İslamın Dirilişi

·
Okunma
·
Beğeni
·
22,5bin
Gösterim
Adı:
İslamın Dirilişi
Baskı tarihi:
Mart 2020
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504985
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
İslamın Dirilişi
İslamın Dirilişi
İslam’ın Dirilişi
Bu kitap, Nisan 1966’dan Mart 1967’ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.
68 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, 1966 ve 1967 arasında Diriliş dergisindeki başyazılardan toparlanarak oluşturulmuştur.Kendi yayınevi olan Diriliş Yayınları yayınlamaya devam etmektedir.

“Rönesans’tan sonraki 500 yıla Avrupa Dönemi dense yeridir. Bu dönemde Asya, adeta bir ölüm dalgınlığındadır. Afrika ise yoktur. Osmanlı ise Avrupa’nın taşkınlığından, Asya’yı kurtarmaya çalışmıştır. Bu dönemde Avrupa, Afrika’nın gözünde bir büyücü, Asya’nın gözünde ise bir barbardan ibarettir. O gösterişli büyümenin yankısı, İslam Bölgesi’nde budur.” der kitaba girerken Sezai Karakoç

Afrika'daki insanın ve dinin sömürülüşü, Avrupa ülkelerinin buradaki halkı bir köle gibi kullanılması,Asya'da da durumu sakin ama ileride bozulmaya müsait olarak anlatır yazar.

Osmanlı'nın gerileme döneminde kendi halkına ve gayrimüslim kesime güçsüz bi ülke olmasından mütevellit dinimizi güzel anlatamadığımızdan bahseder.İslami gerilemenin toplumu da geriye götürdüğünü örneklerle belirtir.İslam alimlerinin de bu dönemde kendimizi iyi ifade edemediğimizden yakınır. Bu yakınma da tabi istisnaların olduğundan da bahseder.

Sezai Karakoç Avrupa nın temeli olmayan nedenlerle İslamı yıkmaya çalıştığını savunur.Asya ve Afrika nın ilerleyen zamanlarda Avrupa dan intikam alacağını belirtir.Avrupa Birliği nin de bu nedendir kurulduğundan bahseder.

Aydınlanmanın olması gerektiğini belirten Sezai Karakoç düşüncede,inançta,sanat ve edebiyatta bu durumun bir diriliş olacağını belirtir.

Bizde düşüncelerin tamamı çağ dışı, Avrupa ve ABD dekiler çağdaş olarak gösterildi sürekli .Ki burada bence de haklı.Çoğu insan bu durumu kabullendi, kabullenmeyenler ise sesini çıkarmadı.Benim ülkem bu diyen olmadı.Bu bize kaybettirdi ve halen de kaybettiriyor.

Kitap akıcı ve çoğu temas ettiği nokta bana göre de doğru.Ama çözüm konusunda yetersiz.Kendimizi daha fazla sorgulamamız gereken kısımların olduğunu düşünüyorum.Köklerimize inmemizin üzerisinde,kendi medeniyet yapımızla alakalı kaynakları araştırıp okumayı tavsiye ediyor mesela.Ama bence yabancı ülkelerin şu dönemde aşikardır ki önde gittiği teknoloji,bilim gibi konularda da onları yadsınamaz bi gerçek takip ve gerekiyorsa taklitte etmemiz gerekiyor ne yazık ki.

Ayrıca islam ülkelerinin birleşmesi gerektiğini düşünüyor ama bu da ne yazık ki realiteden çok uzak bir düşünce.

Kitap kısacık sadece 68 sayfa..bizlere önemli mesajlar veriyor ama üzerine koymamız gereken şeylerin fazlaca olduğunu da düşünüyorum.

Puanım 8.

Ayrıca yazarın diğer kitabının incelemesi için tıklayın : #116798778
68 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
İsminden de anlaşılacağı üzere, Sezai Karakoç 'İslam'ın Dirilişi'ni anlatıyor eserde. Önce genel olarak Afrika, Avrupa gibi kıtalardaki İslam'ın durumundan bahsetmiş sonrasında düşüncede, inanışta, edebiyat ve sanatta, aksiyonda dirilişi detaylandırarak anlatmış. İkinci kısım olarak adlandırabileceğimiz İslam'ın çağrısı ve alt bölümleri benim daha çok ilgimi çekti. Eserin genel çerçevesini, var-olanın doğruya dönmesi gerektiğinden bahsedip doğrunun ne olduğunu ve nasıl olacağını anlatmak olarak özetleyebiliriz. İşte tam burada ikinci kısım bu anlatımdan kopuyor. İslam'ın çağrısını yankılandırıyor Sezai Karakoç ve okudukça bir Müslümanın asıl amacını anlıyorsunuz. İçinizde çarpan o kuvvetli 'bir şeyler yapma' isteği daha da belirginleşiyor.
Müslümansanız amacınızı hatırlatmak, değilseniz de İslam'ın muntazam düzenini öğrenebilmek adına sizleri bu eseri okumaya davet ediyorum..
68 syf.
·10/10 puan
İsrafil'in surundan daha keskin bir sesle İslam çağırıyor ama Allah'ın sağ ağırlaştırdı kulağa kim sesini işitilebilir..?

insansa kutlu rüyalardan bile uzakta uyumaktadır.

Şafak gelmiş kapıya dayanmış bıçak boğazda Güneş ırmakta kuzu annesinin memesine yaklaşmakta yine de insan uyumaktadır insansa kurtarıcı çağrıyı duymamak ta direniyor.
69 syf.
·6 günde·4/10 puan
İslam’ın Dirilişi, Sezai Karakoç’un 1967 yılında yayınlanan kitabıdır.

İslam’a kendini adayan yazar, tüm insanlığı da İslam’a çağırır ve kurtuluşun da İslam’da olduğunu söyler. Ancak gidiş yolu ve tarzını sevmedim. Çünkü burada bir tarafları kötülerken bir tarafı yukarılara çıkarmış. İlk başlarda Avrupa’ya çatıyor. Hatta Avrupalı bazı yazarları yeriyor. Avrupa’nın İslam’ı inkar ettiğini savunuyor. Benim çıkarımım şu; yazar bu kitabı Avrupa ve Avrupa insanı üzerinde sosyolojik bir ırkçılık düşünerek yazmıştır.

Karakoç, “Eğer bir Avrupa birliği olacak ya da kurulacaksa ilk ve temel şartlardan birinin bütünleştirici olan İslam’a da destek olmasıdır.” diyor. Ancak İslam’ın böyle bir ihtiyacı olup olmadığı tartışmaya açıktır. Ayrıca sadece İslam özelinde değil, diğer dinlere de baktığımızda herhangi bir dine inanmayanların sayısı git gide artmaktadır. Bu da Sezai Karakoç’un “İslam’ın Uyanışı” şeklinde lanse ettiği kendi gerçeğini yerle bir etmektedir.

Diğer bir bölümde de Asya’nın ve Afrika’nın Avrupa ile savaşını mukayese etmiş. Örnek olarak da Japonya’ya atılan nükleer bombanın Asya için büyük bir yıkım olduğunu söylemiş ve “Acaba toparlanabilecek mi?” sorusunu sormuş olması, günümüzde Asya’nın (Japonya’nın) nerelere geldiğini görmemizle birlikte “asıl yıkımı” bizim yaşadığımızı görüyoruz.

İslam, tek başına yeterli bir uzlaştırıcı değildir.

Doğu ve Batı’yı birleştirecek, uzlaştıracak şeyin Müslümanlar ya da İslam olduğunu söylemesi biraz tuhaf. Çünkü ne günümüzde ne de o zamanlar Müslümanların bu çeşit bir rol üstlendiği söylenemez. Genel ahlak sisteminin çökmesi, maddiyata dayalı çıkar ilişkileri, tekil ve bencil yaşamlara sahip bireylerin varlığı, bu tür bir misyonu üstlenecek seviyelerde olunamayışının kanıtıdır.

Bu kurtarıcının Müslümanlar ya da İslam olması ve hatta başka bir din olması bile düşünülemez. Zira ileri ülkelerde kullanılan bu “uzlaştırıcı” araç bilimdir. Ayrıca İslam’ı dünya siyasetine taşımaya kalkmış. Bu tür politikalar ne İslam’a ne de İslam’a inananlara katkı sağlamış ne de İslamiyet’in yükselebilmesini sağlamıştır. Bunun da işe yaramadığını günümüzde açıkça görüyoruz.

Türkiye’nin Latin diline geçmesini eleştirmesini gerçekten yersiz buldum. Çünkü her dil değişiyor, gelişiyor; başka dillerden etkileniyor. Karakoç’un bizlerden istediği şey tam olarak nedir, anlaşılır değil. Şimdi ne yapalım, ilk Türkleri bulup onların konuştuğu dili mi konuşalım?

Yazarın, kurtuluşu tamamen İslam’a bağlaması ne kitabı çıkardığı dönem olan 1960’lar ne de günümüzde düşünüldüğünde gerçeği yansıtmıyor. Hatta bunu da bir tarafa bırakalım; önüne gelen herkesi ve her şeyi karalayarak bunu yapması çok itici. Ayrıca hiçbir tahmininin de gerçekleşmemesi onun adına üzücü.
68 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Müslümanlık, insana verilmiş en güzel hediyedir...
Sezai Karakoç bu kitabında bizlere İslam dünyasının başlıca problemlerinden bahsederken bazı devlet ve milletlerin İslam'a bakış açılarını da ele alıyor. Milletlerin ve devletlerin İslam'a olan önyargısından tutun verdikleri zarara kadar ilmek ilmek işlemiş satırlarına. 1400 yıl önce inen vahyin bozulmadığını fakat çağın ve toplumların bakış açılarının günden güne kötüye gittiğini belirtir.
DİRİLİŞ DÜŞÜNMEKLE BAŞLAR.
İnsan düşündüğü müddetçe bazı şeyleri anlamaya başlar. Düşünmeden dirilişin olmayacağını kalemine mıhlıyor Sezai KARAKOÇ.
Düşünmek... Müslümana yakışan en güzel hareket. Müslüman, aklını vahye ve sünnete adayıp, Batının alışkanlıklarından uzak bir düşünceyle hayatını şekillendirmelidir. İnsan düşündükçe harekete geçen bir varlıktır. Düşündükçe hakikati bulabilecektir. Müslüman düşündükçe yüreği İslam içtenliğiyle kabaracak, yaşantısı İslam yaşantısı olacak, sorumluluğu İslam'ı bir anlam kazanacaktır. Müslüman inanır, yenilse de inanır. Uhudda yenilen Müslüman ordusu hiç vazgeçti mi davasından. Bedir bir tez, Uhud bir antitez, Hendek ise sentezdir. Tarih boyu bütün zaferlerimiz Bedir'in bir devamı, yenilişlerimiz Uhutun devamıdır...
Bizlerin Batıya olan yatkınlığına haykırışı Sezai Karakoç'un. Cellatlarına aşık olarak yetişen genç nesile bütün kızgınlığı.  Kimilerinde Müslümanlık bir folklor, kimilerinde sararmış bir vesika, kimilerinde utançta olsa, bu kutsal mirasın taşıyıcıları yine de Müslümanlardır. Nimetlerden yoksun Müslümanlar için diriliş tek gayesi. Batının tesiri altında kalan milletleri hakikate ulaştırmak amacı. Kızgın olsa da vazgeçmiyor yolundan ya diriliş ya direniş...
Edebiyat ve sanatta dirilişin yardımcılarıdır. Sanat bir kültürü diriltir. Sanat yapan sanatçı soyuta yöneldiğinde İslam'ın gerekliliğini anlayacaktır ve insanı tanıyacaktır. Tanıdıkça kendi değerleriyle bir şaheser çıkaracaktır. Müslüman bir edebiyatçı şiiriyle heyecana gelecek ve aksiyona yönelecektirr. Aksiyon insanı bu dirilişte canlı tutacak bir daldır.
İSLAMI'IN İNSANLIĞA ÇAĞRISI VAR!
İslam, insanı bir kere daha çağırıyor. İnsan bu çağrıya yabancı ve ilgisiz kalacak mı merak ediyor. Batının tesiri altında kalan milletleri hakikate ulaştırmak, İslam'ın kurtuluş yolu olduğunu göstermek gayeleri arasında.
  Müslümana verilen görevlerdendir hakikat yolunda hakiki yoldaşlar edinmek....
Yol belli, rehber belli.
Diriliş için henüz geç değil.
Uyuyanları uyandırma vakti.
Müslüman; derinleş, şuurlaş, birleş!
Selametle...
68 syf.
·Puan vermedi
Yine kendisi minik, içeriği kocaman eserlerimizden.

Sezai Karakoç okumak ayrıcalıktır.✌ :)

Muhteşem bir alıntıyla noktalıyorum sözü uzatmadan:
_____________________________

"İslam aksiyonu bütün ihtişamıyla başladığı zaman sahte aksiyon sarhoşu kapitalizm, hristiyanlık, kominizm ve ırkçılık, aslan görmüş hayvan sürüleri gibi yuvalarına çekileceklerdir. Ordusuz savaş, başsız ordu, sabırsız zafer olmaz. Cihad, bütün dallarıyla oluşmadan, ışığa çıkmaz. Ormanı ürperten aslanın bir görünüp kükremesi için yıllar ister.

Kapitalizmin aksiyonu, ezmek, kominizmin aksiyonu, zincire vurmak, hristiyanlığın aksiyonu ışığı söndürüp karanlığın büyüsünde uyuşturmak, puta tapıcılığın aksiyonu, evren şarabıyla kızıştırıp uçuruma koşturmaktır insanlığı. Yunan medeniyetinin aksiyonu, puta tapıcılık aksiyonunun, Roma aksiyonu da, kapitalizmin antik modelleridir. İslam aksiyonu ise, Yaratıcı-insan-evren arasındaki sulhu getirmek ve hayata ebedi barışın kanadını germek, anlamın en yaşanabilir sevincini aşılamaktır."

Diyen üstad, "Müslüman şuurlaş" demeyi es geçmiyor.

Selam ile, verimli okumalar...
68 syf.
·84 günde·Beğendi·10/10 puan
Islamın dirilişi için üzerimizdeki ölü toprağını atıp haydi bismillah diyelim
Önce hareket sonra motivasyon
Oturduğumuz yerden sadece dua ederk değil duayı harekete geçirecek ameller lazımdır bize
68 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Esselâmünâleyküm ve Rahmetûllah
Sezai Karakoç'un bir başka kıymetli eseri daha...
Kitabımız içerisinde cevaptan çok soru barındıran, zihninde oluşan soru işaretleri okuyucuya (diriliş nesline) yeni kapılar aralayan, adıyla bile insana çok şey anlatan, adıyla akıllara "İslâm ölmüş mü ki dirilsin?" sorusunu getiren düşündüren ve sarsan bir etkiye sahip çok kıymetli bir eser.

Genel olarak kitabı incelediğimizde " Durum- Diriliş- Çağrı " bölümlerinden oluşuyor. Bu üç kilit kavramın her biri ayrı bir mesaj veriyor.

Yazarımız Sezai Karakoç'un tüm amacı ve umudu "İslâm dünyasında atılım gerçekleştirecek bir Diriliş Nesli"

Kitabımızın hacmini önemsemeyin, her satırı anlamlı ve üzerine uzun uzun düşünülecek türden bir kitaptı. Zaten Sezai Karakoç bir çok kitabında temeldeki konuyu açık ve öz bir şekilde aktarıp, önümüze sunduğundan kitapların hacmi gayet normal.
Kitabın dili de fazla ağır olmadığından gayet güzel bir akıcılığa sahipti.

Durum analizi yapan, dirilişe çağıran önemli bir eserdi.
Kesinlikle öneriyorum...
Kitaplarla kalın...
68 syf.
·7/10 puan
Bu kitap, yazarın Nisan 1966 ile Mart 1967 arasındaki zaman diliminde Diriliş Dergisi'nde Diriliş imzasıyla yayınlanan başyazılarının biraraya gelmesinde oluşmaktadır

Kitap iki ana bölüm altında toplanmış denemelerden oluşmaktadır.

İSLÂMIN DİRİLİŞİ
İslâmın Dirilişinde Avrupa'nın Durumu
İslâmın Dirilişinde Asya ve Afrika'nın Durumu
İslâmın Dirilişinde İslâm Dünyası'nın Durumu
Düşüncede Dirilişi
İnanışta Diriliş
Edebiyat ve Sanatta Diriliş
Aksiyonda Diriliş

İSLÂMIN ÇAĞRISI
İnsana Çağrı
Müslümana Çağrı
Yahudiye Çağrı
Hıristiyana Çağrı
Doğululara ve Afrikalılara Çağrı
Din ve Tanrıtanımazlara Çağrı

Sezai Karakoç bu kitaptaki yazılarında düşüncede, inanışta, edebiyatta ve sanatta, aksiyonda dirilişin nasıl gerçekleşeceğini prensipleriyle birlikte anlatıyor. Özellikle daha kısa olan ikinci bölümde İslamın insana, müslümana, yahudiye, hristiyana, doğululara ve afrikalılara ve din ve tanrı tanımazlara yaptığı çağrılar üzerine yazdığı yazılar okunmaya değer.

Üst üste Sezai Karakoç'un kitaplarını okumak benim için oldukça farklı bir okuma deneyimi oldu. Dergiden yayınlandığı zamanlarda parça parça okumak çok daha güzel olurdu.
69 syf.
·1 günde
Sezai Karakoç'un neden günümüzde anlaşılmadığını sorarım hep kendime. Bu kitapta daha iyi anladım. Çünkü O, diğer yazarlar gibi kendi nesline değil, daha ziyade gelecekte ki nesillere seslenen biri.
İslamın Dirilişi kitabı, Karakoç'un ilk kitaplarındandır. 1967 yılında Diriliş Dergisindeki yazılarını derleyerek oluşturur kitabını ve Ötüken Yayınları tarafından basılır. 17 Ekim 1967'de mahkeme kararıyla toplatılır. İddiaya göre kitapta Bediüzzaman'a ve Risale-i Nur'a övgüler vardır. Toplatılma kararı tepki çeker. Karakoç'u destekleyen yazılar yayımlanır ve bu olay Sezai Karakoç'un daha çok duyulmasını sağlar.
Bu kitabında düşüncede, inanışta, edebiyat ve sanatta, aksiyonda dirilişin nasıl gerçekleşeceğini prensipleriyle birlikte veriyor. Özellikle ikinci bölümde islamın insana, müslümana, yahudiye, hristiyana, doğululara ve afrikalılara ve din ve tanrı tanımazlara yaptığı çağrılar üzerine yazdığı yazılar ve tespitler harika.
Bir de meşhur "Müslüman, islamı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin." sözüyle sonunda kitabında doğrudan karşılaşmak beni mutlu etti. #22663975

Nasıl Metin Yüksel "Şahadet bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara" demişse, Sezai Karakoç'ta bu kitabında "İslam bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara ve de insanlara" diyor kısacası.
68 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sezai Karakoç'un bu çağın en önemli düşünürlerinden olduğunu daha önce de söylemiştim. Şimdi ondan bir kitap ile geldim: İslamın Dirilişi.

İslam ölmüş müdür ki dirilmeye ihtiyacı vardır, yahut dirilmek nedir ki? Hayır, "İslam halklarının dirişilini söylemek istiyoruz. Çünkü: İslam prensipleri hiçbir zaman ölmemiştir ve ölmez, her zamn için dipdiridirz ezeli ve ebedidir." diyor Karakoç. Diriliş ise onun tüm kitaplarındaki ana fikir ve belki de Karakoç'un hayat felsefesi. Hayattaki her şeyde bir diriliş görür Karakoç, örneğin baharda çiçeklerin açması bir diriliştir; tohum ölüdür ve baharda tekrar dirilir. Bu fikrin İslam'ın Dirilişi olarak işlenmiş halidir bu kitap. Derin felsefe, tarih analizleri, eleştiriler ve bence en önemlisi çözümler sunar. İncecik bir kitapta okudukça Karakoç'a hak vermemek mümkün değil.

"Düşüncede diriliş olmaksızın inançta diriliş gelişemez. İnanışta diriliş olmaksızın da duyarlılıkta, yani sanat ve edebiyatta diriliş başlamaz." diyen Karakoç aslında hem İslam'ın temel ilkesi üzerinden gidiyor hem de bir bağnazlıkla, dogmayla değil düşünmeyle ilerlemekten bahsediyor. "Düşünmek... Bu, insanoğlunun en değerli özelliklerinden biri olan kabiliyetini geliştirmek..." diyor Karakoç.

Kitaptan daha fazla bahsetmek istemiyorum. Hafızasını kaybetmiş, sadece Batı'yı gören, kopyalayan, kopyaladığının bile farkında olmayıp bunu öz gibi kabul eden biz gençlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Sezai Karakoç üzerine doktora tezi yazmış bir profesörü dinlediğimde bu fikirlerim daha da oturdu. Benden naçizane tavsiyedir. Şu zamanda okunacak en iyi yazarlardan.

Kendinize iyi davranın.

"Erdemlilikte en yüce olmalısın ki, peşin hükümle seni aşağı görmeye gelen kendi aşağılını görsün.
Müslüman, islamı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin."

https://www.instagram.com/...rce=ig_web_copy_link
Kurtuluş için Kur'an'ın açtığı ve ışık tuttuğu her yolu denemek gerekir. Başarıyı bize bağışlamaksa ancak Allah'a aittir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslamın Dirilişi
Baskı tarihi:
Mart 2020
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504985
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
İslamın Dirilişi
İslamın Dirilişi
İslam’ın Dirilişi
Bu kitap, Nisan 1966’dan Mart 1967’ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.

Kitabı okuyanlar 4.101 okur

  • GK
  • Selda Karakurt
  • Zeynep
  • SACİDE
  • Zehra Altıparmak
  • ayse
  • Fatih Yazıcı
  • Aydilge
  • Banu Ağır
  • Necmi polatkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.7
13-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%33
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%17
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.4
Erkek
%48.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.9 (607)
9
%17.5 (190)
8
%13.5 (146)
7
%4.4 (48)
6
%1.4 (15)
5
%1.6 (17)
4
%0.5 (5)
3
%0
2
%0
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları