İncir Kuşları

·
Okunma
·
Beğeni
·
38273
Gösterim
Adı:
İncir Kuşları
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051064390
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
İncir Kuşları
İncir Kuşları 
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap! Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları… Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…
328 syf.
·1 günde·8/10
İNCİR KUŞLARI

Okuyun, okuyun da beterin beteri neymiş görün. Okuyun da siyahtan koyu rengin
"SREBRENİTSA KATLİAMI" olduğunu öğrenin.

8.372 Müslüman Boşnak hunharca katledildi.
Sırplar keskin bıçaklarıyla katliam yaparken, halkın feryatlarını telsizlerden dünyaya yayınladılar.
30 ila 50 bin.... Arasında Boşnak kadına ve genç kıza (yaşı fark etmeksizin) sistematik olarak tecavüz ettiler.. Kayıtlara geçen sayı bu. Geçmeyenlerle birlikte bu adi soykırımın neticelerini ve ne kadar kan dondurucu olduğunu bir de siz düşünün.

Hüzün var içimde, burukluk var, heyecan var, gerçeklerin oluşturduğu can alıcı heyelan var. Tarihimizdeki en acı soykırımlarından birinin anlatılması, yalnız "Suada" değil o zorlukları yaşamış herkesi bir nebze de olsa anlayabilmemiz için, gözlerimizi kapatıp kendimizi kitabın içine salıvermeliyiz. Ancak o zaman acımasız hakikat ile göz göze gelebiliriz. Ruhun çektiği ızdırabı dindirmek ise hiçbir zaman mümkün görünmüyor. Kitap baştan sona Aşk, acı, ızdırap ve ümit yüklü. İnsanların yaşamak zorunda kaldığı şeyler yenilir yutulur cinsten değil. O günlerde nefes alıp vermeye devam edebilmek için bile çok şeylerini feda etmek zorunda kalmışlar. Siz neleri feda ettiniz hayatınızda? Elimizden zorla oyuncağımız alınsa koşup annesinin dizlerine kapanacak hayatlarımızda fazlasıyla lüks sahibiyiz. Oysa onların ellerinden namusları alındı, hayatları alındı. Bütün sevdikleri-ailesi ya toplu tecavüze uğradı ya da bir kurşunla can verdi. Kurşun çok lüks bir ölüm aracıydı bu arada. Ölmenin en kolay yoluydu da denebilir. Ailenin yaşayacaklarını naklen izlemeye zorlanıp buna günlerce maruz kalarak açlıktan da ölme seçeneği var. Bu ve bunun gibi onlarca zorbalık yaşanırken Sözde BM'nin üç maymunu oynamasının tek nedeni kendilerinin Darwinizm yoluyla maymundan gelmiş olmalıdır. Bu insanların suçu neydi diye sorun kendinize. Yalnızca o coğrafyada doğmuş olmak mı? Müslüman olmak mı? Boşnak olmak mı?

Sessiz kalmayın...

ARAŞTIRIN... SORGULAYIN... ÖĞRENİN...

https://www.sozcu.com.tr/...sa-katliami-2514704/
328 syf.
·9/10
Konservatuar öğrencisi iki aşık...
Okudugum kitaplar arasinda duygularimi esir alan bir kitap oldugunu soylemeliyim ...cok uzun zaman oldu okuyali ama ne zaman bu kitapdan soz etseler yine etkisi altina duwuyorum,hele de Tarikin gitarda caldigi muzigi dinleyince ...dinlemeyenlere linki paylawicam mutlaka dinlesinler
https://www.youtube.com/watch?v=X9DOtuPLqNI
328 syf.
·7/10
10 bin bina parçalandı.
Yaklaşık 18 bin kişi kayıp.
Her gün ortalama 330 bomba atıldı.
2 milyon kişi zorunlu göç etti.
56 bin kişi yaralandı.
Yaklaşık 350 bin kişi öldü.
8300 silahsız Boşnak erkeği katledildi.
28 bin Boşnak, 14 bin Sırp, 6 bin Hırvat askeri öldü.
35 bin çocuk yaralandı, 10 bin çocuk öldü, 1800 çocuk ömür boyu engelli kaldı.
44 bin Boşnak kadınına tecavüz edildi.

44 bin kadından biri Suada. Sadece Boşnak ve Müslüman olduğu için savaşta tecavüze uğradı, defalarca, onlarca farklı kişi tarafından. Kendinden utandı, ölmek istedi, kimsenin yüzüne bakamadı. Sevdiği herkesi elinden aldı savaş; sevdiği erkeği, babasını, annesini, teyzesini, ablalarını.. Tek bir şey kaldı geriye her şeye rağmen yaşamak.

Evet yaşadılar. Herşeye rağmen yaşayan bu kadınlar 2003'te bir dernek kurdular: Tecavüze Uğramış Savaş Mağduru Kadınlar Derneği. Tecavüzcülerini ihbar ettiler ve ceza almalarını bile sağladılar. Bu derneğin kurucusu Bakira Haseçiç şöyle diyor:
- Tecavüze uğradıkları için daha önce toplum içine çıkmaktan utanan, travma yaşayan binlerce kadın vardı. Ancak bu kadınlar derneğimiz sayesinde artık suçluları adalete teslim etmek için çaba gösteriyor. Çünkü utanması gereken bizler değil hâlâ hiçbir şey olmamış gibi rahat bir şekilde gezme cesareti gösteren tecavüzcülerimizdir.

Not: Bu savaşta henüz 7 yaşında bir çocuk olan Emine Seçeroviç Kaşlı yaşadıklarını anlatmış 'Kurşunların Da Rengi Var' isimli kitapta. Ben gözümü diktim bu kitaba belki siz de okumak istersiniz.
328 syf.
·2 günde·9/10
Kitap Suada adli bir musluman kizin ve ailesinin savas sirasinda basindan gecen acikli bir o kadarda igrenc olaylari anlatiyor. Baslangicta sıkıldım diyebilirim cunku cevremdekilerden oyle bir ovgu ve takdir duymustumki kitap hakkinda, baslayinca hayal kirikligina ugradim.Klasik ask romani gibi geldi ilk sayfalar.Ama ilerledikce muthis sekilde heyecanla gelismeye basladi. Gozyaslariyla bir soluktada bitti. Harika bir kitap kesinlikle okunulmasi gerek derim :)
340 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
İncir Kuşları yakın dönemde yaşanmış gerçek olaylara dayanıyor. İnsanlığın alnındaki kara bir leke olan gerçeklere... 1992'de yaşanan Hristiyan Sırpların, Müslüman Boşnaklara yaptıkları Srebnenitsa (Boşnak) Katliamı'nı anlatıyor.
Bu katliamı yapanlar insan sıfatını hakediyor mu? Kötü, cani, acımasız, merhametsiz, vicdansız, ahlaksız... Bu kelimeler öyle hafif kalıyor ki yaşananların yanında... Peki bu yaşananlara göz yumanlara ne demeli ki şimdi?
Kitap okurken genelde kendimi kahramanın yerine koyar onunla güler, onunla üzülürüm. Ancak bu kitabı o şekilde okumaya cesaret edemedim. Empati yapmaya bile korktuğum olayları yaşayan binlerce insanın olması ne korkunç, ne acı.. Okunulması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Eser Miktarda Spoiler İçerir!

Merhaba 1k Ailesi,

İncir Kuşları; birçoğumuzun bilmediği Boşnak (Srebrenitsa) Katliamı gerçeğini gün yüzüne çıkaran, ilk basımı 2012 yılında yapılan Sinan Akyüz romanı.

1992-1995 yılları arasında yapılan bir soykırımı ele alan kitapta, ön planda işlenen aşkın fonunda Boşnak Katliamı ele alınıyor. Kitabı okuduktan sonra, eğer bilinçli bir okur iseniz, konu ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı duyacak, araştırmalarınız sonucunda da kitapta anlatılan birçok olayın gerçeği olduğu gibi yansıttığını görecek ve şaşıracaksınız.

Şimdiden bir konuda uyarmak istiyorum; kitabı okurken sık sık yaşayacağınız bir duygu, utanç duygusu. Yeri gelecek kendinizden, yeri gelecek ülkenizden, yeri gelecek insanlığınızdan utanacaksınız.

Yazarın dili yalın, anlatımı akıcı, kitabın konusu ise utanç verici olduğu kadar sürükleyici de.

Konu ile ilgili "...Bu öyle bir kin ki 150 bin masum insanın canına kıyabiliyor. Hatta 40 bin kadar kadına tecavüz edip, hamile bırakıp nefret çocukları dünyaya getirebiliyor. O yüzden bu kitap, Müslümanların kendisiyle yüzleşme kitabı. Çünkü Boşnaklar Avrupa'nın ve Birleşmiş Milletler'in göz yumduğu Bosna'daki katliamın içinde Müslüman oldukları için bu savaşın mağduru oldu…" diyen Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları adlı romanının, özellikle Boşnak Katliamı’nı bilmeyenler tarafından okunması gerektiğini düşünüyorum.

Aynı İncir Kuşları'nda olduğu gibi, Bosna halkının çektiği acıları anlatan Mavi Kelebekler adlı bir de dizi var. Dizi konusunda özel bir yorumda bulunamam fakat, İncir Kuşları romanı okunmaya değer bir kitap. Bu kitap, düşünmeden tavsiye edebileceğim bir kitap. Okuyun, pişman olmayacaksınız.

Keyifli okumalar dileyemiyorum, çünkü kitabı okurken keyif almayacaksınız. Fakat buna rağmen kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Bırakamayacaksınız.

Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle.. İyi okumalar.
328 syf.
·Beğendi·9/10
Vatan, milletin ne kadar önemli olduğunu bize net bir şekilde anlatan güzel bir kitaptı. Sahipsiz kalmak, vatansız kalmaz en zor olanı. İnsanlar yakın tarihte ne acılar çekmiş ve bitin dünya yine hiçbir şey yokmuş gibi gözlerini kapatmış.
Savaş:Yaşam ve ölüm arasında karar vermek...
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve diğer kitaplarını okuyacağıma çok eminim.
328 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Leyla 'dan sonra okuduğum ikinci aynı konulu kitap. Şimdi savaşı, savaş mağdurlarını, acını, ölümü, umudu, umutsuzluğu Suada' nın dilinden okuyorsunuz.

Leyla kitabını okuduğumda ne kadar sersemlediğimi hatırlıyorum. Toplama kampına getirildikleri günden sonra kitabı bir tarafa fırlatmıştım. Çünkü içinde en az vicdan olan insan dayanamazdı o satırlara.

İncir Kuşları, Suada'nın çektiği acıları baz alarak 1992 yıl Boşnak savaşlarını seriyor gözümüzün önüne. Umutları sönen, gelecekleri kelepçelenen, yarınları kararan savaş kazazadelerinin dramı var bu kitapda.

Genel olarak ;
*kitabın dili çok sadeydi. Yazar kendinden bir şey katamamış olaya. Yaşanan olayların gerçek olduğunu bildiğim için sarsıldım ama kitapta geçen herhangi bir cümle yüzünden duraklamadım.
Yazarın yaptığı en dişe dokunur şey araştırmalarıydı. Zaten her yazar araştırıp yazdığı için bu da dişe dokunmuyor. Dün de yorum olarak yazdığım gibi :" Kalemini hiç sevmediğim Canan Tan bile bu konuyu kullansaydı kitap okunurdu."

Yine de kitap okunmaya değer niteliktedir. En azından farklı kahramanın dilinden onun yaşadıklarını da öğreniyorsunuz.
Bazı yerlerde kanınızın donacağı muhakkak.

Savaş korkunç bir rezalet değil midir zaten?

Not: puanlamadım çünkü ;
*yazarın diline kaç puan vereceğimi bilmiyorum,
*yaşanmış bir olayı puanlamak bana etik gelmiyor.
328 syf.
İncir Kuşları, Bosna katliamında genç bir Boşnak kızın yaşadıklarını anlatıyor. Maalesef hepsi gerçek olaylar.

Bu kitabı bitirdikten sonra kendilerine ‘Çetnik’ diyen bu Sırp grubun insanlıktan fersah fersah uzak, şerefsiz bir güruh olduğunu daha iyi anlayabiliyorsunuz. Emin olun, insan değiller. Zaten buna inanıyordum, şu kitapla iyice depreşti. Kitap bitince o kadar moralim bozuldu ki, günler geçse de etkisinde kaldım.

Anlatılan şeyler ve onların gerçek olduğunu bilmek çok etkiliyor insanı. Bu kadar da olamaz diyoruz ama biliyorum ki o kadardan da fazlaydı Boşnak kadınların yaşadıkları. Herkesin kaldırabileceği bir kitap değil, duyguları altüst ediyor.
Suada, Saraybosna’da müzik eğitimi alan bir üniversite öğrencisidir. Kendisi gibi Boşnak olan Tarık’la bir gönül ilişkisi yaşamaktadırlar. Ancak aynı sınıfta olan Vukadin adlı bir Sırp da Suada’ya aşkını ilan eder ve olumsuz cevap alır. Akabinde 1992 yılında Sırpların Boşnaklara saldırıları başlar. Suada bu saldırılar sırasında bayram için ailesinin yanındadır. Bir gece kapıları kırılır ve içeriye Çetnik milisler girer. Sonrasında ise Bosna katliamlarının o iğrenç yılları başlar. Öyle ki ölmek bile kurtuluş sayılabilir o vahşetin ortasında.

Kitap çok etkileyici, dediğim gibi günlerce etkisinde kalabilir, moral bozukluğunu üstünüzden atamayabilirsiniz. Ancak kitabın bu kadar etkileyici olmasında bence yazarın pek bir payı yok. Konu ve yaşananlar zaten insanı yaralayan cinsten.
Sırplar yüreğimi ateşe tuttular
Ben hiç yanmadım.
Geceleri soyunup koynuma girdiler
Ben hiç sevişmedim.
Atalarıma küfürler savurdular
Ben hiç duymadım.
En sonunda beni hamile bıraktılar
Ben hiç doğurmadım...
Çok uzun zamandan beri ben de hayatı ve ölümü düşünüyordum. Daha çok ölümü düşünüyordum da denebilirdi. Kendimi nedense ölüme daha yakın hissediyordum. Aslında hepimiz öldürülmüştük. Sadece bedenlerimiz henüz toprağa gömülü değildi. Artık kalbimde aşık olduğum adama bile yer yoktu. O anda, "Aşk nedir?" diye düşündüm. Aşk bir zamanlar Tarık' tı. Tarık bir zamanlar kısa süre yaşadığım mutluluktu. Mutluluk bir zamanlar çok sevdiğim ailemdi...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İncir Kuşları
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051064390
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
İncir Kuşları
İncir Kuşları 
Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap! Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı…Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları… Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…

Kitabı okuyanlar 10.260 okur

  • Zehra Şirin
  • -Bayram-
  • Merve karakaplan
  • Elif Benek
  • Sevginur MAMAN
  • Hasan filiz
  • Kübra Abacı
  • Halime Şimşek
  • Nurdan Özmen
  • Filiz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.4
14-17 Yaş
%6.6
18-24 Yaş
%21.2
25-34 Yaş
%25.3
35-44 Yaş
%25.9
45-54 Yaş
%10.2
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.6
Erkek
%13.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.9 (1.336)
9
%20.5 (608)
8
%15.5 (460)
7
%7.3 (217)
6
%3.2 (94)
5
%2 (60)
4
%0.6 (19)
3
%0.5 (15)
2
%0.3 (10)
1
%0.6 (17)

Kitabın sıralamaları