1000Kitap Logosu
İrade Terbiyesi
İrade Terbiyesi
İrade Terbiyesi

İrade Terbiyesi

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.2
4.113 Kişi
13,6bin
Okunma
4.579
Beğeni
158bin
Gösterim
200 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 5 sa. 40 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Ediz Yayınevi · Ağustos 2018 · Karton kapak · 9786056841705
Diğer baskılar
Cemil Meriç'in "Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." diye tarif ettiği "İrade Terbiyesi" ilk yayımlandığı tarihten itibaren pek çok dile çevrilmiş ve tembellik, isteksizlik gibi huylardan kurtulmak isteyenlerin başucu kitabı olmuştur. Kitapta bilhassa gençlere ve zihnini kullanarak çalışanlara hitap eden Fransız profesör kendi hayatından aktardığı örnekleri ve başka düşünürlerin tespitlerini de kullanarak insanın irade zayıflığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor.
7 mağazanın 115 ürününün ortalama fiyatı: ₺16,6
Kitabı Dinlebi İle Hemen Dinle
7 sa. 43 dk.
8.2
10 üzerinden
4.113 Puan · 976 İnceleme
Slh
İrade Terbiyesi'ni inceledi.
200 syf.
·
9/10 puan
Es-Selam Dostlar... Cemil Meriç ile Ali Fuat Başgil’in tavsiye yazılarını okumam ile kitaplığıma kazandırdığım disiplinli çalışma,irade eğitimi ve ahlak üzere yazılmış bir eser… Yazarımız Julet Payot karakter eğiminin önemi ile başlıyor ve özellikle vurguluyor sağlam nitelikli bir eğitim ile karakterin değişebileceğini. Sonrasında başarı için en temel unsurun irade eğitimin olduğunu vurguluyor. Acaba bu eğitim nasıl sağlanır ve günümüzde iradeyi engelleyen unsurlar nelerdir? Eğitimci olarak yazarımızın başarısızlığımızın en büyük etkeni iradesizlik ( irade zayıflığı ) sözüne sonuna kadar katılıyorum. Derslere girdiğimiz zaman malumunuz üzere öğrencilerimizin en büyük sıkıntıları çaba göstermekten ve özellikle süreklilik gerektiren gayretten uzak kalmaları, nasıl verimli bir şekilde başarı sağlanır bilmemeleri… Neticesinde ise hasıl olan şu davranışlar şekilleniyor; Hantallık,rehavet,tembellik ve aymazlık. Soruyum niçin çalışmıyorsun; -Hocam canım istemiyor, cevabı en çok rastlanan zaaflık göstergesi diyebilirim. Peki bu süreçte bizler eğitimciler daha doğrusu büyüklerimizin payı ne? Maalesef ve maalesef dün sitede arkadaşlarla da istişaresini yaptık müfredat öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerlerini ortaya çıkarmaya yönelik değil. Sadece bilgiye dayalı bir sistem dahlinde hareket ediyoruz. Bir örnek veriyim; Öğrencim rapor aldı ertesi gün aynı kağıdı verdim ve arkadaşlarından soruları aldığı için 87 aldı. -Dedim ki olmaz bu haksızlık ki Cuma günü idi.Pazartesi gel yeniden farklı sorular ile sınav yapacağım. Dostlar! Sadece soruların yerleri değiştirdim ve aldığı not;57… Anladım ki bir konuyu fikri ne derseniz artık bütüncül olarak düşünmek ve gün yüzüne çıkarabilmektir asl olan. Yoksa lüzumsuz detaylar ile bilgi yığını ancak gerçekleri gizler ve tembellikle bir olup gözümüzü boyar. Yazarımız öncelikle irade eğitimi için 2 temel unsur ile mücadele etmemizi şiddetle tavsiye ediyor; 1-Tembellik 2- Nefse Düşkünlük Biraz daha somutlaştıracak olursak aslında ahlaki çöküntünün yansıması tembelliktir. Öğrencilerimle muhabbetim iyidir. Özellikle sınıf ortamında değil de ev ziyaretleri ve sosyal etkinlikler vasıtasıyla gönüllerini kazanmanın daha kolay olduğunu düşünüyorum. Numaralarını alırım durum paylaşımlarında beğenilesi paylaşımlarına yorum yazarım, doğum günlerinde veya hasta olduklarında özel mesaj atarım. Hatta geçenlerde üniversite ziyareti dönüşü ne istersiniz dediğimde, _Kız öğrenciler özellikle Bowling i merak ettiklerini ve oynamak istediklerini ama ayıp olur mu mantığı ile çekindiklerini ifade ettiler. Aksaray da görev yapıyorum ve malum İç Anadolu tutucu bir yer. Dedim ki; -Gezi sonu hemen ilk işimiz Bowling oynamaya gitmek:))) Her ne kadar Müdür bey gezi biter bitmez gelin dese de o gün okulu ektik ve Bowlingimizi oynadık:)) Peki geriye ne kaldı ,Üniversite gezisinde Profların saatlerce konuşması mı yoksa Bowling mi…:)) Öğrencilerimiz lisede görev yapıyorum ve 8 saat ders görüyorlar. Resmen ızdırap. Sağ olsun öyle bir müfredatımız var ki öğrencilerimiz tüm sözel sayısal ve eşit ağrılığa dair derslerden anlamak zorunda. Peki enerjilerini nasıl harcayacaklar? Beden Eğitimi en elzem ders olması gerekirken hiç seçilmeyen gereksiz bir ders olarak algılanır saygıdeğer! Müdürlerimiz tarafından… Erkek öğrencilerimle özel muhabbetim vardır, etkinlikler sonunda tatlımızı yeriz ve konuşmaya başlarız. Ve derken sonuç nereye varır biliyormusunuz; Cinsellik evet cinsellik… Ve anlıyoruz ki enerjilerini tüketen, şevklerini kıran ,iradelerini zayıflatan ,hayallerini körelten temel sebeplerden biri de Pornografik filmler… Soruyorum kaçınız pembe romantik bir hayat yaşıyorsunuz? Hayat hep bu şekilde mi devam edecek? Cevap……size bırakıyorum. Özellikle 18-20 yaşlarına giren gençlerimize baktığımızda gencin iradesi mart ayı gibi. Asla hava güzel diyemezsiniz, ya da görünüşte güzel ama bir anda esen rüzgarla hava soğuyup buz gibi bir hava ile değişiveriyor:)))) Bu bağlamda öncelikle gençlere F.Gros’un ifadesiyle Yürümenin Felsefesini öğretmeliyiz. Bildiğimiz anlamda bir yürüme değil tabi ki ama enerjilerini sarfetmeleri için bu şekilde de olabilir yeter ki öğretelim… Ve der ki; ‘’ Aklınıza estiği gibi atamazsınız adımlarınızı. Hangi sapaktan döneceğinizi şaşırırsanız bedelini ağır ödemek zorunda kalabilirsiniz.’’ Yazarımız bu eğimin önceliğinin kötü arkadaşlardan gençlerimizi uzak tutarak başlamamız gereğini vurguluyor. Bu tipler, içi boş muhabbetleri ile karşısındakinin karakterini zedeler. Akıl sağlıklarına dahi zarar verir. Burada veliye de çok büyük görev düşüyor. Unutmayalım ki; Öğrenciye ilgisizlik, gelecek kaygısının olmamasına sebep olur ve hayattan kopar. Benliğini dahi yitirebilir. Değerli Dostlar! Yazarımıza göre İrade terbiyesinde en önemli etkenlerden biri de tefekkürdür. Tefekkür derken; Salt anlamda düşünmek değildir. Düşünme ile birlikte nefse hakim olma ve ruhunda yüce duygular, uyandırmak, erdemli kararlar almasının da yolunu açıp bir bal arısı gibi damla damla karakterinin oluşmasına yardımcı olabilmektir. Neticede kendinden emin ,istikameti doğru ,belli olan bireyler yetişmesinde doğru adımlar atmış oluruz. Ayrıca verimli bir tefekkür ;kelimelerle düşünüp düşünce yapısını tahlil etmek ve hakikate ulaşmaktır. Neticede; Kargaşadan uzak durmak, İçimizi dinlemek, Özümüzü bulmak, Faydalı, nitelikli kitaplar okumak, Hangi davranışın nasıl bir tehlike meydana getirebileceğini derinlemesine düşünmek, Tefekküre dayalı en önemli adımlardır diyebiliriz irade eğitimine dair… Hamiş; "Okumayı ve yazmayı öğrenmenin insana ne faydası var ki, düşünmeyi başkalarına bıraktıktan sonra."der Ernst R. Hauschkam Üstün insani ve liderlik niteliklere sahip, bilge, alanında temayüz etmiş kişiler ‘akademia’ dahil eğitimci ve eğitimde yönetici olursa, yaratıcılık ve ruh birlikte dirilir, canlanır. Bir an önce üniversite ve okullara yaratıcı bir ruh getirmek lazımdır. Eğitimde bir çocuk bile ihmal edilemez; aksi durum, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğururve doğurmaktadır. Öğrencinin kalbine ne koyduğumuz akademik başarıdan daha da önemlidir. Ve her öğrencinin bir hikâyesi vardır. Unutmayalım ki çocuklarımız,gençlerimiz, Kalbimizin sevinci, hüznümüzün tesellileridir..."
İrade Terbiyesi
8.2/10
· 13,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
76
834
Oldi
İrade Terbiyesi'ni inceledi.
200 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Okunacaklar listeme eklediğimde şöyle bir not düşmüşüm: "Edebi Kelâm nickli ağabeyin tavsiyesi" Ali Fuat Başgil gibi bir pişmanlık yaşamadım. Bu kitap daha önceden elime geçmediği için üzülmedim. Kişisel gelişim kitaplarını sevemiyorum. Zaten kitabın bir ahlâk kitabı olduğunu düşünüyordum. Türüne bakmadan aldım. Ama şimdiye dek kişisel gelişim türünde okuduklarımın esamesi okunmaz bunun yanında. Kitabın sonunda merak ettiğim ilk şey: Niçin bu tür kitapları sevemediğim mevzusu oldu. Acaba akıl almayı sevmiyor muyum? İşlenen konular basit ve yavan geliyor. Bir başka merak ettiğim konu ise Payot yaşasaydı bu kitabın Türkçe'ye çevrilmesini ister miydi? sorusu oluyor. Hitap ettiği kesimin Fransız gençleri olması sebebiyle böyle bir düşünceye kapıldım. Bu kitabı okuduğum için hayatımda bir değişiklik oldu mu? Sanmıyorum. Bu kitabı okuyunca hayatında değişiklik olur mu insanların? Bilmiyorum. Sonuç olarak: Bu kitabı okumak yerine Zamanın Kıymetini okumak çok daha evladır diyebilirim.
İrade Terbiyesi
8.2/10
· 13,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
27
Feyza Arslan
İrade Terbiyesi'ni inceledi.
208 syf.
·
4 günde
·
5/10 puan
Herkese merhaba. Birçok okur, bu kitabı neden kesinlikle okumamız gerektiğiyle ilgili görüşlerini ayrıntılı biçimde belirtmiş, ben bu yazımda aksi yönde eleştirilere yer vereceğim. Öncelikle kitabı Flipper Yayınlarından okudum. Bugüne değin okumakta bu kadar zorlandığım başka bir çeviri olmadığını üzülerek söylemeliyim. Anlamsız, eksik cümleler ve anlatım bozuklukları da cabası. Kitap 208 sayfa ve beş bölümden oluşuyor. Anladığım kadarıyla ilk bölümde yazar şunu ifade etmek istemiş. "Bak canım, sen yirmi dört saatinin üçte birini entelektüel olmaya harcıyorsun ancak hiçbir halt etmiyorsun. Her şeyi öğreneyim derken aslında hiçbir şey öğrenmiyorsun. Bir şey hakkında her şeyi bilmeye çabalamak yerine her şey hakkında bir şeye odaklanıyorsun." Çoğu yerde eleştirmekle kalıp, öneri sunamıyor. "Evet. Ama nasıl?" sorusunun cevabını bulabilmek adına kitabın son sayfasına kadar büyük bir dikkat ve titizlikle okudum ama cevabı hakkında pek tatmin olmuş sayılmam. Yazarımız kendi tezini öne sürmeden evvel bir fikre karşı argüman üretiyor daha sonra da o fikri çürüttüğünü iddia ediyor. Tezinin sağlam olması için kendi fikrini bertaraf etmesi gerekiyor ama birçok yerde antitez daha başarılı görünüyor. Örneğin, karakter değişir, insan yedisinde ne ise yetmişinde de o değildir demek istiyor ama kitapta yer verdiği Kant ve Schopenhaur'un "Karakter değiştirilebilir olsaydı insan gençlerden çok yaşlılarda daha fazla erdem bulurdu." antitezlerine karşı kendi tezi havada kalıyor. Dönemin şartlarına göre anlaşılabilir olsa da kadınlardan nefret ettiğini düşündürecek kadar aşağılayıcı üslubu beni rahatsız etti. Böyle düşünmemin kadın olmamla ilgisi yok çünkü bir erkek olsaydım da rahatsız olacağıma eminim. İradesi zayıf biri olmamama rağmen iradesiz insanlara karşı kullanılan üsluptan da hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. "Evet doğru söylüyor, böyle yapmak lazım" dediğim kısımlar bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar azdı. Fikirlerin büyük çoğunluğu bildiğimiz şeyler, uygulama noktasında da bu kitabın motive edici bir yanını bulamadım. Yani ki, kitabın sonunda Ali Fuat Başgil'in dediği gibi "Ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi" falan demedim. Başgil'in Gençlerle Başbaşa eseri bana göre bu konu hakkında okunabilecek çok daha iyi bir yapıt. Hülasa, bu kitap beni kesinlikle tedavi eder, tedx konuşmaları kadar motive eder gibi bir yaklaşımınız varsa aman ha benden söylemesi! İlle de okuyacağım diyorsanız da muhakkak başka bir çevirisinden okumalısınız.
İrade Terbiyesi
8.2/10
· 13,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
78