Cihan Şhn, İnce Memed 1'i inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

(Defterimden. 27.01.2017)
-Spoiler içerir.
-Kitap hakkındaki fikirlerim ve kitabın bana hissettirdikleri Ince Memed serisini kapsamaktadır.
Bir Ince Memed ki yazmış da yazmış. Ince Memed mi? "Ince Memed dediğin bir sabi çocuk...Ama tepeden tırnağa yürek..." Bir kahraman, bir yiğit düşünün ki düşündüklerinize hiç benzemez. Bacakları gövdesine dik göründüğü için azıcık uzun gibi, omuzları geniş, bir ananın çocuğunu kucağına aldığı ilk andaki sevgi dolu, yüzü gülen bir çocuğun baktığı gibi masum, dünyaya sadece sevgiyle bakan iri gözlü bir çocuk. Gören inanmaz onun Ince Memed olduğuna. Arada bir gözlerine çakılıp kalan çelik ışıltısı olmasa.
Bu çocuğun içinde bir kurt var. Var olmaya var da yinede kimseyi incitemez. Onca zulme, onca kötülüğe rağmen. Fıkaralıktan, kana tere batana kadar çift sürmekten, yediği dayaklardan bedeni büyümemiş de incecik kalmış sabi...
Ince Memed ne yapsın? Bir gün bir dayak yedi ki kan tükürdü. Çıkar yolu yoktu artık. Hatçesini alıp kaçacaktı. Ardında anacığını bir başına bırakmayı göze alarak düştü yollara. Bir ağacın kovuğunda evlendiler
İnsanın hayatında bir an vardır. O an insanın kaderinin seyrini belirler. Ah Topal Ali! Izciler izcisi Topal Ali. Gökte uçan kuşun kanadının izini süren Ali!.. Getirdin o zalil Abdiyi de yakalattın Ince Memed'le Hatceyi. Iste bu anda Memed ilk kez silahını ateşledi. İşte şerdeki hayır ; hayirdaki şer demezler mi? Topal Ali buldu onları ama bu andan sonra Ince Memed Ince Memed oldu. Şu dünyadaki iyi insanların umudu oldu.
Ince Memed umuttur. Umut, gözünün değdiği herkesin yanına vücuda bürünerek gelir.
Ince Memed romanının daha doğrusu şaheserinin özetini çıkarmak değil de beni bu kadar derinden etkilemesinden dolayı bu yazıyı yazmak istedim. Onun için çok etkilendiğim, üzerine çok fazla düşündüğüm şeyleri yazacağım.
Ben bu kitabı okurken, çakırdikeninin üstünde yalınayak yürürken dikenleri tabanlarıma battı tabanlarım yandı acıdan. Burnuma hiç bilmediğim çiçeklerin kokusu geldi. Nergislerin, pürenlerin, peryavşanların, yarpuzların ve daha nice çiçeklerin kokusu. Bazen de çürümüş otların kokusu geldi burnuma... Acıktım... Püren kokulu balla, üstünde apak ayran köpükleri duran tereyağı çekti canım. Av etine de merak saldım. Kekligin, turacın tadı nasıldır ki yiyince yağları ağzının kenarından akarmış. Nasıl yazılır ki? Bir insan okurken acıksın, susasın, terlesin, üşüsün, koku alsın, ürpersin, canı acısın, korksun... Duyguları anlayabilirim az çok ama nasıl insanın fizyolijisi bu denli etkilenebilir. Yazmış ışte üstad YAŞAR KEMAL. Kitabı okurken kaç kez için için ağladığımı, kaç kez rüyamda gördüğümü, kaç kez sayıklayarak uyandığımı hatırlamıyorum...

Ince Memed... Benim kahramanım bir çocuk... İyiliğin, güzelliğin, sevginin, cesaretin, dürüstlüğün, mücadelenin, barışın, umudun bir bedende can bulmuş hali Ince Memed. İçimde ne fırtınalar kopuyor da ışte erişemeyiz ki bu eli öpülesi yazarların yüreğine, bizim de yüreğimizden geçen dilimizden dökülsün.
Şu anda yaşıyorum. Içim bir tuhaf. Sanki yüreğim büzülüyor, büzüldükçe de içinden minik sevinç dalları fışkırıyor. Boğazımda bir düğüm ama gözlerim umutla bakıyor. Dudaklarım bir birine kapanmış ama yakından bakınca gülüyor aslında

Yaşıyorsun Ince Memed.
Yüreğimizdesin.
Gözümüzdeki çelik ışıltısısın.
Başımızdaki sarı alevsin.
EYVALLAH...
"Duvarın dibinde resmim aldılar.
Ak kağıt üstünde tanıyın beni."

Sevdalın şu dağı del dese,koşar,delersin! İş Allah’a geldi mi,gücün yok,sendelersin!

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

İşte Ben Buyum :
Hz.Ebubekr, Hz.Ömer, (r.anh);
Hz.Osman, Hz.Ali (r.anh),
Kadar MUHAMMEDÎ'yim...
Kudüs Fatihi Selahaddin-i Eyyübi,
Kadar KÜRD'üm...
Fatih Sultan Mehmed Han;
Sultan 2.Abdülhamid Han,
Kadar TÜRK'üm...
Kafkas Kartalı Şeyh Şamil,
Hattab, Dudayev, Dokko Umorov,
Kadar MÜCAHİD'im...
Ustad Necib Fazıl Kısakürek,
Kumandan Salih Mirzabeyoğlu...
Kadar ÎBDA'cıyım...
Şehid Aytaç Baran, Yasin Börü;
Şehid Rehber Hüseyin Velioğlu...
Kadar HİZBULLAHÎ'yim.

Ömer Efeoğlu, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Sultan Aziz, doğulu bir hükümdardı. Müslüman ve Türk geleneklerini seviyordu. Veliahd Murad Efendi ise, babası Sultan Abdülmecid derecesinde, hattâ ondan çok fazla Batılı bir prensti. İşlek Fransızca konuşur, pek iyi piya­no çalar, Batı Musikîsi parçaları besteler, Avrupa sarayları ile mektuplaşır, san’atkâr ve gazetecileri çevresinden eksik etmezdi. Türk farmasonlarınca üstâd-ı âzam yapılmış ve adına İstanbul’da Murad Locası açılmıştı. En büyük farma­son sayılan Gal Prensi (İngiltere Veliahdı) Edward (müstakbel VII. Edward) ile dosttu ve onun tarafından farmason yapılmıştı.

Bir Darbenin Anatomisi, Yılmaz ÖztunaBir Darbenin Anatomisi, Yılmaz Öztuna
Osman İnce, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

Ahh Üstad Ahh
Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.

Çile, Necip Fazıl KısakürekÇile, Necip Fazıl Kısakürek

"Üstada Sormuşlar; AŞK'la SEVDA Arasındaki Fark Nedir? Üstad Cevap Vermiş: "AŞK" Hevesin Bitene Kadar "SEVDA" Nefesin Yetene Kadardır...!"

Üstad Necip Fazıl'ın ölüm yıldönümü... Allah rahmet eylesin. Rahmet ve saygıyla anıyorum...