Harv Eker’in çok bilinen kitabı “Milyoner Aklın Sırları”, parayla ilişkimizin aslında bilinçaltımızda yıllar önce yazılmış bir para haritası tarafından yönetildiğini anlatıyor. Çocuklukta duyduğumuz sözler, anne-babamızın tutumları ve yaşadığımız özel olaylar bu haritanın temelini oluşturuyor.
Kitapta bu süreç üç ana başlıkta açıklanıyor. İlki sözel programlama. Küçükken duyduğumuz “Para ağaçta yetişmez”, “Para elinin kiridir”, “Zenginler aç gözlüdür” gibi cümleler masum görünse de bilinçaltımıza yerleşerek gelecekteki finansal davranışlarımızı belirliyor. İkincisi modelleme. Anne-babamızın parayla kurduğu ilişki, harcama ve yönetim biçimleri bizim de otomatik davranış kalıplarımız haline geliyor. Üçüncüsü ise özel olaylar. Çocuklukta yaşanan travmatik deneyimler, parayı korku, kayıp ya da acıyla eşleştirebiliyor.
Peki bu harita değiştirilemez mi? Eker’e göre kesinlikle değiştirilebilir. Bunun için dört adımlı bir süreç öneriyor: farkındalık, anlama, ayrışma ve yeniden koşullanma. Önce mevcut inançlarımızı fark ediyor, sonra bunların bize mi yoksa çevremizden öğrendiklerimize mi ait olduğunu anlıyoruz. Daha sonra bu inançlardan ayrışıyor, yani onların bizi tanımlamadığını görüyoruz. Son adımda ise yeni, bizi destekleyen inançlar geliştiriyoruz. Bu noktada Eker’in önerdiği beyanlar dikkat çekici. “Ben mükemmel bir para yöneticisiyim” veya “Para bana kolayca ve bolca gelir” gibi güçlü ifadeler, yüksek sesle ve kararlılıkla tekrarlandığında bilinçaltımızı yeniden programlıyor.
Kitapta ayrıca zengin ve fakir zihniyetini ayıran 17 servet dosyası anlatılıyor. En çarpıcı olanlardan bazıları şöyle: Zenginler hayatlarının direksiyonunda olduklarını bilir, %100 sorumluluk alırlar. Fakir zihniyet ise kurban rolünde kalarak sürekli şikâyet eder. Fakirler kaybetmemek için