Yitik Cennet

·
Okunma
·
Beğeni
·
27,1bin
Gösterim
Adı:
Yitik Cennet
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123493937
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
Yitik Cennet
Yitik Cennet
Yitik Cennet
Bu kitap, Eylül 1974'ten Ocak 1976'ya kadar Aylık Diriliş Dergisi'nde, 21 Haziran 1976-14 Ekim 1976 arasında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde Zülküf Canyüce takma adıyla yayınlanmıştır.
143 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Cennetin 8 kapısını temsilen anlatılan 8 peygamber... Ve bunların medeniyetlerle benzeştirilmesi, inişleri çıkışları... Atıştırma (zannedilebilecek)niteliğinde edebi bir buhur. Birazcık sıkıldığımı da itiraf etmem gerekecek. Bazı peygamberleri edebiyatı dibine kadar kullanarak anlatabilirdi fakat tercih etmemiş üstad. Başım gözüm üstüne...
143 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Henüz yitirilmemiş bir cennet vardı. İnsan, içinde zamansız ve mutlu yaşıyordu. Ama cennetin cennet, insanın da insan olabilmesi için bu mutluluğun yitirilmesi gerekiyordu. İnsan nefsine yenilmişti ve düşüyordu esas yurdundan. Zaten düşmeyen insan olur muydu? En dibe inilecekti ki en yükseğe çıkılabilsin. İşte insanın varoluş serüveni Hz Adem'le böyle başladı. Hz Nuh ile sürebilmesi yani hayat imtihanı verildi. Sadece inananların hayatta kaldığı hayat içinde yeni bir hayat. Böylece zaman kavramı da girdi insanların hayatına. Hz İbrahim boyun eğmeyince Nemrut'a ateşle imtihan edildi ama İbrahim olmak ateşin sende yakacak bir şey bulamaması demekti. Ateş imtihanı verilince Hz İbrahim inananlarla birlikte kendilerine hakikat medeniyetinin kentini kurdu. Bu kentin devlet düşüncesi, ilkeleri Hz Yusuf'la gerçekleşecekti. Devletin yasaları Hz Musa ile oluşturulacaktı. Hz Süleyman hakikat medeniyetinin ideal formuna eriştiği, mutluluk mucizesinin sultanı oldu. Rahata alışan insanların puta tapınmalarına başkaldıran Hz Yahya tekrar düşen insanları hakikate çağırdığı için başı kesildi ama O'nun muştusu olan bir İsa'nın doğması engellenemedi. Hz İsa'ya inananlar onu yanlış değerlendirip Tanrılaştırdılar. Öyle ya babasız doğan bir mucizeydi o. Ama her şey, olan her şey O'na hazırlanıyordu. Diriliş peygamberine, her şeyin kemale erdiği, yerli yerine oturduğu son peygambere.

Kitaptaki her peygamberin vakti geldiğinde insanlık serüveninde tecelli ettiği durumlar ve benzetmeler çok güzeldi. Yazarın hem din bilgisi hem de Batı edebiyatı bilgisi çok çok hoşuma gitti. Sadece bilim ışığında görürsek hayatı insanın maddi yönüne yöneliriz ve yitik cenneti bulmayı değil aramayı bile istemeyiz ama metafiziği de katarsak bilime o zaman düşsek de kalkar insan olmanın erdemine ereriz.
143 syf.
·10 günde·8/10 puan
Bazı eserler sonunda “beğendim” veya “beğenemedim” demek için değillerdir. Aynı şekilde bu kitap bir solukta okumak için yazılmamış gibi. Ağır dili, mesele edindiği ağır konunun işaretçisi. Okuru silkeliyor. Yer yer, tekrar tekrar okunması gereken paragraflar, zihin jimnastiği mahiyetinde.
Şiirsel dil kullanımı, Latince ve Fransızca kökenli kelime seçimi de ilgi çekici.
143 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Peygamberler tarihi okuması yapmak isteyenlere ısrarla önereceğim bir kitap. Yeniden okuyacağım kitaplar arasına aldım. Her an açıp bir bölümünü okusam o an bana iyi geleceğini hissediyorum. Tarihin tüm o kronolojik soğukluğundan Peygamberlerin ve İslam'ın tüm samimiyetine doğru akıyor eser. O soğukluğu kitapta hiç hissetmedim. Ama ondan önce ve sonra okuduğum neredeyse tüm Peygamberler Tarihi eserlerinde hissettiğim için bu eseri böyle tanımlamak istedim. Tarih, sayısal değerlerle değil yalnızca değerlerle ve Peygamberler de insanlık tarihi üzerindeki etkileriyle, aralarındaki bağlantılar göz önüne alınarak anlatılmış. Aradığımız, izini sürdüğümüz o medeniyet inşası en açık bir şekilde yaşanmış haliyle kitaplaştırılmış.
Yitik olması bizden ötürü, biz bulursak bu bizim cennetimize vesile olur. Yaşanıp bitmemiş, ölene dek sürecekmiş bu arayış. Bize düşen aramakmış.
143 syf.
·9/10 puan
~Yitik Cennet
Sezai Karakoç, bu kitabında cennetin sekiz kapısı olarak nitelendirdiği Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Süleyman, Hz. Yahya, Hz. İsa ve cennetin kendisi olan Hz. Muhammed (sav) den bahsediyor. Bu peygamberlerin başına gelen olaylardan, mucizelerden ve bu peygamberlere yüklenmiş özelliklerden yola çıkarak başta İslam medeniyeti olmak üzere tüm medeniyetlere ışık tutuyor. Ve yaptığı kendine özgü benzetmelerle medeniyetlere ve medeniyetlerin içerisindeki bireylere yol göstermiş oluyor.
Kitap bazı kesimlerde yanlış anlaşılmalara neden olabiliyor. Yazarın son kısımdaki şu sözlerinden konuya açıklık getirilmiş: “Yanlış anlaşılmamalı. Peygamberler misyonu, bu denemeyle, bir medeniyet sosyolojisi veya filozofisine indirgenmek istenmiyor. Belki, tam tersine, medeniyet düşüncesi, felsefesi, sosyolojisi veya antropolojisi, o misyon tabakasına yükseltilmekle oradan ruh ve soluk alabilir denmesine yol açma amacı güdüldü. Oradan ışık almak ve eşyanın tabiatını yeniden bu ışıkta değerlendirmek niyeti çıkış noktamız oldu.”
Mecazlar ve tasvirlerle dolu, Sezai Karakoç’un şairane üslubuyla yazılmış bu kitap birkaç defa okunmayı hakkediyor. Kanaatimce her okumamızda yeni bir şeyler keşfedeceğimiz bir kitap.
~Keyifli okumalar
~Kitapla Kalın
143 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Üstad tıpkı tarihin sergilediği gibi, kendisi de eserinde edebi ve felsefi bir çerçevede her peygambere bir misyon yüklüyor ve bu ilerleyişte bize ışık tutuyor. Burada her adımın toplumu, insanlığı nasıl etkilediğini, medeniyetlerin nasıl şekillendiğini görüyoruz. Her peygamber bu örgüye yeni bir tuğla koymuş, yeni bir diriliş sergilemiş, bunu yaparken birçok zorluğa da maruz kalmıştır. Ve en sonunda O’nun gelişi ile silsile son bulmuş “Bir Cennet bağışlanmıştır insanoğluna.”

Karakoç’un şiirsel anlatımıyla beraber, tarihi örgüsüyle hakikaten zor bir eser. Elbette gerek okumalarımızdan gerekse Kur’an-ı Kerim kıssalarından aşina olduğumuz olaylar ancak detaylı bir “Peygamberler Tarihi” okumasından sonra tekrar okumak isteyeceğim bir kitap
143 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Sezai Karakoç okumak, onun kavramlarını sindirerek, adeta içinize nakşederek okumak bambaşka.. Anlatımlarındaki duygu, hissiyat, zenginlik gerçekten fevkalade.

Peygamberler ile örnek verdiği Yitik Cennet, arayışımızın ve gerçekte olması gerektiği gibi yaşamanın, Olma ve var olma bilincinin ilmek ilmek işlendiği, kesinlikle altı çizilen yerlerin tekrar tekrar okunması gerektiği bir eser..
143 syf.
·4 günde
Bugüne kadar okuduğum en güzel kitaplardan biri.Sezai Karakoç Yitik Cennet kitabında bizi anlatıyor;kendimiz hakkında haberimiz bile olmayan temsilleri:peygamberleri,kıssalarını,hayatlarındaki incelikleri anlatıyor. En önemlisi Peygamberlerin hayatlarını bir anı olmaktan çıkarıp ibret dahiline getiriyor bu kitap. Okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da hakikat,inanç devlet düşüncelerine değiniyor sıklıkla .Peygamberlerin hayatlarina baktığımızda;zaman,mekan farklı,şeytanın oyunları çeşitli ama aradığımız o günden bugüne aynı Yitik Cennet.
Evet Cennet'i yitirdik ve imtihanımızdan başarılı bir şekilde geçersek tekrar bulacağız ..
Niyetimize göre hitap eden bir kitap,Yitik Cennet ...
143 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Çölün bağrında yitik cennet yatıyor(du). Serap değildi, kumlara gömülmüş de. Altın tozlarını bekliyordu sadece hikmet bulutlarından. Furkan’ı. Doğruyla yanlışı, gölgeyle hakikati, tatlı suyla tuzlu suyu adalet süzgecinden geçirerek dalaletten ayıranı.
Mucize ki zaman zaman kapılar açılıyordu bu yurda. Rab, çöle yolu düşenin yarasının kanadığı yerde, kanadığı yerden bir kapı açıyor ve yara, kapının ardındaki panzehirden bağışıklık kazanıyor; insan çölde hayat buluyor ve hayat oluyordu.
Felek ya bu. Allah bir kapıyı kapattı, bir kapıyı açtı; bir kapıyı açtı bir diğerini kapattı. Kapanmış olana saplanan kum yığınlarına saplanıp kendisine açılmış olandan kendini mahrum bırakarak kendi kendinin katili oldu ki hala da olmaya devam ediyor.
Ve bir gün, son kapı da kapandı. Kendisine nimet verilenler eşikten sızan son şifa katresini tattığı son yirmiüç gece hikmet bulutları, altın tozlarını yağdırdı. Heyhat ki cennet besbeyan oldu! Önce Hz. Hatice ile Havva kapısı açıldı. Sonraları Hz. Ali’yle İsa, Hz. Ebubekir’le Musa; Hz. Zeyd b. Harise ile Yusuf, Hz. Hamza ile Yahya, Hz. Ömer ile Süleyman kapıları...
O zaman ki çöl, kum denizi olmaktan çıktı. Ete kemiğe bürünmüş olan Furkan, her adımıyla kumların altındaki hazineleri, gül ağacı köklerini meydana çıkardı.
Şenlikti gelişi cennetin. Ama çöldeki heyecanını yitirip hatırlanmayacakçasına unutulan şenliklerden değil. Ne kapanan kapıları olacaktı artık ne de kendisi büsbütün sır olacaktı. Artık, onu vecd edene, açacaktı tüm kapılarını. Ve kapılar, yarasının kanadığı yerde, kanadığı yerden irtifa ettirecekti cennetin katlarında çöle yolu düşenin.
“Hiç”likten varlığın merkezine, merkezinden cüz’üne ve cüz’ünden bambaşka hallerle tekrar merkezine bir yolculuğu olacaktı böylece son günün yolcularının. Oldu da. Olacak da!
143 syf.
"Medeniyetini yitirmiş aydınlar yâd uygarlıkların taklit cehenneminde kavrulup dururken, bir diriliş esintisiyle aralarından sıyrılacak olanlar..." Bu insanlardan olabilmek, bu insanları yetiştirecek öncü kuşak olabilmek gayesiyle. Her satırını çizdiğim mükemmel kitaplardan birisi. Mutlaka okuyunuz.
143 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10 puan
Dirilişin merkezden başlayıp dışa doğru yayıldığı bir yücelişin sahne almış hali gibi kitap.
Hz.Adem ile toprağa düşüş, hz.Nuh ile toprağa kök salış , hz.Ibrahim ile filizleniş, millet oluş, Hz.Yusuf ile devletin arinmisligi inşası,hz.Musa ile toplum olma, hz.Süleyman ile şaha kalkma,insanın,hayvanın, doğanın ve maddenin tümden diz çöküşü ve yeniden yitirmeye doğru gitme, verileni verenden bilmeme düşüşüne girme,hz.Yahya ve Zekeriyya da yeniden kalkmaya çalışmak,bulmak için yeniden yitirilen cenneti.Ve son peygamber hz.Muhammed ile kaybedileni bulmak hem de sonsuza dek lakin durmadan arayanların nefesinde...

Son derece öğretici ve düşündürücü bir yapıt.Okumanizi tavsiye eder ve ibret alarak, kendi yaşantınıza ben bunların neresindeyim diye sorgulayacak bereketli okumalar dilerim.
Ah! Düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin, yücelerin derinliğinden, arılığından ne haberin var? Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına batmamış yürek!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yitik Cennet
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123493937
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
Yitik Cennet
Yitik Cennet
Yitik Cennet
Bu kitap, Eylül 1974'ten Ocak 1976'ya kadar Aylık Diriliş Dergisi'nde, 21 Haziran 1976-14 Ekim 1976 arasında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde Zülküf Canyüce takma adıyla yayınlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 4.028 okur

  • edebiyatcininkitaplari
  • Gülnur yener
  • Fatih Yazıcı
  • Alanguva
  • rose
  • Teolog
  • Hayrunnisa Akaslan
  • Yakup Özdemir
  • Malumat414
  • Sevde Ünlü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.3
13-17 Yaş
%6
18-24 Yaş
%30.7
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%18
45-54 Yaş
%6
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.4
Erkek
%35.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.7 (512)
9
%19 (192)
8
%15.7 (159)
7
%7.8 (79)
6
%2.3 (23)
5
%1.6 (16)
4
%0.3 (3)
3
%0.1 (1)
2
%0.1 (1)
1
%0.4 (4)

Kitabın sıralamaları