1000Kitap Logosu
Meyra

Meyra

Bir Bosna Hikâyesi

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

628 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 17 sa. 48 dk.
Adı
Meyra
Alt başlık
Bir Bosna Hikâyesi
Basım
Türkçe · Türkiye · Alfa Yayınları · Kasım 2019 · Karton kapak · 9786050381108
“Son günlerde,” diye konuşmasını sürdürdü Meyra, “bir duygu her karanlık çöküşünde gelip yakama yapışıyor. Onu yenmek için bir şeyler yapmak zorunda hissediyorum kendimi. Bazen korkum ve üzüntüm birbirine karışıyor. Sabrım, bütün korkularım, belirsizliklerim ve acılarım… Hepsi sanki bu duyguda bir araya gelmiş gibi. İşte o zaman aklıma sen geliyorsun, seni düşünüyorum. Özellikle de akşamın o ilk saatlerinde...” Meyra: Bir Bosna Hikâyesi, Avrupa’nın orta yerinde, bütün dünyanın gözlerinin önünde gerçekleşen 20. yüzyılın en büyük trajedisine, Bosnalı Müslümanların soykırımına odaklanıyor. Tamamen gerçeklere dayanan kişisel hikâyelerden, acılardan yola çıkan Sinan Akyüz, sadece siyasi meseleleri etkili bir biçimde ortaya koymakla kalmıyor, mikro düzeyde iki insan arasında komşu, arkadaş, sevgili, akraba oluşan duyguları da ustalıkla gözler önüne seriyor.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 86.9
Erkek
% 13.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Şahika & Feraye
Okuyacaklarıma Ekle
Piruze
Okuyacaklarıma Ekle
Üç Kız Kardeş
Okuyacaklarıma Ekle
İncir Kuşları
Okuyacaklarıma Ekle
Seyir
Okuyacaklarıma Ekle
Handan
Okuyacaklarıma Ekle
Kördüğüm
Okuyacaklarıma Ekle
Bora'nın Kitabı
Okuyacaklarıma Ekle
Son
Okuyacaklarıma Ekle
Pembe ve Yusuf
Okuyacaklarıma Ekle
8.1
10 üzerinden
1.210 Puan · 387 İnceleme
628 syf.
·
13 günde
·
3/10 puan
Meyra: Bir Bosna Hikayesi Özellikle Bosna'da yaşanan trajik olayları anlattığı için beklentimin çok yüksek olduğu bir kitaptı fakat okuduktan sonra beklentimi asla karşılayamadı. Kitapta Bosnalı Müslümanlarının başına gelen tecavüz, işkence, katliam, diğer ülkelerin savaşı görmezden gelmesi anlatılıyor. Konusu insanın içini acıtıyor ama yaşanan bir acı hep aynı cümlelerle ifade edildiği için o duygu maalesef biz okurlara geçmemiş. Aynı cümlelerden kastettiğim 620 sayfalık kitabın abartmıyorum neredeyse 300 sayfasında "Biz Sırp komşularımıza ne yaptık da bize bu kötülüğü reva görüyorlar, Avrupa Birliği bizi neden görmüyor, BM bizim ölmemizi mi istiyor?" cümleleri var. Kitap tecavüzler, sürekli birbirini tekrarlayan diyaloglardan oluşuyor bu da okumayı oldukça zorlaştırıyor. Dil ve anlatım yönünden bir çocuk kitabı düzeyinde olduğu söylenebilir. Bu kadar önemli ve tüm dünyanın bilmesi gereken bir vahşetin anlatımı bence böyle olmamalıydı. Bin Muhteşem Güneş, Huzursuzluk gibi mükemmel kitapları okuyan okurlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. Tavsiye etmiyorum.
Meyra
8.1/10 · 3.982 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
628 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
| SPOİLER İÇERİR! “Bir insanın hisleri ölür mü hiç? Benimki öldü.”
Gerçek bir hikaye
Meyra..
Meyra..
İlk incelememe kitaba konu olan 'Srebrenitsa katliamını' kısaca açıklayarak başlamak istiyorum. Yugoslavya, bünyesinde birden fazla din ve birçok etnik grup barındıran bir ülkeydi. Bu etnik gruplar daha fazla birarada kalamadı ve birkaçı bağımsızlığını ilan etti. Bunlardan biri de 5 Nisan 1922 yılında bağımsızlığını ilan eden Bosna- Hersek Cumhuriyetiydi. Bosnalı Sırplar "Büyük Sırbistan" hayallerini gerçekleştirmek için bu bölgede bulunan Müslüman Boşnaklar ve Hırvatları buradan uzaklaştırmak amacıyla insanlık dışı uygulamalara yöneldiler. Soykırım 1992'de başlarken Srebrenitsa kasabasında yapılan katliamda takvimler 1995 yılını gösteriyordu. Zamanla tüm dünyanın haberdar olduğu bu savaşa engel olmak için hiçbir adım atılmadı. Bosnalı Müslümanlar ölüme terk edildi. Boşnakların tek ümidi olan BM sadece ambargo uygulamış, Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmesine rağmen aslında Sırpların yanında yer aldığını gösteren kararlar almıştır. BU ARTIK BİR MÜSLÜMAN VE HRİSTİYAN SAVAŞIYDI. Afganistan, Pakistan, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye gibi islam ülkelerinden müslümanlara yardıma giden mücahitlerin çabaları yeterli olmadı ve sonuçta sadece Srebrenitsa'da 8.372 kişi çeşitli işkencelere maruz bırakılarak katletildi. Kalanlar ise göçe zorlandı. Kitaba gelelim. Yazar
Sinan Akyüz
Sinan Akyüz
Meyra'nın hikayesine Bosna'da yaptığı bir gezi sırasında rastladığını ve gözyaşları içinde bir yazım süreci geçirdiğini, kitaba adını veren Meyra'nın ise, savaş sırasında çektiği acılara dayanamayıp intihar eden kız kardeşi Diba'ya verdiği söz nedeniyle kendisiyle konuşmayı kabul ettiğini ifade ediyor. Başlayalım.. Hem Kosova yenilgisini kabullenemeyen hem de 'Büyük Sırbistan'ı kurmak isteyen Sırplar yıllardır komşu oldukları, çocukluklarını beraber geçirdikleri, yumurta tokuşturdukları, yemeğe gittikleri, her durumda yardıma koştukları Boşnak Müslümanlara Bosna'yı terk etmeleri için "Unutmayın ki, müslümanlar olarak bu bayramda kanlı baklava yiyeceksiniz" tehdidiyle böyle bir soykırımın geleceğinin sinyalini verir fakat insanlar yıllardır huzur içinde yaşadıkları ve Sırp komşularına asla zarar vermedikleri için bu söylenti ciddiye alınmaz. Kısa zamanda bölgede saldırılar başlar.. Erkekler ya öldürülür ya da işkence yapılmak üzere kamplara götürülür. Kamplara götürülenlere acımasız şekilde işkence yapılır, karşı gelenler öldürülür. Yaşlılar ve erkek çocuklar takas yapılacağı yalanıyla kamptan uzaklaştırılır ve vurulur. Burada bir çocuğun cümleyi asla unutamam "Çocuklar küçük kurşunlarla öldürülür değil mi?".. Kadınlara ise defalarca onlarca sırp askeri tarafından tecavüz edilir, meme uçları kesilir, vücutlarında sigara söndürülür, genelevlerde çalıştırılmak üzere satılır ya da Sırp çocukları doğurmaları için evlere kapatılır. Kız çocuklarına dahi günlerce tecavüz edilir.. Sadece Sırp askerleri yani Çetnikler değil, Hırvatlar yani Ustaşalar da Ahmiçi Köyündeki Boşnak Müslümanlara saldırır. Bir Ustaşa: "Şu yeryüzünde sadece Türklerden ve Sırplardan nefret ediyorum" dese de bir birleşme olacaksa bile dindaşlar arasında olacağı ve iki tarafın da müslümanlara katliam yapacağı aşikardır. Kaldı ki bu insanlar Müslüman evet fakat Türk değiller ve Osmanlı bölgeden gittiğinden beri kendilerini zaten yetim gibi hissettiklerini ifade ederler. Kitabın çoğu sayfasında Boşnakların bu cümlelerini okuyacaksınız. Savaş 3,5 yıl sürer ve Müslümanlar 'Yeşil Bereliler' adında bir direniş örgütü kurar başta zaferler elde edilse de silahların Fransız generale teslim edilmesiyle Srebrenitsa Sırp toprağı olmaya biraz daha yaklaşır. Yeşil Bereliler direniş örgütünden kalanlar Srebrenitsa halkına oradan Tuzla'ya kaçmaları için bir plan yaptıklarını ve güvenilir bir yol bulduklarını söyleseler de çoğunluk BM'in Srebrenitsa'yı koruması için gönderilen 700 Hollandalı askere güvenir ve toprağını terk etmek istemez. 8000 Boşnak müslüman Hollanda üssüne sığınır fakat Sırp ordusu komutanı Mladiç Hollandalı Komutan Karremans'ı esir aldığı 30 askeri ile tehdid ederek Müslümanların hepsini kendisine verilmesini ister, müslümanlara bir konuşma yapan Mladiç hiç kimseye zarar vermeyeceğine dair söz verir fakat bazı kadınları ve çocukları Tuzla'ya gönderdikten sonra tüm erkekleri katleder. Yeryüzünde müslüman kalmamasını istercesine. Savaşı Dayton Antlaşması bitirir. 3 etnik grubun yine birarada yaşaması kararlaştırılır. Sağ kalan çoğu Boşnak yanına acılarını da alarak ülkelerine geri döner ..bu kitabı bitirebilmek için çok uğraştım, defalarca bırakmayı düşündüm fakat bir kitabı yarım bırakamadığım için çok zor da olsa devam ettim.Onlar onca acıyı birebir yaşamışken ben burada okuyamadım belki de bu yüzden normalinden daha uzun sürdü bitmesi. "Savaş" deyip geçiyoruz çoğu zaman ama ben Meyra'yla bir savaşın yıkıcılığına ilk defa bu kadar yakından tanıklık ettim. Yapılan tüm işkenceleri kendi bedenimde hissettim. O acıyı, incinmeyi.. Her sayfada kanı donuyor insanın, her seferinde daha kötüsü olamaz derken bir daha gösteriyor insanoğlu içindeki canavarı. istisnasız her sayfada gözlerim doldu, içim karardı, kitabı bitirene kadar gülemedim bile. Siz de vücudunuzun her zerresi titreye titreye okuyacaksınız şüphesiz.   Yazar Sinan Akyüz Siyasi gerçekleri anlatmakla beraber insanlar arasındaki ilişkileri de çok başarılı bir şekilde işliyor. Yıkımlara, intiharlara, hayatta kalma mücadelesine.. Bosnalı Müslümanlara yapılan asla unutulmayacak katliama yazarla eşlik ediyoruz. Not: Ahmiçi Köyünde hâlâ "48 saat Kül ve Duman" adıyla küçük bir müze bulunmakta. Müzenin bu adı neden aldığını kitabı okuduğunuzda öğreneceksiniz. iyi okumalar..
Meyra
8.1/10 · 3.982 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
628 syf.
·
4 günde
·
4/10 puan
Bosna savaşıyla ilgili bir çok kitap okudum. Yazarın diğer okuduğum kitaplarını beğendiğim için bir hevesle bu kitaba başladım ama malesef hayal kırıklığı oldu benim için. Olaylar birbirini tekrarlıyor hatta bazı cümleler bile sanki kopyala yapıştır yapılmış gibi. Okuyorsunuz okuyorsunuz sayfa üç yüze geliyorsunuz ama sanki yüzüncü sayfaya geri dönmüş gibi oluyorsunuz. Beni rahatsız eden bir diğer konu ise aşkım kelimesi bana çok basit gelir ve bir edebi eserde sevgi sözcüğü olarak başka bir kelime beklerdim. İlk kez bir kitabı atlaya atlaya okudum. Bu konuda bir kitap okuyacaksanız seçeceğiniz ilk kitap olmamalı bence.
Meyra
8.1/10 · 3.982 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
628 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Yazarın okuduğum üçüncü eseri her üç eserini de begenerek okudum. İncir Kuşları ve Meyra romanın teması aynı. Yine hüzün ve acı dolu bir Bosna Hikâyesi. Meyra'da katliamlar işkenceler daha detaylı anlatılmış ve her sayfada, her satırda içim paramparça oldu. Yine insanlık dışı vahşeti yaşayan insanlar, maruz kaldıkları işkence. Ve eserde Bosna halkının yakındığı bir durumda komşuları olan Sırp Ve Hırvatların bu nefretlerini ve kinlerini görememiş olmalarıydı. Çok iyi niyetli davranmalarıydı. Evet iyi niyetli olmalıyız ama kesinlikle düşmanlarımıza karşı her daim uyanık olmalıyız. Çünkü malesef Yurtta Sulh Dünya da Sulh ilkesini her devletin lideri benimsemediği için hâlâ ırk ve din savaşları olduğu için bilinçli olmak ve tedbirli olmak zorundayız.
Meyra
8.1/10 · 3.982 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
628 syf.
·
Puan vermedi
1992 “Eğer,” dedi Diba soğuk bir sesle, “buradan sağ kurtulursam, insanların neler yaşadığımızı bilmelerini istiyorum. Aşağılık Sırpların bize yaşattıkları unutulmasın. Tarih sayfalarına yazılsın. Unutulmadı.
Meyra
8.1/10 · 3.982 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.