Adı:
Şiirler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. 
- Alim Karaman 
Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. 
- Prof. Dr. Hüseyin Hatemi 
Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. 
- Erdem Beyazıt -...
 
Yedi Güzel Adam'dan sonra okuduğum ikinci Şiir kitabıydı. Başlarken ve bitirdiğimde 'Şiiri Üzerine Görüşler' bölümünü okuyunca daha iyi kavrayabildim. "Şiirlerinde geniş boyutlarla, özellikle madde ve ruh çatışması, Batı diktasına karşı Doğu protestosu gibi temaları işlediği görülüyor." Sanırım, Zarifoğlu'nun işlediği temayı en iyi Behçet Necatigil dile getirmiş. Şiirler 4 ana bölümden oluşmaktadır. İşaret Çocukları bunların ilki ve olması beklenen ve istenen bir neslin portresini göstermektedir okuyucuya. Yedi Güzel Adam'da bu neslin vasıfları belirtilmiştir. Menziller'de ise bu neslin durması gereken noktayı işaret etmektedir. Son olarak Korku ve Yakarış, Mü'minin asıl durak yeridir ve benim en beğenerek okuduğum bölümdür.
Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinde bir hikâye havası bulmak mümkün.
Dostluğu, aşkı, tabiatı en çok doğallığı göreceksiniz onun şiirlerinde. Kendine has üslûbu, şiirlerindeki acziyetini ortaya koyması, daha doğrusu alçak gönüllülüğü şairin dizelerinde tüm çıplaklığıyla görülür. Cahit Zarifoğlu, eserleri gibi kişiliğiyle ve sade yaşantısıyla da örnek alınması gereken bir şahsiyettir. Güç el verirse tüm eserlerini okumayı düşünüyorum.
Şiir kitaplarını ağır okumanın verdiği haz aşikâr ama, sanırım bu kitabı biraz çabuk bitirdim. Ya da bir türlü ritmi yakalayamadım diyelim.
Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinde bir tezatlık söz konusudur. Mesela bir dörtlükte ele aldığı cümleler diğeriyle farklı duruyor, şöyle diyelim: ilk iki satır diğer iki satırdan ele aldığı konu itibariyle tamamen farklı olabiliyor.
Şiirlere derinden baktığınız zaman muazzamlık mutlaka görülecektir. Kendi iç benliğimizle mücadele içinde olduğumuzda, ya da dile getiremediğimiz duygularda, iyi ki şairler var deriz. Sanırım Necip Fazıl 'dan sonra yeni bir şair kazandım.
Şiir üzerine düşünceler bölümünde Erdem Bayazıt'ın yorumu oldukça açıklayıcı ve okunmaya değer.
"Cahit'te çok sık görürüz anlatılmaz olanı, çok değişik, belki şiire hiçbir zaman malzeme olmayacak diye düşündüğüm kelimelerle öyle bir ifade eder ki, tam şiiri orda yakalar. Hemen somutlaştırıverir o soyut şeyi. Yine naçizane görüşümü belirteyim; Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi."
"Bir Değirmendir Bu Dünya" sıradaki kitap olacak.
Kitaplarla kalınız.
'Herkesin kendisini anlamasını isteyen bir şair değildir Zarifoğlu. Yazdıklarının arka tarafını gören az ama değerli okuyucu ona daha makul gelir. Ve yine o kapalı anlatımın temelinde hep mümin duruşu olduğunu belirtir:'' Ben islami duyarlılığa sahip bir şairim. Bununla iftihar ediyorum. Ya başka türlü olsaydı. Aman Allah'ım! "
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.277 Oy)19.039 beğeni43.307 okunma3.012 alıntı182.666 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.534 Oy)8.818 beğeni28.653 okunma840 alıntı139.425 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.697 Oy)13.396 beğeni34.476 okunma3.388 alıntı145.820 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.560 Oy)9.064 beğeni25.307 okunma1.500 alıntı126.314 gösterim
  • Çile
    9.1/10 (1.054 Oy)1.092 beğeni3.351 okunma1.544 alıntı23.172 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.880 Oy)8.836 beğeni26.290 okunma2.645 alıntı114.503 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.231 Oy)4.117 beğeni15.754 okunma1.381 alıntı76.306 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.987 Oy)5.397 beğeni17.294 okunma1.000 alıntı60.068 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.458 Oy)7.862 beğeni21.348 okunma3.977 alıntı129.104 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.690 Oy)11.433 beğeni28.466 okunma1.561 alıntı149.268 gösterim
Şiirlerinde İslami motifler ön planda, bu minval üzerine insanı sorgulayan ve Batıyı protesto ederek İslam dünyasına çağrı yapan şiirler kaleme almış. İlk şiirlerinde ise daha çok Anadolu insanlarının acılarını ve umutlarını dizelerine taşımış. İkinci defa okumama rağmen hala kafamda oturtamadığım şiirleri mevcut. Bazı şiirleri öylesine kapalı ve derin ki çözmek gerçekten zor.
Şiir okumaya ve yazmaya çok düşkün biriyim. Bu okuduğum şiir kitabını evet sevdim ama sanirim yaşımdan dolayı Cahit Zarifoğlu nun şiirlerini anlamakta zorlandığımı farkettim ama yorumlayabildigim şiirlerine de bakicak olursam hayattan kesitlerini bizzat paylaşıyor bizlerle.
Büyük bir merakla aldığım ancak maalesef yarıda bıraktığım bir eser. Şiir okumayı seven, nacizane bir iki dize karalamış bir insan olarak bize düşmez belki ancak frekanslarımız tutmadı diyelim. Belki anlamak, anlaşılmak için zamana ihtiyaç var. Benim göremediklerimi, hissedemediklerimi başkalarının başarabilmesi dileğiyle..
Bu kitabı okumak, yanına üç şey almadan ıssız bir adaya düşmek gibi bir şey ve çoğu şiir kitabı bir haftalık Avrupa seyahati kalır bu kitabın yanında.

Dili inanılmaz zor, anlaşılması oldukça güç. Öyle ki, anlam yönünden kendinizi Cahit Zarifoğlu ile aynı odaya kapatmalısınız, onun için ona karşı mücadele etmelisiniz. Ama artık anlıyor olduğunuzda gerçekten bir yerlere varıyor, sanki bu ülkenin hiç gidilmemiş yerlerini görüyorsunuz.
“ Raskolnikov müthiş bir iman ağrısı çekmektedir.”
diyerek Batı'nın düştüğü boşluğu en güzel şekilde özetlemiştir Zarif adam. Hüznün ve imanın şairi, zarif mısralar, zarif cümleler... Okudukça kalbimize çöreklenen hüzün. Onun Yaşamak'ta ki söyleyişiyle:
"Yeryüzü ve İstanbul hüzni avutacak gibi değil yordum seni gözlerim..."
Başka söze ne hacet...
Bu kitabı 1 senede okuyabildim. Akılla anlamak çok zordu çünkü. Oysa ki kalple okumak gerekiyormuş şiirleri. Sonradan öğrendim. Güzel insan Cahit Zarifoğlu.
Hayatimda böyle sozler hic bir zaman okumamsitm bu kitap hem benim ask soleri sayfama cok yaradi hem bana bu yüzden 1k aiileme tesekurlerimi sunarım..!
Acz şiirlerini anlamak için acz anlamak lazım. Çoğu şiiri anlaşılamaz ama anlaşılanlarsa unutulmaz. Soru işaretlerinden biri şiirini derste okumuştum. Şiirde geçen "gömleğin üstüne kadar çıkmış kalpteki kara leke" mısrasını hocam bir hadisle bağdaştırmıştı. O zaman acz şiire başka bir anlam yüklediğini anlamıştım. Acz anlamadan şiirleri anlaşılmıyor ama yinede bazı şiirlerin okuyupta anlaşılmayacağı aşikar olmasına rağmen basılması nedeniyle 9 verdim. Yorumlayabildiğim tüm şiirlerini ezberleyinceye kadar okumuşumdur.
"Toprağın yutkunmasıdır benden yere
Özümün yeryüzüne kaçmasıdır sevmem"

En sevdiğim şairin, birbirinden güzel  şiir kitaplarını biraraya toplayan, başucunda bulundurulası Zarifoğlu eseri.. İşaret çocukları , Menziller, Korku ve Yakarış , Yedi Güzel Adam 'ı barındırır. Her birinin ayrı yeri olmasından mütevellit birini seçemedim yorumlamak için^^. Şöyle bir yorum okumuştum Zarifoğlu için "yasasaydı sorardım, 'nasıl kelimelerinle yaraları dağlarken aynı zamanda merhem oldun' diye " . Ne kadar haklı.. O kapalı sözlerinin arkasındaki duygu deryasına dalmak ne iyi geliyor ruha ..
Fakat o hikayevari şiirleri bazen öyle karmaşık gelir ki 'ne anlatmak istiyor acaba?'diye düşünürken bulursun kendini. Canım Bayazıt şöyle güzel açıklar bu durumu" Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi." Anlamasan bile öyle bir hissettirir ki, bazan anlamaya gerek duymadığını görürsün. Kalbten kalbe yol gibidir şiirleri..
İçlere işleyen, o şahsına münhasır kelamına hayran kalmamak elde değil. Ne güzel dile getirir gönülden geçeni..
Naif insan , güzel insan vesselam..
" Birçeşit sevdam var
Bir çeşit yalnızım kapıda
Yaradana giden yoldadır her ruh
Çocuklar gibi sevmese de kalpler
...
Aşabilsem boğulmalarını ömrümün
Bir çocuk havliyle geçsem sevgisiz ıssızları."

En sevdiğim dizelerindendir.. İyi okumalar dilerim.
“Çıktığım
her yerin kapısını
sert kapatmamla tanınırken,
senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum..”
Önce besmele
En güzel kelime

Allahım
Yol boyunca
Bırakma elimi
Düşerim sonra

Allahım
Niçin halkettinse beni
Kalbime söyle iyice
Engellerden arınsın yolum

Allahım
Nasıl pırıl pırılsa
Güzelse sevdiğin kulların
Öyle güzel kıl beni

Allahım
O güzeller güzeli
Hangi iyilik diledi senden
Dilerim ben de öylelerini

Allahım
Peygamber efendimiz
Hangi şerlerden sığındıysa sana
Upuzak tut benden de onları

Allahım
Yol boyunca
Tarih boyunca
Başıboş bırakma bizi
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şiirler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. 
- Alim Karaman 
Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. 
- Prof. Dr. Hüseyin Hatemi 
Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. 
- Erdem Beyazıt -...
 

Kitabı okuyanlar 446 okur

  • Özlem Damla Arık
  • Ceylan İpek
  • who is joseph
  • Gülcan Durna
  • Tuğçenur Lafoğlu
  • Ceren Rabia Çiftçi
  • Burçin Bulut
  • Zahide Özğan
  • KELEBEK AGRISI
  • Zeynep Cansaran

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%28.3
25-34 Yaş
%43.3
35-44 Yaş
%13.4
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.3
Erkek
%44.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.3 (53)
9
%23.1 (27)
8
%18.8 (22)
7
%5.1 (6)
6
%3.4 (4)
5
%0.9 (1)
4
%0.9 (1)
3
%0.9 (1)
2
%0
1
%1.7 (2)

Kitabın sıralamaları