Adı:
Kitab-ı Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2005
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051064420
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşk'ın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Bazıları farklı kitaplarımızda yayınlanan bu deneme ve öyküleri okurken bütün varlığımızı ve hatta varoluşu kuşatan aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapacaksınız. Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.
(Tanıtım Bülteninden)
İskender Pala hakkında 'divanı sevdiren adam' demişlerdi. Gerçekten de öyle. Çeşitli eserlerinden alınan aşkla ilgili denemeleriyle oluşturulmuş bir eser. Aşkın ne olduğunu divan şiirinden örneklerle açıklamış. Açıklamaları uzatmadan, kafa karıştırmayacak, akıcı şekilde yazıya dökmüş. Her şiir, her sözcük derinlenmesine incelenmiş. Anlamlarını öğrenince şaşırmamak elde değil. Ve sonundaki hikaye muhteşemdi 4 kere okudum.

İskender Pala'yı defalarca okumaya başlamak için ideal bir kitap.
Eskiler bambaskadır o yasanan güzel saf temiz duygular... Sevgili İskender Pala ile bu kitabı sayesinde tanısma fırsatı buldum askın her halini bize bu kitapta sunmus özellikle Allah'a olan ask kısmını çok severek okudum. Tekrar okuyabileceğim kitaplar arasında yer almaya hak kazandı.Alıntı yapmak adına altını çizmek adına çok değerli cümleler biriktirdim bu güzel kitap sayesinde.Ask hak edene verilirse kıymetlenir.
İskender Pala yine kalemini konuşturmuş resmen. Her sayfasının her cümlesini gönlüme, zihnime nakşederek okudum. Yazar bizlere unutulan hatta bayağılaşan "Aşk" kavramının mahiyetini anlatıyor. Onun nasıl bir duygu olduğunu, seven-sevilen ilişkisini ve aşkın merhalelerini âdeta edebiyatın da zarafetiyle bizlere anlatmış. Akıcı cümleler, gayet sanatkârane bir üslupla zenginleşen beyitler eşliğinde kitapta kaybolup gideceksiniz. Kıssalar, hadisler ve ayetlerle de zenginleştirilmiş bu güzide eserde yazar bize aşkı, bizim sığ olarak düşündüğümüz karşı cinse olan ilişkiden her şeyin yaratıcısı yüce Allah'a olan sevgiye dek işlemiş adeta aşkı ilmik ilmik kitaba dokumuş. Eğer hakikî aşkın ne olduğunu bilmiyor ya da ne olduğunu hatırlamak istiyorsanız hemen bu kitabı okuyarak aşkı daha doğrusu hakiki aşkı tanıyın. Okuduktan sonra eminim ki aşka, aşıka ve maşuka bakışınız değişecek. Şimdiden keyifli okumalar.
İskender Pala denilince Lisede okutulan “Edebi Metinler “kitabı gelir hep aklıma.Diğer derslerle ilişkilerim pek iyi olmadığından,bu derse karşı duygduyum sevgiye velim olan babamda,hocalarımda anlam veremezlerdi.O kitabı 5 yıl öncesine kadar büyük bir özenle saklamama rağmen,bir arkadaşıma verdikten sonra* bir daha ne yüzünü görebildim, ne de kokusunu duyabildim.Bir ders kitabı olmasına rağmen,bana Edebiyatı sevdiren kitaplardan biridir.
İskender Pala ile tanışmam çok eskilere dayanıyor yani.Şimdilerde iyi ki bu şansı yakalamışım diyorum
Hepimizin bildiği üzere Edebiyat profesörü olan yazar,özellikle Divan Edebiyatı üzerine yaptığı çalışmalarla bilinir.Birçok ansiklopedik çalışmaya katılmış,dergilerde birçok çalışmaları yayınlamış,okullar için ders kitapları hazırlamıştır.Son dönemlerde ise bu birikimlerini,Divan Edebiyatı,Tarih,Tassavvuf’tan beslenen roman-araştırma ve inceleme kitaplarıyla taçlandırmıştır.
Kitab-ı Aşk’ta 2004 yılında yayımladığı ağırlıklı Divan Edebiyatı üstadlarının en güzel dizelerinden,en güzel beyitlerinden ve kendisine ait denemelerinden beslenerek, kendi deyimiyle “Tanımlanamayan...Belki binlerce kez tanımı yapılmış olmasına rağmen tanımlanamayan...”Aşk’ı anlatır...Anlatır ki öyle böyle değil.
Çok iyi bağlama çalan kişilere telleri konuşturuyor derler.İskender Pala’ya da sözcükleri konuşturuyor diyesim geliyor, ancak sözcükler zaten kunuşur.İskender Pala’nın kaleminde ama daha bir başka konuşuyor....
Kitap 5 ana bölüm ve 25 kısımdan oluşuyor.Her bir bölüm öncekiyle ilintili ve oldukça özenle şeçilmiş.Bir kısmı diğer kitaplarında yayınlanmış denemelerinden oluşuyor.Fuzuli,Hami Danişmend,İsmail Beliğ,Nedim,Nef’i,Enderunlu Vasıf Efendi,Leyla Hanım,Bağdatlı Ruhi,Aşık Paşa ve birçok üstadın muhteşem beyitlerinde ve efsunlu dizelerindek tarif edilen aşkın gizini aramışda durmuş. Bulmuş mu diye soracak olursanız,kitabın önsözünde bu sorunun cevabını çok yerinde cümlelerle yanıtlayıvermiş.
Dilimizde bir deyim vardır.”Terzi işi” diye.Bu deyim erbabının yaptığı eserler için kullanılır.Kitap her bölümüyle,her cümlesiyle,her kelimesiyle Terzi işi....Hele birde, ayrı bir hayranlık duyduğum Hasan Sezai Gülşeni’nin Gazellerinden alıntıladığı bölümleride anlatılan Sufi’lik anlayışı üzerine yaptığı incelemeyi okuduğunuzda,bir yandan Gülşeni’nin dünyayı gördüğü gözlerine hayran olurken,bir yandan da Pala’nın engin edebiyat ve tasavvuf bilgisine Aşık olacaksınız.
Bu kitap Aşk’ın kitabı.Aşk ile okumanız temennisiyle...
* Bu arada kitabı kime verdiğimi hatırlamıyorum,eğer bu yazımı okursan lütfen kitabı iade et sevgili dostum:).O kitabın içine yazılmış çok önemli notlarım ve birkaç acemi dönem şiirim var.Lütfen:)
Divan edebiyatını bu kadar güzel eserlerle icra eden başka bir yazarı tanıyor musunuz.? Ben tanımıyorum.. Varsa öneriniz beklerim.. Kitatap da, kelimelerin derinliği zihnimize kök salıyor.. Dilin zenginliği, içeriği kullanımda değişen farklar, bizimkinin ne kadar yoksul olduğunu hatırlatıyor.. Kitab-ı Aşk'ta anlatılan birbirinden farklı dönemler, farklı yazılar.. Ortak paydası ise aşkınta kendisi.. Bu günlerde yaşanması çok güç, sadece üç harften ibaret kılıyoruz.. Okurken çok keyif aldım..
(Aşağıdaki beyitler kitaptan alıntıdır)
Sevgiliden gelmiş, satırları onun da dilinde dolaşmış bir kitap kadar ne tad verir bilemiyorum.
Mahbub... sana anlatamadığımı kime diyeyim, ne diyordu şair:

Kaniya raz-ı dili açmak olur dildara
Korkumuz natıka esrarımıza mahrem olur

(Gerçi gönlümüzü çalana aşkımızın sırrını açmak olasıdır, ne var ki biz ona söylerken belki sırrımıza söz ortak olur diye bundan kaçınıyoruz.)

Sonra halimizi de bulduk tercümanı da birbirimizi de.

Tab'ım ne mantık u bedi u beyan arar
Bi-harf u savt söyleyecek hemzeban arar

(Yaratılışım sanatlı sözlerin, hikmetli kelimelerin peşinde de değil, sessiz ve harfsiz söyleyecek bir sohbet arkadaşı arıyorum.)
...
Aşıkların dilinden düşmeyen kelimelerin anlamlarını ne kadar biliyorsunuz kitapla ortaya çıkıyor, sondaki o efsane hikaye, beyitler, şerhler ve kapanış Osman Nevres
...
Sonra...
Çiçekleri koparmaya kıyamayan adam naifliği...
Anlatır dururum da... Ne demiş Fuzuli:

Şeb-i yeldada uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnun bitirir nutkunu Leyla söyler

(Aşk hikayesi, yılın en uzun gecesinde bile şafak sökene kadar sürer, öyle ki Mecnun sözünü bitirse Leyla başlar, Leyla sussa Mecnun anlatır...)

(Ayinemiz Aşk olsun) Istifadeli okumalar dilerim...
Uzun bir aradan sonra İskender Pala'ya kavuştum. Doğum günü hediyem olarak gelen kitabı büyük bir heyecan ile okudum. İskender Pala'nın üslubu hakkında konuşmaya pek gerek yok. Gayet akıcı bir dil, kelimeler yerli yerinde ve anlaşılır.

Kitabı kendimce 3 bölüme ayırdım. Başta araştırma-inceleme olarak; aşk nedir ? Aşk eskilerce nasıl tanımlandı ? Aşk üzerine büyükler nasıl şiirler, gazeller yazdı ? Aşklarını nasıl anlattı ? Bu şekilde ilerleyen bir bölüm. Pala'nın divan edebiyatı bilgisi zaten muazzam ötesi. Şiirleri tek tek kelime kelime irdeliyor. Hangi anlamlara geleceğini söylüyor.

İkinci bölüm ise çok sıkıldığım aşk felsefesi, Vahdet'i Vucut felsefesi, Enel Hak, İnsanı Kamil ve Masiva ve Masivadan kurtuluş konularını irdelediği yerlerdi. Bu bölümü bir deneme olarak kabul ettim. Tasavvuf fikirleri ile öne çıkan bu bölüm; bir düşünce bir inanış ve aşkın tabiri nasıl olur bunu anlatıyor.

Üçüncü bölüm ise küçük Yunan kızı ile 40 yaşında ünlü Osmanlı şairinin yaşadığı ilişkiyi anlatan bir hikaye. Hikaye gerçekten güzeldi. İç acıtıcı bir son ile bitti.

Divan edebiyatı dolu, aşkı, sevgiyi anlatan ve yaşatan, sevgili neden sevgilidir; sevginin sahibi olmadan sevgili olamayacağını bunu çok iyi ayırt etmek gerektiğini , Fuzuli, Mevlana ve bir sürü şair ile tanışmak için okunulur bir eser. Başta çok zevkli, ortada biraz durağan ve sonra duygusal tatlar yaşatan bu eseri tavsiye ederim.
Kitaba karşı oluşan önyargımdan dolayı elime geçtikten çok uzun süre sonra okumaya başlayabildim. Ama herhalde bu kitabı okumak için daha iyi bir zamanlama bulamazdım arkadaşlarımla olan "aşk" temalı tartışmalarda aşkın hep eskide kaldığını savunan taraf olmuşumdur. Ki bu kitapta da Doğan'dan örneklerle görüyoruz ki eski aşklar bir başka.
İskender Pala'nın deneme yazılarını hiç okumamıştım bundan sonra okuma merakım da​ arttı diyebilirim. Keyifli okumalar:)
Kitab-ı Aşk, İskender Pala’nın da dediği gibi; aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapmamızı sağlayan bir divan edebiyatı harikası.. Öyle aşk düşünün ki aşık maşuğuna kavuşmadan erenlerden oluyor.Maşuğuna kavuşmasada olur, ona kavuşma heyecanıyla dolup taşsa, yine uzaktan sevse, bir hoş edasıyla yanıp kavrulsa da olur. O zaten maşuğuna aşık olmanın verdiği hissi, lezzeti seviyor. (Ayrıca güzeller öyle güzel ki bu kitapta mehtaba “Ya doğ, ya doğayım” diyenlerden..) Güzelin ona karşılık vermesi şöyle dursun, Aşık onun bakışlarıyla karşılaşınca yanıp kül oluyor. Tıpkı mum etrafında dönen pervanenin (gece kelebeği) sonunda kanadını muma kaptırıp yanması gibi.. Tabii kitapta günümüz aşklarıyla ezelde yaşanan o masum sevdalar da baya kıyaslanıyor. Kitapta en çok ilgimi çeken, aşığın o İnsanî aşkı mutlaka İlahî aşka dönüşüyor. Ne muazzam.. Kitabın dili elbette ki ağır, öyle olması gerek zaten sonuçta bu kitap “Divan şiirini sevdiren adam” ın kaleme aldığı bir kitap. Ben sevdim zaten İskender Pala’nın sevemeyeceğim bir kitabının olmadığı kanısındayım. Sizde seversiniz, okuyun bence yüreğiniz şenlensin , duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulabilirsiniz hem :)
Edebiyata olan ön yargılarımdan olacak ki hiçbir zaman İskender Pala okumaya cesaret edemedim. Sıkılacağım, anlamayacağım, hepten soğuyacağım diye.. Bir cesaretle bu kitapla başlayayım dedim. Gerçekten de anlamadığım çok kelime vardı. Bu yüzden biraz zor okudum, çok ağır okudum. Ama hiç sıkılmadım. Aksine her cümlesini içerisine işlediği yoğun anlamıyla okumaya çalıştım. Pala konuyu çok güzel ele almış. Kitap kaba hattıyla asıl aşkın günümüzdeki algılandığı gibi olmadığını, haya dairesi çerçevesindeki aşkların gerçek olduğu üzerinde durmuş kitabında. Eski şairlerin beyitleri üzerinde açıklamalar yaparak bunu bize aktarmaya çalışmış yazar. Şimdiki aşkların daha çok tenperverlikten oluştuğunu, aşklar için verilen herhangi bir bedel olmadığını, bunun için de aşkların eskisi gibi kalıcı olmadığını, hemen tükendiğini anlatıyor yazar. Çok beğendim İskender Pala'nın kalemini. Tüm kitap baştan aşağı bir şaheser niteliğinde. Tam bir 'aşk kitabı'. Ayrıca sevenin sevgisini daimi tutabilmek için bazı taktikler de almış oldum yazardan :) Aşık olduğunu düşünenlerin önce bu kitabı bir elden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Kitap o kadar güzeldiki yine hangi yorumu yazacağımı, hangi sözü paylaşacağımı bilemedim ve kitabın büyük bir kısmınında altını çizdim herhalde çizdiğim yerleri not alırken bu durum bir hayli zamanımı alacak :))))
Çok değerli İskender hocamın ilk okuduğum ve imzalattığım kitabı..
Üzerine söz söylemek ne haddime, hocamı yakînen tanıma şerefine nail olanlar bilir ki görkemli duruşunun ardında mütevazı bir hayat, yaşantıya rastlanır ve dünden bugüne kaleme aldığı tüm​ eserleriyle "divan edebiyatını sevdiren adam" unvanını​ alması asla bir raslantı değildir.
Kitab-ı aşkla anladım üç harf tek hece, kâinattaki​ ulaşılmaz ece olan aşkın mânâsını..
Diyeceğim tek şey, hocamın bu kitabı başta olmak üzere bütün eserleri sevgiyle ve ilgiyle okunmalı.
Leyla' ya sormuşlar, "sen mi daha büyük aşıksın, yoksa Mecnun mu?" diye. "Elbette ben daha büyük aşığım!" diye cevap vermiş, "Çünkü ben aşkımı kimseye söylemedim; o ise bir dağ delisi gibi davrandı, sevgimizi dillere düşürdü."
Unuttuk, acep neydi sevgi? Bir yetimin başını okşarken dimağımıza yerleşen tat mıydı o? Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi? Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi? Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi?
"Çünkü akıl ile ulaşılabilen en son nokta, hayret yani aklın donuklaşması(efsürde) ve durmasıdır."
İlâhi aşka ve Allah gerçeğine ancak akıldan geçerek varmak mümkündür. Neden, niçin, nasıl gibi sorular yerine -tasavvufta buna çin ü çera'dan geçmek denir- kalbin mutmain olması, bir kere inandım deyip dosdoğru hareket etmesi daha faziletlidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kitab-ı Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2005
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051064420
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşk'ın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Bazıları farklı kitaplarımızda yayınlanan bu deneme ve öyküleri okurken bütün varlığımızı ve hatta varoluşu kuşatan aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapacaksınız. Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.304 okur

  • Dilek Kurnaz
  • OnceKelimeVardı
  • Yusuf.
  • Nagehan Akın
  • Lili.27
  • AHMET UÇGUN
  • Büşra Reis
  • Aktaş
  • Merve Solmaz
  • Zennure BAKICI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%18.5
25-34 Yaş
%46.5
35-44 Yaş
%19.8
45-54 Yaş
%4.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69
Erkek
%31

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (81)
9
%22.4 (65)
8
%18.6 (54)
7
%13.8 (40)
6
%9.3 (27)
5
%3.4 (10)
4
%1.7 (5)
3
%0.7 (2)
2
%1.4 (4)
1
%0.7 (2)

Kitabın sıralamaları