İnsanlar bir şeyleri eleştirirken önce kendinde bir hak görür. Meselâ vergi verdiği için bir çok şeyi eleştirir. Siyasetçilerin lükslerini falan...
Fakat konu Cumhuriyeti kuran büyüklerin lükslerine
4 evli barklı erkek kapıda sohbet ediyoruz. Konu bir anda süpürgelere geldi.
Biri dedi ki ben şarjlı süpürge aldığımdan beri robot süpürge kullanmıyorum.
Biri dedi Philips 9000 bin serisinden çok memnunum.
Biri 7000 bin serisi anlatmaya başladı.
Biri dedi robot çok yavaş, sıkılıyorum.
Bunlar Anadolunun kıyıya paralel uzanan dik yamaçlı köylerinde büyümüş adamlar.
Allah'ım sen bizi muhafaza et.
Yıllarca Lozan Anlaşması üzerinden bir Madencilik hasreti! yaşadık.
Şu yüz yıl dolsa da şu madenleri çıkarsak dedik.
Asla üstten gelen bir ses değildi bu, toplum içinde herkesin duyduğu bir fısıltıydı.
Kimse de bu fısıltıya dur demedi.
Belki de fısıltı o kadar sağır ediciydi ki birileri bağırdı biz duymadık.
Böylece durdurulamaz, güçlü bir devlet olmak için o günü, maden çıkarma özgürlüğümüzü bekledik.
Yıllarca madenciliği bu şekilde güzelleyip, madencilik faaliyetlerine karşı bir hoşgörü iklimi oluştu.
Nihayetinde bizim karşı köyde altın madeni çıkarılırken herkesin gözleri ışıl ışıldı. Tabi o ışık çok kısa sürdü. Kısa dediğim 10 sene falan.
Artık kimse Lozanın madencilik faaliyetlerimizi engellediğini konuşmuyor. Belki de 100 yıl dolduğu içindir. Başka neden olabilir ki? Ağacı, kuşu, toprağı sevmeyen bu uykudan nasıl uyanabilir?