Melekler ve Şeytanlar (Robert Langdon Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
78,8bin
Gösterim
Adı:
Melekler ve Şeytanlar
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 1
Baskı tarihi:
Nisan 2004
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752104556
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Angels and Deamons (Robert Langdon, #1)
Çeviri:
Petek Demir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati'nin -Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten- hâlâ faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek Illuminati'nin izini bulmaya çalışırlar.

Brown bu romanda tıpkı bir hokkabaz gibi havaya yüzlerce top fırlatıp hiçbirini yere düşürmeden okuyucuyu inanılmaz bir gerilime sürüklüyor.
(Tanıtım Bülteni'nden)
576 syf.
·8 günde·10/10 puan
"Dünyalılar,
Birazdan okuyacağınız bu inceleme, olumsuz örnek oluşturabilecek bilgiler içermektedir.
Olayların geçtiği yerler gerçek mekanlardan kurgulanmıştır. Yer alan bilgilerin çoğu gerçektir, İllimunati Kardeşliği de gerçektir..
Bay K. herkese keyifli okumalar diler."


Ilık havalı bir bahar gecesiydi. Bay K. bitirmiş olduğu kitabın etkisinden çıkamıyordu. Nitekim rüyasına kadar girmişti. Rüyanın ortasında birden uyandı. Yatağının yanındaki komidinde başlayacağı kitabı gördü. "Melekler ve Şeytanlar" Yüzünü bile yıkamadan kitaba başladı. Biraz okuduktan sonra saate baktı. Gecenin 3'ü. Evet evet, yanlış duymadınız, gecenin 3'ü..

Kitap da tıpkı bu şekilde başlıyor Dünyalılar.
Hardvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon’un bir gece yarısı, İsviçre’de bulunan bilim üssü CERN’ün kurucusu Maximallian Kohler’den telefon almasıyla başlıyor. O andan itibaren kitabın büyüsü gizemli olarak sayfalarda aralanırken Illuminati’nin, Masonların, ünlü ressamların, dinin ve birçok gizemli detayların tarihine Roma’da adım atıyoruz. Kitabı gizemli ve heyecanlı kılan bir diğer detay da, kitapta adı geçen, Michelangelo, Rafael, Bernini gibi en çok isminden söz edilen ressamların, gerçekten de Roma’da bahsi geçen eserlerinin olmasıdır. Öyle ki, Robert Langdon’un, öldürülen Leonardo Vetra’nın kızı, zerre fizikçi Vittoria Vetra ile Roma’da Vatikan şehrinde gittiği tüm mekânlar birebir aynı. Robert ve Vittoria ile birlikte Roma sokaklarında, hem geçmişi araştırıyor, bu sayede de korkunç gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz hem de Vatikan Şehrinin altına yerleştirilerek şehri büyük bir tehlikeye atan karşı maddeyi aramaya koyuluyoruz. Papanın ölümü, Papa seçimi öncesi kardinallerin kaçırılıp öldürülmesi, şiirden yola çıkarak şifre çözümlemesi yapan Robert Landgon'ın arayışları ile kitap sürdükçe sürüyor. İçerik ile ilgili daha fazla bilgi vermek istemiyorum. 


Vatikan..
Dan Brown bu kitapta Vatikan'ı çok güzel anlatmış. Kitabın hemen başında Vatikan'ın haritasının olması henüz başlangıçta kitap beni içine çekmişti. Dolayısıyla Vatikan'ı bilmemiz gerekiyor. Biliyorsunuz Vatikan Roma şehri içersinde yer alan küçük bir devlet, özerk bir devlet. İçinde Papa, rahip, piskoposları barındır. Vatikan nüfusu çoğunlukla kilise görevlileri ve askerlerden oluşur (İsviçre Muhafızları). Bu yüzden, vatandaşların %95'i erkektir. Geri kalan ise İsviçreli Muhafızların eşleri ve çocuklarıdır. Sıradan bir kadının Vatikan'da yaşayabilmesi için 'İsviçreli Muhafızlar'dan biri ile evlenmesi gerekiyor. Ülkenin tamamı UNESCO'nun koruması altındadır. Bunların hepsini bu kitapta ve bu kitabı okurken araştırarak öğreniyorsunuz. Ayrıca Papa nasıl seçilir, kimler Papa olabilir, Papanın işlevi nedir çok iyi şekilde kavrıyorsunuz.


İllimunati...
Kitabın en önemli konularından biri de İllimunati.
İlk kuruluş tarihi 1 Mayıs 1776 yılında faaliyete başlayan örgüt; Kilise hukuku profesörlerinden olan Adam Weishaupt liderliği ile beş kişi tarafından kurulmuştur. Newton’cu fizik bilimini temel amaç olarak geliştiren örgüt; bu sayede insanların özgür bir düşünceye sahip olmasını sağlayarak birçok dogmatik düşünceden uzaklaşmalarını sağlayacak etkiler yaratmaktı.
İlluminati, aydınlanmışlar anlamına gelen Latin kökenli bir sözcük. İlluminatinin amacı dini inanışları ortadan kaldırmak, sosyal düzeni bozmak, hükümetleri ortadan kaldırmak ve yeni bir dünya düzeni kurmaktır. Yani örgütün böyle amaçlara hizmet ettiğine inanılmaktadır. Çeşitli komplo teorilerine göre örgüt 10 kişi tarafından yönetilmekte ve bu 10 kişi örgütün yanı sıra dünyayı da yönetmektedir.

Muhtemelen pelerin giyerek(!) gizlice bütün modern dünyayı kontrol eden güçlü ve vahşice korunan bir örgüt. Bu, esas olarak medyaya sızmak ve herkesin beynini yıkamak yoluyla yapılıyor. Şu an bile bunu yapıyor olabilirler.

Varlığı hala kanıtlanamayan illuminati örgütünün tarihteki önemli olayların arkasındaki gizli oluşum olduğunu söyleyenlerden tutun da bu örgütün pek çok ünlü kişiliğin ölümünden sorumlu olduğunu savunanlar bulunmaktadır. Ve söylenenlere bakılıp, üzerinde detaylıca düşünüldüğünde illuminati oluşumun gerçekliğine inanmamak gerçekten çok zor diye düşünüyorum. Madonna, Jay Z, Justin Bieber, Kanye West, Celine Dion, Lady Gaga, Rihanna Shakira, Drake, Katy Perry, Taylor Swift, Hayley Williams, Paris Hilton, Maroon 5, Britney Spears, Justin Timberlake gibi isimlerin de gizli örgütün üyesi olduğu söyleniyor. Bu iddialar ne kadar doğru bilmiyorum. Kliplerindeki gizli mesajları, tek göz pozları ve benzerleriyle ilgili daha detaylı araştırmalar yapabilirsiniz.

Din..
Bir önceki incelemede Dan Brown'un Vatikan tarafından Kara Listeye alındığını söylemiştim. Aslına bakarsak bu biraz ağır karar olmamış mı diye sorgulamıştım. Bu kitabın bazı kısımlarını okuyunca nedenini anladım. Çok sert ve keskin tespitleri ile eleştirileri bu olayın olmasına, ölüm tehditleri almasına sebep olmuş. Mesela kitaptaki bazı alıntılar şunlar.

"Bilim ile din arasında derin bir uçurum var olmuştur." (Sayfa 47)

"Kilisenin istediği dinle bilimin birleşmesi değildi." (Sayfa 48)

"Kitle imha silahları üretiyorsunuz, ama liderleri sükûnete davet ederek dünyayı dolaşan kişi Papa. Yaşayan canlıları klonluyorsunuz, ama yaptıklarımızın ahlaki etkilerini düşünmeye davet eden yine kilise. İnsanları telefonla, video ekranlarıyla ve bilgisayarlarla haberleşmeye teşvik ediyorsunuz, ama kapılarını açıp insanlara olması gerektiği gibi yüz yüze iletişim kurmayı hatırlatan yine kilise. Hayat kurtaracak araştırmalar adına doğmamış bebekleri öldürüyorsunuz. Bu mantığın kusurlarını ortaya koyan yine kilise." (Sayfa 388)

"Din yara aldı, sadece insanlar yara aldığı için." (Sayfa 389)


Roma...
Sayfa 122'de Roma macerası başlıyor. Robert Langdon  doların üzerindeki simgeleri görünce İllimunati'yi araştırmaya başlıyor. Doların üzerindeki göz ve piramit hepinizin dikkatini çekmiştir. Yunancadaki delta harfi da mevcut. Delta matematikte değişimi ifade eder. illamunati için göz ise her şeyi gördüklerini. Doların altında da  Novus Ordo Seclorum yazar. Yani, Latincede "Çağların yeni düzeni" anlamına gelir.

Robert Langdon Vatikan Arşivlerinde bir şiire rastlıyor.

"Şeytan gözlü toprak santi kabri.
Roma'da ara mistik öğeyi
Işık yolu hazır, kutsal sınav
Melek rehberliğinde yüce av."  Bu şifrelerden biri Pantheon'da. Biri Santa Maria Della Vittoria Kilisesi'nde. Biri Navona Meydanında. Biri San Pietro Meydanında. Biri Sant Angelo Kalesi'nde
Biri de Santa Maria del Popolo'da. Buraları bir bir gezmek şu günden itibaren sayılı hayallerimden. Öylesine harika anlatmış ki Dan Brown, her okuduğunuzda o sokaklardan geçiyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi.
 
Benim sizlere yönetmek istediğim soruyla aranızdan ayrılıyorum. Sorunun cevabını yorumlara ya da mesaj yoluyla bana ulaştırmanız beni mutlu edecektir. Selametle kalın, kitapla kalın, kitaplarla kalın..

"Siz İllimunati Kardeşliğine inanıyor musunuz?"
576 syf.
·12 günde·9/10 puan
Robert Langdon serisinin ilk kitabı.
Papanın ani ölümünden sonra yeni Papa seçilmesi için işlemler başlatılıyor. Kitapta özellikle bu süreç baştan sona ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. İşin için serinin kahramanı Robert Langdon da girince güzel bir Dan Brown romanı ortaya çıkıyor.
Sadece polisiye gerilim tadında bir roman değil. Aynı zamanda kitapta Katolik inancıyla ilgili, illuminati nasıl ortaya çıktı ve Cern'deki bilimsel gelişmelerle ilgili bilgiler de mevcut.
  • Da Vinci Şifresi
    8.7/10 (7,5bin Oy)7,7bin beğeni31,5bin okunma4.980 alıntı94,6bin gösterim
  • Empati
    8.4/10 (5,5bin Oy)5,4bin beğeni23,2bin okunma6,7bin alıntı87,8bin gösterim
  • Aklından Bir Sayı Tut
    8.2/10 (6,5bin Oy)6,1bin beğeni27,4bin okunma6,5bin alıntı94bin gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (4.348 Oy)4.408 beğeni17,2bin okunma5,5bin alıntı53,3bin gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (15,4bin Oy)16,6bin beğeni59,8bin okunma14,7bin alıntı249,9bin gösterim
  • Semerkant
    8.6/10 (10,1bin Oy)10,4bin beğeni36,4bin okunma42,3bin alıntı185,2bin gösterim
  • Sefiller
    9.2/10 (12,8bin Oy)15bin beğeni51,8bin okunma75,4bin alıntı345,9bin gösterim
  • Beyaz Diş
    8.6/10 (9,6bin Oy)9,3bin beğeni38,9bin okunma16,6bin alıntı291,6bin gösterim
  • Açlık Oyunları
    8.6/10 (4.357 Oy)3.895 beğeni20bin okunma1.567 alıntı63,4bin gösterim
  • Sineklerin Tanrısı
    8.0/10 (13bin Oy)11,3bin beğeni44,8bin okunma21,2bin alıntı186,7bin gösterim
576 syf.
·9 günde·8/10 puan
Harvard Üniversitesi simgebilim profesörü Robert Langdon bir sabah evinde bir fax alır ve faxta, Cern’in saygın bilim adamı Leonardo Vetra’nın göğsünde illuminati simgeyle damgalanarak öldürüldüğünü öğrenir ve alel acele İsviçre’deki Cern Bilim Merkezi’ne gelir.
Yıllardan beri etkin olmadığı bilinen İlluminati’nin bu şekilde ortaya çıkması yetmezmiş gibi bir de çok gizli ve tehlikeli bir madde olan karşımadde de yüksek güvenlikli laboratuvardan İlluminati tarafından çalınıp (acaba nasıl çalındı? Okurken kanım dondu.) Vatikan’ın merkezine konulmuştur ve Vatikan’ın tamamen havaya uçması an meselesidir, geri sayım başlamıştır! Ama bu karşımadde teknolojisi sadece Leonardo Vetra ve kızı Vittoria Vetra tarafından bilinmektedir. İlluminati nasıl olur da bu teknolojiyi öğrenir?
Bu karşımaddenin Vatikanda kimsenin bilmediği bir yere saklanması ve 4 ünlü kardinalin kaçırılıp 4 temel elemente göre (toprak, hava, ateş, su) öldürüleceğini öğrenen Langdon ve Vittoria Vetra Vatikana gider. 4 kardinali kurtarabilirler mi? İlluminati’nin sırrını çözebilirler mi? Vatikan’ı havaya uçmaktan kurtarabilirler mi?
Gerçekten çok güzel bir bilim kurgu kitabı. Bu kitaptan öğrendiğim çook fazla şey oldu gerçekten. Yanlış bildiğim çoğu şeyin (illuminati, masonlar ve katoliklik) doğrusunu öğrendim. Pek bilim kurgu okumam benim en sevdiğim tür polisiyedir ama Dan Brown’un anlatımını çok sevdim. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum :)
576 syf.
·9/10 puan
Dan Brown okumaya başladığım kitap beni resmen içine aldı. Hiç bu kadar hızlı bir şekilde okuyacağım düşünmezdim. Aynı kahramanımızı olay sabahı CERN'e götüren uçak hızında gelişti olaylar. Birbiri ardına dinmek bilmeyen aksiyon ve macera örgüsünün içinde öyle güzel yerlere gidiyorsunuz ki hem CERN'i gezip aynı gün Vatikan'daki o güzel eserleri inceleme fırsatımız oluyor hem de gizli bir örgütün varlığına dair kanıtlarla karşı karşıya geliyoruz. Hiç gitmememe ve eserlerin neler olduğunu bilmememe rağmen öyle güzel tasvir edilmiş, öyle yalın bir dille anlatılmış ki sanki 3. Bir kişi olarak ben de olayların içindeydim kitabı okurken. Kahramanımızla birlikte şapelleri gezip kiliselerin gizli geçitlerinin arasında dolaşıp eski kütüphane raflarında bulmam gereken eserleri ararken kitapları karıştırıp oranın tozunu yuttuğumu hissettim resmen. Bu eseri çok beğendim ve oraları gidip görme isteği doğdu içimde. Kitabı okuduktan sonra kitapta geçen yerleri inceledim, gerçekten de gidip görmen gerek diye hissettim. Hala kitabın nasıl bu kadar çabuk bitip beni kadar çok etkilediğini düşünüyorum.
576 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba arkadaşlar! Bugün gene güzel bir romanın incelemesi için birlikteyiz. Sevdiğim ve tüm kitaplarını okuduğum Dan Brown’un “Melekler ve Şeytanlar” kitabını enine boyuna ele alarak düşüncelerimizi karalamaya çalışacağız. İncelememin size faydalı olacağı düşüncesindeyim ve bizzat kitabı okuyanlar içinde ayrı bir deneyim olacağı düşünmekteyim. O zaman şimdi yavaş yavaş romanımıza geçelim mi? Geçelim, geçelim!!!

Birçok okurumuzun, Dan Brown’un bundan önceki ya da sonraki kitaplarını okuduğuna eminim. Özellikle, Da Vinci Şifresi’ni okuduktan sonra, Dan Brown'ın Melek ve Şeytanlarını okuyanlarınızın daha bir keyifle okuduğunu görür gibiyim. Bu incelemeyi okuyacak çoğu okura şu soruyu sormak istiyorum: "Melekler ve Şeytanlar’ı, Da Vinci Şifresi ile nasıl kıyaslayabiliriz ki?" Cevap çok basit: Eğer Da Vinci Şifresi’nin tadını çıkarabiliyorsan, o zaman Melekler ve Şeytanları okurken hiç sıkılmayacağına, yabancılık çekmeyeceğine ve tadını çıkaracağına eminim. Bu sebepten kıyaslamak pek mümkün değil gibi. :)

Melekler ve Şeytanlar biz okurlara, Harvard Üniversitesi'nde görevli, simge bilim profesörü Robert Langdon'un karakterini iyi bir şekilde tanıtıyor. Kahramanımız romanımızın başında, İsviçre'nin Cenevre şehrinde bulunan, dünyanın en büyük bilimsel araştırma merkezi olan CERN'in direktörü Maximilian Kohler'den gelen bir telefon görüşmesiyle gecenin ortasında uyandırılıyor. Araştırma merkezinin en iyi fizikçilerden Leonardo Vetra, göğsünde "illuminati" sözcüğü yazılı bir şekilde, hayvan damgalanır gibi dağlanmış ve öldürülmüştür. Ünlü fizikçinin göğsüne dağlanmış bu yazı, uzun yıllar önce kurulmuş olan, fakat yüzyıllardır faaliyette olamadığı düşünülen gizli bir kardeşlik tarikatı “illuminati”ye aittir ve geçmişte bu tarikatın üyelerinin birçoğu da kilise tarafından öldürülmüştür.

Cinayet kurbanı Leonardo Vetra, dünyanın önde gelen fizikçilerinden sadece biri değil, aynı zamanda bir Katolik rahip idi. O ve kızı Victoria, CERN'de karşı madde ile ilgili olan çalışmalarını birlikte yürütmekteydiler. Vetra ve kızı, antimaddeyi yaratmak için dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısını kullanıyorlardı ve madde ile etkileşime girmeyecek şekilde, antimaddeyi güvenilir bir şekilde kutular içine almayı başardılar. Fakat cinayet mahallinde yapılan ufak bir tahkikat ile, antimaddelerden bir tanesinin olduğu kutunun kayıp olduğu anlaşılır. Bu esnada Vatikan’da bulunan güvenlik kameralarına yansıyan bir görüntü, herkesin dikkatini buraya çekmeye fazlasıyla yetecek ve artacaktır bile. O ana kadar, orada bulunan kimsenin bilmediği bir yerde, bir kutu içinde ve temassız olarak bir boşlukta dururcasına havada asılı olan antimadde görünmektedir. Artık herkes antimaddenin Vatikan’da bir yerlerde olduğundan emindir ve Kohler acil bir şekilde Vatikan’a çağrılır. Bir kutu içinde olan antimadelerden herhangi birisi, birbirinden ayrılmak suretiyle manyetik sistemden çıkarılırsa, antimaddeleri güvenli bir şekilde askıda tutması gereken yedek piller 24 saat boyunca bu amaca hizmet etmek için devreye girerler. Bahse konu bu 24 saatlik sürenin olumsuz tamamlanmasıyla, her iki antimadde de çarpışacak ve bugüne değin görülmemiş bir güçte patlama yaşanacaktır.

Lenoardo Vetra, bir Big Bang arayışında olduğu ve onu simüle etmek istediği için antimaddeyi yarattı. Deneyimlemek istediği bu şey, aslında Tanrı'nın var olduğunu, Tanrı'nın evreni yarattığı gibi yeni bir madde ve antimadde oluşturabildiğini kanıtlayacaktır. Yine de Vetra'nın öldürülmesi, kutulardan birinin çalınmasını engelleyememiştir. Kutu içerisindekileri kimin çaldığı ve bununla ne yapmayı planladıkları sorusu yakında cevap bulacaktı.

Antimadde, sadece Vatikan'ı tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda son ölmüş olan Papa sonrasında devamında yerine geçecek olan yeni papanın seçilmesi hususunda ağırdan alan Katolik Kilisesi'nin kardinalleri ve şehir içinde bir tehlike arz etmektedir. Kutsal Kilisenin yasalarına göre, Kardinal Heyeti’nin, görevi devir alacak olan yeni bir papa seçilinceye kadar, kalmaları gereken Sistine Şapeli'nde kilitlenmeleri gerekmektedir. İçeride, aheste aheste seçim ilerlerken, dışarıda tek tek öleceğinden haberleri olmayan dört kardinal ve belki de yok olacak Vatikan Şehri sokaklarında bu seçimin sonucunu bekleyen binlerce masum insan vardır. Tüm bu yaşananların dışında, arka planda olan hırsızın bir tek dileği vardır; Katolik Kilisenin yüzyıllardır bilim adamlarına ve illuminati'ye karşılık olan tutumunu, davranışını, düşünceleri çürüterek onu yok etmektir…

Langdon ve Victoria Vetra için zamana karşı bir yarış başlamıştır. Sanat tarihi ve dini semboloji de geniş bir arka plan gerektiren ipuçlarını bulmak için arşivleri ve eski gizemleri inceleyip çözmeleri gerekmektedir. Kahramanımız Robert Langdon, tüm bu gizli ve saklı kalmış şeyleri ortaya çıkarabilmek adına, üstün zekâsından, bilgi birikiminden, uzman olduğu her şeyden fayda sağlayabilmek için elinden gelenin en iyisini yapar. Langdon, her bir gizemi ve bulmacayı çözmek için gerekli olan eksik parçaları bulmak adına önüne çıkan her gizemi yeterince anlar bu cevaplar da onu birinden bir diğerine götürür. Victoria güzel, sert, zeki bir kadındır ve artık kendisini babasının cinayetinin intikamını almaya adamıştır. Her ikisi de, illuminati'nin bir adım yakıdır, ama İsviçreli Muhafızlar ile Vatikan Şehri'nde kime güveneceklerini kesin olarak bilmemektedirler. Bu macera ve kovalamaca onları tarihi kiliseler, çeşmeler, mahzenler, unutulmuş pasajlar, gizli geçitler ve katakomlara götürecektir. Ölüm onları her fırsatta teğet geçse de, bir biçimde ya da bir başka şekilde enselerinde takip etmektedir.

O zaman şimdi, Melekler ve Şeytanlar ve Da Vinci Şifresini karşılaştırılmanın zamanı geldi diyebiliriz. Öncelikle bazı yönlerinden dolayı, Melekler ve Şeytanlar, Vatikan Şehri'nin yok edilmesini önlemek için antimadde ve patlayacak olan bomba yarışı/macerasından dolayı daha bir şüpheci hikâyeye sahiptir. Her iki kitap da bir katili, Langdon'un sevdiği yakın birinin ölümüne üzülmesini, sanat tarihini, dini sembolojileri ve gizli topluluklar hakkında kapsamlı bilgi birikimi olan güzel bir kadını konu olarak ele alır. Robert Langdon’un zekâsı, karakteri ve kendisinin romanda kadınlar için olan çekiciliği, kendisini sevilen bir kişilik olarak algılamamızı sağlar. Dan Brown'un yazım tarzı, edebiyatta asla bir dünya klasikleri gibi yer edinmeyecek olsa da, açıkça ifade etmek gerekir ki, yazar bu iki kitabı kaleme alarak daha da olgunlaştı. Bazı mantıklı düzenlemeler onu daha sıkı ve daha odaklanmış bir yazar haline getirmiş olsa da, Melekler ve Şeytanlar hala oldukça keyifli bir okuma türüne sahip kitaplardan birisidir diyebilirim. Konuyla ilgisi olan, bu tür romanları sevenler ve her şeyi birbirine bağlayan tuhaf bilgilerle dolu gerilim ve gizemleri merak edenler için, Melekler ve Şeytanlar kitabını temin ediniz ve kendinize rahat, konforlu bir sandalye bulunuz ve son sayfasına kadar tadını çıkarınız derim.

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
576 syf.
·9/10 puan
Okuduğum ilk Dan Brown kitabıydı. O kadar sardı ki arka arkaya bütün kitaplarını okudum. Şahane kurgusu şaşırtıcı olay döngüsü merak uyandıran sayfaları yıllar önce okumama rağmen hala aklımda. Macera deyip geçmeyin edebi bir şaheser kitap
576 syf.
·9 günde·6/10 puan
Kitap ciddi anlamda başlarda sıktı. Ama sonrasında hızlı gelişti ve bir anda ters köşe yaptı. Kitabı okurken sürekli sanırım bu tarz kitaplardan hoşlanmıyorum dedim ama sonrasında bir baktım acaba ne olacak diye diye bir baktım gece 3 ve kitap bitmiş. Cuma günü okula gidemedim Dan Brown sağolsun. Ama devamsızlığa değecek bir kitapmış diyebilirim. Her ne kadar daha edebi kitap seviyor olsam da film olmak için yazılmış gibi dursa da olaylar o kadar ilgi çekici ki sevmemek sadece bahane bulmaktır derim.
576 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Küçümsenmeyecek bir alt yapı ve donanımla yazılmış, olay kurgusunun şahane, anlatımının akıcı, heyecanın sürekli zirvede hissedildiği, harika bir roman diyebilirim. Okumamın üzerinden 10 yıldan fazla geçmesine rağmen kitaptaki bazı sahneler canlandırdığım şekliyle halȃ aklımda. Kesinlikle “Da Vinci Şifresi”nden bir adım daha önde. Mutlaka okunmalı!!!
576 syf.
·8 günde·9/10 puan
İncelememin tamamı blogumda yayında, okumak için; https://adastraperaspera2.wixsite.com/...%87nceleme-dan-brown

“Bazen gerçeği bulmak için dağları yerinden oynatmak gerekir.”

Dan Brown okumayı o kadar özlemiştim ki, bu kitap şu karantina günlerinde o kadar iyi geldi ki… Bu kitap aslında Robert Langdon serisinin ilk kitabı olmasına rağmen benim seriden okuduğum dördüncü kitap. Normalde serileri düzgün okumaya çok takıntılı olsam da, şans eseri Cehennem kitabını okuyarak başladım Dan Brown okumaya ve sonra elime hangi kitabı geldiyse okumaya devam etmemle oldukça karışık bir durum oldu. Bu kitabı da serinin okuduğum diğer kitapları gibi heyecan doluydu ve aşırı sürükleyiciydi. Yine bilim ve din çatışması okuyacağımız bu eserde, babasının Başkanlık Ödülü almış bir matematik profesörü annesinin ise ilahiyat müzisyeni olduğunu düşünürsek Dan Brown’ın zaten din ve bilim çatışmasında büyüdüğünü görürüz, kitapları da kendisini en rahat hissettiği konuların etrafında şekilleniyor. Eski gizli örgütleri, sanat tarihi ve sembolojiyi polisiye bir macera romanına çeviren Dan Brown’a gerçekten bayılıyorum.


....

Kahramanımız Robert’ın yine bir telefon almasıyla olayların içine giriyoruz. Bu sefer telefon CERN direktörü Maximilian Kohler’den geliyor. En önemli fizikçilerinden biri Leonardo Vetra oldukça cani bir ölüme kurban gidiyor. Öldürülmeden önce yapay bir Büyük Patlama yaratarak karşı maddeyi bulan fizikçi aynı zamanda bir rahipti ve bu buluş için uğraşmasındaki en önemli etken bilim ve dinin düşman değil, aynı şeyi açıklamaya çalışan iki paralel yol olduğunu göstermekti. Harvard’da dini ikonoloji ve semboloji profesörü olan Langdon’ın bu maceraya dahil olmasının sebebi ise, cesedin bir ambigramla dağlanması. İlluminati ambigramı. Langdon’a bu serüveninde her zamanki gibi çekici bir kadın eşlik ediyor, Vetra’nın evlatlık kızı Vittoria Vetra. Kendisi de babası gibi CERN’de çalışan bilim insanı olan Vittoria babasına karşı madde buluşunda yardım ettiği için Langdon ile bu serüvene atlıyor.


...
576 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okuduğum ilk Dan Brown kitabıydı.O kadar beğenmiştim ki sonrasında tüm kitaplarını alıp hepsini 2 ay içinde okumuştum. Mekanları o kadar güzel anlatıyor ki insanda her şeyi bırakıp oralara gitme isteği uyandırıyor. Yurt dışına çıkma fırsatı bulduğumda ise gideceğim ilk yer bu kitap sayesinde kesinlikle 'Roma' ..
576 syf.
·Puan vermedi
Başından sonuna kadar sürekli ilgi ve merakla okuyacağınız çok sürükleyici bir kitap. Kurgu ve gerçekler çok güzel harmanlanmış, olaylar zekice örülmüş. Kitabın ilk kısımlarında bahsedilen şeylerin bağlantısı sonlara doğru çıkıyor. Sadece katilin bakış açısına daha fazla yer verilmesini isterdim o kadar.. Kitap sonuna yaklaştıkça heyecan artıyor, tam bitti kalan sayfalarda ne olabilir ki diyorsunuz ama yazar aklınıza yeni pencereler açıyor. Yani özet olarak kalınca bir kitap olmasına rağmen hiç sıkılmadan, soluk soluğa okuyacağınız bir eser...
"İyilik yaşamaya devam edebilir. Kalplerinizi dinleyin. Hep birlikte bu cehennemden uzaklaşabiliriz."
Dan Brown
Sayfa 390 - Altın Kitaplar, 40. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Melekler ve Şeytanlar
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 1
Baskı tarihi:
Nisan 2004
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752104556
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Angels and Deamons (Robert Langdon, #1)
Çeviri:
Petek Demir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati'nin -Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten- hâlâ faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek Illuminati'nin izini bulmaya çalışırlar.

Brown bu romanda tıpkı bir hokkabaz gibi havaya yüzlerce top fırlatıp hiçbirini yere düşürmeden okuyucuyu inanılmaz bir gerilime sürüklüyor.
(Tanıtım Bülteni'nden)

Kitabı okuyanlar 24,5bin okur

  • Feyza Balmuk
  • Sirius Black
  • Ezgi Kayten
  • Zeynep
  • Srd
  • mimi
  • Şemsi Çınar
  • Sena Nur
  • Elia Rapheta
  • Hatice Benan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%22.3
13-17 Yaş
%6.7
18-24 Yaş
%16.6
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%23.9
45-54 Yaş
%7.2
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.5
Erkek
%37.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.1 (2.064)
9
%26.1 (1.494)
8
%21.4 (1.222)
7
%8.7 (496)
6
%3 (170)
5
%1 (56)
4
%0.7 (38)
3
%0.2 (13)
2
%0.2 (10)
1
%0.2 (11)

Kitabın sıralamaları