Inferno

·
Okunma
·
Beğeni
·
52bin
Gösterim
Adı:
Inferno
Yazar:
Baskı tarihi:
7 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780525565871
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Random House USA Inc
Harvard professor of symbology Robert Langdon awakens in an Italian hospital, disoriented and with no recollection of the past thirty-six hours, including the origin of the macabre object hidden in his belongings. With a relentless female assassin trailing them through Florence, he and his resourceful doctor, Sienna Brooks, are forced to flee. Embarking on a harrowing journey, they must unravel a series of codes, which are the work of a brilliant scientist whose obsession with the end of the world is matched only by his passion for one of the most influential masterpieces ever written, Dante Alighieri's The Inferno.

Dan Brown has raised the bar yet again, combining classical Italian art, history, and literature with cutting-edge science in this sumptuously entertaining thriller.
576 syf.
·28 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap daha ilk başından sizi içine alıp sürükleyen ve olaylar döngüsünün Dante"nin ünlü epik şiiri "İlahi Komedya" etrafında döndüğü bir macera kitabı.
Kitabı, dünyamızın güncel sorunu olan nüfus kalabalıklığı ve virüs komplo teorileri ışığında sonuna kadar merakla okuyacaksınız.

Dil sade ve anlaşılır. Karakterler oldukça canlı, Hikaye akıcı ve macera dolu. Macera severler için tavsiye olunur bir kitap.

iyi okumalar
576 syf.
·9/10 puan
Merhabalar Dan Brown beğenerek okuduğum yazarlardan biridir.Bu eserinide çok beğendim.Cehennem Dante Alighieri’nin epik şiir tarzındaki İlahi Komedya da yeraltı edebiyatı tasvirler vardır.Ancak Dan Brown’un Cehennem eserinde Gölge ismindeki varlıkların yaşam ve ölüm arasındaki bedensiz vücutların bulunduğu detaylı bir yolculuk vardır.Üslup olarak akıcı ve merak uyandırıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.Hiç görmediğimiz yerleri sanki görüp gezmişiz gibi bir hava vermektedir.Eserde bilim ve sanatsal konular üzerinde durulmuştur.Konu olarak hafızasını yitirmiş Prof.Robert’ın Venedik’te bir hastane gözlerini açmasıyla başlayıp Floransa ve son olarak İstanbul’da sonlanan soluksuz bir maceraya tanık oluyorsunuz.Diğer eserlerinde olduğu gibi şaşırtıcı,ters köşe yapıcı ve merak uyandıran unsurlar barındırmaktadır.Kitabı okuduktan sonra filmi olduğunu da öğrendim onu da en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.
Gerilim,macera,bilim ve sanatın birlikte işlendiği muhteşem bir kitaptır.
Keyifli Okumalar Dilerim
576 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bu nasıl bir senaryodur arkadaş ya... Çoğu filmde bile bu kitaptaki tadı alamiyorum... Olayların gelişimi çok müthiş bir şekilde işlenmiş... Zaten konuyu geciyorum o bambaşka bir olay...İstanbul dahil 2 farklı ülkenin 3 farklı şehrinde geçiyor olaylar...finali İstanbul da tabi... Konusu: bir adamın dünya nüfusunu çok fazla gormesi ve azaltılmasının insan nesli açısından en iyisi olduğunu düşünmesi ile yaptıkları...

Aslında size doyurucu bir yorum yapmak isterdim çünkü beğendiğim kitapları herkese okutmayı istemek gibi bir huyum var fakat sorun şu ki çok beğendiğim şeyleri açıklamakta yetersiz kalıyorum bu da beni çok çaresiz kılıyor...

Sürükleyici bir gerilim isteyenler için müthiş bir seçim olacaktır...

5 yıl sonra (18.07.2020): Dostlar böyle inceleme olmaz yani. Aşırı hislenmişim belli ki bitirdikten sonra, anlık yazmışım ama inceleme dediğin böyle olmaz yani. O zamanlar özel not da yoktu mecbur yazmıştım. Ne incelemeler var bu sitede, utanıyorum bile bu yazılar için, yazım hataları, 3 noktalar... Kör oluyorum her okuduğumda bu incelemeyi.:)
576 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu kitabı okuyanların okuma nedeni; genellikle kitabın yazarı, kitabın türü ya da kitapta mekan olarak İstanbul'un geçmesi. Çevremde kitabı okuyanlarla konuştum, burada yazılan incelemeleri okudum ve kitabın asıl konusuna odaklanan, felaketin farkına varan kişi sayısı o kadar az ki... Çoğunluk; yok roman çok sürükleyiciymiş, yok Dante'den bahsediyormuş, yok kurgusu çok iyiymiş gibi başka konulara takılıp asıl konuya odaklanmamışlar.
Tabii ki bunlar da güzel, önemli ve kitabı güzelleştiren unsurlar ama benim için 'bu kitapta' odaklanılması gereken en önemli şey konusu.

Dünya nüfusunun son yıllarda inanılmaz bir artış göstermesi ve bunun için yapılan çalışmalar(!)... Bu çalışmalar o kadar yetersiz ve sığ ki.. Zaten mevcut durumdan bu çalışmaların ne kadar başarı sağla(ma)dığı görülebilir. #112571758

Her okuduğum haberde, kitapta; her izlediğim filmde bu sorunu görmek ve sonuçları karşısında korkuya düşmek. Aynı zamanda bu konuyu umursamadan inanılmaz bir hızla üremeye devam eden bir dünya ile karşı karşıya kalmak...

İnsanlardaki bu anlamsız üreme isteğini gerçekten anlayamıyorum. Kendi zor hayatına rağmen, aynı şartlarda yaşamak zorunda kalacak yeni bir bireyi bu koşullara sokmaktaki amaç ne?... Üstelik bu senin canından bir parça... Bunu sadece fakirler için söylemiyorum cahil, donanımsız zenginlerin de çocuk yetiştirmesini doğru bulmuyorum. Ama zor şartlarda yaşayanların çocuk yapmasını o kadar garipsiyorum ki... İnsanların çoğunluğu bir kısır döngünün içine sıkışmış. İnsan doğar, büyür, evlenir, çocuk yapar ve ölür. Sanki bundan başka bir hayat, başka bir seçenek yokmuş gibi... Kendilerini buna kodlamışlar. Aksi bir durum: felaket, eksiklik, şanssızlık... Geçenlerde Suriyelileri konu edinen bir video izlemiştim: Suriyelilerin bu şartlara rağmen çok fazla çocuk yapması sorulduğunda, genç bir Suriyeli çok çocuk sevmelerinin neresi kötü diye cevap veriyor...

İnsanların sanki çocuklar birer oyuncakmışçasına; onların geleceğini hiç düşünmeden dünyaya getirmelerini, istedikleri kalıba sokmaya çalışmalarını, hayatları üzerinde onlardan daha fazla hak iddia etmelerini hiçbir zaman ANLAMADIM VE ANLAMAYACAĞIM.

Artan tüketim hızına yetişebilmek için yapılan değişimler sonucu zararlı bir yapıya dönüşen ve kansere neden olan gıdalar, insanların gereksiz ihtiyaçlarını karşılamak için yok edilen ormanlar ve doğal yaşam alanları, hızla kirlenen ve tükenen temiz su kaynakları, fabrika gazları ve araba egzozlarıyla zehirlenen hava... Bütün bunları düşününce, dünyanın üzerinde taşıyabileceği uygun insan sayısıyla, dünyada sağlıklı ve güzel şekilde yaşamak varken nüfusu arttırma isteği neden?.. İşte kitaptaki kötü (ki benim için iyi bir karakter :) ) karakterimiz de bu konuda bir şeyler yapmak istiyor.

---SPOİLER---

"Bertrand, viral vektör denen bir şey üretmişti. Saldıracağı hücreye genetik bilgi aşılamak üzere tasarlanan bir virüstü. Bir vektör virüs, girdiği hücreyi öldürmek yerine... o hücreye önceden belirlenmiş bir DNA parçası sokarak hücrenin genomunu değiştirir.
"Virüsün insan vücudunu... kısırlaştırma özelliği vardır."

"Bertrand'ın asıl amacı türümüzün yok olması değildi; bunun tam tersini istiyordu. İşte bu yüzden rastgele aktive olan bir virüs üretmişti. Cehennem şu anda tüm insan DNA'larına bulaşmış olsa da, bunu bizden sonraki nesillere taşıyacak olsak da virüs yalnızca insanların belirli bir yüzdesinde 'aktive olacak'. Başka bir deyişle, virüsü şu anda yeryüzündeki herkes taşıyor ama sadece nüfusun rastgele seçilmiş bir kısmında kısırlığa sebep olacak."

"Hastaneler hasta ve ölmek üzere olan insanlarla dolup taşmayacak; sokaklarda çürüyen cesetler olmayacak; sevdiklerinin arkasından ağlayan hayatta kalmış kişiler olmayacak. İnsanlar sadece eskisi kadar çok çocuk yapamayacaklar."

"İnsan evrimindeki ölümcül kusuru değiştirmeye çalıştı... Türümüz fazlasıyla doğurgandı. Orantısız zekamıza karşın, kendi sayımızı denetleyemeyen organizmalarız. Ücretsiz doğum kontrol yöntemleri, eğitim veya hükümetin ikna etme çabaları bunu önlemeye yetmiyor. Bebek yapmaya devam ediyoruz istesek de... istemesek de. CDC'nin kısa süre önce, ABD'deki gebeliklerin yaklaşık yarısının planlanmamış gebelikler olduğunu açıkladığını biliyor muydun? Gelişmemiş ülkelerdeyse bu oran yüzde yetmişin üzerinde!"

Şu anda hayatta olan insanlara herhangi bir zarar vermeden doğum oranını azaltacak bir buluş bence de gayet mantıklı. Düşünüyorum da ben Zobrist'in yerinde olsam öyle bir virüsü yayar mıydım? Yaymazdım. Kolay kolay alınabilecek bir sorumluluk değil.

---SPOİLER---

Yazar tarihi, felsefik, sanatsal konuları olay örgüsüne yedirip üç şehirde geçen başarılı bir macera-gizem romanı oluşturmuş. Beğendim mi beğendim ama sırf konusundan dolayı. Sevdiğim bir tür olmadığından tekrar bu tür bir kitap okumam. Ama bu türü sevenlere öneririm. Keyifli okumalar...
576 syf.
·Puan vermedi
"Dan Brown" üzerinde adının bulunduğu herhangi bir kitabı bulsam içeriğine bakmadan okumaya başlarım çünkü bütün romanlarında birbirinden orjinal konular, olaylar, karakterler ve betimlemeler var. Onun sayesinde görmediğim yerleri görmüş gibi oluyorum. Bu yüzden bu kitap kahveyle beraber anı değerlendirmenin en mükemmel yolu....
496 syf.
·4 günde
Merhaba arkadaşlar cehennem kitabının tanıtımını yapacağım. Dizi gibi ilerleyen her bölümünde ayrı olaylar dizisiyle karşı karşıya kaldığımız Dan Brown 'ın klasik karakteri Robert Longdon' ın macerasını okuyacaksınız. Geçici hafıza kaybı sebebiyle hastanede gözünü açan Robert Longdon türlü mekanlarda türlü maceralar yaşayacak. Bakalım Dünyayı kasıp kavuracak olan salgın hastalığa engel olabilecek mi? İyi okumalar... Dan Brown
576 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitaptaki kurgu, yazılış şekli, yazarın bölümlendirmedeki zekası harika. Adeta bir dizi izliyor gibi okuyorsunuz kitabı. Dünya turuna çıkmış gibi size her yeri gezdiren yazar, aynı zamanda size bir tur rehberi edasıyla gittiğiniz her yerle ilgili harika bilgiler veriyor.

Konu içeriğine gelince dünya sorununu( merak etmeniz için bu sorunu okuyunca anlamanızı isterim.) harika bir yaklaşımla kurgulamış yazarımız bu kitabında.

İyi okumalar dilerim...
496 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Dan Brown hep merak ettiğim bir yazar olmasına ve filmlerini de izleyip beğenmeme rağmen bu kitaba kadar okumaya fırsatım olmamıştı.Öncelikle neredeyse her eserini okudum ama iyi ki başladığım kitabı bu olmuş dedirtti.En sevdiğim kitapları arasında yerini edindi.Bunun pek çok sebebi var.İlki anlatım tarzı.O kadar akıcı ki kitabın sayfalarının nasıl ilerlediğini fark etmiyorsunuz bile ve her sayfada bir sonrakini okuma isteği,merakı uyandırıyor.Betimlemeleri de zira aynı şekilde.İstanbul hariç bahsettiği şehirlere gitmemiş olmama rağmen hayal etmekte hiç zorlanmadım.Bir fotoğrafa bakmak gibiydi ki benim için bu tarz eserlerde en önemli şeylerden biri de budur.Kitap gerçek bir aksiyon kitabı sanki sinemaya gitmişsiniz ve gözünüzü ayırmadan macera filmi izliyormuşsunuz gibi.Anlatımdan sonra beğendiğim diğer şey tabiki Dante’nin İlahi Komedyasından en sevdiğim bölüm olan Cehennemi konu alıyor olması.Hep ilgimi çeken ve bana kendimi,çevremi,davranışlarımızı sorgulatan bu eseri öyle güzel ele almış ve hikayeyle harmanlamış ki görmediğim yerleri fark etmeme sebep oldu.Dan Brown’ın eserleri konu alan kitaplarındaki bu zeka dolu harmanlamaya hayran kalmamak mümkün değil.Diğer beğendiğim şey ise kitabın sonunun İstanbulda geçiyor olması.Daha önce havasını soluduğum yerde o macerayı sanki ben yaşıyor gibiydim.Ters köşelerle,sınırsız hayal gücüyle dolu bir kitap.Tavsiye ederim.
576 syf.
·8/10 puan
Konusu gerçekten ilginizi çekebilecek ve insanı "acaba? " diye düşündürecek bir kitap. Okurken kendinizi tereddüte düşmüş halde bulabilirsiniz. Cehennem kitabını diğerlerinden ayıran çok güzel bir kısmı var. Robert Langdon bizi bu sefer tanıdığımız yerlere götürüyor. Kitabı okurken kahramanımız ile birlikte oralardaki tehlikelerin, aksiyonun ve heyecanın yaşanması gerçekten keyif verici bir duyguydu.
576 syf.
·Beğendi
‘ Amaca giden her yol mübah mıdır ? ‘
Dan Brown’ın bu yapıtı, kurgusuyla oluşan ve sürükleyici bir hava katan, merak uyandıran konusuyla, tarihten bilime kadar uzanan geniş bir yelpazede ele alınan eser...
Konusu oldukça dikkat çekici ve 3 şehirde geçen koşuşturmalar, tarihin arkayüzündeki olayları ve finalin İstanbul’da gerçekleşmesi kitabı benim nezdimde derin anlamlar uyandırdığı söyleyebilirim...
Kimi zaman Dante’nin zihniyle, kimi zaman Machiavelli’nin siyasi teorileriyle, kimi zaman Botticelli’nin fırçası ve kimi zaman Osmanlı’nın görkemli duruşunu gösteren bir yapıt...
Bilim ve kurguya, dinler tarihine ve biyolojik nüfus artışı ile ilgi duyanlar için, içerisinde muhteşem bilgiler barındıran bir eser...
Tavsiye ederim...
"İnsan aklının hiçbir şey düşünmemesi fizyolojik olarak imkansızdır. Ruhun duyguya ihtiyacı vardır ve ister iyi ister kötü olsun, bu duygu için yakıt aramaya devam eder.Senim sorunun ona yanlış yakıtı vermen... Bence, senin sorunun sorununun üzerinde düşünmek."
Dan Brown
Sayfa 437 - Altın kitaplar yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Inferno
Yazar:
Baskı tarihi:
7 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780525565871
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Random House USA Inc
Harvard professor of symbology Robert Langdon awakens in an Italian hospital, disoriented and with no recollection of the past thirty-six hours, including the origin of the macabre object hidden in his belongings. With a relentless female assassin trailing them through Florence, he and his resourceful doctor, Sienna Brooks, are forced to flee. Embarking on a harrowing journey, they must unravel a series of codes, which are the work of a brilliant scientist whose obsession with the end of the world is matched only by his passion for one of the most influential masterpieces ever written, Dante Alighieri's The Inferno.

Dan Brown has raised the bar yet again, combining classical Italian art, history, and literature with cutting-edge science in this sumptuously entertaining thriller.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları