Solgun KaranfilSinan Akyüz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.449
Gösterim
Adı:
Solgun Karanfil
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051716978
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)



Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim...”



Aferdita sözünü kesti.

“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken.

“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”



O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…



İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan son romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?”
Sinan Akyüz ile ilk tanışmam Piruze Şam da bir Türk Gelin adlı romanıyla olmuştu. Çok beğenmiştim ve devamını getirmek istedim. Solgun Karanfili gördüğüm gibi aldım tereddüt etmeden. Yazar yaşanmış olayları okuyuculara aktarmada çok başarılı bence. Anlatımı güzel, sürükleyici. Ama çok hüzünlü bir hikaye. Geçmiş zamanlarda almaların açtıkları savaş , yahudilere yaptıkları eziyetler, masum kadınlar çocuklar demeden gözlerini kırpmayı işledikleri cinayetler insanı ürkütüyor. Ama vatan sevgisi olan gençlerin birleşip partizan olarak dağa çıktıkları zaman işler birazda olsa değişmeye başlıyor. Romanın içerisinde aşkta yok değil var ama biraz geri planda kalmış diyebilirim. Okunması keyifli bir o kadarda hüzünlü. Gayet başarılı okursanız seversiniz :)
Hitler dönemi,Yahudilerin yaşadikları ve bu surecte yaşananlarla birlikte guzel bir askta yer almakta.Keyifli,akıcı ve güzel bir kitaptı.Keyifli okumalar.
Günümüzün en çok okunan yazarlarından , benim de İncir Kuşları ve Piruze adlı kitaplarını okuduktan sonra büyük hayranı olduğum değerli yazarımız Sinan Akyüz 'ün yine aynı İncir Kuşları tadında hüzünlü , acı kayıpları olan Nazilerin Yugoslavya 'da ki soykırımını anlatan okunası tarihi bir roman. Kitaptaki anlatılanlar her ne kadar yazar tarafından belli bir kurguya göre düzenlenmiş olsa da yazılanların gerçekten yaşanmış olduğunu bilerek okumak acı verici ve sarsıcı. Yazarın kendine özgü üslubu ile her daim okuyacabilecegim bir kalem diyorum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kitap 1940'larda Yugoslavya da geçiyor. Birbirlerine sevdalı iki gencin hikayesi aynı zamanda. Aferdita; öğretmen olmak için yanıp tutuşan bir genç kız, Fikret ise tıbbiyeli. Ama savaş başlayıpta Naziler Fikret'in okulunu bombalayınca, Fikret vatanı için sevdiklerini arkasında bırakıp Bajgora Dağlarına çıkar. Tek hayali sevgilisine özgürlüğü getirmektir. Yanında ise Aferdita'nın abisi Arben vardır.
Aşk ve umut olsa da en çok acı, soykırım ve ölüm var. Nazi kamplarında yaşanan bütün çirkinliğiyle ortaya dökülmesede okuyucuya güzel bir şekilde aktarılmış.

Solgun Karanfil; bir aşkın, bir işgalin, bir soykırımın romanıdır. İki Müslüman Arnavut gencin aşkıyla başlıyor. Daha sonrasında okuru savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?”
Eylem ve Vicdan genellikle uyuşmazmış. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır. Ta ki yere dökülüp edilinceye kadar... (s. 150)
Sinan Akyüz’ün kaleminden Harika bir Roman. Bitince yüreğinde kocaman bir boşluk bıraktı.
Solgun Karanfil' Nazilerin memleketlerini işgal edip kendilerini savaşın içinde bulan insanların hüzünlü hikayesini anlatıyor. Güzeller güzeli Arnavut kızı Aferdita ile ülkesinin özgürlüğü için Bajgora Dağlarına arkadasları Roza ve Arben ile savaşmaya giden Fikret'in öyküsü....

Kitap biter bitmez sıcağı sıcağına yorum yazmak istedim. Son sayfayı kapattığım anda yutkunurken boğazım yanıyor , içim eziliyor ve gözlerimden yaşlar geliyordu. 1941-1944 yılları arasındaki Alman işgalini anlatan yazar, ilk sayfasından itibaren adeta açmaya hazırlanan bir karanfil gibi masum insanların savaşın başlamasıyla nasıl solmaya başladığını öyle bir anlatmış ki etkilenmemek mümkün değil. Hikayenin gerçek ve yaşanmış olması da cabası... Tüm halkın yaninda ozellikle kadınlara ve küçücük sabi çocuklara yapılan eziyetler de içler acısıydı.
.
Geçmiş yıllarda da Nazilerin işgalini anlatan kitaplar okumuştum. Her seferinde çok etkilenip bir daha okumayacagim diye kendime sözler versem de çok sevdiğim yazarların kitapları olunca dayanamayıp alıyorum. Bir iki gün etkisinden kurtulamıyorum. Yaşanmış olayların sindirilmesi ve unutulması zor oluyor. Sinan Akyüz'un bu kitabı da hafizamda yer edeceklerden biri....
Kitap aşk ve tarihi içerikli bir olay örgüsüyle harmanlanmış. Aşkın tarihi bir olayla birleşimi etkileyici olmuş lakin, cümle tekrarlarına fazlaca yer verilmiş ve duygu betimlemelerinde aşırıya kaçılmış. Bu tür bir işleyişte kitabı bir tik de olsa fazla heyecanlı bir olay örgüsünden uzak tutmuş. Onun dışında kitabın ismi ve kapak tasarımı etkileyici ve içeriğe uygun olmuş.
Hitlerin nefret edilmediği bir ülke kaldı mı acaba merak ediyorum. Nasıl bir hırs, nasıl bir hakimiyet duygusudur ki bu bütün dünyaya savaş açtırmış!

Kitap iki müslüman arnavut gencin hikayesi olarak başlasa da, Mitrovica'da yapılan yahudi soykırımını kaleme almış Sinan Akyüz. Nazilerin yaptığı işkenceler, acımasızca katliamlar... Her okuduğum ikinci dünya savaşı konulu kitapta, hayır bu kadarını yapmış olamazlar diyorum, hayır bu kadar iğrenç, bu kadar acımasız olamazlar olmamalıydılar. Ama malesef ki okuduklarımızdan daha kötülerini yapmışlar malesef ki.

1941-1944 arasında geçiyor hikaye. Bombalar, esir kampları, ailelerinden ayrılıp dağa çıkıp vatan mücadelesi veren genç insanlar... Daha iyi bir esir kampı, hatta ve hatta küçücük çocukları şekerle kandırarak bindirilen "bitten arındırma kamyonu!" isimli gaz arabaları...

Yine bir kitabı bitirince uzun uzun düşünüp ne yazsam, nasıl anlatsam diye düşünüyorum. Öyle çok şey var ki anlatmak istediğim, öyle çok kızıyor üzülüyorum ki. Gerçek bir hayat hikayesi olması daha çok yaralıyor beni. Fikret, Aferdita, Arben, Roza sadece binlercesinin içinden dört tanesi.

Bir kez daha teşekkür etmek gerek Sinan Akyüz'e, Bosna Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve şimdi de Ikıncı Dünya Savaşı konu bir kitap yazdığı için. Ben kalemini çok seviyorum ve bu kitap için de mutlaka okunmalı diyorum.

Vatan için ölmek de kaderimiz, biz böyle kaderin ellerinden öperiz !
Maalesef pek beğenemedim. İncir Kuşlarından aldığım tadı alamadım. Duygu betimlemeleri abartılıydı ve sürekli aynı cümleler tekrar edip duruyordu kitapta. Yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak yazılmış. Etkilenmemek mümkün değil. Ben de etkilendim, fazlaca hüzünlendim. Lakin kitap gereksiz uzatılmış ve tekrara kaçılmış çokça. Bu yüzden akıcılığını yitirmiş.
Burum buram aşk ve savaş kokan bir kitaptı...
Aşkı ve savaşın acı yüzünü yansıtıyor bu kitap.
Birbirlerine sevdalı iki gencin hikayesi aynı zamanda. Aferdita öğretmen olmak için yanıp tutuşan bir genç kız. Fikret de tıbbiyeli. Savaş çirkin yüzünü gösterip Fikret'in devam edeceği bir okulu kalmayınca vatan mücadelesi için ardında sevdiklerini bırakıp Bajgora Dağlarına çıkar. Sadece Aferdita ve Fikret etrafında dönmüyor hikaye. Arben ve Roza aşkını da anlatılıyor..
Dikkat?! Olumsuz eleştiri içerir!

Sinan Akyüz'ün incir kuşları kitabını okumus gerek konusu, gerek kurgusu ve gerekse anlatımıyla cok beğenmiştim.. Aynı etkiyi bekleyerek başladığım bu kitap biraz hayal kırıklığı yaşattı maalesef..Yazar 1940 lı yıllarda Yugoslavya'da Nazilerin yaptığı soykırımı Arnavut gençlerin yaşamlarını ele alarak anlatmış.O yıllarda insanların savaş koşullarında neler çektiği gözler önüne serilmiş... Yalnız sorun şu ki ; anlatım çok basit ve tekrarlardan oluştuğu için biraz sıkıcı gelebiliyor... Aslında insanı üzen ve içler acısı olaylar anlatım yüzünden insanda sarsıtıcı etkiler bırakmıyor denebilir....Tabi bu benim görüşüm, okuyup yorumlamanızı tavsiye ederim, yazarımızın kalemine sağlık ... Kitapla kalın..
ikinci dünya savaşı sırasında insanların yaşadıkları anlatılıyor. Sevdiklerini aşklarını geride bırakıp vatanı için savaşanlar arkadaşlarını kaybedenler . Yapılan acımasızliklar... korkuya rağmen yardım etmeye çalışanlar . Kitabın dili akıcı. 3 günde bitirebilecek bir kitap
O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…
"Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, taa ki yere dökülüp ezilinceye kadar."
- Friedrich Nietzsche
“Hiçbir savaş, hiçbir zulüm,” diye konuşmasını sürdürdü Nazmiye Öğretmen, “sonsuza dek sürmez. Bugünler de gelip geçer. Bir gün bu topraklara barış mutlaka gelecek. İpi sahibinin elindeki köpekler gibi kaderimize razı olamayız, anlıyor musun beni? Bu millete eğitim şart, şart,şart..”
Sinan Akyüz
Sayfa 136 - Alfa Yayınevi İlk Baskı 50.000 adet
Çünkü özgürlüğün kökleri kandadır! Eğer bir köpek sana düşlerini gösterirse sen de ona elindeki sopayı göstereceksin ki korkup kaçsın.
Sinan Akyüz
Sayfa 323 - Alfa Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Solgun Karanfil
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051716978
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)



Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim...”



Aferdita sözünü kesti.

“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken.

“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”



O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…



İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan son romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?”

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • rabia çakır
  • selen paşmakçıoğlu
  • ozge
  • Burcu dikal
  • Bir Kitapsever
  • beliz şendur nural
  • Sena Doğan
  • Hilal
  • Nihal Dudu
  • Zeynep Kolay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%29.4
25-34 Yaş
%17.6
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%29.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%95.2
Erkek
%4.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.8 (10)
9
%19 (8)
8
%16.7 (7)
7
%16.7 (7)
6
%7.1 (3)
5
%9.5 (4)
4
%7.1 (3)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları