Fazıl, 1982’nin Ağustos ayında eserini yazmaya başlar. Bu sırada 78 yaşındadır ve hayatının sonlarına da denk geldiğinden yarıda kalmış olur. Kitapta doğumu, çocukluğu, aile hayatı, toplum çizgisi, siyaseti ve edebiyat hayatını kısaca görmüş bulunuyoruz. Kısaca anlamak ve yarıda kaldığını göze almak koşuluyla Kısakürek'in hayatını bilmek ve eserlerini, kişiliğini anlamlandırmak isteyenler için bir kaynak olabilir.

Necip Fazıl'ın edebiyatını severim, zekasına da hayran olmamak elde değil ama egoistliği bazen beni sıkıyor ve bu kitapta da onu görmemek çok zor. Zekasının gayet farkında olan Necip Fazıl bunu söylemekten hiç geride kalmıyor. Şunu söylemek isterim ki hiçbir yazar ve eser eleştirilemez değildir. Görüyorum ki; üstadı eleştirmek bana kalmaz gibi sözlerle cümlelere başlayan olmuş, yapmayın. İçinizden geliyorsa ve içinize sinmeyen bir şeyler varsa bunu söylemekten geri kalmayın. Benim bu eserde eleştirmek istediğim bir şey yok ama bunu söylemeden edemedim. Küfre ve hakarete gitmeyen bütün haklı eleştiriler en çok da size katkı sağlar.

Son olarak Necip Fazıl’ın kendi sözleriyle bitirmek isterim incelemeyi:
‘Dünyaya gelişimden 78 yıl sonra bugünkü halime ait birkaç çizgiyle başlayarak kaleme aldığım bu eser, böylece (kronolojik) sırayı da bir an için ters-yüz ederken, bana, hal, mazi ve hatta istikbal arası elverişli bir tarassut noktası hizmetini görmekte…’
Necip Fazıl Kısakürek'in otobiyografi kitaplarından biri. Bu kitapta daha ziyade yaşadıklarını kronolojik olarak yazmakla birlikte bu dönemlerde ki olaylar içerisindeki ruh halini ve düşüncelerini yansıtmıştır. Kitap ömrünün son zamanlarına gelmesi nedeniyle malesef yarım kalmıştır. Necip Fazıl'ın hayatını merak edenler okuyabilir.
Bu eserde Üstad Necip Fazıl Kısakürek hayatından bahsetmektedir. Çocukluğunu, öğrenci dönemini, ailesini ve tarih'i kaleme almış. Kendisini yakından tanımak isteyenlere tavsiye edilir.
'O ve Ben' kitabından sonra okuduğum için belkide aynı zaman dilimlerine ayrıntılı bir biçimde değindiğinden ikisinden birini okumanız hatta O ve ben'i tercih etmenizi isterim.Ayrıca kitabın sonunda yaptığı anlamlı bitişe bayıldımm.
Necip Fazıl'ı kendi kaleminden okuyoruz.. Fikir hayatı ilmek ilmek nasıl işlenmiş, satır aralarında buluyoruz hikayesini. Hadiseler kronolojik bir sırayla anlatılmış. Şimdinin gençleri okurken sıkılsa da muhakkak ki eser çağdaşları arasında büyük bir üne sahipti..

Necip Fazıl'ı merak edenler, tanımak isteyenler ve fikir hayatını öğrenmek isteyenler bu eseri okumalı.
necip fazıl'ın hiçbir kitabını incelemek bana düşmez ama düşüncelerimi ifade etmem gerekirse: okuduğum en güzel kitaplardan biri .üstad kendi anılarını biz okuyucularıyla buluşturuyor.bu kitabın yeri bende çok ayrıdır (ilk necip fazıl kitabım)
Necip Fazıl'ın hayatındaki olayları, özellikle aile yaşantısını anlattığı bir kitap. Batıcı babaannesiyle Osmanlı'da nüfuz sahibi dedesiyle ve özellikle çapkınlıklarıyla hizmetçileri bile bezdiren babasıyla... Her ayrıntı mevcut diyebiliriz. Serzenişleri hala aynı ancak burada kendini tanıtmaktan da geri durmamış. Kötü huylarından da bahsetmiş. İnanmadığı bölümlere hiç değinmeden sanki hep Allah-kitap diyen biriymiş gibi anlatmış kendini. Bu kısımda dürüst davranmasını beklerdim.

Ölen kız kardeşinin ismi Selma ve kitapta Selma'nın gözlerinden bahsediyor. Bir Adam Yaratmak kitabındaki karakter akrabası olan Selma'nın ölümüne sebep oluyor, sonra da ona aşık oluyordu. İlginç bir benzetme olacak ama dikkatimi çekti. Belki de kardeşini unutmadığını göstermek adına bu ismi vermiştir, belki de sadece isim. Bir önemi yoktur. Bilemiyorum :)
Bir mütefekkirin hayatını kendi penceresinden izlemek gibi güzel bir şey yok.Üstâdın otobiyografik bu eserinin yeri benim için diğer iki otobiyografisine nazaran çok daha ayrı. Çünkü bu otobiyografisi 78 yaşında, ebedi hayata intikalinden bir ay evvel yazıldı.Bu safha her yazara nasip olur mu bilmiyorum.Cennet mekan Necip Fazıl,ömrünün son deminde artık geçmişle muhasebesini yapmış eğrisiyle doğrusuyla hayatını ortaya koyup davası uğruna fani hüviyetini bu eseriyle ardında adeta miras olarak bırakmıştır .Bu mirası alanların da nasipli olduğunu düşünüyorum.Özellikle bu mirasın içindeki hakikatlerin şuuruna erenler daha da nasipli.Şuura erebilmek önemli !...
.
Bu bağlamda şu iki uyarıyı önemle yapmak istiyorum.
Birinci uyarı şu ki;
Dilimize kof bir şekilde pelesenk olmasın "Üstâd" ünvanı.Neyi neden söylediğimizi bilelim.Niçin büyük mütefekkir neden Üstâd? Bunu bilmenin yolu da onu çok iyi tanımaktan geçer. Bu yüzden bu kitap muhakkak okunmalı. .
Bir diğer uyarı da şu;
Sevmiyor olabiliriz ancak hakiki mana da tanımadan ve araştırmadan "Necip Fazıl mı? Evveli malum koministti, kumarbazdı vs." gibi eleştirilerle gülünç duruma düşmemek için de bu kitap muhakkak okunmalı..
.
⭐Yazarın hayatını ve o dönemin tarihini anlamak ve fikir sahibi olmak adına çok çok önemli bir eser: #kafakağıdı . .
.
.
"...Hayat, bu tek tek ânların yapıştırma çizgisinden ibaret, girişi ve çıkışı azap iki nokta arası bir tüneldir; ve ne mutlu onun çıkış noktasından güneşi batmaz aydınlığa geçebilenlere!.." (syf.83)
.
.
. Rahmet ve Minnetle. . .
Üstadın kitabını eleştirmek bana düşmez elbet. Zaten eleştirecek bir yer bulamıyorum ben. Necip Fazıl en sevdiğim yazardır. Haliyle hayat hikayesini kaleme aldığı bu kitabı okumak benim için muhteşemdi. Keşke eser yarım kalmış olmasaydı. Sanırım özellikle en çok merak ettiğim yerleri yazmaya -ne yazık ki- üstadın ömrü yetmemiş. Bir insanı en iyi anlatan yazı herhalde kendi kaleminden dökülen yazıdır. Çünkü bu kitap sadece yüzeysel olarak Necip Fazıl' ın kim olduğunu değil; onun ilk anılarını, aile yaşantısını, fikirlerini ve hislerini anlatıyor. Yani onun hayatına dair onun dışında kimsenin bilemeyeceği şeyleri... Eğer siz de Necip Fazıl'ın hayatını merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
1 puanı bile haketmiyor.Merhamet yoksunu,yanlış din anlayışına hakim.Menderes'ten rüşvetle bir şeyler karalayan bir adam.Kitapta bunların izi öyle belli oluyor ki...Eğer benim gibi sadece bunlar hakkında da bi bilgimiz olsun diyorsanız okumayın,ZIRVA VE ZAMAN KAYBI
"Bu dünyada her mevcut bir hayret mevzuu... Fakat kimse farkında değil..."

Üstad Necip Fazıl'ın  78 yaşında hayatının sonlarında iken yazmaya başladığı eseri ' Kafa Kağıdı' , vefat etmesi sebebiyle malesef yarım kalmış. Ama yarım kalmasına rağmen vefatından bir ay evvel, bizzat kendisi tarafından zarflanıp oğluna teslim edilmiş. Bakıldığında Üstad'ın roman olarak addetmesine rağmen kitabın otobiyografi yanı ağır basıyor. Üstad'ın kendi sözleriyle:
“Dünyaya gelişimden 78 yıl sonra bugünkü halime ait birkaç çizgiyle başlayarak kaleme aldığım bu eser, böylece (kronolojik) sırayı da bir an için ters-yüz ederken, bana, hal, mazi ve hatta istikbal arası elverişli bir tarassut noktası hizmetini görmekte…”
O kadar akıcı bir üsluba sahip ki bir çırpıda okunuyor. Kitapta birçok hatıralara yer verilmiş. Üstadın Bahriye Mektebindeki yılları,Yahya Kemal’le tarih dersleri, Nazım Hikmetle aynı okulda bulunduğu, sürekli aklına gelen  onu düşündüren şüpheler, vehimler ve arayışı.
Çocukluk hatıraları, büyükbabasının ona olan düşkünlüğü, babasının ilgisizliği, annesinin ailede hor görülmesi sebebiyle ona beslediği büyük sevgi ve beni en çok etkileyen yerlerden biri 5 yaşındayken ölen kardeşi ‘Selma’… Üstadın kızkardeşine olan sevgisi,onu eşsiz betimleyişi , ölümü sonrası duyduğu acı… Küçük bir kız kardeş olarak beni fazlasıyla derinden etkiledi.

Üstad Necip Fazıl ‘ın düşünce ve ruh dünyasıyla ilgili bilgi edinmek için, okunması gereken bir kitap Kafa Kağıdı .
Hiçbir şeyi izahla çözemediğimiz gibi izahsız da yapamıyoruz. Velî ne güzel söylemiş:
- Bu iş ne akılla olur, ne de büsbütün akılsız!..
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 13 - Büyük Doğu Yayınları
Bu ne cehennem ateşi, bu!..Hem çek, yıkıl, hem de söyleyeme, dinleteme!
Yalnızlığın ve yalnız Allah ile olmak mecburiyetinin en çileli, en işkenceli derecesi...
Gözler içinde ya merhamet ya nefretin ışıldadığı bir kandildir;yahut tevekkül veya şüphenin tüttüğü... Bazen de ve çok defa sönük ve bomboş.
İngiliz terbiyesinden Alman eğitimine geçmiştik. Türk'ü arayan ve soran yoktu.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 148 - Büyük Doğu

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafa Kağıdı
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Hayat hikâyesini bazı eserlerinde gereğince yazmış olduğunu, ancak asıl ruh hayatını, ruhunun kafa kâğıdını resimlendirmek istediğini dile getirirken, bu eseriyle geçmiş, özellikle çocukluk günlerinin perdesini bir daha aralar.
Kafa Kâğıdı, olayların dış tezahür çizgilerinden ziyâde, onları doğuran ruhî oluşları tesbite yönelik bir otobiyografidir.

Yarım kalmışlığı ile ayrı bir "hususiyet" kazanan eser, Ocak 1984'de Milliyet gazetesinde tefrika edilmiş ve daha sonra kitaplaşmıştır.

Kitabı okuyanlar 279 okur

  • mavera
  • Beyza Nur KAYA
  • Nur ABLAK
  • Merve
  • ,.!;?*biz siz o onlar bunlar şunlar..
  • şüheda
  • Hülya suna
  • Salih Berke
  • İlker Türker
  • Deniz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.5
14-17 Yaş
%5.4
18-24 Yaş
%28
25-34 Yaş
%25.8
35-44 Yaş
%23.7
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.3
Erkek
%40.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.6 (34)
9
%24.4 (19)
8
%9 (7)
7
%9 (7)
6
%2.6 (2)
5
%3.8 (3)
4
%1.3 (1)
3
%1.3 (1)
2
%0
1
%5.1 (4)