Schopenhauer'ın "bir eşe sahip olma" planına Caroline Medon dahil değildi muhtemelen. Eğer arzusu yeni bir aşk ilişkisi idiyse de, Flora Weiß yanlış düşünülmüş bir plandı çünkü Schopenhauer'ın şehvet düşkünü, hatta acınası bir ihtiyar olarak görünmesine neden olacak bir ilişki haline dönüştü.
Weiß, Schopenhauer'ın ilgisini çektiğinde sadece on yedi yaşındaydı. Ama Schopenhauer kızdan ne kadar hoşlanıyorsa, kız da otuz dokuz yaşındaki Privatdozent'ten o kadar kaçıyordu. Weiß ailesinin anlattığına göre Schopenhauer Berlin'in göllerinden birinde yapılan sandal partisine üzüm getirip, Flora ve Flora'nın bir kız arkadaşıyla paylaşmıştı. Flora kimseye belli etmeden üzümü sandaldan aşağıya atmış, "Çünkü onlara ihtiyar Schopenhauer elleri değdi" demişti. Gene ailenin bilgisine göre Schopenhauer, Johann Weiß'a kızına kur yapmak istediğini söyleyince Johann şaşırarak kızının hala çocuk olduğunu, filozof da istediğinin bu olduğunu söylemişti. Sonra da Flora'nın geleceğini sağlamak için yeterince geliri olduğunu söyleyince, Berlin sanat simsarı olan baba, ilişkinin yürümeyeceğini düşünerek kararı genç kıza bırakmış ve ilişki yürümemişti: "[Schopenhauer]'a karşı çok güçlü bir tiksinme duyuyordu ve bu durum onun küçük hediyeleriyle daha da keskinleşti, iltifatların başarısız olması kaçınılmazdı." İlginçtir ki Schopenhauer'ın babası da annesinden -yirmi iki değilse bile- yirmi yaş büyüktü.
Otuz yaşındaki Dp birine aşık olduğunu ve evlenmeyi düşündüğü sırrını kendisine açtığında, Schopenhauer kendisini tutamayıp ona şöyle söyledi: "Genç arkadaşım, evlenme! Uyarıma kulak ver. Evlenme! Bilim, hem karın hem sevgilin olsun. O zaman kendini daha iyi durumda bulacaksın." Aşk vurgunu avukata kadın sevgisini bildiğini, hasta babasına bakıcılar bakarken annesinin nasıl eğlendiğini anlattı. Genç adamın, onun öğütlerini önemsemediği anlaşılınca, en azından zengin bir kadınla evlenmesini, Brüksel ve Hamburg'da zengin kadın bulabileceğini söyledi. Schopenhauer'ın evliliğin kötülüğüne karşı uyarısından üç yıl sonra Dp, zengin olmayan aşığı Anna Wepfer'le 1853'te evlendi. Schopenhauer, yaptığı bu ahmaklığı havarisine karşı kullanmadı. Evli avukat, 1857'den itibaren Schopenhauer'ı düzenli olarak ziyaret etti ve ölümüne kadar da ilişkisini koparmadı.
Schopenhauer'ın felsefe ağı, asla on iki havariyi kendine çekemedi ama ona bakılırsa, müritler ve misyonerler olarak adlandırdığı havarilerinin sayısı sekizi bulmuştu. Hiçbir zaman yanına bir Pavlus çekmediği gibi Yahuda'nın da ilgisine mazhar olmamıştı.