Kayıp Sembol Robert Langdon Serisi 3

8,3/10  (841 Oy) · 
3.374 okunma  · 
747 beğeni  · 
9.121 gösterim
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası'na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2009
  • Sayfa Sayısı:
    528
  • ISBN:
    9789752111929
  • Orijinal Adı:
    The Lost Symbol
  • Çeviri:
    Petek Demir
  • Yayınevi:
    Altin Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
17 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Macera-gizem-gerilim üçgeninde tekrardan savrulmaya hazır mısınız?

Bilim ve din gibi paradoksal felsefelerin egemen olduğu bir ortamda büyümüş olan Dan Brown, Robert Langdon serisinin ilk iki kitabı olan Melekler ve Şeytanlar ve Da Vinci Şifresi’nde yetiştiği çevrenin özelliklerini sonuna kadar kullanıyor. Gizli toplulukların ve sanat eserlerinin özelliklerini; tapınakların, müzelerin, kutsal yerlerin çevre tasvirlerini büyük bir ustalıkla gözümüzün önüne seriyor. Bu kitabında da saydığım şeyleri çokca görebilirsiniz.

Dan Brown, Mason olan dedesinden etkilerek yazdığı Kayıp Sembol’de, Farmason Kardeşliği’nin bilinmeyenlerini, spekülasyon olmuş safsatalarını tüm yönleriyle açıklıyor. Bunu yanında Invisble College, CIA Güvenlik Ofisi, Noetik Bilimler Enstitüsü hakkında da ilginç bilgiler bulacaksınız. Olayların direk kitabın başından başlaması sizi beklemekten kurtarıyor. Tüm olayların bir gecede geçmesi zaten akıcı olan romanı daha da akıcılaştırıyor.

Konusundan kısaca bahsedersek; Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon’dan, bir sabah yakın arkadaşı Peter Solomon’un düzenlediği konferansta açılış konuşması yapması istenir. Daveti kabul eden Langdon konferansın yapılacağı salona vardığında kendini büyük bir oyunun içinde bulur. Salonun ortasına bırakılmış kesik bir el Langdon’a Antikçağlarda kullanılan sembolik bir çağrıdır. Arkadaşının hayatı için bu çağrıya uymak zorunda olan Langdon bizi masonik sırların, kayıp yerlerin, Antikçağ saklı bilgilerinin olduğu bir maceraya sürüklüyor. Peki Antikçağların gizemli sırları ortaya çıkıp, dünya büyük bir değişimle mi karşı karşıya kalacak ya da bu bilgiler sonsuza kadar kayıp mı olacak?

Düşüncenin ya da ruhun kütlesi var mıdır? Varsa, ölçülebilir mi? Düşünce gücüyle madde etkileşimine geçilebilir mi? Zihinsel ve ruhsal yetilerimizin tamamını kullanabilir miyiz? Kitabın ana kurgusunu oluşturan Noetik Bilim bu soruların cevabını arıyor. Son on yıldır adını duyduğumuz, düşünce gücünün maddeye olan etkisini inceleyen bu bilimin temeli Antikçağların yüksek bilgeliğine dayanıyor. Asırlardır dini, batıl inanç olarak ele alan bilim Noetik ile birlikte kendi yarattığı inanç boşluğunu doldurmaya çalışıyor. Bu tezat neler doğuracak henüz bilmiyoruz.

İyi okumalar.