Geri Bildirim
Adı:
Yitik Cennet
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789123493937
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, Eylül 1974'ten Ocak 1976'ya kadar Aylık Diriliş Dergisi'nde, 21 Haziran 1976-14 Ekim 1976 arasında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde Zülküf Canyüce takma adıyla yayınlanmıştır.
Cemal Süreya'nın kaleminden Sezai Karakoç: 

"Çok daha yetenekli bir Mehmet Akif'in tinsel görüntüsüyle adamakıllı dürüst bir Necip Fazıl'ınkini iç içe geçirin, yaklaşık bir Sezai Karakoç fotoğrafı elde edebilirsiniz. (...) Öyle bir Müslüman ki Marx da bilir, Nietzsche de bilir. Rimbaud da bilir. Salvador Dali de sever. Nâzım da okur... “ 

Tek bir kitabını okuyarak bu sonuca varmam yanlış mıdır bilmem ama şu andan itibaren benim aklımda nazik, beyefendi, bilgili, doğu ve batı ilmine haiz, hakikate düşkün, İslamiyetin dirilişine inanmış, birleştirici bir şair Sezai Karakoç var. Saldırmayan, üslubunun tatlılığıyla, yumuşaklığıyla inandığı değerlerin başka bir pencereden anlaşılmasını sağlayan çok değerli bir yazar olarak kaydettim hafızama.

Bu kitabı medeniyetin peyda oluşunu, yok oluşunu, yeniden doğuşunu, devleti, adaleti, yitirilip aranan cenneti sembollerle, işaretlerle, mecazlarla peygamberlerin hikayeleri ışığında yorumlayan şiirsel metinlerden oluşuyor. Düzyazı ile şiir arasında bir form varsa o isimle anılabilir.

Çok keyif alarak okudum.
"Ben bir meselede Sezai Karakoç'un bir dizesiyle ya da bir metniyle karşılaştığım vakit, o mesele zihnimde başka türlü söylenmesi icap etmezmiş gibi.." diyor Tarık Tufan. Bilhassa ben Sezai Karakoç'un fikirleri ve kitapları için anlatılmaz yaşanır diye düşünürken, böyle güzel bir tarifle tespitle karşılaştım. Tam olarak hissiyatım ve fikriyatım da budur benim.
Yeni bir Karakoç kitabı, en fazla okunan ve sevilenlerden. Ne anlatıyor bu kitabında üstad biraz bahsedeyim. Hz. Adem ve Havva'nın cenneti yitirmesiyle başlayan insanlık yolculuğunu ve yitirilen bu cenneti tekrar kazanma yolundaki insanlığın yolculuğunu peygamberler üzerinden anlatıyor. Tabi bütün peygamberler üzerinden değilde medeniyetin doğup, gelişip, geçtiği kritik noktalarda başrolü oynamış olan Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz Yusuf, Hz Musa, Hz. Süleyman, Hz. Yahya, Hz. İsa ve Hz. Muhammed (s.a.v) üzerinden anlatıyor. Sezai Karakoç'a göre insanlığın yitirilen cenneti tekrar kazanmaları yolculuğu bu peygamberlerin mücadeleleri ve önderliğinde gelişmiştir. Umarım herkes yitik cenneti kazanma yolundaki mücadelesinde başarıya ulaşır.

Benzer kitaplar

Bir davetti bu, bir yürüyüş, tarihin satırlarında.. Kabul etmemek mümkün müydü bu güzel daveti, henüz ilk satırında yakalanmışken kalpten? Etkilenmemek mümkün mü, davetin serin ve huzurlu mısralarından..

''Adem'le Havva'nın Cennette öncesiz sonrasızmışcasına..'' diye başlıyor Sezai Karakoç, sözlerine. En başa dönüyoruz, insanlığın, kaybettiğimiz değerin.. Kopuşun nereden kaynaklandığını göstermek istiyor, gel diyor, gel ve gör.

Adem'den Nuh'a geçiyor, İbrahim'e, Yusuf'a, Musa'ya, Süleyman'a, Yahya'ya, İsa'ya (aleyhimesselam) ve Son peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem..

İnsanlık kalkmışken ortadan, ki insanlığın özü ve kanıtı kulluktur, nasıl uygarlık kurduklarını anlatıyor bu elçilerin. Medeniyet'in, batının tek dişi kalmış canavar'ı olmadığını gösteriyor ve bu bir diriliş çağrısıdır, insanlığa..

Hakikaten nedir Medeniyet? Medeniliğin ölçüsünü kim belirler: Avrupa Birliği mi? Yoksa Avrupa Birliği'ne üye olan devletlerin vatandaşlarını yaratan Allah mı?

En yüce hakikat nedir yeryüzünde? Çok başarılı olmak mı? Neticeye ulaşmak mı? Nuh aleyhisselam'a kaç kişi iman etti, 950 yıllık görevinde? Sadece 10.
Ama Allah öyle sevdi ki Nuh asm'ın azmini, dünyayı sularla doldurdu, Nuh asm'ın içine akıttığı gözyaşlarını Allah, dünyaya gönderdi, ilahi adalet..

Şu sözlerle sonlara yaklaşıyoruz: ''Savaş başladı. Kötü ile iyinin, doğru ile yanlışın, gerçek ile yalanın, güzel ile çirkinin savaşı.'' Cennetten çıkarıldığımız ilk andan beridir sürüyor bu savaş, inkar edilemez.

Kötü, şeytan; iyi, Allah'a taraf olan.
Doğru, Hak yol; yanlış, küfür.
Gerçek, ahiret; yalan, şeytanın güzel gösterdiği dünya.
Güzel, Hakk'ın yanındaki şeref ve izzet; çirkin, ruhunu ve kalbini şeytana satış..

''Sırlı dünyayı dolaştık ve şimdi çıkıyoruz. Miracımız tamamlandı. Tekrar toprağa ayak basıyoruz.'' diyerek sonlandırıyor satırlarını yazar. Sormuyor bize, basmak istiyor musun bu dünya toprağına diye ama insaflı davranıp buna mecbur olduğunu haber ediyor.

Diriliş yöntemini anlattı bize yazar. Diriliş ''yerçekiminden kurtulmuştuk.'' satırlarında gizli. Yerçekimi, küfrün. inkarın bizi dünyaya bağlayıcılığı.. Özgür olup uçmak isteyen varsa şu geniş evrende, dirilişin yöntemine uysun. İman ederek dirilsin ve yerçekimine meydan okusun.
Hata yapmak fırsatını Adem'e veren sendin demişti İsmet Özel.Bu cümleyi duyduğumda; hata yapmak nasıl fırsat oluyor , demiştim.Ta ki Yitik Cennet'i okuyana kadar. Beynimin ıssız bir köşesine savuşturduğum bu sorunun cevabını Yitik Cennet'te buldum. Adeta kitabı bitirdikten sonra Eureka diye bağırmak istedim. Çünkü anlamıştım ki bir şeyi kazanmak için önce onu kaybetmeyi hak etmek gerekiyordu. Tıpkı şehri ele geçirmek için şehirden vazgeçmek gerektiği gibi.Tıpkı cenneti kazanmak için onu yitirmek gerektiği gibi.Tıpkı dirilmek,başka bir hayata doğmak için yaşamdan vazgeçmek gerektiği gibi.
Yazarımız felsefeyi,edebiyatı ve dini mükemmel bir şekilde yoğurup ortaya güzel bir eser sunmuş.Hz.Adem den başlayıp Hz.Muhammed as 'a kadar eserinde yazdığı peygamberlere anlamlar yüklemiş,adeta diriliş mucizelerini bizlere yansıtmış.
Özellikle son peygamber Hz.Muhammed..harika yorumlamış.
Kısaca Sezai Karakoç deyince akan sular duruyor:))))
Sezai Karakoç sakin ve dingin üslubuyla sembolleri eşeliyor...
Peygamberlere, onların hayatına usulca eğiliyor.
Oradan günümüze anlam yüklü bulutlar çekip getiriyor.
Sonra edebiyat zevki ile hemhal bir yağmur yağıyor..
..yağıyor.
İşbu yağmurda yitirdiğimiz cenneti arıyoruz.
Kuranı Kerim'de bahsedilen peygamberlerin hayatını kuru kuruya okumuş olabiliriz. Anlama, kavrama, idrak etme konusunda zayıf olan insanoğlunun peygamberlerin hayatını es geçmemesi gerektiği aşikardır. Bunun için YİTİK CENNET gibi kitaplar ile mevzuları daha çok kavrayabilirler.
Böyle kitaplar hakkında konuşmakta zorlanıyorum. Bir fikrin ağırlığı var üzerinde. Hakikatli bir ağırlık. Kelimenin ağırlığı..
Yitik Cennet, bu hafta Dil ve Edebiyat derneği kapsamında tahlilini yapacağımız kitap.
Üstad zor anlaşılan biri. Lakin hakikat bazen zorluklarda gizli de olabiliyor..
Sekiz peygamber ve son olarak o kutlu son peygamber anlatılmış. Peygamberlerden yola çıkarak insan,toplum,devlet gibi hayati konular işlenmiş. Hakikat gözlüğüyle bakılarak 'yitik cennet'imizi bulmaya davet etmiş bizi...
Anlamalı. Okumalı üstâdı vesselâm.
Sezai Karakoç'un okuduğum ilk kitabı ve bu kadar geç kaldığım için kendime çok kızdım.Enfes bir üslup.Peygamberlerin hayatını okuyup ders çıkardığımız çok olmuştur ama bu kitabın tadı bir başka.
Tam bir düşünce adamı. Farklı bakış açıları, farklı düşünceler ve mantık. Hiç böyle düşünmemiştimlerin yazarı Sezai Karakoç. Bu kitabı bu kadar geciktirdiğim için kendime çok kızıyorum ama okumak ve azda olsa idrak edebilmek nasip olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum ve elbette ki kesinlikle tavsiye ediyorum :)
Hayat, sadece komedi olmadığı gibi, sadece trajedi olmadığı gibi, sadece dram da değildir.
Sezai Karakoç
Sayfa 28 - Diriliş Yayınları
Yurdunu hangi insan daha çok sevecektir: doğduğu yerden ölünceye kadar hiç ayrılmayan insan mı? Yoksa en genç çağında yurdundan ayrılarak savaşa gitmiş, esir düşmüş, bir daha dönme umudunu tam yitirmişken ansızın esen hızır yeliyle kendisini yine ülkesinde bulan insan mı?
Sezai Karakoç
Sayfa 10 - Diriliş Yayınları 36. Baskı 2018
Eşek anırtısı da vardır elbet yeryüzünde. Ama bu anırtı bülbül sesini yok edemez.
Sezai Karakoç
Sayfa 76 - Diriliş Yayınları 36. Baskı 2018
Artık göze alınmayacak çile yoktur.
Sezai Karakoç
Sayfa 100 - Diriliş Yayınları 36. Baskı 2018
Her çağda,şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun;
inananlar için bir Nuh'un gemisi vardır...
Sezai Karakoç
Sayfa 38 - DİRİLİŞ YAYINLARI
Hep radikal ol, radikal kal. Oportünist olma. Oportünist olursan bir gün çöker gidersin. Hep köklü davran. Sorunların, korkmadan, sonuna kadar, en derin noktasına kadar in. . Kurban psikolojisini hiç yitirme. Nefsini hep boğazla. ,İnsanlık uğruna, kutsal ülkü uğruna sürekli olarak kurban olabilecek bir yücelikte tut ruhunu. Ruh düşüşünden koru kendini
Sezai Karakoç
Sayfa 77 - Diriliş Yayınları 36. Baskı 2018

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yitik Cennet
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789123493937
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Bu kitap, Eylül 1974'ten Ocak 1976'ya kadar Aylık Diriliş Dergisi'nde, 21 Haziran 1976-14 Ekim 1976 arasında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde Zülküf Canyüce takma adıyla yayınlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 424 okur

  • Rabia
  • Mücahit Ozan
  • Handan ...
  • Mihriban KAYA
  • Biri
  • Erken Boş Alan Garson
  • Yasemin Ulaç
  • Nurgül Arıkan
  • Yakup
  • Tuğba Özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.3
14-17 Yaş
%6
18-24 Yaş
%30.7
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%18
45-54 Yaş
%6
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.4
Erkek
%35.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.5 (67)
9
%18.7 (23)
8
%14.6 (18)
7
%8.1 (10)
6
%2.4 (3)
5
%0.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0.8 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları