Cinnet Mustatili

8,8/10  (18 Oy) · 
70 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.701 gösterim
Bir ansiklopediye geçmiş ifadeyle, "hapisleri üniversite yıllarından çok olan" Necip Fazıl, 1943´den başlayarak 1947-1950-1951-1952-1957-1959 ve 1960 senelerinde cezaevine girdi. Son mahkûmiyet kararı ise vefatı sebebiyle infaz edilemedi.
1955´de "Yılanlı Kuyudan" ismiyle yayınlanmış olan eser, hapishane günlerinin, "büyük sanatkâr"a has, derin ve duyarlı bir iç hayat üzerindeki müthiş tesirini yansıtan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.
  • Baskı Tarihi:
    1955
  • Sayfa Sayısı:
    338
  • ISBN:
    9999990209511
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
salih 
22 Tem 20:55 · Kitabı okudu · 6 günde

Yılanlı kuyu dediği hapishanede geçen günlerini ve hissiyatını anlattığı kitap. 1950'lerin başında girdiği hapishane günlerini, hem kendi hissettikleriyle hem içerdeki insanları tahlilleriyle ve hapisten çıktıktan sonra 1960 darbesi ve neticelerini gözler önüne seriyor.
Özellikle hapishane tasvirleri cinnet mustatili diyor mesela mustatil dikdörtgen demek, teşbihleri ki yılanlı kuyu çok hoşuma gitti. "Bizde hapishane, hiç bir suçun ızdırap ve intibah yatağı değil, her suçun tam teşekkül ve tekemmül akademisidir. O bir yılanlı kuyudur; ve bekçileri, içine değil yalnız kapağına hakimdir. Herkes, her nevi insanı, kuyunun kapağını aralayıp buraya atarlar. Atılan ister tırtıl veya solucan olsun... Ya kuyunun dibinde yılanlaşacak, yahut yılanlara gıda olacaktır." hapishane bu kadar güzel anlatılamaz.
Malatya hadisesi, Serdengeçti ile muhabbetleri vs. okunacak kitap.

Enes ESEN 
21 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlk olarak üstadımızı tekrar saygıyla anarak onun bu güzel eseri hakkında naçizane düşüncelerimi söylemekten mutluluk duyarım. Üstadın yıllarca hapislerde çektiği acıyı bir nebze olsun tatmak için ve zulmün karşısında hangi esaret gücünün gölgesine sığınacağımızı öğrenmek için her bir dava yurttaşıma önerebileceğim eserlerin başında gelmektedir. Gözyaşını kaybeden, gözlerine biber doldursa yeridir.
Herkesin kahkahadan hoplayacağı, zıplayacağı sözde saadet şartları içinde, beni bulutlar dolusu gözyaşı nasibine kavuştur Allah’ım!
Ağlayabilmek için ille de yılanlı kuyuya düşmek mi lazım? Asıl dünyanın en korkunç bir yılanlı kuyu olduğunu anlamak yetmez mi?

mustafa kırat 
24 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Severek okuduğum dışarı çıktığım zaman yanıma almadığımda eksikliğini hissettiğim bir kitaptır.

Üstadın başına gelenler ve hapiste çektiği çileler sayesinde Allah ' a olan yönelişinin kat ve kat artmasını konu alan bir kitaptır.

BÜNYAMİN YILDIZ 
27 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

yazarın cezaevi psikolojisini anlatan bir kitap. mustatil dikdörtgen demek zaten, cezaevinin ve şartlarının böyle farklı anlatılabileceği bir kitap olacağınını düşünmüyorum

Kitaptan 42 Alıntı

salih 
18 Tem 21:47 · Kitabı okudu · İnceledi

Müthiş tesbit, müthiş teşbih
Bizde hapishane, hiç bir suçun ızdırap ve intibah yatağı değil, her suçun tam teşekkül ve tekemmül akademisidir. O bir yılanlı kuyudur; ve bekçileri, içine değil yalnız kapağına hakimdir. Herkes, her nevi insanı, kuyunun kapağını aralayıp buraya atarlar. Atılan ister tırtıl veya solucan olsun... Ya kuyunun dibinde yılanlaşacak, yahut yılanlara gıda olacaktır.

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 64 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 64 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)
salih 
16 Tem 18:53 · Kitabı okudu · İnceledi

Bana kalırsa zindan adamının en acıklı anı sabahleyindir. Gözlerini açar açmaz idrak ettiği an...

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 20 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 20 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)

'Kalbimin üstüne yağmur yağıyor
Şehrin üstüne yağar gibi.'
Mısrasını hatırladım. Bende onun aksi:
Şehrin üstüne yağmur yağıyor, kalbimin üstüne yağar gibi...

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 28 - Büyük Doğu Yayınları)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 28 - Büyük Doğu Yayınları)
salih 
21 Tem 10:03 · Kitabı okudu · İnceledi

- Muzaffer, çaylar nasıl?
+ O biçim, o biçim!
"O biçim!" hapishane tabirlerinin en canlısı... Bir şey, bir ceket, bir şapka satarkende böyle bağırırlar:
- Haydi, satılık yorgan! O biçim!

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 221 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 221 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)

Yalnız, ızdırap çekeyim diye şuurum bana bırakılmış, gerisi tamamiyle elimden alınmış gibi bir hâl içindeyim.

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 15 - Büyük Doğu Yayınları)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 15 - Büyük Doğu Yayınları)

Yalnızlık, yalnızlık... Şu dakikalarda sen, benim için, bir (pansuman), bir (konfor), bir (Âb-ı hayat) gibisin.
Fakat biraz sonra, ya zehirlerin zehri olmaya başlarsan? Sende öyle bir niyet sezer gibiyim.

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 24 - Büyük Doğu Yayınları)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 24 - Büyük Doğu Yayınları)
salih 
17 Tem 04:02 · Kitabı okudu · İnceledi

Allah nazarında en üstün dereceli insan, iyi olduğu halde kötülüğünden bahsedendir.
İmam Rabbani

Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 31 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)Cinnet Mustatili, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 31 - Büyük Doğu 3. Baskı 1977)
5 /