Son Devrin Din MazlumlarıNecip Fazıl Kısakürek

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.713
Gösterim
Adı:
Son Devrin Din Mazlumları
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180134
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.
'Son Devrin Son Din Mazlumları'

olmasını o kadar çok dilerdim ki...

Necip Fazıl kitaba başlarken önsözün de

'Allah'tan, mazlumluğumuza nihayet verecek sabahın nurlu şafağını diliyoruz.'

beyanında bulunmuş kitap yazılmasından yıllar geçmesine rağmen yine aynı duaya 'amin' diyoruz.

Son devrin mazlumları günümüzde hikayeleri,acıları katlanarak artıyor.

İşin özü firavunlar on misliyli üstümüze gelirken biz birer Musa değiliz...

Kitapta anlatılanlar Necip Fazılın kalemiyle okumak büyük lütuf...
Kitapta ele alınan noktaları çoğu tarih kitabında bulamazsınız
.Yerli eleştirileri,şaibeli olayları belgelerle ortaya koymuş gerçekleri anlatmış, üstad olduğunu bir kere daha kanıtlamış.
Kitabın üslubu çok akıcı isterseniz iki günde biter ama yine okursunuz çünkü her daim öğütler alınabilecek bir kitap.

Ciddiyetle tavsiye ederken şunu da demeden geçemiycem eğer üstad yaşasaydı bu kitabin üzerine Son Devrin Din Mazlumları beşinci cilt diye daha fazla kalınlıkta kitap yazardı.

Biz o kitapta olurmuyduk diye sorarsanız susarım ama mazlumun arkasındaki ses olabilmek için Allah için dinim için bir ömrümü canımı ortaya koymaktan çekinmem diyebilirim.

Çünkü ateş düştüğü yerden önce bizi yakıyor.

Çünkü öyle bi zamandayız ki firavun gelse mazlum olur.

Rabbimden mazlumluğumuza nihayet verecek sabahın nurlu şafağını diliyoruz...

Selâmetle...
Abdülhamid Han Şeyh Said Şapka kurbanları İskilipli Atıf Hoca Menemen Dersim bölümlerinden çok etkilendim ve neden tarihimi büyüklerimizi okumadigimi sorguladim daha çok okumalı arastirmaliyiz
Kutlu bir mücadelenin kahramanı olmak büyük fedekarlıklar gerektirir, ve bu mücadele uğruna bedeller ödenir. bunun en doruk noktasını ölümde, idamda ve nihayet şehitlikte görürüz..
Kimileri inanır, kimileri inanmaz bu yazılanlara. Karalamak için yaşayanlar hep karalar bu insanları. Onların gerçekte yalnızca İslam için savaştığına inan kimse yolundan dönmez. İnanmayan zaten inanmaz. Onlar için yapılacak hiçbir şey yoktur.
Üstadın kaleminden muazzam bir ,tarihi inceleme kitabı , inkılap tarihi diye uydurulan modifiye tarih bilgilerinizi bir kenara bırakın da o devri , yaşayanların ağzından dinleyin , tarih dahi olsa o dönemde iktidarda kim varsa tarih onun ağzından yazılır onun lehine yazdırılır ve nesillere de öyle aktarılır , Erzurumlu Şalcı Bacıyı veya İskilipli Atıf Hoca yı daha tanımadıysanız hâlâ o kurmaca tarihin içinde seyir halindesiniz demektir .
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar" dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.
Üstadın O keskin ve korkusuz dilinden bir vesile ile yararlandık Geçmiş ve günümüze yakın tarihde yanlış cereyan etmiş olayları derinlemesine anlatmış olayları yorumlarken tek ölçü olarak İSLAMI ele almıştır.
Necip Fazıl'ın, bir konferans edasıyla yazdığı, yer yer şiir okur gibi mazlumlardan bahsettiği kitabıdır. Kitabın ilk 100 sayfasında İslamiyet öncesindeki Din mazlumlarından (Hanif dini, Yahudiler, Hristiyan din alimleri vs.) sonraki sayfalarda Hz.Hasan (r.a) Hz.Hüseyin (r.a) dan başlayarak dört büyük imam ve tasavvuf erlerinin çektiği sıkıntıları okuyucuyu sıkmayacak bir dil ile anlatıyor. Okurken sıklıkla hüzünlü bir duygu eşlik ediyor insana, özellikle Kerbela olayında gözyaşlarıma hakim olamadım.
Kitap, kısa kısa bölümlerden oluşuyor...İsmiyle müsemma, her alandan tarih boyunca dini ve inandıkları için haksızlık ve zulme uğrayanların hikayeleri...Hatta bazılarını ölünce bile rahat bırakmamışlar...Sermayeleri olan ve baki hayata göre bir an hükmünde olmayan ömürlerini akıllıca feda ederek inandıklarına sımsıkı bağlandıklarını bekaya taşıyanların hikâyesi...Tabii Üstadın anlatımı da ayrı bir güzel, tavsiye etmeye gerek yok zaten bir bakayım deseniz hepsini okuyacaksınız...
“Son Devrin Din Mazlumları” dediği insanlar darağacını boylarken, 5 Ocak 1931 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanan konuşmasında: “...Eğer inkılâbın hassasiyetini temsil etmezsen, ters tarafı ile yirmi dakikada kesilen Kubilay’ın kafasından bıçağın sana yönelişini görebilirsin...
Bu sebeple softa ve mürtecilerin yeşil kanı kurutulmalıdır.” diyen Necip Fazıl’ın “mazlumlar” hakkında söz söyleme hakkı olabilir mi? Bu tartışılabilir.
Fakat bu topraklarda kadimden beri devam eden hukuk garabetlerini gündeme taşıması açısından “Son Devrin Din Mazlumları” kitabını, “mutlak okunması gereken” kitaplardan biri olarak görüyorum.
Kemalistler açısından bir tabu olan İstiklal Mahkemelerinin yargısız infaz ve idamları, "birçok noksanı, fazlası, çarpıtmaları olsa da" bu kitap sayesinde tartışmaya açılmış, hukuksuzlukla yüzleşme fırsatı doğmuştur.
"Bu mazlum millet" deyimi içi boş değildir. Bu kitap ise bu milletin sadece küçük bir kısmını anlatıyor. Ve geçmişten küçük bir kapı aralıyor.O aralıktan girip bütün mazlumlaru bilmek ve hiçbir şey yapamasakda onların sesi olup bu adaletsizliği duyurmak zorundayız.
Tillo'da bir gece rüyasında Şeyh Abdülkadir Geylânî Hazretlerini görüyor ve emir alıyor:

- Mîran aşireti reisi Mustafa Paşayı gör ve ona, doğru yolu göster! Zulümden vazgeçsin, kötülükleri bıraksın ve ibâdete başlasın!.. Öğütlerini tutmazsa senin, onu öldür!

Said, Mustafa Paşanın çadırında... Paşa gelince herkes ayağa kalkar, fakat Said kımıldamaz.

- Bu çocuk kimdir? Diye sorar.

- Meşhur Molla Said... Cevabını verirler.

Paşa Said'e döner:

- Niçin geldin?

- Sana hidayet yolunu göstermeye geldim. Ya dediklerimi yapacaksın, yahut...

- Yahut?..

- Seni öldüreceğim! Aldığım emir budur!

Paşa bir kahkaha atıp şu cevabı veriyor:

- Bu genç yaşta ilmin her tarafta duyulmuş... Benim çevremde birçok din âlimi var... Eğer bunları susturabilirsen dediklerini yaparım. Yok, eğer onlar seni sustururlarsa atılacağın yer Fırat nehridir.

Molla Said, Paşanın bu teklifini, muvaffak olduğu takdirde kendisine bir mavzer tüfeği hediye edilmesi şartiyle kabul eder.

- Mavzeri ne yapacaksın?

- Sözümü tutmazsan seni onunla öldüreceğim!

Paşa, harika çapında iddialı bu çocuğa hayrandır. İsteğini kabul eder. Halka hâlinde Molla Said'in karşısına çıkan hocalar, sordukları 40 suale öyle cevaplar alırlar ki, şaşırıp kalırlar ve itiraf ederler:

- Bizi hakkiyle yenmiş bulunuyorsun! Artık hocamız sensin!

Sırtında aşiret reisinden aldığı mavzer, sağda, solda, dağlarda, çöllerde devamlı bir yolculuk ve arayıcılık hayatı...
... büyük kardeşi Molla Abdullah'ın hayatı çocuk Said'i cezbetmeye başlıyor. Molla Abdullah, geceli gündüzlü ilim tahsil etmekte ve her ân terakki yolundadır. Köydeki öbür çocukların tahsilsiz kalışına mukabil büyük kardeşi Abdullah'da gördüğü bu gayret, küçük Said'i büyüledi ve o da aynı hedefe yönelmek zevkine düştü. Civar köylerden birinde Mehmed Emin Efendi isminde birinin medresesine devam etmeye başladı.
Nerdesin şevketli Abdülhamîd Hân?
Feryadım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan!
.............................. bak günahına!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Son Devrin Din Mazlumları
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180134
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Bu eser, "Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar"dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plan, İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen masum başların hikayelerini anlatır.

Kitabı okuyanlar 281 okur

  • Gökçe Karalar
  • Merve Keleş
  • bir "insan"
  • Halil Sami Demirbaş
  • Busra Şeren
  • Fatmagül Parlar
  • Elif Karahan
  • İzzettin Mercan
  • Topalsipahioğlu
  • Yunus Erdem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%6.4
18-24 Yaş
%17.4
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.8
Erkek
%59.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.4 (36)
9
%16.5 (14)
8
%23.5 (20)
7
%5.9 (5)
6
%2.4 (2)
5
%0
4
%2.4 (2)
3
%0
2
%2.4 (2)
1
%4.7 (4)