Kayıp Sembol (Robert Langdon Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
19249
Gösterim
Adı:
Kayıp Sembol
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 3
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752111929
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Lost Symbol
Çeviri:
Petek Demir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altin Kitaplar
Baskılar:
Kayıp Sembol
İtirilmiş Simvol
Das Verlorene Symbol
The Lost Symbol
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası'na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?
(Tanıtım Bülteninden)
528 syf.
·8/10
Kahramanımız Robert Langdon bu sefer aldığı telefon ile kendisinden  beklenmedik bir şekilde dikkatsizce davranarak yola çıkıyor ve hikayemiz böyle başlıyor. Devamında kendimizi mason localarının sembollerinin içinde, kutsal saydıkları yerlerde ve ayinlerini, törenlerini, inanç şekillerini incelerken buluyoruz. Aynı şekilde yine farklı bir bilim dalının gelişim süreciyle kitabımız süsleniyor ve keyifli bir hal alıyor. Kitabın sonlarına kadar nefesinizi tuttuğunuz ve sonunda duygusal anlar yaşadığımız bölümler var. Farklı bir son olmuş yazar için de karakterler için de. Yazarın bu eserinide beğendim ve okumanızı tavsiye ederim.
528 syf.
·9/10
Bu kitabı özellikle okumuyordum çünkü Dan Brown'ın okumadığım bir tek bu kitabı kalmıştı ama dayanamadım başladım. Brown en sevdiğim yazarlardan tüm kitaplarında müthiş bir kurgu ve zekice yazılmış akıl oyunları var ve tabii ki gizem, kitabın başından sonuna kadar önemini koruyan, merak ettiren bir sürü gizem.
Kayıp Sembol'de serinin diğer romanları kadar güzeldi ancak bir tık gerideydi sanki, diğer kitapları daha çok beğenmiştim. Masonlar, antik gizemler çevresinde dönen kitap gayet akıcı ve merak uyandırıcıydı, sıkılmadan büyük zevkle okudum. Sadece son yirmi sayfa biraz sıktı onun dışında aktı gitti.
Kitaptaki bazı ayrıntılar çok hoşuma gitti, spoiler vermeden bahsetmek çok zor, Langdon'ın başına gelenler ve kaçış kısımları çok güzeldi. Söylenebilecek fazla bir şey yok kitap çok güzeldi, Dan Brown ya da bu türü seviyorsanız okumalısınız.
Dan Brown keşke daha çok kitap yazsa.
  • Dijital Kale
    8.3/10 (2.490 Oy)2.325 beğeni10.515 okunma337 alıntı23.290 gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (3.361 Oy)3.378 beğeni12.976 okunma1.335 alıntı39.770 gösterim
  • İhanet Noktası
    8.3/10 (1.715 Oy)1.563 beğeni7.152 okunma256 alıntı15.577 gösterim
  • Melekler ve Şeytanlar
    8.7/10 (4.357 Oy)4.429 beğeni18.700 okunma1.305 alıntı60.722 gösterim
  • Kızıl Nehirler
    8.7/10 (2.168 Oy)2.002 beğeni7.763 okunma588 alıntı29.763 gösterim
  • Da Vinci Şifresi
    8.7/10 (5.844 Oy)6.036 beğeni24.199 okunma1.078 alıntı72.258 gösterim
  • Alaycı Kuş
    8.3/10 (2.110 Oy)1.795 beğeni10.485 okunma324 alıntı18.193 gösterim
  • Ateşi Yakalamak
    8.5/10 (2.265 Oy)1.932 beğeni11.168 okunma262 alıntı22.752 gösterim
  • Empati
    8.4/10 (4.250 Oy)4.281 beğeni17.752 okunma1.442 alıntı74.179 gösterim
  • Şu Çılgın Türkler
    8.9/10 (3.160 Oy)3.071 beğeni12.164 okunma1.680 alıntı41.468 gösterim
528 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İŞTE GENE BEN ve SİZLERE YİNE OKUMUŞ OLDUĞUM ESKİ BİR KİTAPTAN BİR YORUM DAHA. :)

Amerika’nın başkenti Washington DC’de çok dikkatle, özenle korunan bir sır ve gerekirse bu sır için öldürmeye hazır bir adam. Fakat bu şahsın emellerine ulaşabilmesi için ona asla gönüllü olarak yardım etmeyecek bir kişinin desteğine ihtiyacı vardır. Harvard profesörü ve gizemli sembollerin deşifre edilmesi ve yorumlanması konusunda uzman olan Robert Langdon ise tamda ona bu konuda yardımcı olacak bir kurbandır. Güzel ve zekice düşünülmüş karanlık bir plan, Robert Langdon'un hikâyeye sürüklenmesini mümkün kılacaktır. An itibariyle, profesörümüz hikâyenin gelişim sürecinde başkentin meşhur ve görmeye değer tarihi yerlerini gezecektir. Ancak gerçek sırlar karanlık odalarda, tapınaklarda ve tünellerde gizlenmektedir. Daha evvel neredeyse hiç kimsenin girmediği yerler beklemektedir biz okurları. Sırların ve avının peşinde olan Langdon, yeri geldiğinde kendisi de bir av olarak maceradan maceraya atılacaktır. Sadece kendisinin çözebileceği bu gizli mesajlar, kötüleri olduğu kadar birçok iyi nüfus sahibi inşaları da ilgilendirmektedir. On iki saat! On iki saat içerisinde bu görevi yerine getirmesi ve çözmesi gerekiyor. Aksi taktirde bizim bildiğimiz ve tanıdığımız dünya bundan sonra çok daha farklı olacaktır.

Kayıp Sembolde Geçen Yerler: Lincoln Anıtı, Washington Anıtı ve Washington DC'deki Capitol

Dan Brown'ın, Melekler ve Şeytanlar - Da Vinci Şifresi sonrasında Robert Langdon’un bir kez daha dünyayı kurtarması için kaleme aldığı bu seferki eseri “Kayıp Sembol”ün yazımı altı yıl sürdü. Dan Brown’un bu kitabının Masonlar ile ilgili olduğu gerçeği ve kitabın içeriğinin "iyi, eski Avrupa" yerine Washington DC'de geçmesi, kitap yayınlanmadan çok zaman önce, internet ortamında hararetli bir şekilde hayranları arasında kulaktan kulağa dolaşıyordu. Resmi yayınlanma tarihi öncesinde: “Kitabım tatlı gibi tatlı tadında, ama sebze kadar da beyin için sağlıklı!”, diyordu utangaç genç yazar. Peki, o zaman: biz okurlara afiyet olsun. Ama unutmayalım ki: Biz ne yersek beyinde bizimle birlikte yer.

Langdon, sabah gelen bir telefon ile uyanır ve telefondaki sekreter kendisine eski bir arkadaşı olan Mason Peter Solomon’un onu Washington DC'ye davet ettiğini iletir. Gelirken muhakkak şu notu da kendisine iletir; “Gelirken lütfen Bay Solomon’un size yıllar önce saklamanız için size verdiği paketi de unutmayın! ”. Langdon, eski akademik meslektaşları için kongre binasında küçük bir konferans verecektir. Arkadaşının daveti üzerine geldiği kongre binasında olan konuşmasına başlamadan kısa süre öncesinde kendisini korkunç bir oyun ve komplonun içerisinde bulur. Salona vardığında salonda hiçbir katılımcının olmadığını görür. Arkadaşı kaçırılmıştır ve o esnadan telefonuna gelen bir aramadaki gizemli ses ona Solomon’u tekrar görmek istiyorsa, gece yarısına kadar Washington’da saklı bir şeyi bulmasını istemektedir. Kötü niyetli bir hain arkadaşını kullanarak Langdon’a şantaj yapma çabasındadır. Kongre binasında, Amerika’nın kurucusu, Mason George Washington’ın tasvirinin yer aldığı kubbenin arasında bırakılmış olan arkadaşının kesilmiş elini hemen tanır. Antikçağ zamanında da kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişinin kendisini ezoterik bilgeliğin hakim olduğu, çok eskilerden kalma kayıp bir dünyaya sürükleyeceğini bilmektedir. Ucu bucağı belli olmayan bu mistik daveti ne pahasına olursa olsun arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda gizem dolu Masonik sırların, saklı kalmış eski tarihin ve o güne dek hayatında görmediği yerlerin gizli dünyasında bulur ve inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Langdon, apar topar geldiği bu yerde kendisini nelerin beklediğini ve daha ne olduğunu anlamaya çalışırken, işin içine her zaman olduğu gibi CIA’de girer ve şantajcıya isteklerini vermemeleri halinde ulusal çapta bir krizin yaşanacağını ima etmektedirler. Langdon, tek bir şantajcının bir gizem ile ne tür bir kriz yaratacağını pek anlayamamıştır. Aslına bakacak olunursa, bahse konu bu gizemin tamamen bir uydurma olduğunu kanısındadır.

Çok eski zamana dayanan ve inanmışların gizlemiş oldukları bir sırrın insanı Tanrı’ya dönüştürebildiği düşünülmektedir. Rivayete göre, bu gizlenmiş büyük sırrı bulmak için Washinton’da saklı olan bir piramitin bulunması muhakkaktır. Bulunması gereken bu piramit aslında amaca giden bir haritadır ve bu büyük sırrın nerede saklı olduğunu açıkça gösterir. Bu yaşananların üzerine Profesör Langdon ilk olarak bu piramiti bulmaya çalışır ve bunun için çok fazla çaba sarf etmesi de gerekmeyecektir. Ama gele gelelim aranan piramit tamamlanmamıştır ve dahası üzerindeki şifreli mesaj çok ama çok basittir. Langdon daha sonrasında ona saklaması için verilen paketin aslında bu piramiti tamamlayan parçası olduğunu fark eder, fakat piramiti daha da derinden analiz ettikçe bu haritayı ortaya çıkartmanın ne kadar zor olduğunu anlar.

Yüzyıllar boyunca saklanmış bu sırlar bir gün muhakkak açığa çıkarılacaktır. Bu sırlar Amerika’da yaşayan tanınmış ve nüfuzlu simalarını alaşağı edecek ve daha pek çok nüfuzlu kişinin ortadan kaybolmak istemesine neden olacak türden sırlardır. Bunların dışında, bilimsel araştırmalar doğrultusunda bir insanın gerçek potansiyelini açığa çıkaracak kadar güçlü ve kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde ise insanlık adına vahim sonuçları olacak kadar da tehlikelidir bu sırlar.
Kısacası kayıp Sembol, Katolik Kilisesi'nin Da Vinci Şifresi’ne karşı olan tüm suçlamalarından sonra ortaya çıkmıştır, ancak biz okurlara yine de şu sorulara işaret etmektedir: Yazar, gerçekten kitaplarında bahse konu olaylar hakkında bizlere bir şey söyleyebilir mi? Kitaplarında bahse konu olayların gerçeğe dayalı bir açıklaması var mı? Ya da Dan Brown’un kitabını kaleme aldığı o zaman diliminde Başkan Obama’nın kilere benzer iyi PR danışmanları vardı.

Kitaptan daha fazla tüyo verip okuma şevkinizi kırmak istemem ve şimdi sizlere kısaca ana karakterleri tanıtayım:

Robert Langdon: Harvard Simgebilim Profesörü. Da Vinci Şifresi’nde çok önemli sırları açığa çıkartmıştır. Dini inançları olmayan, Vatikan ile yıldızı asla barışmayan bir Profesördür. Simgebilimi, şifreler, tarikatlar, tarihte saklı kalmış gerçekler konusunda uzman ileri derece uzmandır. Tüm bu sırları açığa çıkarmak için ondan daha iyisi düşünülemezdi diyorum.

Mal’akh (Zachary Solomon): Zengin bir aileden gelen kötü karakterimizdir. Uzun süre zevk-sefa içinde yaşadıktan sonra ruhani bir dönüşüm sonrasında karanlık örgütlere, gizli bilgilere aşırı merak duyar. Amansız bir şekilde kayıp bilgeliğin ve gücün peşine düşer. Bu yolda acımasız bir şekilde gözünü kırmadan pek çok kişiyi öldürmekten de geri kalmaz. Kendi babası da dâhil pek çoğuna da işkence etmiştir. Kitap içeriğinde kısmen başarılı olsa da sonunda hakkettiğini layıkıyla buluyor.

Katherine Solomon: SMSC isimli bilim-tarih müzesi ve araştırma merkezinin en önde gelen önemli bilim kadınıdır. Soyadında da anlayacağınız üzere (Peter Solomon) kız kardeşidir. Kötü adamımız Mal’akh yeğeni olur. İnsanın potansiyeli konusunda önemli deneyler icra etmektedir. Çalışmaları süresince birçok psikolojik buluşa imza atmıştır. Dokunmayla hastaları iyileştirme, düşünce gücüyle nesneleri hareket ettirme gibi alternatif tedavi yöntemleri sayesinde çok başarılı olmuştur. Robert Langdon gibi o’da bizler ile birlikte sırları peşinde oradan oraya koşuşturacaktır.

ARKA KAPAK BİLGİSİ
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlardan sonra Kayıp Sembolde insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde… Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washingtona varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binasna bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomonın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdonı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanmas? gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?…

Dan Brown’un diğer kitapları gibi Kayıp Sembol’de sürükleyici ve akıcı bir eserdir. Şahsi tavsiyem; eğer hala okumadıysanız, Dan Brown hayranı olarak kısa zaman içerisinde okumanızı tavsiye ederim.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesinde görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
528 syf.
·9/10
Dan Brown kitaplarının filmi çekilse , okurken aldığım zevki alamam muhtemelen.
Okurken öyle bir aksiyon yaşıyorsunuz ki sayfaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.Gerçekten başarılı bir yazar.
527 syf.
·19 günde
Merhaba arkadaşlar.
Yorucu bir serüvenin ardından geldim yine incelememin başına. Öncelikle ramazan ve hastalıklar dolayısıyla çoook aşırı uzayan ve artık sıkmaya başlayan kitabımı son bir gayretle nihayete erdirdim.
...
Kitabımız klasik Dan Brown kitabıydı. Sürükleyici, dili yalın, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz...
Ama bir kaç konu beni rahatsız etti bu kitabında, öncelikle onlarla başlamak istiyorum...

1)Sayın Brown, önceki kitaplarında asla hissetmediğim bir Hristiyanlık misyonerliği yapmıştı kitapta. Bir pasajda "incilde çok büyük sırların olduğu," "insanların ayrımlarını sonsuza dek giderecek bilgiler içerdiği," gibi kendisine hiç yakıştıramadığım ve nedense onun yazdığını kabullenemediğim bazı söylemler mevcuttu.


2)Bir bölüm Türkiye, Kartal Soğanlık Cezaevi'nde geçiyordu. Resmen ülkem insanını paragöz, rüşvet yemekten imtina etmeyen, aşağılık varlıklar gibi göstermişti. Acayip derecede rahatsız olduğumu söylemeliyim.

Beğendiğim yönlerine gelirsem, elbette ki bir hayli fazlaydı...
İçerisinde çok ilginç bilgiler vardı. İnsanlarımızın çok korktuğu, her gördüğü üçgeni masonik bir ifade zanneden bizleri çok şaşırtacak bilgiler edindim, bu açıdan çok doyurucu bir kitaptı.
Dan Brown'ı çok sevişimin nedenlerinden biri de buydu aslına bakarsanız, içerisinde gerçek bilgiler mevcut, bir yer belirttiğinde siz onu açıp kendi gözlerinizle görebiliyorsunuz, bu gerçekten Brown'ın işini profesyonel yaptığının bir kanıtı bana göre.

Buram buram tarih kokan, size bahsedilen yerde tur attıran, hafızanızdan silemeyeceğiniz çok sürükleyici bir kitap.

Çok ilginç bulduğumuz, üzerinde komplo teorileri geliştirdiğimiz farmasonlar hakkında geniş bir bilgi yumağıydı bu kitap. Sevgili Brown çok yumuşatarak, önyargıları silip süpürerek yazmış kitabı. Ve gerçekten büyük bir araştırma sonucunda ortaya çıkmış. Her kitabı gibi...

Sonu biraz o büyüleyici ortama uymamış ama, yine de güzeldi beğendim, kendini okuttu. Meraklılarına tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
528 syf.
·14 günde·5/10
Kayıp Sembol Dan Brown'ın okuduğum üçüncü kitabı. Yazarın kitaplarını yazılış sırasına göre okuyorum. Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Kayıp Sembol... Her kitabından sonra biraz sindirmek için uzun aralar verdim farklı kitaplar okudum. Bu kitabından sonrada Cehennem'i okumak için biraz bekleyeceğim.
Melekler ve Şeytanlar kitabını okuyalı çok zaman oldu. Ama Da Vinci şifresini geçtiğimiz yıl içinde okumuş ve çok beğenmiştim. Aksiyon, macera kurgu çok tadında gelmiş, deyim yerindeyse kitabı elimden bırakmıştım. Fakat aynı heyecanı Kayıp Sembol de yakalayamadım. Romanin giriş bölümü heyecanlı ve merak uyandırıcı olmasına rağmen gelişme kısmında heyecan düşüyor hatta yazarın ulus sevgisi ve de yanında mason olan dedesine atıf olarak mı bilmiyorum mason övgüsü bi noktadan sonra insanı baya sıkıyor. Hele sonuç bölümünde olayın çözülmesine rağmen anlatılmak istenenler tamamen havada. Son 40 sayfa ne okudum bilmiyorum. Misyonerlik desem değil, İnançsızlık desem değil, Ulusçuluk desem tam olarak oda değil yani hala ne olduğunu anlayamadım ama çok sıkıldım. (Burdan sonrası ufak spoilerler içerebilir) Kötü adam konusunu sonunda iyi bağlamaya çalışsa da yazar hala CIA Ulusal güvenlik olayi ve kötü adamın Neotetik bilime olan nefreti biraz askıda kalmış gibi hissettirdi bana tatmin etmedi. Katherine' in davranislari da hiç elli yaşında birine ait değil gibiydi. Fazlasıyla itici geldi. Üstüne birde Kartal Soğanlık Cezaevinin konu olduğu yerler var. Şahsen ordan bahsedilme şeklinden rahatsız oldum. Ama tabiki yazarın araştırmaları ve emeğini görmezden gelmek olamaz. Sadece keşke bu kadar mason övgüsü yada ulus sevgisiyle yoğurmasaydı diyorum. Robert Langdon karakterini sevdiğim için elbette diğer kitaplarına da bir süre sonra okumaya çalışacağım. Ama biraz zamana ihtiyacim olacak.
528 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Kitabın ilk bölümlerinde olayı çözemediğiniz için sıkıcı gelebiliyor ancak ilerledikçe elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Kitabı okurken zihninizdeki çağrışımlarla dahada okuma isteği artıyor. Tek sıkıntı bu baskıda yazım hataları çok fazlaydı. Okuyacak olanlara diğer baskılarına göz gezdirmelerini tavsiye ederim.
528 syf.
·4 günde·8/10
Herkese Merhabalar,
Kayıp Sembol, Dan Brown's okuduğum 4.kitabı oldu. Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar ve Başlangıç kitaplarını severek okudum. Dilini, kurgusunu, merak uyandırıcılığını, akıcı anlatımını sevdiğim bir yazar.
Kitaba gelirsek, simgebilim profesörü Robert Langdon yeni bir maceraya başlıyor. Yakın arkadaşı Peter Solomon'un asistanından bir telefon alır.Kongre binasında bir konferans vermesi için acil Washington'a gelmesini ister. Düşünmeden teklifi kabul eden Langdon, gittiği andan itibaren kendisini karmaşık olayların içinde bulur. İlk önce böyle bir toplantının olmayacağını öğreniyor, sonrasında arkadaşının kesik eli kongre binasında ortaya çıkıyor ve en şaşırtıcı olanı da bir telefon alıyor. Aldığı bu telefonda ona piramidin gizemini çözmesini ve arkadaşını kurtarmak istiyorsa o gece bu işi halletmesini söylüyor. Bütün bunlara anlam veremeyen Langdon, bir anda karşısında CIA başkanı Sato'yu buluyor. Başkan bunun Ulusal bir mesele olduğunu söylese de Langdon buna bir anlam veremiyor. Onun tek istediği arkadaşını kurtarmak olduğu için gizemi çözmesi gerektiğini bilir ama nasıl olduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. Masonluk,hristiyanlık, Mason sırları, şifreli sırlar gibi konuların yanı sıra, Peter'in kardeşi Katherine'nin Noetik bilimle ilgili deneyleri, görüşleri ve buluşlarını da içeriyor. Katherine'in aradığı cevapları modern bilimi kullanarak bulmaya çalışıyor. Dualarımızı duyan var mı?, Düşüncenin ya da ruhun kütlesi var mı?, İnsanların ruhu var mı? gibi sorular. Tabi ki romanın kötü bir karakekteri de var. Tüm buluşlara engel olmak isteyen ve kayıp kelimeyi bulup tamamlanmak isteyen Mal'akh.
Olaylar bir gece içinde gerçekleşiyor ve bu sebeple hızlı hızlı ilerleyip bizi hemen sona yaklaştırıyor. Açıkçası sonu beni şaşırttı, böyle bir son beklemiyordum.Genel olarak klasik bir Dan Brown kitaplarından, akıcı, merak uyandırıcı ve gizemi yüksek keyifle okuduğum bir kitap oldu.
528 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Herkese Merhaba.


Öncelikle söylemek isterim ki; bu incelemeyi Dan Brown’un diğer kitaplarıyla kıyaslayarak yapıyorum. Kitabı okumayı düşünüp henüz okumamışsanız bu incelemeyi lütfen okumayın çünkü spoi içeriyor. Sizi özellikle uyarıyorum ki, kulaklarım çınlamasın


Kaç gündür bu incelemeyi yapmayı planlıyordum ama bir türlü fırsatım olmadı. Şu an boş anımda yazayım dedim. Dan Brown’un başka bir kitabını almak istiyordum ama D&R de kalmadığı için “hadi bu kitabı alayım” dedim. İncelemeyi yapmadan önce baya bir düşündüm. Dan Brow’nun bütün kitaplarını inanılmaz bir istekle okuğum için haksızlık yapmak istemedim. Her sayfasını merak etmiştim önceki kitaplarında hatta O kitapları okuyup bitirmek benim bir haftamı bile almamıştı. Lakin bu kitapta aynı şeyi hissedemedim.
Ana karakter olan Robert London’u Dan Brown kitaplarını okuyan, okurlar bilir. Bütün şifreleri kendisi çözer ve inanılmaz bir simge bilimi vardır ama bu kitapta o kadar sönük kalmıştı ki Dan Brown’a ve kalemine kızmadan edemedim. Kitap kötü diyemem, demek haksızlık olur. Çünkü beni etkileyen ve hep merak ettiğim bir konu üzerine yazılmıştı. Masonlukla ve piramitlerle alakalı çoğu şeyi daha önceden bir kaç kez araştırmıştım bu kitapta da gerçekten bilmediğim şeyler öğrenip hatta bilgisayara geçip “Bu gerçekten böylemi, ya ben bunu nasıl kaçırmışım” bile dedim. Sadece sorun şu ki kitap başlarda hızlı ve güzel ilerlerken, sonra, çok ağır ilerlemeye başladı. Son 50,60 sayfasını zar zor okudum ve bana saçma gelen bir kaç olay vardı. Bana Yeşilçam filmlerini hatırlattı. Yahu bir adam oğlunu nasıl tanımaz? Neden o adam oğlu çıkmak zorundaydı ki? Büyük bir umutla aldığım bu kitap neden beni hayal kırıklığına uğratmak zorundaydı ?


Yine de Dan Brown’u seviyorum. Eline, kalemine sağlık Dan Brown.
528 syf.
·15 günde·10/10
Kitabı beğenerek okudum. Sanırım tarih karmaşa heyecan ve gerilim hoşuma gidiyor ve Dan Brown’da bunları bir arada buluyorum. Serinin üçüncü kitabını da keyifle okudum. Okumaya değer. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
528 syf.
Dan Brown'nın bu kitabı Da Vinci şifresi kitabının farklı bir versiyonu gibi geldi bana... Bu kitapta daha çok aksiyon, daha çok gizem ve daha çok zekasını kullanmış yazar. Tabi başka şekilde bu kadar mason övgüsünü ve deşifre edilmiş mason ayinlerinin gerçeklerini (haklı sebeplere dayandırarak) geniş kitlelere ulaştıramazdı.İlk defa bu kadar içim daralarak bir kitap bitirdim.
527 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kitabı okudum mu okudum hemde geçmiş zamanda ve bir de şimdi ki zamanda totalde iki kez peki değdi mi? inanın bilemiyorum zira henüz muallaktayım. Kitabın ilk baskısı hemde nasıl baştan savılmış nasıl okunmadan yayınlanmış hala anlayamıyorum hoş bu ilk kez başıma gelen bir olay da değil tabi Altın kitabın o zaman ki editör vurdum duymazlığı diye düşünüyorum çünkü dehşet verecek derecede kelime ve yazım yanlışıyla dolup dolup taşıyor roman , gözlerim ve beynim yandı siz siz olun ilk baskısından uzak durun konu ve kurgu itibariyle ise okuyun bir zarar gelmez. :))
"Dünyanın anlamının farkına varmadan dünyada yaşamak, kitaplara dokunmadan büyük bir kütüphanede dolaşmaya benzer."
Dan Brown
tüm çağların gizli öğretileri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Sembol
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 3
Baskı tarihi:
Aralık 2009
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752111929
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Lost Symbol
Çeviri:
Petek Demir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altin Kitaplar
Baskılar:
Kayıp Sembol
İtirilmiş Simvol
Das Verlorene Symbol
The Lost Symbol
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası'na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9.243 okur

  • Kadir Kocasoy
  • Nuran Yabacı
  • shpjo
  • Kübra Göksügür
  • Ali candan
  • Enes Furkan
  • Büşra Gnş
  • Gamze
  • Sevcan Aydın
  • Seyit Rıza Babur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%21.7
25-34 Yaş
%26.4
35-44 Yaş
%27.7
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.1
Erkek
%35.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (576)
9
%20.9 (432)
8
%26.2 (541)
7
%14.9 (308)
6
%5.1 (106)
5
%2.5 (52)
4
%1 (20)
3
%0.6 (12)
2
%0.3 (7)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları