Adı:
İrade Terbiyesi
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056841705
Kitabın türü:
Çeviri:
Hakan Alp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ediz Yayınevi
Baskılar:
İrade Terbiyesi
İrade Terbiyesi
Cemil Meriç'in "Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." diye tarif ettiği "İrade Terbiyesi" ilk yayımlandığı tarihten itibaren pek çok dile çevrilmiş ve tembellik, isteksizlik gibi huylardan kurtulmak isteyenlerin başucu kitabı olmuştur.

Kitapta bilhassa gençlere ve zihnini kullanarak çalışanlara hitap eden Fransız profesör kendi hayatından aktardığı örnekleri ve başka düşünürlerin tespitlerini de kullanarak insanın irade zayıflığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor.
200 syf.
·9/10
Es-Selam Dostlar...

Cemil Meriç ile Ali Fuat Başgil’in tavsiye yazılarını okumam ile kitaplığıma kazandırdığım disiplinli çalışma,irade eğitimi ve ahlak üzere yazılmış bir eser…

Yazarımız Julet Payot karakter eğiminin önemi ile başlıyor ve özellikle vurguluyor sağlam nitelikli bir eğitim ile karakterin değişebileceğini.
Sonrasında başarı için en temel unsurun irade eğitimin olduğunu vurguluyor.
Acaba bu eğitim nasıl sağlanır ve günümüzde iradeyi engelleyen unsurlar nelerdir?

Eğitimci olarak yazarımızın başarısızlığımızın en büyük etkeni iradesizlik ( irade zayıflığı ) sözüne sonuna kadar katılıyorum.
Derslere girdiğimiz zaman malumunuz üzere öğrencilerimizin en büyük sıkıntıları çaba göstermekten ve özellikle süreklilik gerektiren gayretten uzak kalmaları, nasıl verimli bir şekilde başarı sağlanır bilmemeleri…

Neticesinde ise hasıl olan şu davranışlar şekilleniyor;
Hantallık,rehavet,tembellik ve aymazlık.

Soruyum niçin çalışmıyorsun;
-Hocam canım istemiyor, cevabı en çok rastlanan zaaflık göstergesi diyebilirim.

Peki bu süreçte bizler eğitimciler daha doğrusu büyüklerimizin payı ne?
Maalesef ve maalesef dün sitede arkadaşlarla da istişaresini yaptık müfredat öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerlerini ortaya çıkarmaya yönelik değil.
Sadece bilgiye dayalı bir sistem dahlinde hareket ediyoruz.
Bir örnek veriyim;
Öğrencim rapor aldı ertesi gün aynı kağıdı verdim ve arkadaşlarından soruları aldığı için 87 aldı.
-Dedim ki olmaz bu haksızlık ki Cuma günü idi.Pazartesi gel yeniden farklı sorular ile sınav yapacağım.
Dostlar!
Sadece soruların yerleri değiştirdim ve aldığı not;57…

Anladım ki bir konuyu fikri ne derseniz artık bütüncül olarak düşünmek ve gün yüzüne çıkarabilmektir asl olan.
Yoksa lüzumsuz detaylar ile bilgi yığını ancak gerçekleri gizler ve tembellikle bir olup gözümüzü boyar.

Yazarımız öncelikle irade eğitimi için 2 temel unsur ile mücadele etmemizi şiddetle tavsiye ediyor;
1-Tembellik
2- Nefse Düşkünlük

Biraz daha somutlaştıracak olursak aslında ahlaki çöküntünün yansıması tembelliktir.
Öğrencilerimle muhabbetim iyidir.
Özellikle sınıf ortamında değil de ev ziyaretleri ve sosyal etkinlikler vasıtasıyla gönüllerini kazanmanın daha kolay olduğunu düşünüyorum.
Numaralarını alırım durum paylaşımlarında beğenilesi paylaşımlarına yorum yazarım, doğum günlerinde veya hasta olduklarında özel mesaj atarım.

Hatta geçenlerde üniversite ziyareti dönüşü ne istersiniz dediğimde,
_Kız öğrenciler özellikle Bowling i merak ettiklerini ve oynamak istediklerini ama ayıp olur mu mantığı ile çekindiklerini ifade ettiler.
Aksaray da görev yapıyorum ve malum İç Anadolu tutucu bir yer.
Dedim ki;
-Gezi sonu hemen ilk işimiz Bowling oynamaya gitmek:)))
Her ne kadar Müdür bey gezi biter bitmez gelin dese de o gün okulu ektik ve Bowlingimizi oynadık:))
Peki geriye ne kaldı ,Üniversite gezisinde Profların saatlerce konuşması mı yoksa Bowling mi…:))

Öğrencilerimiz lisede görev yapıyorum ve 8 saat ders görüyorlar. Resmen ızdırap.
Sağ olsun öyle bir müfredatımız var ki öğrencilerimiz tüm sözel sayısal ve eşit ağrılığa dair derslerden anlamak zorunda.
Peki enerjilerini nasıl harcayacaklar?
Beden Eğitimi en elzem ders olması gerekirken hiç seçilmeyen gereksiz bir ders olarak algılanır saygıdeğer! Müdürlerimiz tarafından…
Erkek öğrencilerimle özel muhabbetim vardır, etkinlikler sonunda tatlımızı yeriz ve konuşmaya başlarız.
Ve derken sonuç nereye varır biliyormusunuz; Cinsellik evet cinsellik…

Ve anlıyoruz ki enerjilerini tüketen, şevklerini kıran ,iradelerini zayıflatan ,hayallerini körelten temel sebeplerden biri de Pornografik filmler…

Soruyorum kaçınız pembe romantik bir hayat yaşıyorsunuz?
Hayat hep bu şekilde mi devam edecek?
Cevap……size bırakıyorum.

Özellikle 18-20 yaşlarına giren gençlerimize baktığımızda gencin iradesi mart ayı gibi.
Asla hava güzel diyemezsiniz, ya da görünüşte güzel ama bir anda esen rüzgarla hava soğuyup buz gibi bir hava ile değişiveriyor:))))

Bu bağlamda öncelikle gençlere F.Gros’un ifadesiyle Yürümenin Felsefesini öğretmeliyiz.
Bildiğimiz anlamda bir yürüme değil tabi ki ama enerjilerini sarfetmeleri için bu şekilde de olabilir yeter ki öğretelim…
Ve der ki;
‘’ Aklınıza estiği gibi atamazsınız adımlarınızı.
Hangi sapaktan döneceğinizi şaşırırsanız bedelini ağır ödemek zorunda kalabilirsiniz.’’

Yazarımız bu eğimin önceliğinin kötü arkadaşlardan gençlerimizi uzak tutarak başlamamız gereğini vurguluyor.
Bu tipler, içi boş muhabbetleri ile karşısındakinin karakterini zedeler. Akıl sağlıklarına dahi zarar verir.
Burada veliye de çok büyük görev düşüyor.
Unutmayalım ki;
Öğrenciye ilgisizlik, gelecek kaygısının olmamasına sebep olur ve hayattan kopar.
Benliğini dahi yitirebilir.

Değerli Dostlar!
Yazarımıza göre İrade terbiyesinde en önemli etkenlerden biri de tefekkürdür.
Tefekkür derken;
Salt anlamda düşünmek değildir.
Düşünme ile birlikte nefse hakim olma ve ruhunda yüce duygular, uyandırmak, erdemli kararlar almasının da yolunu açıp bir bal arısı gibi damla damla karakterinin oluşmasına yardımcı olabilmektir.
Neticede kendinden emin ,istikameti doğru ,belli olan bireyler yetişmesinde doğru adımlar atmış oluruz.
Ayrıca verimli bir tefekkür ;kelimelerle düşünüp düşünce yapısını tahlil etmek ve hakikate ulaşmaktır.
Neticede;
Kargaşadan uzak durmak,
İçimizi dinlemek,
Özümüzü bulmak,
Faydalı, nitelikli kitaplar okumak,
Hangi davranışın nasıl bir tehlike meydana getirebileceğini derinlemesine düşünmek,
Tefekküre dayalı en önemli adımlardır diyebiliriz irade eğitimine dair…

Hamiş;

"Okumayı ve yazmayı öğrenmenin insana ne faydası var ki, düşünmeyi başkalarına bıraktıktan sonra."der Ernst R. Hauschkam
Üstün insani ve liderlik niteliklere sahip, bilge, alanında temayüz etmiş kişiler ‘akademia’ dahil eğitimci ve eğitimde yönetici olursa, yaratıcılık ve ruh birlikte dirilir, canlanır.
Bir an önce üniversite ve okullara yaratıcı bir ruh getirmek lazımdır.
Eğitimde bir çocuk bile ihmal edilemez; aksi durum, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğururve doğurmaktadır.
Öğrencinin kalbine ne koyduğumuz akademik başarıdan daha da önemlidir.
Ve her öğrencinin bir hikâyesi vardır.

Unutmayalım ki çocuklarımız,gençlerimiz,
Kalbimizin sevinci, hüznümüzün tesellileridir..."
200 syf.
·22 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapla hayatımın daha stabil olduğu bir dönemde tanışsam daha verimli olabilirdi ancak kitabın ana hedefi zaten 'irademizi terbiye etmek'.
Özellikle yitip giden günlerimizi, haftalarımızı hatta yıllarımızı düşündükçe insanın içine düşen o karamsarlığın bu kitabı okumakla pekişip harekete geçmek için yeterli bir enerji doğuracağını düşünüyorum. Kitapta da belirtildiği gibi özellikle zorunlu eğitimin kapsamından çıkınca -üniversiteye, yüksek öğrenim programlarına başlayınca- öğrencinin hali hazırda üzerinde olan öğretmen, aile baskısından kurtulup nasıl bocaladığından bahsediyor ve daha da önemlisi içine düşülen bu durumu tahlil edip nasıl değiştirebileceğimizi ortaya koyuyor.
Belli hedefler doğrultusunda bir şeyler başarmak isteyenlerin okuyup hayatlarına katabilecekleri önemli şeyleri bu kitabın içerdiğini düşünüyorum. Üstad Cemil Meriç'in kitap için söyledikleriyle bitirelim:
''Kaderimi tayin eden bir başka kitap da İbrahim Ethem'in (tercüme ettiği) ''Terbiye-i İrade'' başlıklı eseridir. Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.'' (Bu Ülke)
200 syf.
·8 günde
İrâdesi zayıf olan gençler için bulunmaz hint kumaşı değerinde bir kitap. Bu kitapla 15-20 yaşlarında tanışmayı ne kadar çok isterdim.

Tembellikle mücadele, isteksizliği yenme, irâdenin zayıf yönlerine çözümler sunuyor bu kitap. Yazar kitabı hem kendi hayatından örneklerle desteklemiş hem de kitapta ünlü düşünürlerin tespitlerine yer vermiş.

İrâdesi zayıf olanlara ve gençlere tavsiye ederim.
200 syf.
Kitap kapağının üst kısmında Cemil Meriç'in "disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim" sözü yazılmış. Tavsiyeler listeme de bu sayede eklemiştim.

Kitabın mutlaka faydasını göreceksiniz, özellikle lise/üniversite döneminde bulunan arkadaşlarımıza tavsiye edebileceğim bir kitap olacaktır.

Kitapta önce sorunların tanımı, akabinde de bunlara ait çözüm yolları gösterilmekte. Bu çözümlerde kiminin bireysel, kiminin ise toplumsal gayretin ürünü olacağı yönünde bilgiler bulmak mümkün.

Benim kitapta dikkatimi çeken kitabın 150 yıla yakın mazisi olmasına rağmen, yazar Jules Payat'ın önerilerinin hala geçerliliğini koruması ve sunmuş olduğu tespitler ve çözüm önerilerinin dinimizle benzerlik taşıması. Hususi olarak cinsellik/karşı cinsle ilişki kurma kısımlarında gençlere verdiği tavsiyeleri ne kadar mantık süzgecinden geçirerek ortaya koyduğu anlaşılıyor.

Detaylı inceleme kitabın nihayete ermesinden sonra girilecektir.
200 syf.
·10/10
Nasıl olur da yıllar öncesinden yazılan bir kitap günümüz için geçerli olabilir? Hem de her şeyiyle. Yoksa biz hiç ilerleyemedik mi? Bu güzel kitaptan sonra ilerlemek için adım atmaya başlamış olacağımıza inanıyorum ve bir kitabın seçileceğini ve herkesin, özellikle her gencin, okuyacağını bilsem deli gibi bu kitabın olmasını isterdim. Bunun en büyük sebebi şu: Çalışmak çalışmak diyoruz ama nedir bu çalışmak? İşte bunu ve tabii ki diğer bütün karışıklıkları cevaplayacak bir eser olması. Çalışmakla ilgili size çok önemli bilgiler verecek efsane bir başucu kitabı! Bir kez okumak yetmeyecek tabii haberiniz olsun. Ali Fuat Başgil, Cemil Meriç gibi büyük insanların hayatlarını değiştiren bir kitap olduğunu da belirtmezsem olmaz. Bu aralar çok satanlarda olduğunu da görünce çok sevindim. Eh, okumayan kalmasın o halde!
200 syf.
·Beğendi·10/10
Jules Poyat / İrade Terbiyesi
.
Özellikle öğrencilerin okuması gereken bir kitap gibi dursa da aslında her kesimin muhakkak okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Cemil Meriç'in, kitabın kapağında ki cümlesi beni çok etkilemişti. Disiplin içinde çalışmayı ben bu kitaptan öğrendim. Demek ki Meriç gibi bir üstad böyle söylüyorsa bir bildiği vardır muhakkak denilip alınan bir eser oldu. İyi ki de almışım diyorum. Oturduğum yerden kaldırıp harekete geçiren hiç bir kitap için pişman olmadım deneyin çok iyi etkileri var. Bu kitap da onlardan biri. Sevdiğim bir blog yazısını okurken " küfürden daha fazla çalışmıyoruz ya bizlere de yazıklar olsun. " demişti. O söz ile bu kitabı birbirine yakın buldum haklıydı bu kitap gibi o sözde. Aslında her insanın öz bir iradesi var ve onu hayr şer yolunda kullanmak kendi elinde bizler her zaman en kolayını seçip zaman yetmiyor diyoruz ya işte burada da disiplin içinde zamanı düzenleyemiyor oluşumuzdan bahsediyor. Kitabı sevdim ne diyeyim. Emek verilmiş bir kere okurken bazı kısımları tokat etkisi yaptı bünyeme " İnsanlar, kendilerini alıkoyamadıkları arzularının kölesidir. Ayrıca Nicole'ün dediği gibi onlar acımamız gereken kuklalardır." ".Afrika'nın ücra köşelerindeki ülkelerin bize yabancı olması gibi bazı insanlar da kendi kendilerine yabancıdır. Bakışlarını asla dış dünyadan kendilerine çevirmeyi bilmezler. Daha doğrusu ilgilerini dışarıda olan bitene o kadar çevirmişlerdir ki var oluşlarını bulup keşfetmek için kendi içlerine inmeye cesaret edemezler." "Mücadele etmeden mutlu olunmaz, her mutluluk az çok çaba ister.” daha niceleri
misal bir bölümün de tefekkürü o kadar güzel ele almış ki "Çalışmak gerek dostum; sonra da hiçbir şey yapmayıp, alemi seyretmek, hava almak, gezmek gerek." böyle her cümleyi alıp hayata geçirin diyemem lakin bazı cümleler var tam alıp gönüllere yerleştirmelik. Hayatını düzenlemek isteyen her insana tavsiye edilir.
.
.
.
#julespoyat #iradeterbiyesi #irade #kitapyorumu #kitapönerisi #vsco #vscobooks #tavsiyekitap #okuoku #okudumbitti #vscokitap #cemilmeriç
200 syf.
·Beğendi·9/10
kitap çok güzeldi. irade terbiyesinde hisler ile düşünceler arasındaki bağlantı güçlendirilmelidir. bu şuna benzer: nasıl ki dıştan bir tehlike gelse, köpek kovalasa, gök gürlese kalp korkar ve hızla atmaya başlar ya da bizim bir hakkında kötü düşüncelerimiz ona karşı bizi öfkelendirir ve yine kalp hızlanır. bunun gibi çalışmanın faydası gibi fikirlerimizle mutlu olmak gibi hislerimiz arasındaki bağlantıyı kuvvetlendirip irademiz üzerindeki etkiyi güçlendirebiliriz. burada elimizdeki en önemli güç zamanın etkisidir. çünkü zamanla üzerinde dura dura bu fikir his bağlantısı güçlenir ve irademiz kuvvetlenmiş olur. aksi halde birkaç denemeyle hissin gelmemesinden yakınan kişi iradesini kaybedecektir.
sadece bir konu üzerinde çalışılmalıdır. farklı farklı konulara geçmek tembellikten daha kötü etki bırakır. yarım kalmışlıklar bizi yıpratır ve hevesimizi baltalar. kendimize her gün azar azar birer parça katmamız irademizi terbiye etmekte yeter.
bunlara ek olarak dinlenme ve fiziki sağlığımıza da dikkat etmemiz gerekir. bıkkınlık gelirse de işimizi bitiremeyiz. yine sağlam kafa sağlam vücutta olur.
dili ağır geldi ama farklı bir zevki vardı açıkçası. aklımda kalanlar bunlardı:) iyi okumalar dilerim.
200 syf.
·Puan vermedi
Kitap genel olarak gençlerin hayatında onların azmini,çalışkanlığını kıran şeylerden bahsediyor. Tembelliğe yol açan durumlar tek tek sıralanıyor. Bundan sonra ise iradeyi güçlendirecek maddi ve manevi yollara değiniliyor. Cemil Meriç’in de önerdiği bir kitap ve stabil olan hayatımıza küçük bir renk katabilir. Tavsiye edilir.
200 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
İnsanı tembel olduğuna inandıran ve çalışması için motive eden güzel bir eser..
Okurken tembel olduğunuz düşüncesinden kurtulamiyorsunuz ki yazar bu konuda çok haklı.
200 syf.
·99 günde·Beğendi·7/10
İrade ile ilgili bir kitaba ihtiyaç duymam ve Cemil Meriç'in de kitabı övmesiyle birlikte okumak için en çok sabırsızlandığım ancak okuduktan sonra beklentimi hiç karşılamayan bir kitaptı benim için. Klasik kişisel gelişim kitaplarından biraz farklı. Yazar ile bağ kurmakta biraz daha zorlandığımı söyleyebilirim. Okumak için biraz bilgi birikimi olsa daha güzel olur çünkü normal bir kitaptan ziyade ders kitabı gibi geldi bana. Ayrıca çoğu yerde anlamakta zorluk çektiğim cümleler var. Sürekli durup cümleleri tekrardan okuyup anlamaya çalıştım. Bunun en büyük sebebinin çeviri olduğunu düşünüyorum. Anlatım bozukluğuyla dolu cümleler var.

Bunların dışında kitabı genel olarak beğendim. Daha iyi bir çeviri olsaydı ve psikoloji yerine kişisel gelişim tarafı ağır bassaydı çok daha fazla hoşuma giderdi.
200 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Son zamanlar zehnimin yavaşladığını düşüncələrimin və hərəkətlərimin sadə günlük boşluqlardan ibarət olduğunu hiss eliyirdim. Bunları fikirləşdikcə daha yorğun və kefsiz olurdum ama buna rəğmən heçnə etmək istəmirdim. Bu kitab bir növü mənə dəstək oldu və hələdə heçnə üçün gec olmadığını bir daha sübut etdi)). Həqiqi azadlığın öz iradənin aşkara çıxarmağın olduğunu öyrətdi.
200 syf.
·Beğendi·9/10
Bir öğrencinin nasıl tembel olmaması gerektiğini, temellerin boş zamanlarında düştüğü o lağım çukuru ve üniversite hayatının öğrenci üzerindeki etkisi hayatın rolü ve planlı yaşamayı anlatan bir kitap. Cemil Meriç'in "Disiplin içinde yaşamayı bu kitaptan öğrendim"diyerek kitabı özetlemiş olduğu kitabın kapağında belli olmaktadır. Hayatın her aşamasında öğrenci olan bizlerin nasıl disiplinli çalışırım kaygısı güdenler için okuması gereken ilk kitaptır.
İşte akıllı insanın edinmesi gereken tavır budur.Öcünü alırken bile sükunetle yapmalı. Daha doğrusu akıllı insan öç almaz zaten.
İngiliz bir düşünürün dediği gibi dışarıda olanın aksine içeriden dışarıya bakan için hava her zaman daha yağmurlu ve daha kötüdür.
Ne yazık ki sınavlar öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerini ortaya çıkarmaya yönelik değildir.
Sadece hafızaya kaydettikleriyle ilgilenilir.
Bir fikrin veya bir duygunun içimizde canlanması ve yerleşmesi için samimi olması ,devamlı olması ve tekrar etmesi gerekir.
Öğrenciye yüzmeyi öğreteceklerine, can simidi veriyorlar. Bu o kadar tehlikelidir ki, öğrenci üniversiteye varınca adeta korunaksız kalır.
Genellikle iki şey birbirine karıştırılır; sağlıklı olmak ve kas çalışması.
... Salonda vücut çalışan birinin sağlığı, ofiste çalışıp da adale kuvveti zayıf olan birinden daha kötü olabilir.
Çevremizdekiler tıpkı yelkeni şişiren bir rüzgar gibidir,sadece şişirmekle kalmaz üstelik bizi pasif bırakma pahasına teknemizi de yönlendirir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İrade Terbiyesi
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056841705
Kitabın türü:
Çeviri:
Hakan Alp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ediz Yayınevi
Baskılar:
İrade Terbiyesi
İrade Terbiyesi
Cemil Meriç'in "Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." diye tarif ettiği "İrade Terbiyesi" ilk yayımlandığı tarihten itibaren pek çok dile çevrilmiş ve tembellik, isteksizlik gibi huylardan kurtulmak isteyenlerin başucu kitabı olmuştur.

Kitapta bilhassa gençlere ve zihnini kullanarak çalışanlara hitap eden Fransız profesör kendi hayatından aktardığı örnekleri ve başka düşünürlerin tespitlerini de kullanarak insanın irade zayıflığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 273 okur

  • Ceylan Uçer
  • a.sena
  • Kemal Palaz
  • Sermunn
  • Onur
  • Habibe Çimen
  • Serdar savaş
  • Uğurcan G
  • Ishtar
  • Kübra Nur Bölük

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.6 (44)
9
%14.9 (17)
8
%16.7 (19)
7
%7 (8)
6
%4.4 (5)
5
%1.8 (2)
4
%2.6 (3)
3
%1.8 (2)
2
%0
1
%9.6 (11)

Kitabın sıralamaları