Bir Değirmendir Bu Dünya

·
Okunma
·
Beğeni
·
17.483
Gösterim
Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754732485
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlu`nu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak karşımıza almamızı, yollarda zikirle yürümemizi telkin ediyordu. Daha doğrusu müslüman olarak iç dünyamızı zenginleştirmek, çağa donanımlı bir müslüman olarak yetişmemiz için elinden geleni yapıyordu. Hem çocuklar için yapıyordu, hem de büyükler için.
Bu kitaptaki yazılara, kendi yatağında sessiz, sakin ve içten içe maveraî uğultularla akan bir nehrin zaman zaman coşup kabarması olarak da bakılabilir.
312 syf.
·Beğendi·9/10
“Akil isen can gözün aç, tut kulak bu sözüme
Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi”

Cahit Zarifoğlu bu kitabınızı okumadan önce sizi şiirlerinizden tanıyordum.

Muhafazakar bir görüntü içinde yazdığınız bu kitap, bir öğüt, bir tavsiye niteliğinde. Son derece samimi bir dil kullanmışsınız. Dünya görüşünüz beni yansıtıyor. Keşke sizi tanıma imkanım olsaydı. İçinde bulunduğumuz toplumun sosyal, siyasi ve dini yönlerini ele alır, kendimizce çözümler üretirdik. Belki siz göremediniz ama biz kazanıyoruz. Kaybettiğimiz değerleri geri kazanmaya başladık.

Ne de güzel belirtmişsiniz, ileri bir görüş ile:
“Bakın, kalbimin inancını söyleyeceğim: Kazanan biz olacağız!”

Sevgi ve saygı ile
Özgür Beden
312 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Şair kimliğinin yanı sıra denemede de başarısını göstermiş, soyadı gibi zarif, düşünceli, insanları doğru yola sevkeden bir şair, Cahit Zarifoğlu. 1977 ile 1984 yılları arasında günübirlik aktüel ve siyasi yazılarını ele aldığı deneme de, ne kadar ağır bir dil ile yazılmış olsa da - ki ben bunu yazıldığı döneme bağlıyorum- şiirlerinde de olduğu gibi doğal, samimi bir şekilde yazdığını kabul etmek lazım.
Genel olarak kitabın konusu:
Hayatın acımasız gerçeklerini ele alarak; Afganistan'ın işgali, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurulması, Hama'da bir gecede binlerce Müslümanın yok edilmesi, Müslümanların içinde bulunduğu durum.
Benim tavsiyem eğer deneme seviyorsanız okumanız yönünde. Eminim Zarifoğlu'ndan birşeyler alacaksınız.
312 syf.
1940 yılında Ankara da doğan Zarifoğlu zengin bir eğitim dünyasına sahiptir. Üslubu , tarzı ve tavrı ile diğer şair ve yazarlardan ayrı bir yerdedir her zaman. Şiirlerindeki derinlik, yazılarında ki şairane düzen onun hayatı ve kişiliği hakkında da okuyucuya bilgiler sunmaktadır.
Zarifoğlu, yaşadığı dönemin olaylarını net gören ve sancılar içinde ruhu yaşama direnen güçlü bir karakterdir. Onun; kitapları , şiirleri , denemeleri ve yazıları ruhunun yansıması ve samimiyetinin birer kanıtıdır. Abartıdan uzak yalın ve anlaşır bir dille her okuyucusuna hitap eden zarif bir şairdir. Okuyucusunu anlam ve kavrama konusunda yormayan anlatmak istediğini net anlatabilen bir üsluba sahiptir.

Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi. İsmini verdiği deneme kitabı ; Zarifoğlu'nun duyarlılığını , hassasiyetini , kendi iç dünyasındaki huzursuzluklarını , müslümanların her gün düçar olduğu acıların sancılarını yüreğinde hisseden modern dünyanın bunalımlarından kaçmak için yazılarına sığınan ve bu uğurda yazdığı denemelerinden oluşan eşsiz bir eserdir. Her sayfa da buram buram acı kokan Batı'nın kirli oyunlarını , kapitalist sistemin müslümanlar üzerinde oynadığı oyunları anlatan ve bu sistemde müslümanların İslam dünyasının nasıl bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serer. Kendi yazdığı dönemden bugünün Müslümanlarına da yazılmış güzide bir eserdir.
Müslümanlar için ilmihal okumalarının kuran ve siyer ışığında aydınlanmanın önemine vurgu yapar . Evlerimize kendi ellerimizle koyduğumuz televizyon ve kitle iletişim araçlarının tehlikelerinden ve bunun toplum üzerindeki etkilerinden bahseder. Kapitalist sistemin insanları nasıl hasta ettiklerini , ilaç sanayi sektöründe dönen oyunlara da atıfta bulunur.
Batı'nın korkunç nice oyunlarını , İslam'a olan düşmanlıklarını, müslümanları nasıl yok ettiklerini yerine sahte bir yüzle saygı kisvesi görünümüne bürünüp içten içe İslami yok etmenin oyunlarını nasıl oynadıklarını da anlatır . Doğu Türkistan'daki Müslümanların içten nasıl bölündüklerini Rusya ve kızıl Çin şarlatanlarının hilelerini de yazar. Batı'nın korkunç ve kirli yüzü gün yüzüne çıkar .
Evlerimizde , TV karşısında binlerce Müslümanın uğradığı zulümleri işkenceleri koltuklarımızda evlerimizde nasılda duyarsızca geviş getire getire rahatlıkla izlediğimizden yakınır yazar . Yıllar önce yazılmış ama bugünün Müslümanını ne iyi anlatır . Hangimiz bugün evimizde zulüm gören bir insana, müslümana , İslam'a yapılan düşmanlığa direnip elinden hiç birşey gelmezse bile elini açıp onlar için dua edebilecek kadar hassasiyetini korumuş durumda. Bir gece Teheccüd vakti tüm gönlünü samimiyetini de yanına alarak ellerini Mevla'ya açıp dünyanın her yerinde zulüm gören müslümanlar için ihlâsla dua et . Öyle içten bir dua olsun ki ruhen müslümanların üzerine yağan mermilere , bombalara siper ol gövdenle bir avuç duanla. Ola ki senin duan hatrına bir evlat yetim kalmaktan kurtulur , ola ki bir baba evlatsız kalmaktan. Ellerin gökte avucunda gözyaşlarınla ulaşırsın tüm acı çeken gönüllere.

Görünüm olarak müslüman lakin davranış ve yaşayış olarak sınıfta kalıyor bugünün modern müslümanları. Derler ki : sahabileri görseniz bunlar müslümandır dersiniz. Lakin sahabiler bugün müslümanları görse vallahi bunlar müslüman değildir derler.
Sürekli kolaya kaçma , rahata kavuşma , derdinde . Kurban kesmemek adına kendisine binlerce fetva çıkaran insanlar var bugün. Kur'an'ın sünnetin ehemmiyetini idrak edemeyecek kadar zişuur koflar dolu meydanlarda. Modernlik ve çağdaşlık adı altında islamı ve müslümanları gerici ilan edenlerde var. Bizde cihad edecek güç yok, lakin bir şeyi elimizle veya dilimizle düzeltecek takatimizde yok. Bozgunculukta ve kolaycılıkta üstümüze yok. Hele dedikodu gıybet varsa saatlerce süren anlamsız kelimeler yığını ile beş vakit namaza dururken aklımızda kalbimizde namazda duramazken bedenen artık huzurdayız . Onu da aradan çıkarıvermek adına .
Gözden geçirmek lazım , kendimizi , yaşayış şeklimizi davranışlarımızı tutarsız/ tutulamayan yanlarımızı. En önemlisi de kalbimizi... İçim temiz demekle büyük hesap gününden sıyrılamayşımızı. Bugün hanelerimizi teknolojil saldırılardan koruyamayabiliriz.
Lakin kalbimizi korumak elimizde orası bizim kurtuluşa giden tek yolumuz. Orası duzelirse davranışlarımız , hallerimiz, kelimelerimiz de düzelir .

Kitap benim tavsiye listemde. Etrafta eline yeni kalem almış üç beş satır aşk şiirleri yazıp , aşıklıktan dem vuran , dünyadan insanlardan bir haber olan yazarları okumak yerine . Size birşeyler katan özünuze , geçmişinize sahip çıkmanızı telkin eden yazarlara yönelin. Bu neden Zarifoğlu olmasın.

Keyifli okumalar
312 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Uyan bak anlamadığin, huzur bulamadığım hayatını, tarihini , cansız kalan düşüncelerini karlar altına gizlediler.... sadece uyan. Sana sunulan onca varlıkları dininle Islamla kavra. Köşelerde tembellesen benliginin idrakiyetine var. Seni oyalayan şeyin aslında gerçeğin olmadığını gör. Zulme uğramiş ecdadini anla, gelecek nesil için değerlerini manaya kavustur. Çünkü onları beynimizde manasizlastirdilar... uyan baharlar elbet bizim olacaktır.....
312 syf.
·Puan vermedi
Rahmetli Cahit Zarifoğlu bu eseri 14 Şubat 1980 tarihinde kaleme almıştır. Bugün Yugoslavya’nın yerinde yeller esmektedir ve köprünün altından nice sular akmıştır. Afganistan, yada Filipinler o gün ki ülkeler olmaktan çıkmış Türkiye'de o gün ki Türkiye değildir. bir çok konuda ise çok şeyin değişmediğini aksine gelişerek büyüdüğünü okudukça görüyorsunuz. Mabedsiz şehir Ankara diyor kitapta. dedik ya o günlerden çokkk sular akmış. geçmişi bugünle kıyaslamak açısından okunası eserlerden..
312 syf.
·9/10
"Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür." diye ünlü bir atasözümüz vardır hani hepimiz pek bir severiz. İnsan hafızasının eksikliğinin unutkanlık olduğunu anlatır bize.

Zarifoğlu'nun 1977 - 1984 yılları arasındaki dönemi anlattığı yazılarını okurken bu sözü hatırladım sık sık. Ve dahi bu unutuşumuzun bireysel anlamda bizleri ve ümmeti nasıl öğüttüğünü ...

Geçmişi bilmek bugünü daha iyi anlamlandırmada en önemli kıstaslardan biri zannımca...

Bazı şeylerin hiç değişmediğini görmek ne acı !!!
312 syf.
·Puan vermedi
Hayalperest olmayın. Hep sükut-u hayale uğrarsınız. Ayağınız yer tutmaz. Gerçeklerden kaçar kaçar hayallerinize sığınır, hayal kurduğunuz sürece de doğar, tatmin olur ama başarmanız gereken en küçücük işleri bile alt edemezsiniz. -Cahit Zarifoğlu
312 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Dini yonu gelismis olan yazarimiz; zulme ugramis haklar hakkinda kisa bilgiler sunuyor bizlere. Ayni zamanda gunumuzde yasanan sorunlara da deginiyor , insan oglunun duyarsizligindan dem vuruyor "ozellikle Islam ulkerinin" birbirleriyle olan bagimsiz davranislari ve birbirlerine karsi kapali kulak davranislari... Bircok dusuncenin bulundugu kitap benim begenimi kazandi, kendisine tesekkur ediyorum, Allah rahmetini esirgemesin...
312 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Cahit Zarifoğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Hep anlamam, dili bana uygun değildir, sıkılırım vs. diye diye ertelemiştim. Ama yanılmışım. Bendeki eski basım (2.baskı) olmasına rağmen dili fazla yormadı, akıcı ve güzel bir kitaptı. Zarifoğlu'nun dünya görüşünü merak edip, anlamak isteyenler mutlaka okumalı. Yıllar önce babamın kitabıydı, altını çizmiş, notlar almış. Ben de okurken onun altını çizdiği yerleri gördükçe okuduğuma daha çok mutlu oldum, kitaplar en güzel anı :)
312 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Cahit Zarifoğlu'nun okuduğum ikinci kitabı... Yaşamak'ı sevmiştim ama bu kitaba bayıldım. Sivri dilli yazarları seviyorum ve Zarifoğlu'nun da tam anlamıyla sivri dilli biri olduğunu bu kitapla görmüş oldum. Kitap Zarifoğlu'nun denemelerinden oluşuyor, yani bir süreklilik yok.Okuru sıkmadan ama değindiği konulardan ötürü ağır ilerleyen bir kitap -en azından benim için-.
Kitabı her ne kadar çok sevsem de söyleyecek bir şey bulamıyorum, ilginizi çekecek bir kitap olduğunu düşünüyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
“Bir teferrüc eyledim, baktım cihanın yüzüne/ Her neye baktım ise ibret göründü gözüme/ Âkil isen can gözün aç, nazar kıl sözüme/ Bir değirmendir bu dünya, öğütür bir gün bizi” buyuruyor Ahmed Câhidî (k.s) Hazretleri...
Cahit Zarifoğlu da bu beyti şerh ediyor bize, aczini bilen, zarif yüreğinden dökülenlerle.
Gökhan Özcan bir yazısında diyordu ki;
"Galiba en çok namı 'Cahid' olanlar hatırında tutuyor dünyanın insan öğüten bir değirmen olduğunu."
Filhakika öyle.
Cahit ağabey, dünyanın kalbimizi, nasıl bir ahvalde olursak öğütemeyeceğini yazıyor, anlatıyor zarifce.
Ona yalnız şair demek olmaz, o aynı zamanda merhametsiz ve samiyetten yoksun çağa karşı gönül ayaklanması başlatan münzevi bir derviş, yüreğinde ve kelimelerinde her daim beyaz haberler olan güzel bir adam, çağın tuzaklarına karşı tenbihler yapan müşfik bir ağabey.
Velhasıl okuyalım, okuyalım ki dünya öğütmesin içimizdeki güzellikleri.
312 syf.
·4 günde·10/10
Zorlu Şairimiz Zarifoğlu Bu kez bize açık açık anlatmış herşeyi..Çok ta güzel yapmış.Bilenler bilir, şiirlerini okurken zorlanır ,binbir türlü anlamlar yüklemeye çalışırız kendimizce..Zarifoglu'nu yakından tanıyabileceginiz bir eser olmuş.Dili sade ve anlaşılır.İçeriği anılardan,öğütlerden,fikir ve dünya görüşünden olusuyor.Bugünün sorunlarına ışık tutan,savunduğu davanın ardında dimdik duran ,değerlerine çokca onem veren Zarifoglunu tanimak isteyenler için nadide bir eser.Herkese tavsiye ediyorum.
Hazreti peygamber namazda iken bir çocugun agladıgını duysa onun ıstırabını dindirmek için namazı hafif tutardı.Böylece İslam'da sevgi ve merhamet hissi aile içi duygu alışverişi olmaktan başlayarak,dünyaya,insanlara,hayvanlara ve bütün yaratılanlara bakışın temeli çıkış noktası oldu...
Rasim Özdenören, İdris’e sordu:

-Herhalde İncil-i de okudun?
-Evet, okudum.
-İncil de edebiyat yönü olan bir kitap. Hangisi daha etkileyici?
-Kur’an.
-Niçin?
-Çünkü Kur’an doğru söylüyor. 

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754732485
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlu`nu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak karşımıza almamızı, yollarda zikirle yürümemizi telkin ediyordu. Daha doğrusu müslüman olarak iç dünyamızı zenginleştirmek, çağa donanımlı bir müslüman olarak yetişmemiz için elinden geleni yapıyordu. Hem çocuklar için yapıyordu, hem de büyükler için.
Bu kitaptaki yazılara, kendi yatağında sessiz, sakin ve içten içe maveraî uğultularla akan bir nehrin zaman zaman coşup kabarması olarak da bakılabilir.

Kitabı okuyanlar 1.231 okur

  • Gülsüm Altun
  • Kenan Turhan
  • Yusuf Rençber
  • Fatma Kahraman
  • Semia tıkaç
  • M U R A T  Ç E L İ K’
  • Şeyma
  • hande altuncu
  • MelikeÇetinkaya
  • Nurh@N

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.5
14-17 Yaş
%8
18-24 Yaş
%38.8
25-34 Yaş
%29.3
35-44 Yaş
%11.7
45-54 Yaş
%2.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.8
Erkek
%31

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.4 (211)
9
%22.2 (93)
8
%16.5 (69)
7
%7.6 (32)
6
%1.9 (8)
5
%0.5 (2)
4
%0.7 (3)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları