Son Devrin Din Mazlumları

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.060
Gösterim
Adı:
Son Devrin Din Mazlumları
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180134
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.
Okuduğum bir kitapta bu kitabı çok eleştirmis. Ben de merak ettim ve okumak istedim. Okudum ve okurken anladım ki eleştiren kişi elestirilerinde haklı. Çünkü:
1. Bu kitapta anlatilan tarihi olaylar ve kişiler yazarın kendi fikri ve zanni olarak degerlendirilirse ne ala. Fakat, bu kitapta anlatilan olaylar ve kişiler günümüzde de aralarında yüksek mevkilerdeki insanların da olduğu bir çok kişi tarafından isitilip isitilip milletin önüne 'Gerçek tarih' diye sunuluyor. Bu açıdan bu kitap türü açısından tarih oluyor ve insanlar bu kitaba o gözle bakıyor.
2. Peki bir tarih kitabında temel olmasi gereken nedir? Tabiki belge !
Peki bu kitapta belge var mı? Yok ! Hem de tek satır bile yok. Kaynakça var mı? Yok. Hatta kitabın bir yerinde yazar kendisi diyor: benden belge isterseniz yok,söylentiler bunlar ama kesinlikle doğru olduğunu düşündugum söylentiler diye devam ederek savunuyor. Bu şekilde tarih yapılmaz. Bu nedenle bu kitabı tarih öğrenmek maksadıyla okumayın, nacizane tavsiyem.

Ama kitabı masal kitabı olarak okuyabilirsiniz. Yazarın sairligi ve edebi yönü açısından bir eleştirim yok. Çok başarılı bir anlatıma sahip. Bu hemen kendini belli ediyor. O kadar başarılı ki bir an Teali İslam cemiyetinin yararlı cemiyet olarak anlatisinda gözlerim yasardi. Ama zararlı bir cemiyet tabiki.

Yazara göre Menemen Olayı ve bir çok olay hep dini, din adamlarını ortadan kaldırmak için devlet tarafından tertip edilen olaylar. Belge sorarsanız, yok tabiki ne belgesi. Aa Necip Fazıl dedi daha ne olsun. O da falancadân duymuş.

Falancadan duydum diye tarihi kitap yazıldı diyelim. Sayın vatandaşlarım, sırf kendi ideolojinizin veya dini görusunuzun sembol kişisi diye, sırf sairligi vs güzel diye her ne sebepten ötürü olursa olsun bir kişinin kitabını tarihi tezler one sürüyorsa hemen kabul etmeyin. Tarihi kitapta kaynak arayın. Ne kadar belge kullanmış. Lord Kinross bile Atatürk biyografisi için ne kadar belge incelediği kitabın kaynakcasindan belli oluyor.

Boşuna da incelemem dolayisiyla saldırmayin. Saygısiz olmakla itham ettiler bu kitaptan yaptığım alintilardaki başlıklarim için. Tekinde bile saygısızlık içeren bir şey yok. Asıl saygısızlık benim paylasimim hoşunuza gitmedigi için beni saygısızlık yapmakla itham etmektir. Saygılarımla.
Abdülhamid Han Şeyh Said Şapka kurbanları İskilipli Atıf Hoca Menemen Dersim bölümlerinden çok etkilendim ve neden tarihimi büyüklerimizi okumadigimi sorguladim daha çok okumalı arastirmaliyiz
Kutlu bir mücadelenin kahramanı olmak büyük fedekarlıklar gerektirir, ve bu mücadele uğruna bedeller ödenir. bunun en doruk noktasını ölümde, idamda ve nihayet şehitlikte görürüz..
Üstadın kaleminden muazzam bir ,tarihi inceleme kitabı , inkılap tarihi diye uydurulan modifiye tarih bilgilerinizi bir kenara bırakın da o devri , yaşayanların ağzından dinleyin , tarih dahi olsa o dönemde iktidarda kim varsa tarih onun ağzından yazılır onun lehine yazdırılır ve nesillere de öyle aktarılır , Erzurumlu Şalcı Bacıyı veya İskilipli Atıf Hoca yı daha tanımadıysanız hâlâ o kurmaca tarihin içinde seyir halindesiniz demektir .
Kimileri inanır, kimileri inanmaz bu yazılanlara. Karalamak için yaşayanlar hep karalar bu insanları. Onların gerçekte yalnızca İslam için savaştığına inan kimse yolundan dönmez. İnanmayan zaten inanmaz. Onlar için yapılacak hiçbir şey yoktur.
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar" dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.
Üstadın O keskin ve korkusuz dilinden bir vesile ile yararlandık Geçmiş ve günümüze yakın tarihde yanlış cereyan etmiş olayları derinlemesine anlatmış olayları yorumlarken tek ölçü olarak İSLAMI ele almıştır.
Necip Fazıl'ın, bir konferans edasıyla yazdığı, yer yer şiir okur gibi mazlumlardan bahsettiği kitabıdır. Kitabın ilk 100 sayfasında İslamiyet öncesindeki Din mazlumlarından (Hanif dini, Yahudiler, Hristiyan din alimleri vs.) sonraki sayfalarda Hz.Hasan (r.a) Hz.Hüseyin (r.a) dan başlayarak dört büyük imam ve tasavvuf erlerinin çektiği sıkıntıları okuyucuyu sıkmayacak bir dil ile anlatıyor. Okurken sıklıkla hüzünlü bir duygu eşlik ediyor insana, özellikle Kerbela olayında gözyaşlarıma hakim olamadım.
Kitap, kısa kısa bölümlerden oluşuyor...İsmiyle müsemma, her alandan tarih boyunca dini ve inandıkları için haksızlık ve zulme uğrayanların hikayeleri...Hatta bazılarını ölünce bile rahat bırakmamışlar...Sermayeleri olan ve baki hayata göre bir an hükmünde olmayan ömürlerini akıllıca feda ederek inandıklarına sımsıkı bağlandıklarını bekaya taşıyanların hikâyesi...Tabii Üstadın anlatımı da ayrı bir güzel, tavsiye etmeye gerek yok zaten bir bakayım deseniz hepsini okuyacaksınız...
“Son Devrin Din Mazlumları” dediği o insanlar darağacını boylarken, (5 Ocak 1931 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanan) konuşmasında "Üstat": “...Eğer inkılabın hassasiyetini temsil etmezsen, ters tarafı ile yirmi dakikada kesilen Kubilay’ın kafasından bıçağın sana yönelişini görebilirsin...
Bu sebeple softa ve mürtecilerin yeşil kanı kurutulmalıdır.” diyen Necip Fazıl’ın “mazlumlar” hakkında söz söyleme hakkı olabilir mi? Karar okuyucunun.
Fakat bu topraklarda kadimden beri devam eden hukuk garabetlerini gündeme taşıması açısından “Son Devrin Din Mazlumları” kitabını, “mutlak okunması gereken” kitaplardan biri olarak görüyorum.
Kemalistler açısından bir tabu olan İstiklal Mahkemelerinin yargısız infaz ve idamları, "birçok noksanı, fazlası, çarpıtmaları olsa da" bu kitap sayesinde tartışmaya açılmış, hukuksuzlukla yüzleşme fırsatı doğmuştur.
Fakat Üstat: Yetişmelerinde büyük emeği olan “Dindar ve Kindar Nesiller”in Ergenekon-Balyoz ve FETÖ davalarındaki, hukuk garabetleri, zulümlerini ve son devrin mazlumlarına şahit olsaydı, herhalde kitabında anlattığı zulümleri zulüm, mazlumları da mazlum saymaz, kitabında sadece Ergenekon-Balyoz ile FETÖ mazlumlarını yazardı.
"Bu mazlum millet" deyimi içi boş değildir. Bu kitap ise bu milletin sadece küçük bir kısmını anlatıyor. Ve geçmişten küçük bir kapı aralıyor.O aralıktan girip bütün mazlumlaru bilmek ve hiçbir şey yapamasakda onların sesi olup bu adaletsizliği duyurmak zorundayız.
Bu kitap bazı kitaplar gibi gereksiz yorumlanmamış,tarih açısından gerçekten çok bilgi verici, yazarın kendi yorumları can sıkıcı şekilde değil,nokta atışı olarak direk bilgiyi veriyor. Tabiiki o devirde ilim ehlinin sırf Müslüman oldukları için uğradıkları haksızlıkları okudukça insanın kanı donuyor,ama bazı dersleride oradan çıkarıyorsun.Neyse çok spoiler vermeyeyim,beni en çok etkileyenlerden biride Atıf Hoca oldu.. Ve tabiki Bediüzzaman Said Nursî hazretleri. Bu arada kitabı okurken çok alıntı paylaşılmıyor,çünkü konu çok uzun ve anlaşılması için sayfalarca alıntı yapmak gerek,inceleme yapmayı beklemek daha iyi olur.
"Siz Risale-i Nur okuyor musunuz?"

"Evet, okuyoruz."

"Bu Risale-i Nur nedir?"

"Kur'ân-ı Kerîm'in güzel bir tefsiridir."
Nerdesin şevketli Abdülhamîd Hân?
Feryadım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan!
.............................. bak günahına!
... Büyük Üstad Said Nursî Hazretlerinin 35 yıl süren mazlumluk hayatı yetmiyormuş gibi, zulüm sırası mübarek naaşına geliyor. Lâhdi açıp naaşını bir uçak içinde meçhul bir semte kaçırıyorlar ve böylece izini siliyorlar.
"... başınıza sarık geçirdiğiniz söyleniyor. Ne dersiniz?"

"Sarık, belli başlı şekliyle sünnettir; ve sünnete uymayı istemek her Müslümanın hakkıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Son Devrin Din Mazlumları
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180134
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.

Kitabı okuyanlar 334 okur

  • Okan Dadaş
  • Drkitapsever
  • Rıdvan Kesgin
  • Enes Yaman
  • Kadir Kökten
  • İbrahim Demirdelen
  • Zehra
  • Bey Böyrek
  • Mehmet Bıyık
  • Kubra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%6.4
18-24 Yaş
%17.4
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.8
Erkek
%59.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.6 (42)
9
%15.1 (16)
8
%24.5 (26)
7
%7.5 (8)
6
%2.8 (3)
5
%0
4
%1.9 (2)
3
%0
2
%0.9 (1)
1
%7.5 (8)