Kadıköy’de Osmanağa Camii’nin yanındaki
Buruşturulmuş bir kağıt gibi
Çürümüş sebzelerle yemişlerle
Ödüllendirilmiş
Ruhumun öz penceresi
Üstüne kokmuş isyan afişlerinin asıldığı
Yavru kedilerin köpeklerin annesi
Kimsenin farkına varmadığı Ulu Çeşme
Layık değiliz biz senden af dilemeye bile
Burası bir akıl hastanesi ama bildiğiniz anlamda değil. Burası sizin dünya dediğiniz akıl hastanesi. Güneşten yirmi yedi milyon kilometre uzaktaki, dönmekten başka becerisi olmayan, tepesinden hafifçe basık yuvarlakça olan gezegen. Size mavi gezegen ve dünya diye tanıtıyorlar, ne diyecekler, düşünebilmekle övünen iki ayaklı beyinsiz kan dökücülerin rehabilitesi için inşa edilmiş büyükçe bir akıl hastanesi mi diyecekler… öyle deseler kaçmaya çalışırsınız. Dünya diyorlar, inanıyorsunuz.
Necaşi'nin yanından ayrılıp arkadaşlarının yanına döndüğünde biatını gizlediyse de Medine yolunda bir ömür gaza arkadaşlığı yapacağı Halid b. Velid'le karşılaşınca Müslüman olmaya gittiğini saklayamadı. Doğrusu Halid de aynı niyetteydi. Hidayet yolunu tamamlayıp beraberce Hz. Peygamber'in huzuruna çıktılar. Halid Müslüman oldu ve biat etti. Sıra Amr’a geldiğinde, "Ya Rasulallah ! Önceki suçlarımı bağışlaman şartıyla sana biat ediyorum” dedi. Hz. Peygamber bunun üzerine "Ey Amr, biat et. İslam kendinden önce yapılanları yıkar, hicret önceki günahları siler" buyurdu. Amr, Hz. Peygamber'le karşılaşma anını asla unutmadı. Ölene kadar taşıdı o resmi hafızasında.