Osmanlı okuryazarı, seçkini halktan büsbütün kopuk bir adamdır; yaşayışı, dili, görüşleri, zevkleri bakımından halkla arasında aşılmaz bir uçurum vardır. 
“Böyle bir sorumluluğu yüklenmek kolay iş değildi; ama zaten vatanım mahvolduktan sonra ben de yaşamamaya karar vermiş olduğum için bu sorumlulugu layık olduğu gururla üzerime aldım.”
-Mustafa Kemal Atatürk
Ölmezlik demiştik. İnsanın erişmeye çalışabileceği başka bir erek var mıdır ki?Kahraman olan burada yalnız Mustafa Kemal değil, adlı adsız o erlerin hepsi. Kahraman olmak yalnız ölüme yiğitçe göğüs germek değildir, uğruna can verdiği ülkünün hak yolunda insanca bir ülkü olması gerekir, yoksa insanlığa bir faydası dokunmayacaksa bu ölümün ne işe yarar ölmek, can vermek? İşte ülkünün işe yararlığı ya da yaramazlığı sonradan belli olur, tarih saptar bunu, ünü ölmezliğe erişirse ülkü yerindeydi demek, unutulup giderse, yararsız sapık bir inançtı demek.