Ley’Lâ & İbrahim
Ley’Lâ & İbrahim Lale gibi hâlâ gülümseyen bana sürgününü gönderiyorsun,
Şiir
İbrahim...
youtu.be/TTO9RpI-a-c?si=...
Aykut Kuşkaya
Aykut Kuşkaya
İbrahim… İki gözüm iki çeşme Bir sarhoş kurşunla kanatları kırılan Ruhumu çöllere bırakıyorum, Ardında sen gideli sadece hüzün, Hala anlayamadım bizi bizden ayıran ısırgan otlarını, Mavi renkli birkaç hayal denizi gözlerinden arta kalan… 04/06/2026 …🖋️biR’ münZ’evî üstâd
biR’ münZ’evî üstâd…
biR’ münZ’evî üstâd…
Denizin Son Martıları
Denizin Son Martıları
(iki gözüm iki çeşme)
Nurullah Genç
Nurullah Genç
Şiir
Hakiki Şeyhlerin Vasıfları
Şeyh; şer'i ilimlerde mütebahhir (derin âlim) olmalıdır. Öyle ki; şayet dört mezhebin âlimleri toplanıp tüm fıkhi meselelerde onunla münazara etseler hepsine cevap verebilmeli ve kitaplarda hükmü sarahaten (açıkça) yazılmayan meseleleri dahi delilleriyle izah edebil melidir. DÖRT HAK mezhebi de o mezhebe mensub gibi temsil edebilmeli, tüm söz, fiil ve itikadında Kitap ve Sünnet'e sımsıkı bağlı olmalıdır. Kalbe gelen bir hatırın nefsî mi, melekî mi; Şeytani mi, yoksa Rahmanî mi olduğunu ölçebilmeli, farkını ayırdedebilmelidir. Şeyh, beden ve ruh ile alakalı hastalıkları tanıyabilmeli ve tedavisini bilmelidir. Böylece müridini bir başkasına muhtaç kalmaktan korumalıdır. Yine tarikat ile alakalı hallerin hangisinin müridi ilerletebilece-ğini veya ona zarar vereceğini iyice bilmeli, mürit erler makamına ulaşıp, hakikata varıncaya kadar ona yol göstermelidir. Şeyh müridini, saptırıcı etkenlerden çekip çıkaracak ve onu bu tür tehlikelerden koruyabilecek güce sahip olmalıdır. Fakat bunun şartı, müridin şeyhe bağlılığında samimi olması ve onun işaretini dinlemesidir. Şayet bize sorsalar: "Acaba bir şeyhe 'üstad' demek ne zaman sahih olur?" Deriz ki: Üç özellik onda varsa o zaman sahih olur: Peygamberlerin dini (yaşayışı), tabiplerin tedbiri ve hüküm-darların siyaseti... Çünkü bütün makamların şartı bu üç şeydir.
Sayfa 349 - Yasin Yayınevi, 2. Baskı, 2013·Kitabı okudu
İslâm Dini
Bazen içinizi dökmek istersiniz ya işte öyle...
Gün gelir çiçeklerde açar bahar gelir, kış biter yaz gelir... Üzüldüğümüz, kırıldığımız her ne varsa geride kalır. Kalır kalmasına da geride bıraktığı o derin boşluğun dolması zaman alır. Bir zamanlar bir gülüşün bir tebessümün güldürdüğü o gözler, o kocaman boşluğa dalıp o derin hülyalarda dağıldıkça dağılır ... Hani baharı bir tebessümle getirdin diyenler var ya işte onlar ömrümüze koca bir kış armağan edip kaybolur. Bu sefer biz deriz, bir tebessümle kış ettin baharımı diye... Tıpkı üstad Neşet Ertaş'ın dediği gibi "Yazımı kışa çevirdin, Karlar yağdı başa Leylam." Ankara/ 04.06.2026