Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zamanın Kıyısında Duran Beş Şehir
Puan vermedi·224 syf.··
2025 177. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 13:39
Bir hatıranın, bir rüyanın ve bir milletin iç sesi üzerine... Ahmet Hamdi Tanpınar ’ın Beş Şehir ’i, yalnızca şehirlerin hikâyesini anlatan bir kitap değil; zamanla kurduğumuz ilişkinin bir aynası gibi. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul… Her biri birer şehirden çok, bir ruh hâli, bir duygu, bir hatıra aslında. Tanpınar bu şehirleri gezerken, geçmişle bugünün, gelenekle modernliğin, özlemle yenilenmenin arasında bir köprü kuruyor. Onun anlatımında şehirler sadece sokaklardan, evlerden, camilerden ibaret değildir. Bir sesleri, bir musikileri, bir kalp atışları vardır. Bursa’da zaman yavaşlar; İstanbul’da karmaşanın içinde bile eski bir huzur kokusu duyarsınız. Konya, insanın içe dönüşünü fısıldar. Erzurum, sertliğiyle bile sıcak bir sadakati hatırlatır. Ankara ise tüm bu geçmişin ardından gelen bir “yeniden doğuş”un simgesidir. Ahmet Hamdi Tanpınar ’ın dili yavaş akıyor ama içinden binlerce yılın yankısı geçiyor. Her cümle, sanki bir musiki gibi ritim taşıyor. O yüzden Beş Şehir , hızlı okunacak bir kitap değildi. Her sayfasında biraz durmak, biraz susmak gerekiyor. Çünkü Ahmet Hamdi Tanpınar'ın cümleleri yalnızca okunmaz; dinlenir. Ben bu kitabı okurken yalnızca şehirleri gezmedim, kendi içimdeki zamanı da gezdim. Çocukluğumun kokusunu, unuttuğum sesleri, geçmişle barışmanın sessiz huzurunu buldum. Ahmet Hamdi Tanpınar , bana şunu hatırlattı: “Geçmişi anlamadan bugünü anlayamayız. Zaman, aslında insanın kendini anlamasının adıdır.” Beş Şehir, bir dönemin değil, bir ruhun kitabı. Şehirlerin taşlarına, sokaklarına, su seslerine sinmiş insanların hikâyesi. Okudukça fark ettim ki; bazen şehirleri biz gezmiyoruz… Onlar bizim içimizde geziniyor. “Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında…” Ahmet Hamdi Tanpınar
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
SONUNDA BİTTİ
6/10
·224 syf.··
2022 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2022 13:24
Yazarın Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlattığı bu kitapta belirgin bir olay örgüsü olmaması, okuma sürecimi bir hayli zorlaştırdı. Zaman zaman kendimi şu duygunun içinde buldum: Uzun bir süre okuduktan sonra “Herhalde 50 sayfa okumuşumdur” diye düşünüp sayfa sayısını kontrol edince, sadece 12-13 sayfa ilerlemiş olduğumu görmek moral bozucu oldu… Kitabın diline gelecek olursak; kelimeler aslında yabancı değil, çok ağır bir sözlükle yazılmamış. Ancak cümlelerin yapısı, anlatım biçimi ve genel atmosferi oldukça ağır. Sizi adeta duraksatıyor, sindirerek okumaya zorluyor. Bunu şöyle anlatabilirim: Gün görmüş, pir-i fani bir ihtiyarın tok sesiyle size ağır ağır bir mevzuyu anlattığını düşünün. Lafını kesemezsiniz, araya giremezsiniz; sadece söz bitene kadar onu dinlemek zorunda kalırsınız. İşte bu kitap da tam olarak böyle bir his bırakıyor. Ne kadar hızlı okuma beceriniz olursa olsun, bu kitap sizi yavaşlatıyor. Sanki yazar, okuma hızınızı büyülemiş gibi… Özetle söylemek gerekirse: Kitap, her şehrin kısa tarihini, önemli şahsiyetlerini ve olaylarını kendine has bir üslupla ele alıyor. Ancak bu anlatım tarzı, her okuyucunun sabrına hitap etmeyebilir.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 08:36
Ahmet Hamdi Tanpınar'ı Bursa'da zaman şiiri ile tanımıştım.. Şiir tabiki memleketim adına yazılmış en güzel şiirdir. Beş şehir kitabında Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul öyle güzel bir Türkçe ve öyle güzel bir üslupla anlatılmış ki şiir okumanın verdiği hazzı bir çok sayfada yaşadım. Şehirlerin sosyolojik yapıları, mimarileri, yaşamış ve eserleriyle yaşamaya devam eden bir çok sanaatkârından tutun, evliyası, eren'i, padişahı, lalası, veziri, paşası, sultanları, bestekârlarını hatırlatan ve kültür mirasımızı bizlere sunan, toplumum tüm maddi ve manevi unsurları, düşünceleriyle medeniyet tarihimizde yer almış şahsiyetleriyle bir kültür ve tarih gezisini andıran mükemmel bir eser meydana getirmiş. Mükemmel bir edebi eser... Kitabın yarısı neredeyse İstanbul'a ayırmış ki Mimar Sinan'ın eserleriyle silüte bürünmüş İstanbul un bu eserleri kucaklayıp bir takı gibi değil de şehrin bir uzvu gibi tamam olmasıdır bu silüet... Yazarın bu kadar geniş tarih bilgisi yanında genel kültürden öte bilgisi ve donanımından etkilenmemek te mümkün değil. Üslubu ve anlatımı tasvir ve betimlemeleri bazen rasyonellikten ayrılmış hatta fantastik derecesinde ilginç, bazen de tam yerini bulmuş basit bir kelime ile oldukça etkileyici .. Uzun uzun cümlelerin oluşturduğu, sindire sindire ağır okunacak hatta ve hatta ,ara ara ikinci üçüncü okumalarla iyice bellenmesi gereken bir kitap. Ahmet Hamdi Tanpınar nur içinde yatsın; çok kuvvetli bir donanım ve çok kuvvetli bir kalem, çok keskin bir bakış ve dikkati ile sizi alıyor ve diyâr diyâr dolaştırıyor. Şimdilerde yaşasaydı nasıl bir İstanbul yazardı? İstanbul'un 𝙠𝙚𝙙𝙚𝙧𝙞 kitabın içinde ki o satırda duruyor : "Gerçek yapıcılığın, mevcudu muhâfaza ile başladığını öğrendiğimiz gün mesut olacağız. " Çok zevk alarak okudum çok
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
8/10
·224 syf.··
2024 6. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 13:40
Ahmet Hamdi Tanpınar 5 şehri -Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul- tarihiyle, önemli şahsiyetleriyle, şehrin mimari yapısıyla, gelenekleriyle ve insanlarıyla birlikte yaşadıklarını, hissettiklerini, gördüklerini harmanlayarak edebi bir üslupta anlatmış. Kitapta cümlelerin uzunluğu ve ara ara içinde yer alan eski kelimelerin olması itibariyle bazen sizi yoruyor olsa da dinç bir kafayla ve yavaş bir okuma ile kitabın tadı çıkıyor. Uykudan önce okumayın direk uyursunuz :) Tarihe meraklıysanız kesinlikle öneririm. Mesela Konya bölümünde Selçuklu tarihini okudum yeniden. İstanbul'a gelince ise o kitabın yarısı zaten. Sıkılmam diyorsanız tavsiye ederim, güzel kitap.
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
6/10
·224 syf.··
2023 283. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2023 17:37
Tanpınar Erzurum,Eskişehir,Konya,Bursa ve İstanbul’u anlatıyor. Tarih sevenler,seyahatname sevenler için bire bir. İncelenen beş şehri de tarihi, kültürel, ekonomik ve mimari açılardan derinlemesine incelemiş. Genel kültür katkısı sunuyor Tanpınar. Ama romanları ile kıyaslamayınız. İlk defa Tanpınar okumak isteyenlere ise Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur kitabı tavsiyemdir.
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Biz neydik, neyiz ve nereye gidiyoruz?
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 288. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 00:17
Adı üstünde, beş şehir, Ankara, Konya, Bursa, Erzurum ve İstanbul’a dair bir monografi bu kitap. Şehirlerin tarihlerinden, mimarisinden, sokaklarından, sanat ve eğlence hayatından, kültüründen, şairlerinden, isimsiz kahramanlarından, bizim zamanımıza esamesi kalmamış kimliklerinden bahsediyor. Geçmiş zamanın insanı içine çeken kuyularında “Biz neydik, neyiz ve nereye gidiyoruz?” sorusuna cevap arıyor Tanpınar. Ama bunu öyle nefis tasvirlerle yapıyor ki, şiir gibi geliyor insana. Bir seyahatname, bir tarih kitabı, şiir, monografi, deneme, hemen hepsi bu metinler için kullanılabilecek tanımlar. Ama tek bir kelime seçmek zorunda olsaydım, ağıt derdim sanırım. Bu şehirlerin geçmişlerine, bizim neslimizin asla karşılaşmadığı yüzlerine, çoktan unutulmuş kimliklerine, Tanpınar ‘ın muhayyelesinde kalmış akislerine yakılmış bir ağıt. Modernitenin hayatlarımıza kattıklarına karşı bir duruş değil bu kuşkusuz. “Muhakkak ki bu eski şeyleri kendileri için sevmiyoruz. Bizi onlara doğru çeken bıraktıkları boşluğun kendisidir. Ortada izi bulunsun veya bulunmasın, içimizdeki didişmeden kayıp olduğunu sandığımız bir tarafımızı onlarda arıyoruz.” diyerek nostaljinin hasını yaptığının gayet farkında. Modernleşmeyle birlikte bizden aşınıp gidenlere, hüviyetimizde gittikçe açılan derin boşluklara, bir zamanlar içimizde yükselen, artık sesi duyulmaz olan musikiye duyulan hasret bu. Keyifli okumalar..
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
9/10
·228 syf.··
2016 37. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2016 00:34
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın mükemmel diliyle "Beş Şehir"in deneme biçiminde anlatımından oluşan bir eser.Bu şehirler;Ankara,Erzurum,Konya,Bursa ve İstanbul'dur.Ahmet Hamdi özellikle bu yerlerin tarihi ve mimarisini kendi iç nizamıyla harmanlayarak okuyucuya sunuyor.Ahmet Hamdi eşyayı en iyi konuşturanlardan ve hatta edebiyatımızda bu dilin en büyük örneğidir kanaatimce.Zira Ahmet Hamdi'nin,Beş Şehir'de bahsettiği gibi Marcel Proust gibi edebiyat tarihinde çığır açmış,bilinç akışını en üst düzeyde kullanan bir yazardan ve şiirde evrensel olmayı yakalamış nadide şairlerden biri olan Baudelaire'den etkilenmesinin payı büyüktür anlatım tekniğinde.Özellikle Bursa'yı yeşilin başkenti olarak görmesi,yeşilin insan ruhundaki yansımaları,Erzurum'un hava şartlarının oluşturduğu kahve kültürünün insanların mizah yeteneğine katkısı gibi sosyolojik tespitleri kitapta en çok ilgimi çekenlerden.Konya'dan bahsederken Mevlana'nın Vahdet-i Vücut felsefesini derinlemesine incelemesi de en kayda değer örneklerden.Atatürk'ü ilk olarak Erzurum Lisesi'nde görüşü ve onunla inklaplar hakkındaki istişareleri,Atatürk hakkında yaptığı ruhsal tahlil ve tasvirler beni derinden etkileyenlerden. Ahmet Hamdi eşyayı konuşturur,onlara ruh yükler metafiziği ve materyalizmi öyle güzel birleştirir ki kavramların insan zihninde yarattığı çağrışım güçlerinde insanın kendini kaybetmesi içten bile değildir.Ahmet Hamdi eşya ve mimari ile zihnimizde bir iç dünya medeniyeti kurar ve bu medeniyet Erzurum soğuğu kadar inatçı,Konya'nın bozkırı kadar sonsuz,Bursa'nın camileri kadar yüksek,Ankara'nın insanı kadar sıcak ve İstanbul'un tarihi kadar eski bir medeniyettir.Ahmet Hamdi'yi okuduğunuz zaman tüm mefhumlar bilincinizi bir sınırsızlık sarmalı halinde istila eder.Ruhunuz bu bilinçte savrulur,bazen yıkılır,bazen
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Beş Şehrin ruhunu hiç dinlemiş miydiniz?...
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 13:17
Beş Şehir ; Ahmet Hamdi Tanpınar ‘ın 1946 yılında ilk basımı yapılan bu kitap, yazarın eseri Yahya Kemal’e ithaf etmiş olmasıyla başlıyor.. Kitapta sırasıyla birbirinden güzel 5 Şehir (Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul) anlatılıyor. Bunu okumakla sadece bu 5 şehir hakkında bilgi sahibi olmuyorsunuz. Aynı zamanda Osmanlının yıkılışı ve Türkiye’nin yeniden kuruluş sürecine de yakından tanıklık etmiş oluyorsunuz.. Usta yazar bize bir gezi yazısı sunmakla kalmıyor. Anadolunun kültürel, sanatsal, tarihi ve sosyal yapısı hakkında da derin bilgiler sunmuş. Erzurum’a çocukluk yılları da dahil üç farklı zamanda giden Tanpınar, Kurtuluş Savaşı yıllarının izlerini yansıtmış. Atamızı ilk olarak Erzurum Lisesinde görüşü ve onunla inkilaplar hakkında istişareleri beni etkiledi. Sonra Ankara’da Hacı Bayram Veli’yi, Konya’da Mevlana ve Şems hazretlerini, İstanbul’da yaşayan nice evliyalara da değinmiş. Düşünsenize; kendinizi bir anda Konya’nın Selçuklu Döneminde hissederken, diğer bir bölümde Alparslan’ın Anadolu topraklarında at koşturduğu günlerdesiniz.. Kitabın her bölümü birbirinden başarılı, ama ben Konya bölümünden daha çok etkilendim. Selçuklu Konya’sını adeta yaşadım.. Kitap seyahatnameden çok bir hatırat, yer yer otobiyografi gibi. Eskinin ve yeninin karşılaştırılması var. Şehirlerin kendisinden çok, yazarda bıraktığı izler, ondaki yaşanmışlıklar var. Ben okudukça yıllar sonra bu 5 şehrin dokusunu kaybettiğini görüp üzüldüm. Geçmişe artan özlemi anlatıyor. Zamanla kaybedilen değerlerimizi, geçmişe sahip çıkmadığımızı. Örn. Konya’nın Selçuklu için ne demek olduğunu, Selçuklu eserlerinin zamanla asıl güzelliğini yitirmiş olduğunu okuyunca idrak ettim mesela.. Bu kitapta gerçekten yok yok. Yazarımız yeri geliyor, camileri ve tarihi eserleri değerlendirebilecek kadar bir Sanat
Edebiyat & Roman
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 11:54
Ahmet Hamdi Tanpınar/ Beş Şehir Bir kitap' a başlarken inceleme yazmak, düşüncemi paylaşmak gibi niyetim olmaz. Buna sebep olan eser'in kendisidir. Beğendikten sonra o yazma hissi ile yaklaşırım. İşte Beş Şehir'de araştırıp seçtiğim ve o hisle düşüncelerimi aktardığım eserdir. Ahmet Hamdi Tanpınar ; Anadolunun bu güzel beş şehrimiz; Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul 'a giderek görmesi, yaşayarak hissetmesi, hislerini, anılarını kaleme aldığı eserdir. 224... sayfa olmasına rahmen bir solukda bitecek kitap değil şehir, şehir üstünde durup düşününce yazarın ne anlatmak istediğini daha iyi anlıyorsunuz. Kitap'ın özelliği Şehirleri anlatırken; tarih ve edebiyat bilgisi ile mimari yapısı maneviyat şuuruna çıkarak Şehrin manevi sahipleri Hacı Bayramı Veli, Emir Sultan Buğari Hz, Mevlâna Hz, Aziz Mahmud Hüdai Hz gibi  değerlerinden bahsetmekte, selçuklu ve Osmanlı devirlerini ele alarak günümüze ulaşan Cami, köprü, kale, saray, kervansaray,....vs gibi  mimari yapıları  Şehir, şehir anlatıp yaşanmışlığın kattığı medeniyetleri, Bu şehirlerin bir ruhu olduğunu dile getirmiştir. Aslında Anadolumuz'un her şehri çok özel, çok güzel ve "Vatan" tanımını Aziz Şehitlerimizin kanı ve kahraman Ecdadımızın  mücadeleleri bize göstermektedir. Tıpkı milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy 'un söylediği gibi; "Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." İstanbul' da doğduğum ve yaşamımı sürdürmem dışında; Anadolumuz'u karış, karış, gidip görmek niyetim vardır. Vakıa düşüncem şudur ki; Her hangi bir şehiri,  tarihi mekânı, gezerek, sorarak bilgi alınabilinir, ama gitmeden o yer hakkında araştırıp bilgi sahibi olunursa o atmosfere ulaşınca taş'a toprağa, dokunarak bir bardak suyun, bir dilim ekmeğin tadına varınca; Filhakika yıllar geçsede o bir dilim ekmeği yada
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2023 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2023 22:47
Geçmişe güzel bir yolculuk yaptırıyor anlatımı ile fakat geçmişten günümüze gelirken kaybettiğimiz değerleri, eserleri, birbirinden kıymetli şahsiyetleri ve şehirlerin değişimini görmek üzüntü veriyor. Yazarla aynı hissiyata kapılıyor insan ; özlemek Özlediğimiz ne çok şey var geçmişte kalan, geleceği özleyemez ya insan bu yüzden geçmişin bir diğer adı da özlemektir bence. Beş şehrin içinde yer almış olan; Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul çok kıymetli şehirler olmasından ziyade Ahmet Hamdi Tanpınar’ın anlatımı ve betimlemeleri ile daha çok kıymetlenmiş sanki bu şehirlere sorabilseydik eğer dile gelip bu eserde yer aldıkları için gurur duyduklarını söylerlerdi. Tarih okumak isterseniz ya da gezi yazıları okumayı seviyorsanız veya bu şehirleri merak ediyor gezerken bilgi edinmek istiyorsanız mutlaka okumalısınız üstelik elinizde bulunması gerekiyor yudum yudum okunacak ferahlık verecek bir eser, bazen bir rehber bazen dertleşecek bir dost olabilir size.
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hamdi TanpınarYazar · 30 kitap
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk romancı, öykücü , şair, öğretmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, siyasetçiydi. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir. Şiir, hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi birçok alanda eser veren sanatçının başlıca eserleri Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanları, Beş Şehir adlı şehir monogrofisidir. Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. TBMM VII. dönem Maraş milletvekilidir. Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım’dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’da geçti. Annesini Kerkük’ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915’te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Halkalı Ziraat Mektebi'nde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Yahya Kemal onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan’ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”’daki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920)[6] Yahya Kemal’in çıkardığı Dergâh’ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı. 1923 yılında Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1923’te Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Ahmet Hamdi 1925’te Konya Lisesi’ne, 1927’de Ankara Erkek Lisesi’ne tayin oldu. Konya’da iken bir Mevlevi ayininde Itrî’nin bir eserini dinleyerek Klasik Türk Müziği ile tanıştı. 1930-1932 arasında Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı; bir yandan da Ankara Kız ve Erkek Liselerinde ders vermeye devam etti. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün bünyesindeki Musiki Mualli Mektebi, onun klasik batı müziği ile tanışmasını sağladı. Bu dönemde yeniden şiir yayımlamaya başladı. 1926’da Millî Mecmua’da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928’de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi’nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri iseAnatole France’tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930 yılında Ankara’da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat’ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara’da Görüş dergisini çıkarmaya başladı. 1932 yılında Kadıköy Lisesi’ne atanması üzerine İstanbul’a döndü. Ahmet Haşim’in ölümü üzerine 1933’te Sanayi-i Nefise’de sanat tarihi öğretmeni olarak görevlendirildi. 1934’te Akademi’nin Estetik ve Mitoloji derslerine de girmeye başladı. Yahya Kemal’in İspanya’daki büyükelçilik görevinden döndüğü 1934 yılında Yahya Kemal üzerine iki yazı yayımladı. Artık dikkatini Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştıran Ahmet Hamdi, 1936 yılında Tangazetesinde “Son Yirmi Beş Senenin Mısraları” adı altında beş yazılık bir deneme serisi yayımlamıştır. Aynı yıl ilk hikâyesi “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ni tefrika etmeye başladı; ancak bu tefrika 1939 yılında Oluş dergisinde tamamlanabilecektir. 1937 yılında Tevfik Fikret hakkındaki antolojisi Tanpınar’ın yayımlanan ilk kitabıdır. Aynı yıl Abdülhak Hamit Tarhan üzerine de bir yazısı yayımlanmıştır. Tanzimat’ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939’da eğitim bakanı Hasan Âli Yücel’in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan 19. Asır Türk Edebiyatı kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak atandı ve Tazimat’tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940’lı yıllarda yazı faaliyetleri yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi’ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. En tanınmış şiiri olan “Bursa’da Zaman”ın ilk hâli “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla 1941’deÜlkü mecmuasında yayımlandı. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1942’deki ara seçimlerde Maraş milletvekili seçilen Tanpınar, 1946 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı. 1943’te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”’nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa’da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa’da Zaman” adıyla tekrar basıldı. İlk romanı Mahur Beste 1944’te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar’ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946’da kitaplaştı. 1946 seçimlerinde parti tarafından tekrar milletvekilliğine aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı’nda orta öğretim müfettişliği yapan Tanpınar, iki yıl sonra Güzel Sanatlar Akademisi Estetik hocalığına, ardından Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki görevine döndü. Huzur romanı 1948’de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949’da yayımlandı. Aynı yıl Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel’in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1953’te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar’ı altı aylığına Avrupa’ya gönderdi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi. 1959’da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa’ya gitti. Sağlığında yayımladığı 74 şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Aynı Yıl Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitaplaştı. 24 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp spazmı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığında Yahya Kemal'e yakın bir yere defnedilmiştir. Mezartaşı üzerinde çok bilinen "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında". Ölümünden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır.[6] Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel’e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar’ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adlı altında toplanarak yayımlandı. Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar 2007 yılının sonunda "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa" adıyla kitaplaştı.