"BENCESİ!"
İnceleme öznel bir olumsuz değerlendirme içermekte olup, bağlayıcı bir tarafı bulunmamaktadır.
Kitabın beğenilmemesine, yazılanların şiir olmadığına, Cahit Zarifoğlunun da şâir olmadığı düşüncesine itiraz edebilir, katılmayabilirsiniz.
Bu düşünceleriniz bir engel teşkil etmediği gibi, dünyanın sonu da değildir.
Vira Bismillah!
Şiir nedir veya ne değildir?
Şiirdeki sözde kapalı, gizli anlatım neden vardır ve neye hizmet eder?
Yani, bilemiyorum. Ağdalı, süslü kelimeleri sıraya dizip cümle kurmak, başı sonu belli olmayan, bir hikâyesi, bir öğretisi olmayan şeyler şiir midir?
Söylenen bunca kelâm israfı; insanı daha iyiye, daha güzele götürmüyorsa, bir serzeniş, bir isyan değilse niye yazılır ki?
Veya âşikar bir durum çoşkuyla kelimelerden akmıyorsa neye, kime yazılır?
Evet, bir şiire sadece fayda yönünden bakılmaz, buna inanıyorum. Ama diğer şeylerin hiç olmamasını doğru bulmuyorum.
Yani kitaptaki şiirlerin bir şeyler anlatmasını geçtim, sanki bir liselinin müsvedde kağıdına yazdığı anlamsız kelime bütünlüğü gibi şeylerle, anlamsız betimlemelere, Ne idiğü belirsiz benzetmelerle dolu.
Acıdır ki,
"Ben Cahit Zarifoğluyum, ne yazsam okunur." hissiyatını,
Turgut Uyar ve Edip Cansever de de hissetmiştim.
Kitapta yazılanları alıyorum, okuyorum, birilerine söylemek istiyorum. Bir durum için öz bir şey söylemek istiyorum ama maalesef.. Çoğu deli saçması şeyler.
Kitaba dair çeşitli yazarların düşünceleri vardı. Kapalı ve imgesel anlatımdan, anlaşılmaz şiirin Cahit Zarifoğlu'nun kendine has şiir anlayışının ürünü olduğundan bahsetmişler.
Kapalı şiir dedikleri söyleyecek sözleri olmayanların icadı. Duygu yoksa ne var ki? Bu anlatıların bi' duygusu olduğuna inanmıyorum.