AŞTİ'nin ikinci katında bir kitapçı var, varınca uğramadan geçemediğim -hoşsohbet de bir çeşit bağımlılıktır- Bu kitapçıyla ordan burdan sohbet ederken dağ dağa vardı, sırası geldi dedim ki "keşke her şeyden çok çabuk vazgeçmesem" Rafa uzanıp, kitabı aldı ve dedi ki "Cemil Meriç'in önerdiği bir kitap, mutlaka okumalısınız"
Cemil Meriç kadar tesirli olmaz sözlerim ama bende söyleyeyim "mutlaka okumalısınız" Çünkü ben okumak için çok geç kalmıştım, keşke daha önce okusaydım.
Peki, kitap özetle ne diyor?
***İsteksizlik dediğiniz şey tembelliktir; diyor. Sizin çalışmamak için sürekli sebepleriniz vardır, depresyona girersiniz, ayağınız adım atamaz, aşık olursunuz, bahar gelir, kuş uçar, dal sarkar kartal kalkar, içinizden gelmez vs vs. Çünkü tembelsiniz; diyor. Tembelliği irademizle yenebiliriz.
***Düzenli olarak çalışmalısınız. Günde üç saat çalışırsanız, hayatınızdaki birçok problemi halledersiniz.
***Üniversite boyunca iki ay o kafe senin bu kafe benim gezip, vize-final haftasında sabahladığında sen kendini çok yol kat etmiş zannedebilirsin ama bir arpa boyu yol gidemezsin; diyor.
***Çalışmayan insan, boş kalan insan hayallere dalar, hayaller ise sizi gerçek hayattan koparır, yalnızca güdülerinizle hareket edersiniz, beyniniz ceviz içi kadar kalır; diyor.
***Boş konuşan, sizi geliştirmeyen, derdiyle vaktinizi çalan arkadaşlardan uzak durun, onlar sizi aşağı çeker. Tabii, asosyal de olmayın sizi geliştirecek, size fayda sağlayacak, sizi ilerletecek ortamlarda bulunun, arkadaşlar edinin, hatta özellikle sizden büyük tecrübe sahibi kişilerle arkadaş olun; diyor.
***"Gün boyunca ordan oraya koşuşturuyorum. Rahatça nefes bile almaya vaktim yok, ben mi çalışmıyorum?" demeyin, bunun adı dağınık tembelliktir; diyor.
***Birden fazla işle aynı zamanda ilgilenmeyin, aksi halde