Hayır Diyebilme Sanatı (Sınırların Kadar Özgürsün)

·
Okunma
·
Beğeni
·
24,2bin
Gösterim
Adı:
Hayır Diyebilme Sanatı
Alt başlık:
Sınırların Kadar Özgürsün
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053116523
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...

(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·1/10 puan
Bu sıralar yıllık hedefimi tutturmak için yoğun şekilde kitap okumaya başladım. Elime aldığım kitabı tek oturuşta ve bitirmeden bırakmıyorum. Bunu da bitirmek zorunda kaldım ama bir de bana sorun... Kitabı birkaç iyi yoruma güvenerek almıştım ama sonra anladım ki aynı kalemden çıkmış farklı sitelerdeki reklam amaçlı yorumlarmış. Ben de bu yazıyı şimdi her sitede paylaşacağım. Ben böyle kötü çok az kitap okudum. Zaten sürekli kendini tekrar ediyor. İşin özü hayır diyebilmek. Ama kitapta bir kere ahlak kelimesi geçmiyor. Her milletin özgün kültürü vardır ama bu dikkate alınmamış hele ki Türkler hiç dikkate alınmamış. Bu ülkenin kültürüyle hayır kelimesini yoğurmak yerine sadece her önünüze gelene hayır diyin geçin yazılmış. Bazı işleri de hayır demek için değil "hayrı" olsun diye yapmak lazım. Mesela bizde birinin cenazesi veya düğünü varsa bizden ricaları olabilir, getir götür işleri yapabiliriz. Bunu etik değerleri olan birisi hayır diye kolayca geri çeviremez. Ayrıca o işleri yaptığımızda daha huzurlu hissederiz. Özgür olmak adına hayır demekle de her zaman huzura kavuşamayız. Bu kitaba göre hayır diyin geçin. Ayrıca kendi verdiği örnekler de mantıksız. Mesela; yumurtanı rafadan mı omlet mi kayısı kıvamında mı yersin diye sorulduğunda, biz fark etmez diyorsak, hayır demeyi bilmiyormuşuz...Öyle mi? Burada hayır demek için önemli olan yumurta yemek istemiyorum diyebilmektir. Eğer fark etmez diyorsak bu, yumurtayı sevdiğimiz içindir. Otobüste kimsenin size temas etmesine izin vermeyin yazıyor. Bunu İstanbul'da bir deneyin bakalım. "Rahatsız oluyorsan git taksiye bin" kavgasını göze alamazmışız. O zaman otobüse binmeyin kavga etmeyin herkes taksiye binsin, özgürlüğümüz bu bedelini de kitabı yazanlar paylaşır değil mi? Komik...
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabı çok seven ve kitabı çok saçma bulan olmak üzere 2 okuyucu kitlesi var anladığım kadarıyla.
Ben 9 puan verip çok seven kısımda yerimi alıyorum. Nitekim kitabı boyama kitabına çevirmişken, bu kadar alıntı yapıp düşük puan vermem kitaba hakaret olur.
Kitabın temel odak noktası "hayır" diyebilmemizin önemi. Neden hayır dememiz bu kadar önemli? Çünkü bu hayata tekrar gelmeyeceğiz. Var olan bir ömrümüzü de başkasının eline ipleri vererek, ne istediğimizi bile bilmeyerek yaşamamız hayal bile edilemez.
Kitabın ilk bölümünde kısa bir test oluşuyor. Verdiğiniz cevaplara göre sizi sınıflandırıyor. Ben zaten hayırcı çıktım ama olayları aslında önümüze çıkması muhtemel sorunlar üzerinden vermiş olması benim için güzel bir başlangıçtı. Olaylar için verdiği örnekler benim o denli hoşuma gitti ki kitabın puanı daha başlarda gözümde yükseldi.
Ancak... Evet geliyor olumsuz kısım :D Kitap kendini çok tekrar ediyor. Bir noktada sonlarda ufak da olsa kendi ile çelişti dersem yalan olmaz. Kitabın başlarında hayır dedikten sonra alternatifler sunmamız karşı tarafın haklı olduğu duygusuna kapılmasına neden olabilir derken sonlarda suçlu hissediyorsanız alternatif gün verebilirsiniz dediğinde "oldu o zaman ne anlattın sen bu saate kadar, hani hayırlarımız kesinlikten oluşacaktı!" diye yazara bi çıkışıverdim. Aslında bu kadar sınırlarımız konusunu tekrar etmesi beni rahatsız etmedi. Onun yerine zorla kafamıza sokulmaya çalışılan bir bilgi gibi düşünmeye itti. Zaten kitabı beğenmeyenlerin çoğu bu tekrar durumundan ötürü kızmış. DEDİĞİM GİBİ 2 AYRI OKUR KİTLESİ VAR. DOLAYISIYLA SEVER MİSİNİZ, SEVMEZ MİSİNİZ HİÇ EMİN DEĞİLİM. Bu yüzden kitabı ufak da olsa bir inceleyin sonra almaya karar verin. Herkese keyifli okumalar dilerim. Gönlünüz kadar güzel bir geçirin.
176 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitabı tavsiye üzerine aldım elime. Hayır diyememek çoğunlukta olduğu gibi benim de zayıf noktamdı. Okumaya başlamadan önce kitabın arka kapağındaki yazıya göz gezdirdim. "Gerçekten 'özgür' müsünüz?" Özgürlük kavramının, istenilen her şeyi sınırsızca yapmak olmadığını kitabı okuduktan sonra kavradım. "Özgürlük sandığınız gibi 'sınırsız' olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir." Öncesinde özgürlük kavramının 'sınırlarla' bağlantılı olduğunu hiç düşünmemiştim. Bu kitapla birlikte öğrenmiş oldum. Kitapta verilen pek çok örnek hayatımda varolan gerçeklerdi. Bu bakımdan kitaptan öğrendiğim çok şey oldu: Başkasının düşüncelerini faktör olarak kabul etmemek; sırf kalp kırılmasın, olay çıkmasın diye istemediğim bir şeyi kabul etmemek; reddetmenin üzmek olmadığını bilmek; hayır diyebilmenin kişinin kendine olan saygısını arttırdığını ayrıca benlik alanını koruduğunun farkına varmak gibi pek çok şey...

"Kimsenin elinize tutuşturduğu seçenekleri yapmak zorunda hissetmeyin." Burada öncelikleri belirlemek de son derece önemli. Bu sayede neyin daha önemli olduğunu kavrayarak diğer şeylere hayır diyebilmek kolaylaşır.

Son olarak bir başka alıntıyla bitiriyorum cümlelerimi.
"Biz hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız... Yorgunluğumuz bitmez bizim."
Reşat Nuri Güntekin

Benlik alanımızı koruyarak yapmayı istemediğimiz her şeye hayır diyebilmeyi başarmak dileğiyle..
176 syf.
hayır diyebilme ile ilgili genellikle okuduğumuz kitaplar yurtdışı kökenli olduğu için Avrupa kültürüne yönelik öneriler içeriyordu. Ve bu yüzden de çok uygulanabilir değildi.
Bu kitap birazcık daha sorunlu nedensellik çerçevesinde ve sorunun köküne inerek ele alıyor aynı zamanda çok da uzatmadan pratik önerilerle önce durumu resmediyor sonra sebeplerini açıklayıp en sonunda önerilerle bitiriyor. Bu konuda sıkıntı yaşayan arkadaşlara tavsiye ederim. Kitaba 10 üzerinden 8 verdim.
176 syf.
·Puan vermedi
En büyük sıkıntım "Hayır" diyememek. Yumuşak yüzlü olduğumdan kendi işimin yanında arkadaşımın işini de takip etmek... sanki hayır dersem onları kıracakmışım hissi vardı.
Bana çok zaman kaybettiriyor ve yoruyor. Ancak bu kitabı okuduktan sonra kısmen "Hayır" demeyi öğrendim. Ama sık sık not aldığım kısımları tekrar etmem gerek ki iyice yerleşsin.
176 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
“Biz hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız... Yorgunluğumuz bitmez bizim. “
Demiş üstad Reşat Nuri Güntekin

Sanırım bu yüzden ruh yorgunuyuz.Hayatımıza engelleri biraz da bu sebepten biz koyuyoruz evet diyerek her şeye! tökezliyoruz kendimize sabrımızda mecalimizde kalmıyor başkalarını sırtımızda taşımaktan, sanki birine hayır dersek sonsuza kadar bir yük olacak bizde o her ne ise ne talep etmişse bizden.. Ailemiz, arkadaşlarımız, iş verenler, iş arkadaşları, komşular hatta bakkal fırın bile:)
Ve bunları yaparken zamanımız akar gider...

“Yasaların işlemediği tek bir hırsız vardır ve bu hırsız insanoğlunun en değerli şeyini çalar: Zaman...” der Napolyon.
Etrafımız zaman hırsızlarıyla doludur. Arkadaşlarımız, sosyal medya, gereksiz dedikodu yapan insanlar, üretmek yerine tüketmeyi daha çok tercih edenler, sonu gelmeyen tartışmalarla tükenmiş bir ilişki... Gözümüze perde indiğinde çeşitli motivasyonlar bizden neyi çaldığını anlamaya engel olabilir. Ruhsal ve bedensel olarak bizi tüketen ilişkiler ve alışkanlıklarımız farkında olmasak da en cok zamanımızı çalarlar.

Herkes her şeyi yapamaz. Aynaya bakın be iyice emin olun: Siz ne kanatları eksik bir melek ne de bir süper kahramansınız. Yapabileceklerinizin, yetebileceklerinizin bir sınırı var ve güzel haber, hepimizde bu sınırlar mevcut! Kişisel hırslarınızdan, mükemmel olma çabanızdan, sürekli övgü ve takdir bekleme halinizden artık uzaklaşma vakti geldi. Siz, Hayır deme diyarının yolcususunuz artık, eski alışkanlıklarınızı bir kenara bırakmalısınız. Yoksa tükenir gideriz!
Kitabı okurken sanırım tamamının altı çizilmiş olabılır. Neden evet dediğimi bunca yıldır taşımayacağım bir sürü yükü sırf insanları kırmamak adına belki de farklı psikolojik süreclerde olmam sebebıyle almısım kendımı fütursuzca kullanmısım. Ama artık benım için hayır dönemi başladı. Bu kitap bir çok testi içeriyor ve okursanız sizde anlayacaksınız ki aslında dili düzgün kullanırsak, kaybetme korkumuzun köklerine inersek, kararlı olursak ve en önemlisi dürtüsel değilde mantıklı düşünürsek Hayır demek hem bize hem de karşımızdaki insanlara bir lütuf..

Herkesın okumasını tavsiye ediyorum:) ama herkesin:)
176 syf.
·5/10 puan
Ben çok fazla keyif alarak okuyamadım. Örnekler çok uzun uzun uzun ve sıkıcı ilerliyor. Haklı mı haklı güzel yazıyor ama çok uzuyor konular. Akıcı olan kitapları daha çok seviyorum. Yazarın eline emeğine sağlık. Okunur mu okunur ama benim başucu kitaplarımdan birisi değil çok etkilenemedim.
176 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Hayır diyememenin altında yatan korku ve kaygı nelerdir,neler yapılabilir,artı ve eksileri nelerdiri anlatan bir kitap.Yeni mesleğe başlıyacak olan meslektaşım ile birlikte okuyup tartıştığım ve bunula ilgili bugün paylaşım yaptığı bir kitap oldu.Açıklamalarıyla ve özet bilgileriyle güzel bir kitaptı.İyi ve okumalar.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Hayır diyebilmeyi bilmeyenlerdenseniz size faydalı olacak bir kitap. Neden bazılarına hayır demek zordur?
Kibarlar; zarafetletini ve kibarliklarini birer silah olarak kullanırlar. Öylesine kibardirlar ki onları reddetmek olsa olsa kabalık olur diye düşünürsünüz.
Hayır değil.
Kibar bir talep kibarca reddedilebilir.
Muhtaçlar ;sürekli kurban rolünde ve yerli yersiz bir sürü beklentiyle karşınıza çıkar.
"Bu kez olmaz. Ben de zor durumda kalıyorum." demeniz yeterli olacaktır.
Emrivakiciler, duygusallar gücünü kullananlar manipülatörler, ısrarcilar bu sıralama uzayıp gider. Hayır demeye bir yerden başlamanin zamanı gelmiştir artık. Kendimize bile...
Hayır diyebilmenin en güzel yerlerini gösteren yazarın bazı yerlerde aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Misal misafirlikte "kendi ellerimle yaptım tadına bak lütfen" denilmesinin, yemeğe kalınması için ısrar edilmesini yanlış bulmuyorum. Kendi aile iliskilerimi göz önüne aldığımda genel olarak bir çekingenlik, utanma duygusu hakim oluyor. Aman rahatsızlık vermeyelim, yemeğe kalmayalım gibisinden. Ev sahipleri genel olarak bu yüzden ısrar etme gayretinde bulunurlar. Bu ısrarın da zararı olduğunu düşünmüyorum. Kendimiz , keyfimiz, rahatimiz için herseye hayır demeyi doğru bulmuyorum. Bu bizi bencil, sadece kendisini düşünen bir topluma götürür. karsindaki insanın başka bir seçeneği yoksa kendinden fedakarlık edebilmelisin. İnsan insana muhtaçtır.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·4/10 puan
Hayır diyebilme sanatı maalesef kitapta anlatıldığı gibi o kadar kolay olmuyor. Hayatın gerçekliği de size yardımcı olması gerekir. Çoğu insan kendi okuduğu bölüm dışında veya kendi sevmediği bir mesleği yapmak zorunda kalmış. Bugün hayır dese işinden, aşından olacak. Geçindirmek zorunda olduğu kişilere mahçup olacak. Yarın işsiz kaldığında borç para istediğinde ona hayır demesini salık verenler en önce ona hayır diyecekler. Çözüm bulundu mu yine hayır. Toplumun gerçekliğiyle konuşmak lazım. Bir sürü örnek verebilirim. Kitap adından da anlaşılacağı gibi hayır deme üzerine kurulu. Şunu deseydi anlardım. Bazen evet de diyebilmeliyiz. Çünkü hayır da evet de yerinde güzeldir. Hayır dedim bana zaman kaldı. Sorumluluğu bir anda kestim attım. Özgürüm. Hayır özgür değilsin. Bu sefer varsa vicdanın devreye giriyor. Hayır dediğin kişiler seninle aynı şartlarda değil. Belki konuşacağı, sığınacağı en son kişi sendin. Hayırda hayır var gibi yanlış bir algı var. Hayır da evet de gerektiği zaman kullanılmalı. Sen çoğu zaman hayır dedirterek insanın iyilik yapma duygusunu, merhametini, vicdanını elinden alıyorsun. Bu doğru değildir. İnsan tek başına yaşamıyor. Bireyselci, egocu bir yaklaşım topluma dinamit koymaktır. Kitabın yazarını göremedim. Çok güzel örnekler verilmiş ama reklam kokuyor. Maalesef son dönemde ticari kaygıyla bu tarz kitaplar öne çıkarılıyor. İnsanlar insani boyutu gözden kaçırıyor. Hayır dedim mutluyum, hafifledim. Yok öyle bir dünya!
176 syf.
·5 günde·8/10 puan
Herkese güzel, sağlıklı ve barış dolu bir gün diliyorum.
"Bugün neden evetleri bir kenara bırakıp gerektiği yerde de hayır demiyoruz?" Bu konuda yazılmış olan Hayır Diyebilme Sanatı kitabını incelemek istiyorum.
Kitabı okumaya başlamadan önce her kitapta yaptığım gibi yazarını ve kapağı ilgimi çekerse kapak tasarımcısını araştırırım fakat bu kitapta bunu uygulayamadım maalesef çünkü kitap "müthiş psikoloji" adında bir grup tarafından yazılmış yani grup diyorum çünkü kitabın dilide 'biz' şeklinde ve sosyal medya,google gibi mecralarda ise hakkında bir bilgi bulamadım ve bu durum beni kitabı okurken olumlu ve olumsuz olarak düşünmeye itti. Olumlu yanı kitapta birden çok görüş var evet ama olumsuz yanı bu görüşler ne kadar sağlıklı?
Kitabın içeriğine gelecek olursak kitap 4 bölümden oluşuyor ve biz okuyucuları sırayla hayır dedirtmek adına adım adım ilerletiyor hedefe bu sayede.
Kitapta aşırı büyük vaatler yok bizim için sadece hayır demek konusunda bir rehber olacağını belirtiyor ve bu benim düşünceme göre gayet doğru bir şey çünkü bireyler her zaman birbirinden farklıdır ve her vaat her birey için geçerli değildir.
Kitabı okurken sürekli olarak varlık ve benlik sınırları kavramlarından söz ediliyor bu kitap sınırlarımızı bize öğretiyor bazen bir testle bazen bir hikaye ile bu yüzden kitap interaktif ve akıcı bir kitap.
Son olarak kitap hakkında eklemek istediğim bilimsel olarak tam bir psikoloji kategorisine girmesi zor daha çok kişisel gelişim tadında bir kitap.
İncelememi şu alıntı ile bitirmek istiyorum: "Unutmayın en ağır yük, hayır diyemeyen insanın yüküdür. Bir ömür başkalarını taşır sırtında."
176 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayatta herkesi memnun etmeye çalışmamız gerçekten zahmetli ve yorucu bir iş. Genelde de ne yaparsak yapalım bunu çok da başaramıyoruz, mutsuz olan bir kesim hep oluyor. Bu nedenle belki de bu beyhude çabadan vazgeçip kendimize odaklanmamız gerekiyor. İnsanları kırmak istemeyen bir karaktere sahipsek bu davranışımızı değiştirmemiz zor olabilir ancak sadece “Hayır!” demek yerine doğru kelimeleri kullanarak uygun bir üslupla söylemlerimizde farklılıklar yaratmayı başarabilirsek; ne istediğimizi bilen, yapmak istemediğimiz şeyleri kibarca reddeden ve günün sonunda daha mutlu hissettiğimiz bir kişi haline gelebiliriz. Kitapta da anlatılmaya çalışılanların özünde aslında bunlar var..
Hayır diyemediğiniz her konuda, sınırlarınızın ihlal edilmesine izin verirsiniz ki, sınırları ihlal edilmiş bir ülke özgür değildir.
Sosyal medya kullanımınızı bilinçli şekilde denetlediğinizde kendinize saygı duyulası geniş bir özgürlük alanı var etmiş olursunuz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayır Diyebilme Sanatı
Alt başlık:
Sınırların Kadar Özgürsün
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053116523
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4.339 okur

  • Elma Karpuz
  • Ali negince
  • Ramazan ALPHAN
  • Ali
  • Aliye Rona
  • meryem kartal
  • Ezgi Kor
  • İremmSu
  • Esma Çalışkan Gedik
  • ceylanayaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.1 (231)
9
%14.4 (183)
8
%21.3 (272)
7
%17.5 (223)
6
%9.9 (126)
5
%8.6 (110)
4
%3.5 (44)
3
%3.1 (40)
2
%1.7 (22)
1
%1.9 (24)

Kitabın sıralamaları