hanifi yikilmaz

hanifi yikilmaz
@hanifiyikilmaz
Gördüklerimiz kadar görmediklerimiz de anlatılmalı. Bir kare, bir sahne, bir hayat… Ben onların ardındaki sessizliği yazıyorum.
memur
lisans
antalya
yozgat, 27 Ağustos
138 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tüfek, Mikrop ve Çelik – Jared Diamond
Puan vermedi·662 syf.··
2025 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 22:26
Bu kitabı elime almamın sebebi aslında çok temel bir meraktı: Bugünkü eşitsizliklerin kökü nerede? Yani gerçekten de “coğrafya kader midir”, yoksa işin içinde kurumlar, kültür, siyaset ve sömürgecilik mi var? İşte bu soruya tek seferde geniş bir bakış açısı bulmak için seçtim. Üstelik hem çok popüler olması hem de çokça eleştirilmesi cezbetti beni. Bir yandan güçlü bir açıklama vaat ediyor, bir yandan da açık verdiği noktalarla tartışmaya davet ediyor. Beklentim netti: “tüfek–mikrop–çelik” gibi yakın nedenleri anlaşılır biçimde okumak, ardından bu anlatıyı Polinezya örneği, MÖ 11.000 çerçevesi ve Çin-Avrupa karşılaştırmasıyla sınamak. Yani hem bugünü anlamama yardım edecek bir “büyük resim” görmek istiyordum, hem de o resimdeki eksikleri yakalamak. Kitabın türü aslında “popüler bilim tarihi”. Akademik ciddiyetle yazılmış ama bir o kadar da geniş kitlelerin anlayabileceği şekilde kurgulanmış. Genel havası ise sanki dünya turuna çıkmışsın gibi: tarımın doğuşundan günümüz uygarlıklarına kadar bir yolculuk yapıyorsun. Bir yandan ders kitabı gibi bilgi yoğun, diğer yandan hikâye anlatıcılığıyla sürükleyici. Ana tema çok net: “Neden bazı toplumlar hızla ilerlerken, bazıları geride kaldı?” Diamond bu soruya coğrafya, tarım, hayvanların evcilleştirilmesi, kıtaların yönleri ve izolasyon gibi faktörlerle cevap veriyor. Yani zekâdan çok çevrenin sunduğu avantajların ve kısıtlamaların belirleyici olduğunu söylüyor. Kısacası insanlığın kaderini belirleyen doğa koşullarına bir yolculuk. Bir roman gibi olay örgüsü yok tabii ama bir rota var. Önce insanlığın ilk dönemlerine gidiyoruz, tarımın doğuşunu görüyoruz. Sonra evcilleştirilen bitki ve hayvanların dağılımına bakıyoruz. Ardından farklı kıtalardaki toplumların gelişimini karşılaştırıyoruz. Polinezya’dan Amerika’ya, Asya’dan
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma
Don kişot isimli okura yanıt verildi
hanifi yikilmaz
Açıkçası ben de kitaba başlamadan önce aynı endişeyi taşıyordum. Çünkü “eşitsizliklerin kökü coğrafyadır” dediğin anda ister istemez akla şu geliyor: Peki ya sömürgecilik? Peki ya kurumlar, siyaset, güç ilişkileri? Bu alanları tamamen dışarıda bırakan bir anlatı zaten eksik kalmaya mahkûm olurdu. Diamond’ın yaklaşımı biraz daha “uzun erimli nedenler” gibi düşünebileceğimiz bir çerçeve çiziyor. Yani bugünkü sömürgecilik düzenine zemin hazırlayan şeyin çok daha geride bitki çeşitliliği, hayvanların evcilleştirilebilirliği, kıtaların yönü gibi çevresel faktörlerde başladığını savunuyor. Fakat bu, sömürgeciliğin yarattığı yıkımı ya da sistematik sömürüyü açıklamak için tek başına yeterli değil; bence kitabın en çok eleştirilen yanı da bu zaten. Ben kitabı okurken şöyle düşündüm: Diamond bize neden başlangıç çizgisinin eşit olmadığını anlatıyor, ama yarışın nasıl sürdüğünü ve kimlerin kimi nasıl ezdiğini çok yüzeysel geçiyor. Dolayısıyla senin söylediğin gibi, Batı’nın sömürgecilik yoluyla elde ettiği avantajlar, kaynak aktarımı, kurum inşası gibi modern tarih açısından kritik olan faktörler biraz arka planda kalıyor. Yine de kitabın güçlü tarafı, bugünkü eşitsizlik tartışmalarının kökenine dair çok geniş bir çerçeve sunması. Yani bir bakıma zemin hazırlıyor; ama o zeminin üzerine kurulan sömürgecilik düzeni için daha farklı kaynaklara bakmak gerekiyor. Kısacası, mesafeli durmanı çok iyi anlıyorum. Ben okurken hem çok şey öğrendim hem de bazı bölümlerde tamam ama bu kadar da coğrafyaya bağlamak doğru mu? diye düşündüğüm oldu. Yine de tartışmayı açtığı için değerli bir kitap ama asla tek başına açıklayıcı değil.
Reklam
İrade Terbiyesi
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 00:13
Açıkçası bu kitabı seçmemin sebebi biraz kendime kızmamdan kaynaklıydı. Hep yapmam gereken işleri ertelediğim, başladığım şeyleri yarım bıraktığım zamanlarda “bu irade meselesi bende ciddi sıkıntı” diye düşündüm. İşte tam da o noktada İrade Terbiyesi karşıma çıktı. Beklentim de şuydu: bana sihirli bir reçete versin, bir sabah kalkayım ve artık hiçbir şeyi ertelemeyen, kararlı, disiplinli biri olayım . Ama tabii okudukça anladım ki mesele öyle bir anda değişmek değil; küçük küçük, günlük pratiklerle kendini inşa etmek. Kitap aslında tam anlamıyla bir kişisel gelişim – felsefe karışımı diyebilirim. Yani bugünkü popüler “10 adımda başarı” tarzı yüzeysel kitaplardan değil; daha derin, insanın iç dünyasına dokunan bir rehber gibi. Genel havası ise biraz ciddi ama aynı zamanda samimi. Payot insanın zaaflarını yüzüne vuruyor ama bunu yargılayarak değil, daha çok “bak sen de bu hataları yapıyorsun, gel birlikte toparlanalım” der gibi bir üslupla yapıyor. Okurken bazen kendini yakalanmış hissediyorsun, çünkü anlattıkları birebir günlük hayatımıza dokunuyor: ertelemeler, dikkatin dağılması, bahaneler… Ama işin güzel yanı şu: o sertlik arasında umut da var. “İrade değişmez değil, geliştirilebilir” mesajı aslında kitabın havasını motive edici ve güven verici bir noktaya taşıyor. Bana göre kitabın ana teması şu: insanın en büyük düşmanı kendi iradesizliği. Yani dış koşullardan çok, içimizdeki tembellik, dağınıklık, arzulara kapılma hali bizi geriye çekiyor. Payot, iradeyi bir kas gibi görüyor: çalıştırırsan güçleniyor, boş bırakırsan zayıflıyor. Bu yüzden kitabın konusu, iradenin nasıl terbiye edileceği üzerine kurulu. Önce bizi zorlayan engelleri anlatıyor: tembellik, hedefsizlik, kontrolsüz arzular, kötü çevre ve bahaneler. Sonra da bu engellerle başa çıkmak için küçük ama
Edebiyat
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
Sevinç Demir isimli okura yanıt verildi
hanifi yikilmaz
Bence cok kıymetli bir kitap beğendiğiniz için sağolun
6/10
·379 syf.··
2025 10. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 02:37
Yazarın diğer serisini okuduktan sonra bu seriye başladım.Ama oldukça yavan geldi.Evet, Jane Casey favori yazarlarımdan ve yazım dili de çok akıcı.Ama bu kitapta alıştığımız Jane Casey olay örgüsü ve şaşırtıcılığı yoktu.Hele dedektifiçilik oynayan ergen bir kız olunca, Maeve'in ve ekibinin çözdüğü davaları gözüm aramadı değil.Bu Jess Tennant serisinin ilk kitabıydı.Bakalım ikinci kitapta tarzına yakın bir çizgide ilerleyecek mi olaylar....
Edebiyat
Kimsenin Freya'dan Haberi YokJane Casey · Olimpos Yayınları · 20201,155 okunma
hanifi yikilmaz isimli okura yanıt verildi
hanifi yikilmaz
Hüdanur teşekkür ederim
Tüfek, Mikrop ve Çelik – Jared Diamond
Puan vermedi·662 syf.··
2025 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 22:26
Bu kitabı elime almamın sebebi aslında çok temel bir meraktı: Bugünkü eşitsizliklerin kökü nerede? Yani gerçekten de “coğrafya kader midir”, yoksa işin içinde kurumlar, kültür, siyaset ve sömürgecilik mi var? İşte bu soruya tek seferde geniş bir bakış açısı bulmak için seçtim. Üstelik hem çok popüler olması hem de çokça eleştirilmesi cezbetti beni. Bir yandan güçlü bir açıklama vaat ediyor, bir yandan da açık verdiği noktalarla tartışmaya davet ediyor. Beklentim netti: “tüfek–mikrop–çelik” gibi yakın nedenleri anlaşılır biçimde okumak, ardından bu anlatıyı Polinezya örneği, MÖ 11.000 çerçevesi ve Çin-Avrupa karşılaştırmasıyla sınamak. Yani hem bugünü anlamama yardım edecek bir “büyük resim” görmek istiyordum, hem de o resimdeki eksikleri yakalamak. Kitabın türü aslında “popüler bilim tarihi”. Akademik ciddiyetle yazılmış ama bir o kadar da geniş kitlelerin anlayabileceği şekilde kurgulanmış. Genel havası ise sanki dünya turuna çıkmışsın gibi: tarımın doğuşundan günümüz uygarlıklarına kadar bir yolculuk yapıyorsun. Bir yandan ders kitabı gibi bilgi yoğun, diğer yandan hikâye anlatıcılığıyla sürükleyici. Ana tema çok net: “Neden bazı toplumlar hızla ilerlerken, bazıları geride kaldı?” Diamond bu soruya coğrafya, tarım, hayvanların evcilleştirilmesi, kıtaların yönleri ve izolasyon gibi faktörlerle cevap veriyor. Yani zekâdan çok çevrenin sunduğu avantajların ve kısıtlamaların belirleyici olduğunu söylüyor. Kısacası insanlığın kaderini belirleyen doğa koşullarına bir yolculuk. Bir roman gibi olay örgüsü yok tabii ama bir rota var. Önce insanlığın ilk dönemlerine gidiyoruz, tarımın doğuşunu görüyoruz. Sonra evcilleştirilen bitki ve hayvanların dağılımına bakıyoruz. Ardından farklı kıtalardaki toplumların gelişimini karşılaştırıyoruz. Polinezya’dan Amerika’ya, Asya’dan
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Tübitak Yayınları · 20169,5bin okunma
Psychee isimli okura yanıt verildi
hanifi yikilmaz
Sağolun teşekkür ederim
Senin olanı sana getirdim, düğüm çözüldü.
10/10
·396 syf.··
2025 16. kitabı
Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar’ı, bir yangın dosyasının ardında saklı ruhsal bir uyanış hikayesidir. Konya’ya iş için gelen Karen Kimya, aslında kendi köklerini, geçmişini ve inancını aramaktadır. Bu yolculukta karşısına çıkan gizemli adam Poyraz, onun sadece rehberi değil, yıllardır aradığı babasıdır. Baba ile kızın bu beklenmedik buluşması, Mevlana ile Şems’in kadim dostluğuyla iç içe geçer. Tıpkı Mevlana’nın Şems’le yeniden doğduğu gibi, Karen de babasıyla yüzleşerek kendi hakikatine uyanır.
Polisiye Roman Edebiyat
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Doğan Kitap · 200842,8bin okunma
hanifi yikilmaz isimli okura yanıt verildi
hanifi yikilmaz
Satır Arası Dipnot ོ rica ederim.