1000Kitap Logosu
Cahit Zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
8bin Kişi
35,8bin
Okunma
10,5bin
Beğeni
166bin
Gösterim
Tam adı
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu
Unvan
Türk Şair, Yazar
Doğum
Ankara, 1 Temmuz 1940
Ölüm
İstanbul, 7 Haziran 1987
Yaşamı
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu (d. 01 Temmuz 1940, Ankara - ö. 07 Haziran 1987, İstanbul), Türk şair, yazar. Aslen Kahramanmaraşlı'dır. 1940 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da doğmuş olan şairin çocukluğu Kahramanmaraş'ta geçmiştir. Edebiyata, Kahramanmaraş Lisesi'nde iken şiir ve kompozisyon yazarak başlamış, lise sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur. Öğrenciliği sırasında çalışmak zorunda kalınca, sayfa sekreteri olarak çalışmış yine bu dönemde Diriliş Dergisinde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır. 1976'dan sonra, kurucularından olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır. Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır. 1987 yılında vefat etmiştir. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır. “Yedi Güzel Adam” adıyla anılan isimler Türk edebiyatına damga vuran Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay'dır. Yolları Kahramanmaraş'ta kesişen 7 Güzel Adam'ın eğitim gördüğü 169 yıllık tarihi Maraş Lisesi 2019 mart ayında müzeye çevrilmiştir.
n@lkan
Yedi Güzel Adam'ı inceledi.
136 syf.
·
3 günde
İçim ey içim bu yolculuk nereye?
Bir yönüyle şiir, her şairin kendi içine bir yolculuğudur. Yaşadığı acıları, umutları, aşkları, sevdaları, yalnızlıkları ve hayallerini dile getirdiği bir yolculuktur bu. O nedenle her şairin yüreğinden kelimeler bazen bir çığlık olur, bazen de sessiz bir su gibi akar. Bu kelime yağmurunda bazen coşar, bazen de sessiz sessiz düşünce ve hayallere dalar gideriz. Okurken ve dinlerken bazen ruhumuz hafifler, bazen de yüreğimizi derinden derine bir sızı kaplar.       • • • İlk defa “ Yedi Güzel Adam”la tanıştığım Cahit Zarifoğlu’nun şiirleri kendi yatağında sessiz sakin, derinden derine akan ırmaklar gibiydi. Onun bu sessizliği ve sakinliğinin arkasında şiirinde alışılmadık bir söz dizilimi, kendine özgü imgeleri ve kullandığı gizemli dilin olduğunu düşünüyorum. Nitekim daha ilk sayfada “Bu insanlar dev midir/Yatak görmemiş gövde midir” mısralarını okurken dışa kapalı ve yoğun bir anlam dünyasıyla karşı karşıya olduğumu anladım. Zarifoğlu’nun dünyasına girebilmek için de okuduğum her bir satırı tekrar tekrar okudum. Kitabı okuyup bitirdiğimde tekrar başa döndüm ve bir daha okudum.  • • • Doğrusu okurken Zarifoğlu’nun şiirlerinin tarz olarak bir yönüyle Cemal Süreya’ya bir yönüyle de Alman şair Rainer Maria Rilke’nin şiirlerine çok benzediğini gördüm. Özellikle Rilke’nin “Duino Ağıtları”nda geçen “Ey tebessüm nereye/Ey hayran bakış: kalbin yeni, sıcak, kabaran dalgası”* dizelerinde olduğu gibi Zarifoğlu’nun şiirleri de söz dizilimi, kendine özgü imgeleri ve kapalı anlatımıyla neredeyse onunla aynısı gibiydi. Rilke’nin bu kitabını okurken de her bir satırını tekrar tekrar okumuştum. İlginç olan nokta Rilke’nin şiirlerini her okuduğumda yeni ve farklı anlamlar çıkarmıştım. Aynı duyguyu Zarifoğlu’nun şiirlerinde de yaşadım. Bu yönüyle Rilke’den sonra Zarifoğlu’nun şiirlerini okumak farklı ve zorlu bir deneyim oldu benim için.     • • • Zarifoğlu, “Ben buz dağının görünmeyen yüzüne yazıyorum şiirlerimi” diyor. Zarifoğlu’nun o buzdağının görünmez yüzünde yazdıklarını anlayabilmek için sıradan bir şiir severden daha ötesi olmak gerekiyor. Her şeyden önce şiire gönül vermek, gerektiğinde kullandığı imgeler, semboller ve dille ilgili araştırma yapmak gerekiyor. Birçok okur gibi Zarifoğlu’nun şiirlerini okurken zorlandığımı, ama tekrar tekrar okuduğum satırlarda hem hiçbir şey anlamadığım, hem de çok şey anladığım hissini aynı anda yaşadığım için okumaya devam ettiğimi söylemeliyim. Özellikle altını çizdiğim mısraların gizemi ve anlam derinliği nedeniyle kitabı elimden bir türlü bırakamadığımı belirtmeliyim.  • • • Bu itibarla, “Yedi Güzel Adam”ın, duygudan daha çok düşünceye, kalpten daha çok zihne hitap eden bir eser olduğunu düşünüyorum. Zira kitabın her bir şiirini defaatle okumama rağmen hâlâ yüreğimin atışlarını değil, zihnimin arayışlarının sesini duyuyorum.  O nedenle bu eseri, şiire yeni başlayanlara değil, daha çok şiire gönül verenlere ve farklı bir tat denemek isteyenlere tavsiye ederim.      “İçim ey içim bu yolculuk nereye Yine bir şehrin ölümünü başlatır gibisin”** sözlerini merak eden okurlara… Keyifli okumalar dilerim!  ......................................... *#105548942. **#140408706.
Yedi Güzel Adam
8.4/10
· 11,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
164
Oğuzhan Güneş
Yedi Güzel Adam'ı inceledi.
136 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
Zarif Adam
"Yedi adam biri bir gün..." Diyerek başlıyor şiirlerine Üstad. Kitaba ismini veren Yedi Güzel Adam'ın yedi ayrı kişi olduğunu iddia eden de var bu yedinin yedi güzel özelliği anlattığını savunan da var.(Başka şeyleri savunan da olabilir varsa ben bilmiyorum.) Bizim konumuz bu Yedi Güzel Adam'ın neyi ima ettiği değil. Ama yedi ayrı kişiyi temsil ettiğini düşünürsek bu yedi kişiyi sayalım: Cahit Zarifoğlu, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Alâaddin Özdenören, Mehmet Akif İnan. Hepsi birbirinden kıymetli dava adamları ve yazarlar. Hepsini çokça severim. Şimdi kitaba ve içindeki şiirlere gelelim. Cahit Zarifoğlu'nun anlaşılmayı çok sevmeyen bir şair olduğunu pek çok kişiden duymuştum. Ve bunu başlarda saçma bulmuştum ta ki bu kitabı okuyana kadar. Bence anlaşılmamak Zarif adamın seçtiği bir şey değil. Bizler onu anlayamıyoruz. Evet kabul şiirleri gerçekten anlaşılmaz ve kapalı ama bu bence muhteşem bir şey. Şiir (bana göre) bazen tek cümleyle sayfalar dolusu anlatılacak bir şeyi anlatmaktır. Bunu gizli bir şekilde yapmak bence daha hoş. Bana göre şiirin şerhini şair değil okuyucu yapmalı. Zarif adamın şiirleri bunun için inanılmaz müsait. Ama burada bir uyarı yapmak isyiyorum. Eğer yeni yeni şiir okumaya başladıysanız ya da şiire karşı çok bir merakınız yoksa Zarif adamın bu kitabını okumamanız daha iyi olacaktır. Daha anlaşılır yazmayı tercih eden şairlerimiz var onları okumanız daha yerinde olacaktır. Ama şiire merakı olan ve şiirde belli başlı şeyleri bilen kişilerin Zarif adamın bu kitabını okumasını şiidetle tavsiye ediyorum. Her şiirini, her mısrasını anlamak için uzun uzadıya kafa yormak benim çok hoşuma gidiyor. Tabi bu herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ama hangi tarz severseniz sevin size Zarif adamı sonuna kadar tavsiye ediyorum.(İnşallah Üstad'ın başka kitaplarını da okuyacağım o zaman daha güzel incelemeler yazabilirim kitapları hakkında. Şimdilik bu kadar oldu. İnşallah beğenmişsinizdir. Hatam ya da eksiğim olduğunu düşündüğünüz yerlerde lütfen beni uyarın. Sonuçta ilk defa Zarifoğlu'nu okudum.) Keyifli okumalar...
Yedi Güzel Adam
8.4/10
· 11,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
146