Cehennem (Robert Langdon Serisi 4)

·
Okunma
·
Beğeni
·
39721
Gösterim
Adı:
Cehennem
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 4
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752116832
Orijinal adı:
Inferno
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Cehennem
Cehennem
İnferno
Inferno
Cəhənnəm
Cehennem
Gizli Geçitler, karanlık dehlizler ve soluk soluğa bir serüven!

Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon kendini İtalya’nın merkezinde bambaşka bir dünyanın içinde bulur... Tarihin en kalıcı ve gizemli başyapıtlarından biri olan Dante’nin CEHENNEM’ine yuvarlandığını hisseder.
 
Dünyanın geri dönülmez bir dönüşüme uğramasını engellemeye çalışırken klasik sanat, gizli geçitler ve fütüristik bilimden oluşan bir tablo içinde, Langdon amansız bir düşmanla savaşır. Bir yandan ustaca düzenlenmiş bir bulmacanın çözümünü ararken, bir yandan da kime güveneceğine karar vermek zorundadır...
576 syf.
·9/10
Merhabalar Dan Brown beğenerek okuduğum yazarlardan biridir.Bu eserinide çok beğendim.Cehennem Dante Alighieri’nin epik şiir tarzındaki İlahi Komedya da yeraltı edebiyatı tasvirler vardır.Ancak Dan Brown’un Cehennem eserinde Gölge ismindeki varlıkların yaşam ve ölüm arasındaki bedensiz vücutların bulunduğu detaylı bir yolculuk vardır.Üslup olarak akıcı ve merak uyandırıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.Hiç görmediğimiz yerleri sanki görüp gezmişiz gibi bir hava vermektedir.Eserde bilim ve sanatsal konular üzerinde durulmuştur.Konu olarak hafızasını yitirmiş Prof.Robert’ın Venedik’te bir hastane gözlerini açmasıyla başlayıp Floransa ve son olarak İstanbul’da sonlanan soluksuz bir maceraya tanık oluyorsunuz.Diğer eserlerinde olduğu gibi şaşırtıcı,ters köşe yapıcı ve merak uyandıran unsurlar barındırmaktadır.Kitabı okuduktan sonra filmi olduğunu da öğrendim onu da en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.
Gerilim,macera,bilim ve sanatın birlikte işlendiği muhteşem bir kitaptır.
Keyifli Okumalar Dilerim
576 syf.
·Beğendi·10/10
Bu nasıl bir senaryodur arkadaş ya... Çoğu filmde bile bu kitaptaki tadı alamiyorum... Olayların gelişimi çok müthiş bir şekilde işlenmiş... Zaten konuyu geciyorum o bambaşka bir olay...İstanbul dahil 2 farklı ülkenin 3 farklı şehrinde geçiyor olaylar...finali İstanbul da tabi... Konusu: bir adamın dünya nüfusunu çok fazla gormesi ve azaltılmasının insan nesli açısından en iyisi olduğunu düşünmesi ile yaptıkları...

Aslında size doyurucu bir yorum yapmak isterdim çünkü beğendiğim kitapları herkese okutmayı istemek gibi bir huyum var fakat sorun şu ki çok beğendiğim şeyleri açıklamakta yetersiz kalıyorum bu da beni çok çaresiz kılıyor...

Sürükleyici bir gerilim isteyenler için müthiş bir seçim olacaktır...
576 syf.
·Puan vermedi
"Dan Brown" üzerinde adının bulunduğu herhangi bir kitabı bulsam içeriğine bakmadan okumaya başlarım çünkü bütün romanlarında birbirinden orjinal konular, olaylar, karakterler ve betimlemeler var. Onun sayesinde görmediğim yerleri görmüş gibi oluyorum. Bu yüzden bu kitap kahveyle beraber anı değerlendirmenin en mükemmel yolu....
576 syf.
·Beğendi·10/10
Dan Brown yönetmen yada yapımcı olsa inanın bütün TV lerde onu görürdünüz. O kadar zaki ve bilgili ki bunu kitaplarda satırlarda görmek harika Bi duygu.
Hikaye İtalya Venedik ve Türkiye de geçiyor tabii ki final İstanbul da. Ölümcül bir saplantılı zeka kurnaz bir profesör devletler hükümetler gizli programlar aksiyon bilim ve gelecek adına şahane Bi hikaye.
576 syf.
·8/10
Konusu gerçekten ilginizi çekebilecek ve insanı "acaba? " diye düşündürecek bir kitap. Okurken kendinizi tereddüte düşmüş halde bulabilirsiniz. Cehennem kitabını diğerlerinden ayıran çok güzel bir kısmı var. Robert Langdon bizi bu sefer tanıdığımız yerlere götürüyor. Kitabı okurken kahramanımız ile birlikte oralardaki tehlikelerin, aksiyonun ve heyecanın yaşanması gerçekten keyif verici bir duyguydu.
576 syf.
·Beğendi·9/10
‘ Amaca giden her yol mübah mıdır ? ‘
Dan Brown’ın bu yapıtı, kurgusuyla oluşan ve sürükleyici bir hava katan, merak uyandıran konusuyla, tarihten bilime kadar uzanan geniş bir yelpazede ele alınan eser...
Konusu oldukça dikkat çekici ve 3 şehirde geçen koşuşturmalar, tarihin arkayüzündeki olayları ve finalin İstanbul’da gerçekleşmesi kitabı benim nezdimde derin anlamlar uyandırdığı söyleyebilirim...
Kimi zaman Dante’nin zihniyle, kimi zaman Machiavelli’nin siyasi teorileriyle, kimi zaman Botticelli’nin fırçası ve kimi zaman Osmanlı’nın görkemli duruşunu gösteren bir yapıt...
Bilim ve kurguya, dinler tarihine ve biyolojik nüfus artışı ile ilgi duyanlar için, içerisinde muhteşem bilgiler barındıran bir eser...
Tavsiye ederim...
576 syf.
·15 günde
Yine tipik bir Daniel Brown kitabı, sürüklenen, ve hala bir yerlerde kitabın kahramanlarının yaşadığını sanıp, etkisinden çıkamayan, ne yapıp ettiklerini merak eden ben.

Şu dakikadan sonra bu kitap benim dostumdur. Dan Brown okumamış insanlar yaşamasınlar bence. Bu tat bana göre başka hiç bir yerde yok. Kitabın 5. sayfasında başlayıp nasıl 200. sayfaya geldiğinizi anlamıyorsunuz.Popüler kültür kitaplarından nefret eden ben, iyi ki hata yapıp da Brown okumaktan vazgeçmemişim. Çünkü bu kitap ve diğer kitapları da bir popüler kültür ürünü değil. Derin bir araştırma, kocaman bir bilgi denizi gölgesinde yazılmış müthiş kitaplar.

Benim gibi ilahiyatçı olanlar ya da dinler tarihine ilgi duyanlar için, içerisinde olmazsa olmaz denecek muhteşem bilgiler var. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Hala ne duruyorsunuz?
496 syf.
İlk kez Dan Brown okudum.
Niye bu zamana kadar okumamışım diye epey bir hayıflandım...
Kitabın konusu çok ilginç ve güncel.
Güncel olmasının sebebi şu an Dünyamızın yaşadığ Çin Menşeli Corona Virüsü...
Hay ben bu Çinlilerin.
Soydaşlarımıza ettikleri yetmezmiş gibi, bide ...
Kitabı çok beğendim.
Konusundan ziyade olayların geçtiği Floransa, Venedik 'e hayran oldum hayran.
Adam öyle Bi yazmışki sanki kendinizi kah Floransa'da kah Venedikte buluyor ve son noktayı ise Balık /Ekmek yiyerek İstanbul'da koyuyorsunuz...
Floransa,
Venedik,
İstanbul' da geçiyor tüm olaylar.
Okuyun hiç pişman olmazsınız,
Olurda Bi pişmanlığınız olursa eğer,
O da,
Kitapta geçen şehirlere (Venedik /Floransa) gidememiş olmanın verdiği hüzün olur...
Paramızın Euro karşısında değersiz olmasına sebep olanlara karşı sinir olmuş olsakta yapacak bir şey yok..!
Ulann ne olurdu 1 euro =2 TL olsa;
Doya doya Floransaya,
Venedik `e gitsek.
Neyse ben çok hayal kurmayım.
Sonrası malum hayal kırıklığı...
Bu ülke de çok şükür Bi işimiz var,
Karnımız doyuyor,
Ona da şükür tabi..
Bi Japon gibi,
Bi Avrupalı gibi,
Bİ Amerikalı gibi Dünya 'nın kültürel açıdan güzel yerlerini gezmek mi?
Amannn biz kim gezmek kim,
Biz kim gezip görgümüzün, dünyaya bakış açımızın değişmesi kim..?
Neyse,
Sus...!
Evet sustum.
İyi okumalar,
Güzel paylaşımlar
576 syf.
·35 günde·Beğendi·9/10
Her zaman ki merak uyandırıcı satırlar, mekanlar ,tarihten günümüze gelen gizemler ve bunların harmanlandığı bilimsel gerçekler. Kurguyu düşündükçe üstün zekanın sınırları ile deliliğin sınırlarını harmanladığını düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Uzun uzun sayfalar okunmadan bölüm atlayıp bir sonraki bölümde farklı bir bakış açısı görebiliyorsunuz. Kitapta yine tarihi ögeler, gizemli sırlar ve en güzeli ise İstanbul’un tarihi köşeleri var. Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya ve Kapalı Çarşı kitapta geçen yerler ve Dan Brown gerçekten buraları mükemmel anlatmış.
576 syf.
·Puan vermedi
Bazı arkadaşlarımız bu kitabı basit görüyor olabilir ama ben okuduğumda çok etkilendim ve kitabın sonunda ters köşe oldum yazar kitabın sonunu tahmin etmenize kesinlikle izin vermiyor
576 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Spoiler İçerebilir..
Robert Langdon, burada baş elemanlarımızdan. Artur Doyle'nin nasıl Sherlock'u varsa ; Dan Brown'un da Langdon'u var diyeceğim artık. Bu sefer ki olaylarda bana çekici geldi. Garip bir hikaye ve ardından rüya ile hastanede gözlerini açıyor bizimkisi. Peki kimdi bu Langdon, bir hatırlayalım. Harvard Üniversitesi öğretim üyesi, sanat tarihi uzmanı ve simge bilimci, ayrıca neyse onu da okuyanlardan ziyade okumak isteyenler okuyunca bulurlar. :)))
Langdon, tam kendisine ne olduğunu öğrenirken hastanede bir karışıklık çıkıyor. Kendisine bir ajan gönderiliyor, eh sebebi malum ve adı da Vayentha. Bunu gönderen de Amir ve beklenmedik bir sorun ortaya çıkınca yollamak zorunda kalıyor. Peki bu sorun neydi ? Bunun yanıtını burada bulacağız işte.
The Mendacium adlı bir gemimiz var. Geminin özellikleri beni benden alıyor. Şunu desem yeterli. Kendisine ait bir denizaltı vardı gemide. Geminin sahibi 'Amir' isminde birisi ve Konsorsiyum'un da kurucusu. Ancak sıra, iş ahlakı kurallarına geldiğinde kesinlikle bu adamı da tebrik etmeden geçemeyeceğimi bildirmeliyim.
Ardından kaçış başlıyordu ve Dr. Brooks (Sienna) , Langdon'u kaçırmaya başlıyordu. Burada eklemeliyim ben bu senaryoyu sanki izlemiş gibi hatırlıyorum. Acaba bu Tom Hanks olması lazımdı o adamın oynadığı filmin esinlenildiği kitap olabilir mi çünkü okurken kaçış sahneleri acayip derecede gözümün önüne geliyor sanki okurken izliyor gibiyim. Ayrıca Robert Langdon'un kullanıldığı 3 ya da 4. seri olduğunu düşünüyorum bu kitabın.
Diğer yandan Knowlton da Konsorsiyum'dan aldığı görev üzerine harekete geçiyor. Aslında onu eklemezdim buraya ama ileride nasılsa birleşecekler, ha şimdi ha sonra, biraz ön bilgi iyi olur. Sonraki güne ait bir plaka ve oradaki yazı gözüne çarpıyor. Kendisinin 'Gölge' olduğundan bahseden birisi 'Cehennem' den söz ediyordu.
Kaçış sonrası yaşananlar ve Langdon'un, Sienna ile ilgili bulduğu bazı gazete metinleri ve öncesinde kendisini araştırmasını da belirtmek gerek. Yanındakine güvensen bile -ya da yanında olsa bile- o kişi hakkında ufak da olsa araştırma yapmak ve nasıl biri olduğunu öğrenmek son derece önemlidir kanımca.
Ardından Sienna ile Langdon biraz daha toparlanıp oturuyor ve Langdon'un cebindeki madde ile ilgili konuşuyorlar ve bunun bir virüs olacağından şüphe ediyorlar. Ardından bu biyolojik maddeden kurtulmak isteyen ve ne olduğunu bilmeyen Langdon, konsolosluğu arıyor ve onlarında kendisini beklediğini öğreniyor. Ancak bunun karşılığında gelişen olaylar hiç de bizim safların beklediği gibi gitmiyordu.
Oradan sonra artık tüpü açmaya karar verdi bizimkiler ve bende merak ediyordum tabi. Oldukça şaşırdım ve bir o kadar da hoşuma gitti karşılaştıklarım. Ortaçağda, Hristiyanlara Yedi Ölümcül Günah'ı hatırlatmak için Vatikan'ın türettiği bir anımsatıcıydı. Saligia; superbia, avaritia, Luxuria, invidia, gula, İra ve acedia kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir akronimdi. Yani, Kibir, hırs, şehvet, kıskançlık, açgözlülük, öfke ve tembellik. Ardından da tüple ilgili çok şaşırtıcı bir şeyi daha keşfettiler.
Araştırmalar Orta Çağ döneminde 'Dante' idolünü yansıtırken bununla ilgili hatıralar göze çarpmış ve bir konferans ve bu konferansa katılan Langdon'a geniş yer verilmişti.
Burada Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile ilgili bir kısım var ve Dr. Elizabeth konu ediniyor. Kendisine nutuk çeken birisinin ona sözü aklımda kalmıştı. Salgınları önlemenin iyi bir şey 'olmadığının' altını çiziyordu. Dünya nüfusunun artmasının kötü yönlerini eleştiriyor ve artık kitabımız da yavaş yavaş konuya giriyordu diyebiliriz.
Bizimkiler kaçarken bir müzede Langdon'un, Marta Alvarez dediği bir kadınla buluşuyorlar ve hem kaçmak hem de araştırma yapmak üzereyken az evvel bahsettiğimiz 'Dante' nin maskesinin çalındığını fark ediyorlar. Bunun öncesi oldukça büyük ve zorlu bir kaçış sahnesine neden olmuştu ancak bundan sonrası daha da büyük olacaktı. Çünkü maskeyi çalan kişiyi görüntülü kayıtlarla izlediğinizde şok olacağınıza eminim. Bertrand Zobrist olaya dahil olacak, maskeyi alıp müzeye bağışlamış kişi olduğu anlaşılacak, dünya nüfusunun azaltılmasının -yok edilerek- savunmasını yapan kişi olduğu bilinecekti. Gerisi var ama okumak daha zevkli. :)))
Kitap içi kitapla bugün biraz da kendi kültürümü zenginleştirmeye başladım sanırım. Dante'nin İlahi Komedya eseri var. Kısaca 3 bölümden oluşuyor (Cehennem, Araf, Cennet) ve yanlış hatırlamıyorsam dünyanın da en uzun şiiri. Burada üçüncü bölümde, yirmi beşinci kanto var ve biz oradaki yazı ile çözüme ulaşmaya çalışacağız ayrıca kaçış da tüm hızıyla sürüyor.
Ardından geldiğimiz nokta çok iyi. Birtakım sağlık muhabbetleri sonrası oldukça ilgimi çeken bir durum vardı ve sizinle paylaşmak istedim. Venedik'te biliyorsunuz veba salgını oluyor ve uzmanlar bunun farelerden kaynaklı olduğunu başta anlamıyorlar ve 40 gün denizden gelen gemicileri karantina da bekletiyorlar. İtalyanca “40” anlamına gelen Cjua-rantina kelimesinden de günümüz ‘Karantina’ kelimesinin oluşumunu öğreniyoruz.
Ardından yine bir kaçış sahnesi ve Langdon ile Sienna'nın yolları ayrılıyor. Artık beklenildiği üzere herkesin tarafı ortaya çıkıyor ve bu sizi oldukça şaşırtacak.
Peki ya sonrası. Gelişen olayların ardından gelen şehir. Yazarımızın da pek bi sevdiği ; İstanbul. Asıl olaylar da hem filmde hem de kitapta tam da burada başlıyordu. Ayrıca söylemek gereği duyuyorum. Çünkü yazarın sevdiğim yönlerinden biridir, kendisi bir Atatürk hayranıdır.
Araştırmalar burada Ayasofya Müzesi ve ardından Yerebatan Sarnıcında devam ederken oldukça şaşırtıcı biçimde Dante Senfonisi çalması da o gece ki konser hakkında oldukça korkutucu oldu diyebiliriz. Burada Bertrand da tebrik edilmeyi hak ediyor. Kendisinden beklenen ve yaptığı tamamen farklı ama yollar aynı yere çıkıyorsa nereden gidildiğinin de pek önemi yok açıkçası. Tabii filmdeki final sahnesiyle kitap arasında final bölümünde oldukça büyük farklar olduğunu belirtmenin faydası var.
Oldukça sürükleyici bir eserdi. Şuan da İstanbul’a dönüş yolundayım ve nasıl bitti anlamadım. Yazarın bir Türkiye aşkı olduğunu bilmek de güzel çünkü Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olanlar bile bu vatana düşman olmuşken, yabancı insanların sevgisini görmek iyi hissettiriyor. Bu yazarın kitapları ve Robert Langdon varsa o macera oldukça sürükleyici zaten. Hepimize iyi okumalar iyi akşamlar diliyorum..
"İnsan aklının hiçbir şey düşünmemesi fizyolojik olarak imkansızdır. Ruhun duyguya ihtiyacı vardır ve ister iyi ister kötü olsun, bu duygu için yakıt aramaya devam eder.Senim sorunun ona yanlış yakıtı vermen... Bence, senin sorunun sorununun üzerinde düşünmek."
Dan Brown
Sayfa 437 - Altın kitaplar yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cehennem
Alt başlık:
Robert Langdon Serisi 4
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752116832
Orijinal adı:
Inferno
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Cehennem
Cehennem
İnferno
Inferno
Cəhənnəm
Cehennem
Gizli Geçitler, karanlık dehlizler ve soluk soluğa bir serüven!

Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon kendini İtalya’nın merkezinde bambaşka bir dünyanın içinde bulur... Tarihin en kalıcı ve gizemli başyapıtlarından biri olan Dante’nin CEHENNEM’ine yuvarlandığını hisseder.
 
Dünyanın geri dönülmez bir dönüşüme uğramasını engellemeye çalışırken klasik sanat, gizli geçitler ve fütüristik bilimden oluşan bir tablo içinde, Langdon amansız bir düşmanla savaşır. Bir yandan ustaca düzenlenmiş bir bulmacanın çözümünü ararken, bir yandan da kime güveneceğine karar vermek zorundadır...

Kitabı okuyanlar 12.959 okur

  • Seda kızılca
  • Selda peker
  • Kitap Sever Psikolog
  • Nazlı
  • Said Dirican
  • immorasko
  • Canip Kılıç
  • Öznur Gültekin
  • Özge
  • somnambulits

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.2
14-17 Yaş
%7.4
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%25.8
35-44 Yaş
%25.9
45-54 Yaş
%9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.1
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (1.053)
9
%25.2 (845)
8
%22.1 (741)
7
%11.5 (386)
6
%3.4 (115)
5
%1.9 (63)
4
%0.5 (18)
3
%0.3 (11)
2
%0 (1)
1
%0.1 (5)

Kitabın sıralamaları