·
Okunma
·
Beğeni
·
12279
Gösterim
Adı:
Şiirler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. 
- Alim Karaman 
Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. 
- Prof. Dr. Hüseyin Hatemi 
Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. 
- Erdem Beyazıt -...
 
519 syf.
..Ah şu yalnızlık
Kemik gibi ne yana dönsen batar.

"Bir şiirde kendinizden ne kadar çok şey bulursanız o kadar üzülürsünüz." demişler.

Bu dizeler de çoğu kişiyi etkiliyor tıpkı beni etkilediği gibi...

Hepimiz kanayan yarası olan yalnızlığı, ne güzel,soyadı gibi zarif bir üslupla anlatmış yazar.

Gri, kalbimde hiçbir yere göğe sığdıramadığım cânım Ankara'da doğmuş, Maraş'ta eğitim görmüş, İstanbul'da gözlerini başka âleme açan bir yazar daha.

"Şehirler, şiirleri çok etkiler."

Şiirlerinde,Maraş'ın Anadolu ağzını, Ankara'ya ülkeyi kurtarmak için kitaplara baş koymuş mücadeleci temiz yürekli gencini ve İstanbul'un bürokrasini görebilirsiniz.

Şiirlerinde madde-ruh sentezini, doğu protestosunu,batı eleştirisini görebildiğiniz gibi bazlamaya tereyağı sürmeyi de görebilirsiniz :)

"Bir şiirde kendinizden ne buluyorsanız o şiiri o kadar çok benimsersiniz."

Ben bazlamayı gördüm, bir Anadolu çocuğu olarak Anadolu'da çekilen sıkıntıyı gördüm, Allah'ı gördüm,Vatan sevgisini gördüm...

Lâkin benim gördüklerim sizi yanıltmasın!

Özdemir Asaf'ın şiirlerinde, Nazım'ın son şiirlerinde Allah,dua, seccade pek geçmez ama Zarifoğlu'nun dizelerinde "Tanrı" lâfzı geçer demek istediğim sağ cerâhın bu şairi sahiplenmesi sizi yanıltmasın Zarifoğlu çoğu dizesinde her kesime hitâp etmiştir her kesimden insanın okumasını tavsiye ederim.

Şairlerle,davanız aynı yöne bakıyorsa şiirlerini seversiniz ama düşmanlık ettiği bâtıl düşünceler de aynıysa daha da çok seversiniz.

Zarifoğluyla aynı ufka baktığımız aşikardır.

Enis Batur şöyle söylemiş:

"Cahit Zarifoğlu bir gün keşfedilecek özel bir adadır."

açıkçası katılıyorum ben de "Menziller" kısmına kadar bir kaç şiir dışında anlamadan çok da beğenmeden okudum.

Erken başladığımı düşündüm taki "Mavi gök orada mı" şiirlerine geçince,geç bile kalmışım dedim altını çizmediğim şiir nadirdir.

Zarifoğlu, gibi usta bir yazara ne erken başlanır ne de geç her dönemin, her yaşın şairi...

Burada yazardan çok kendimi de suçluyorum çünkü kitaba başlamadan önce olağanüstü bir beklentiyle başladım.

Lakin "Ve kuşlar da kaderle uçar"
kısmından sonra Cahit Zarifoğlu'yu anladım.

Ona ek olarak ben de "kaderin" yanında bir de "kederle"uçtuğunu da düşünüyorum.

Zarifoğlu, anlaşılmak için veya beğenilmek için yazmamış "yazmak için" yazmış.

Şiirlerini basitliğe indirgeyip çoğu kişi aynı şeyi anlasın dememiş,az kişi çok şey anlasın demiş.

Üslubuyla, Anadolu ruhunu kaybetmemesiyle, (kaybetmemesiyle diyorum çünkü çoğu yazarımız hatta turist, olarak giden gençlerimiz Anadolu'da doğmasına rağmen Anadolu ruhunu yurt dışına gittiklerinde koruyamamıştır ancak Almanya'da eğitim görmesi Zarifoğlu'nu değiştirmemiştir.)bizim şairlerden.

Sadece filmlerde kullanılan fon müziğini zil sesi yapmakla, popüler sözlerini paylaşarak anlaşılacak bir yazar değil bu adamlar...

Kitapda çoğu şiiri mevcut, en son eşine yazdığı şiiri vardı :) Zarif hareket...

Türkiye şartlarında sevgiliye,kediye, köpeğe hatta buluta bile şiir yazan şairlerimiz vefanın vücut bulmuş hâli yol arkadaşlarını hep es geçmişlerdi oysa..

Kısacası, Zarifoğlu yazdığı gibi yaşayan nadir ustalardan yine incelemeyi onun dizeleriyle sonlandıralım o zaman:

"Bu dünya soğuk.
Rüzgâr genelde ters yöne eser.
Limon ağaçları kurur.
Bahaneler hep hazır.
Güzel günler çabuk geçer.
İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi..."


Mutlaka okuyun.Esenlikle,kitapla kalın.
496 syf.
·43 günde·Puan vermedi
Naif ve güzel insan.!
Cahit Zarifoğlu...
Zerafeti kesinlikle şiirlerine de yansımış. Ancak şunu söyleyeyim bugüne kadar çok fazla şairin şiirini okumuşumdur. Ama her defasında Cahit Zarifoğlu’nu anlamakta zorlanmışımdır. O kadar derinlerde geziyor ki, bazı dizeleri 2-3 defa tekrar etmek durumunda kalıyorum. Ve vermek istediği mesajı aldığınızda kalbinize bir dokunuş yapmış oluyor. Bu duyguda böyle mi anlatılır kardeşim??? diyorsunuz. Cahit Zarifoğlu’nu anlamayı başarırsanız gerçekten okuyucuyu sarsıyor diyebilirim. Bambaşka bir dili ve üslubu var. Anlaşılması güç ama mükemmel bir sanat...
Yedi Güzel Adam’ın kurucusu da diyebiliriz kendisine...
Bence herkes bir gün Cahit Zarifoğlu ile tanışmalı..
Şair olmanın sonradan kazanılacak bir özellik değilde anadan doğma kazanılacak bir yeti olduğunun ispatıdır Zarifoğlu®️
Herkese iyi okumalar...
520 syf.
·5 günde·9/10
Yedi Güzel Adam'dan sonra okuduğum ikinci Şiir kitabıydı. Başlarken ve bitirdiğimde 'Şiiri Üzerine Görüşler' bölümünü okuyunca daha iyi kavrayabildim. "Şiirlerinde geniş boyutlarla, özellikle madde ve ruh çatışması, Batı diktasına karşı Doğu protestosu gibi temaları işlediği görülüyor." Sanırım, Zarifoğlu'nun işlediği temayı en iyi Behçet Necatigil dile getirmiş. Şiirler 4 ana bölümden oluşmaktadır. İşaret Çocukları bunların ilki ve olması beklenen ve istenen bir neslin portresini göstermektedir okuyucuya. Yedi Güzel Adam'da bu neslin vasıfları belirtilmiştir. Menziller'de ise bu neslin durması gereken noktayı işaret etmektedir. Son olarak Korku ve Yakarış, Mü'minin asıl durak yeridir ve benim en beğenerek okuduğum bölümdür.
Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinde bir hikâye havası bulmak mümkün.
Dostluğu, aşkı, tabiatı en çok doğallığı göreceksiniz onun şiirlerinde. Kendine has üslûbu, şiirlerindeki acziyetini ortaya koyması, daha doğrusu alçak gönüllülüğü şairin dizelerinde tüm çıplaklığıyla görülür. Cahit Zarifoğlu, eserleri gibi kişiliğiyle ve sade yaşantısıyla da örnek alınması gereken bir şahsiyettir. Güç el verirse tüm eserlerini okumayı düşünüyorum.
Şiir kitaplarını ağır okumanın verdiği haz aşikâr ama, sanırım bu kitabı biraz çabuk bitirdim. Ya da bir türlü ritmi yakalayamadım diyelim.
Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinde bir tezatlık söz konusudur. Mesela bir dörtlükte ele aldığı cümleler diğeriyle farklı duruyor, şöyle diyelim: ilk iki satır diğer iki satırdan ele aldığı konu itibariyle tamamen farklı olabiliyor.
Şiirlere derinden baktığınız zaman muazzamlık mutlaka görülecektir. Kendi iç benliğimizle mücadele içinde olduğumuzda, ya da dile getiremediğimiz duygularda, iyi ki şairler var deriz. Sanırım Necip Fazıl 'dan sonra yeni bir şair kazandım.
Şiir üzerine düşünceler bölümünde Erdem Bayazıt'ın yorumu oldukça açıklayıcı ve okunmaya değer.
"Cahit'te çok sık görürüz anlatılmaz olanı, çok değişik, belki şiire hiçbir zaman malzeme olmayacak diye düşündüğüm kelimelerle öyle bir ifade eder ki, tam şiiri orda yakalar. Hemen somutlaştırıverir o soyut şeyi. Yine naçizane görüşümü belirteyim; Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi."
"Bir Değirmendir Bu Dünya" sıradaki kitap olacak.
Kitaplarla kalınız.
496 syf.
·Puan vermedi
'Herkesin kendisini anlamasını isteyen bir şair değildir Zarifoğlu. Yazdıklarının arka tarafını gören az ama değerli okuyucu ona daha makul gelir. Ve yine o kapalı anlatımın temelinde hep mümin duruşu olduğunu belirtir:'' Ben islami duyarlılığa sahip bir şairim. Bununla iftihar ediyorum. Ya başka türlü olsaydı. Aman Allah'ım! "
496 syf.
·Beğendi·10/10
Cahit Zarifoğlu; benim için zerafetin temsilcisi.
Bir çok şairin bir çok şiirinde elbette kendimi bulduğum yerler oldu. Ancak Cahit Zarifoğlu’nun yeri ben de çok farklıdır. Okuduğum şairler üzerinden derinlemesine kendime yakın hissettiğim, betimlemelerine hayranlık duyduğum, kendimle bütünleştirdiğim bir şair. Öyle ki, ne zaman duygusal bir modda olsam rastgele bir sayfasını açar onun hislerine ortak olurum ya da o benim hislerime tercüman.
Bazı şiirlerinde anlamakta zorluk yaşadığım, üzerine uzun uzadıya düşündüğüm anlar elbette ki oldu. Ancak buna rağmen bile yaşadığı duyguları kendimle hep özdeştiriyor ve derinden hissediyorum. Melankolik bir kişiliğe bile büründürdüğü oluyor beni.
Bu hisleri Shakespeare okurken de hissediyorum şayet. Shakespeare’in aşka olan aşkını Zarifoğlu’nun da dizelerinde rastlamak mümkün. Vermek istediği mesajı size nasıl aktarma biçimini anladığınız zaman şaşıp kalıyorsunuz. Yaşadığı duyguları dizeleriyle bütünleştirmiş bir şair, hissettiği her duyguya ortak oluyorsunuz farkında olmadan.
Özellikle eserin sonunda da eşine yazmış olduğu bir şiiri eklemiş, zarifliğe bakar mısınız?
496 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitapla ilgili şunları söyleyeceğim.
Şiirleri insana zevk veriyor ancak neyi anlatmaya çalıştığını anlamak oldukça zor ama kısaca rastgele bir sayfayı açtığınızda karşınızda sizleri hoş bir mısranın dizelerinin karşılayacağı güzel bir kitap diyebilirim..
496 syf.
Cahit Zarifoğlu, Türk edebiyatının kendine has bir tarzla yazan kıymetli yazarlarından biridir. Şiirlerinde anlam kapalılığı olmasına rağmen okuyucu bıktırmaz, sıkmaz; aksine kendine daha çok bağlar. Şair şiirine, merak uyandıran, kişinin kendisinden bir şeyler bulmasını sağlayan farklı ve estetik yönler katar. Belki de çok okunmasını sağlayan bu yönleridir.
496 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bana şiiri sevdiren şair diyebiliriz. Şiirlerini okurken nedense hep geçmişde buluyorum kendimi. Geçmişte yolculuk etmek de bana iyi geliyor. O yüzden arada mutlaka bu kitabi elime alıp bir iki şiirini okurken buluyorum kendimi.... Zaman makinesi gibi adeta....
496 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Şiirlerinde İslami motifler ön planda, bu minval üzerine insanı sorgulayan ve Batıyı protesto ederek İslam dünyasına çağrı yapan şiirler kaleme almış. İlk şiirlerinde ise daha çok Anadolu insanlarının acılarını ve umutlarını dizelerine taşımış. İkinci defa okumama rağmen hala kafamda oturtamadığım şiirleri mevcut. Bazı şiirleri öylesine kapalı ve derin ki çözmek gerçekten zor.
496 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Herkes buzdağının görünen kısmının şiirini yazar, ben görünmeyen kısmının şiirini yazmaya çalışıyorum , diyor Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, buzdağının şairi, kendini ifade edişiyle "ACZ"...
Her satırına gönlümü akıtarak okudum:)
Her şiirinde ayrı bir mâna incelik var ama benim en cok sevdiğim "Menziller" şiiri oldu...
"Zarif bilâtedbir" bir insanın kendine bu şekilde hitap etmesi, kitabın sonunda eşine yazmış olduğu bir şiiri eklemesi, vefatından önce "kırlarda çiçekler artık bensiz açacak" demesi nasıl bir inceliktir , naifliktir...
Böyle bir insanın şiirleri okunmayi ve anlaşılmayı sonuna kadar hakediyor bence
496 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bu incelemede Cahit Zarifoğlunun "Şiirler" adlı eserinden kısaca bahsedip daha sonra 'Cahit Zarifoğlu'nun' genel bir incelemesini kendimce yapacağım.

Şiirler;
Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerini okuyan çoğu kişi, şiirlerin kapalı ya da zor anlaşılır olmasından yakınır.
Evet şiirleri kapalı ama bunun kötü veya anlamsız olduğu göstermez. Belki Cahit Zarifoğlu o şiirlerde kendi iç dünyasında anlamları olan cümleleri bize aktarıyor da biz anlamıyoruzdur...

Cahit Zarifoğlu;
Öncelikle Cahit Zarifoğlu hakkında genel bir inceleme yapmamın tek bir nedeni var o da çoğu eserini okuyup etkisinde kaldıktan sonraki vicdanen onun hakkında az da olsa bir kaç satır yazma istediği. Hani şair diyor ya "Yazmasam deli olacaktım." o misâl.
Cahit Zarifoğlu ile ilk tanışmam Yedi güzel adam kitabıyla olmuştu ama bu eseri ile başlamam benim gibi acemi bir okur için kolay olmadı çünkü eser aşırı derecede kapalıydı pek keyif almamıştım. Daha sonra Yedi güzel adam dizisine başladım ve dizi sayesinde bende Cahit Zarifoğlu hayranlığı başladı.Daha sonra diğer eserlerini okudukça hayranlığım gittikçe arttı bu hayranlığımın en büyük nedeni eserlerinde kendimden bir şeyler görmem olsa gerek. Diğer sevdiğim, okumaktan keyif aldığım yazarların eserlerini okuyunca kendi iç dünyamdan kesitlere çok rastlamam ama Cahit Zarifoğlu'nun eserlerinin çoğun da iç dünyamdan kesitler görmek beni çok şaşırttı ve ona hayranlığımı arttırdı. O yüzden benim için tüm yazarlar bir yana, Cahit Zarifoğlu bir yanadır onun yeri her daim özeldir.Onun hakkında daha çok söylemek istediğim şeyler var ama iç dünyama ait şeyler olduğundan olsa gerek kaleme sığmıyor, herkes bir Cahit Zarifoğlu olamıyor maalesef.Yazacaklarım burda bitiyor. Yazdıklarımın bittiğine bakmayın içimde biten hiç bir şey yok aslında...
“Anılar defterinde gül yaprağı
Gibi unutuldum kurudum
Başıma düşmüş sevda ağı
Bir başıma tenhalarda kahroldum
Sen kimbilir, rüzgârlı eteklerinle
kimbilir hangi iklimdesin, Ben
Sensiz bu sessizlikle
Deli gibiyim sensiz
Bu sessizlikle

Ayrılıkla başım belada
Gözlerini çevir gözlerime
Yoksa sensiz bu sessizlikle
Deliler gibiyim
Sensiz bu sessizlikle”
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak
yanayım Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen İbadetler Özürlü
Eski Günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim


Kolaya affı esirgeme Sana zorsa yanmaya razıyım

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şiirler
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. 
- Alim Karaman 
Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. 
- Prof. Dr. Hüseyin Hatemi 
Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. 
- Erdem Beyazıt -...
 

Kitabı okuyanlar 1.359 okur

  • Feyza Yılmaz
  • R_N  PRKL
  • Lectore
  • Emre Bayar
  • @Enise
  • İkra
  • Zeynəb Əliyeva
  • Nurgül Dere
  • Özdem Direkçi
  • Mehmet Toyran

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%4.7
18-24 Yaş
%28.3
25-34 Yaş
%43.3
35-44 Yaş
%13.4
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.3
Erkek
%44.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.9 (144)
9
%21.6 (61)
8
%15.9 (45)
7
%6.7 (19)
6
%2.8 (8)
5
%0.4 (1)
4
%0.7 (2)
3
%0.4 (1)
2
%0
1
%0.7 (2)

Kitabın sıralamaları