Şeyda

Şeyda
@Seyda_Khrmn
Ne kadar kendi oldu insan O kadar başka.
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
İstanbul
11 Mayıs 1996
270 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
@Seyda_Khrmn·
·
sabitlendi
Ruh,daha sonra o vuslat dünyasından bu ayrılık diyarına,o muhabbet meclisinden bu mihnet durağına,bu acılar yurduna,yani ruhaniyetten bu cismaniliğe inmekle beş duyunun perdesine girdi.Beden ağına yakalandı.Ve gaflet örtüsü ile örtüldü.Cismani lezzetler ve hayvani sıfatlar baskın çıktı.İnsanın ruhu gaflet elbisesini giyindi,elest bezmini,o üns topluluğunu unuttu.Bu fâni dünya durağını süresiz,ebedi bir makam sandı,bu ülkeden çıkmama,burada kalma kararına vardı.
Sayfa 29 - Sağlam Yayınevi
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşırı bağımlı kişi,kendisine yakın insanlara karşı taşıdığı düşmanca duyguların çoğu kez bilincinde değildir.Üstelik bu kişileri sevdiğine de inanır,ama aslında sevmeden sevilmek istemektedir.Bu nedenle onlara kendisini sevdirmek için çaba gösterir ya da kendi kişiliğini ortadan silerek sürekli onların beklentisi doğrultusunda davranır.Kendisini ve çevresindekileri "iyi" bir insan olduğuna inandırmaya çalışır; kendi isteklerini ortaya koyamadığı gibi,kendi çıkarlarına uygun düşmeyen durumlara da karşı çıkamaz; sürekli çevresindeki insanların görüşlerini paylaşır ya da kendinden söz etmeksizin onları dinler;kimseye yük olmamaya çalıştığı halde kendisinden beklensin ya da beklenmesin insanların yardımına koşar. Çevresi ondan genellikle "iyi insan" diye söz ederse de bu özelliği dışında kişiliğini tanımlayabilmekte güçlük çeker.Çoğu geçmişin uslu çocukları olan bu kişiler, çevrelerine sevgi karşılığı "rüşvet"dağıtırken kendi kişiliklerinden vazgeçmiş olmanın yarattığı düşmanlık duygularını da sürekli baskı altında tutmak zorunda kalır ve kendilerine yabancılaşırlar.Çünkü iyi insan çevresine olduğu kadar kendisine karşı da iyi olan kişidir.
Sayfa 60
Psikoloji
Bazı insanlar sürekli bir şeyler vererek kendilerini kabul ettirme,ya da tam karşıtı, diğer insanlarla ilişkilerinde asalak bir yaşantı sürdürme eğilimindedirler.Temelde, bu tutumlar arasında bir fark da yoktur.Çünkü sürekli ve ayrım yapmaksızın vermenin gerisinde de kişi, diğer insanları kendisine bağımlı kılarak kendi bağımlılığına doyum sağlar.
Sayfa 59
Psikoloji
Kendisiyle uyum halinde olan bir insan, başkalarına dostça yaklaşır, ama gerektiğinde onlara karşı çıkar ve haklarını savunmak için savaşır,bazen ise yalnız kalmayı yeğler.Bu durumlardan hangisini yaşayacağının seçimini o andaki içsel yaşantılarına ya da içinde bulunduğu çevresel koşullara göre yapar. Buna karşılık, insanlar vardır, sürekli başkalarının sevgisini ve onayını kazanmaya çalışır ve bunu yaparken de kişiliklerinden ödün verirler. İnsanlar vardır,diğer insanları sürekli karşılarına alır ve dünyaya karşı sonu gelmeyen bir öfke yaşarlar. Ya da insanlar vardır, başkalarıyla aralarına görünmez bir engel koyar, onlarla yakın duygusal ilişkiler kuramazlar.Süreklilik gösteren bu üç tür tutumun her birinin gerisinde korku ve kızgınlık duyguları bulunur.
Sayfa 59
Psikoloji
Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu da düşünmek gerekir.Bir insan diğer insanları ne denli çok sevdiğinden sürekli söz ediyorsa, bunu neden ilan etme gereğini duyduğu sorusu da akla gelir.Çünkü insanları gerçekten seven biri,bunu sürekli dile getirme gereğini duymaz,sevgisini yaşantıya çevirir.
Sayfa 57
Psikoloji