Müthiş Psikoloji

Müthiş Psikoloji

Yazar
7.4/10
1.478 Kişi
·
5bin
Okunma
·
141
Beğeni
·
7bin
Gösterim
Adı:
Müthiş Psikoloji
Unvan:
Psikolog ve Psikiyatristlerden oluşan bir ekip
Hayır demeyi bilmeyen, sınırları ve prensipleri olmayan kişiler zamanla öz saygılarını kaybederler. Sağlam bir karakter evetlerden çok hayırlarla inşa edilir.
" Daha çok sevilmek, sayılmak, huzur ortamında yaşamak, çatışmalardan uzak kalma uğruna gözden çıkardığınız sınırlarınız hapishanenize dönüşür. "
Hayır demek , seçim yapabilme gücünüzü elinizde tuttuğunuzu gösterir .Sizi korur . Sağlam bir karakter evetlerden çok hayırlarla inşa edilir.
176 syf.
·1/10 puan
Bu sıralar yıllık hedefimi tutturmak için yoğun şekilde kitap okumaya başladım. Elime aldığım kitabı tek oturuşta ve bitirmeden bırakmıyorum. Bunu da bitirmek zorunda kaldım ama bir de bana sorun... Kitabı birkaç iyi yoruma güvenerek almıştım ama sonra anladım ki aynı kalemden çıkmış farklı sitelerdeki reklam amaçlı yorumlarmış. Ben de bu yazıyı şimdi her sitede paylaşacağım. Ben böyle kötü çok az kitap okudum. Zaten sürekli kendini tekrar ediyor. İşin özü hayır diyebilmek. Ama kitapta bir kere ahlak kelimesi geçmiyor. Her milletin özgün kültürü vardır ama bu dikkate alınmamış hele ki Türkler hiç dikkate alınmamış. Bu ülkenin kültürüyle hayır kelimesini yoğurmak yerine sadece her önünüze gelene hayır diyin geçin yazılmış. Bazı işleri de hayır demek için değil "hayrı" olsun diye yapmak lazım. Mesela bizde birinin cenazesi veya düğünü varsa bizden ricaları olabilir, getir götür işleri yapabiliriz. Bunu etik değerleri olan birisi hayır diye kolayca geri çeviremez. Ayrıca o işleri yaptığımızda daha huzurlu hissederiz. Özgür olmak adına hayır demekle de her zaman huzura kavuşamayız. Bu kitaba göre hayır diyin geçin. Ayrıca kendi verdiği örnekler de mantıksız. Mesela; yumurtanı rafadan mı omlet mi kayısı kıvamında mı yersin diye sorulduğunda, biz fark etmez diyorsak, hayır demeyi bilmiyormuşuz...Öyle mi? Burada hayır demek için önemli olan yumurta yemek istemiyorum diyebilmektir. Eğer fark etmez diyorsak bu, yumurtayı sevdiğimiz içindir. Otobüste kimsenin size temas etmesine izin vermeyin yazıyor. Bunu İstanbul'da bir deneyin bakalım. "Rahatsız oluyorsan git taksiye bin" kavgasını göze alamazmışız. O zaman otobüse binmeyin kavga etmeyin herkes taksiye binsin, özgürlüğümüz bu bedelini de kitabı yazanlar paylaşır değil mi? Komik...
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabı çok seven ve kitabı çok saçma bulan olmak üzere 2 okuyucu kitlesi var anladığım kadarıyla.
Ben 9 puan verip çok seven kısımda yerimi alıyorum. Nitekim kitabı boyama kitabına çevirmişken, bu kadar alıntı yapıp düşük puan vermem kitaba hakaret olur.
Kitabın temel odak noktası "hayır" diyebilmemizin önemi. Neden hayır dememiz bu kadar önemli? Çünkü bu hayata tekrar gelmeyeceğiz. Var olan bir ömrümüzü de başkasının eline ipleri vererek, ne istediğimizi bile bilmeyerek yaşamamız hayal bile edilemez.
Kitabın ilk bölümünde kısa bir test oluşuyor. Verdiğiniz cevaplara göre sizi sınıflandırıyor. Ben zaten hayırcı çıktım ama olayları aslında önümüze çıkması muhtemel sorunlar üzerinden vermiş olması benim için güzel bir başlangıçtı. Olaylar için verdiği örnekler benim o denli hoşuma gitti ki kitabın puanı daha başlarda gözümde yükseldi.
Ancak... Evet geliyor olumsuz kısım :D Kitap kendini çok tekrar ediyor. Bir noktada sonlarda ufak da olsa kendi ile çelişti dersem yalan olmaz. Kitabın başlarında hayır dedikten sonra alternatifler sunmamız karşı tarafın haklı olduğu duygusuna kapılmasına neden olabilir derken sonlarda suçlu hissediyorsanız alternatif gün verebilirsiniz dediğinde "oldu o zaman ne anlattın sen bu saate kadar, hani hayırlarımız kesinlikten oluşacaktı!" diye yazara bi çıkışıverdim. Aslında bu kadar sınırlarımız konusunu tekrar etmesi beni rahatsız etmedi. Onun yerine zorla kafamıza sokulmaya çalışılan bir bilgi gibi düşünmeye itti. Zaten kitabı beğenmeyenlerin çoğu bu tekrar durumundan ötürü kızmış. DEDİĞİM GİBİ 2 AYRI OKUR KİTLESİ VAR. DOLAYISIYLA SEVER MİSİNİZ, SEVMEZ MİSİNİZ HİÇ EMİN DEĞİLİM. Bu yüzden kitabı ufak da olsa bir inceleyin sonra almaya karar verin. Herkese keyifli okumalar dilerim. Gönlünüz kadar güzel bir geçirin.
176 syf.
hayır diyebilme ile ilgili genellikle okuduğumuz kitaplar yurtdışı kökenli olduğu için Avrupa kültürüne yönelik öneriler içeriyordu. Ve bu yüzden de çok uygulanabilir değildi.
Bu kitap birazcık daha sorunlu nedensellik çerçevesinde ve sorunun köküne inerek ele alıyor aynı zamanda çok da uzatmadan pratik önerilerle önce durumu resmediyor sonra sebeplerini açıklayıp en sonunda önerilerle bitiriyor. Bu konuda sıkıntı yaşayan arkadaşlara tavsiye ederim. Kitaba 10 üzerinden 8 verdim.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Hayır diyebilmeyi bilmeyenlerdenseniz size faydalı olacak bir kitap. Neden bazılarına hayır demek zordur?
Kibarlar; zarafetletini ve kibarliklarini birer silah olarak kullanırlar. Öylesine kibardirlar ki onları reddetmek olsa olsa kabalık olur diye düşünürsünüz.
Hayır değil.
Kibar bir talep kibarca reddedilebilir.
Muhtaçlar ;sürekli kurban rolünde ve yerli yersiz bir sürü beklentiyle karşınıza çıkar.
"Bu kez olmaz. Ben de zor durumda kalıyorum." demeniz yeterli olacaktır.
Emrivakiciler, duygusallar gücünü kullananlar manipülatörler, ısrarcilar bu sıralama uzayıp gider. Hayır demeye bir yerden başlamanin zamanı gelmiştir artık. Kendimize bile...
Hayır diyebilmenin en güzel yerlerini gösteren yazarın bazı yerlerde aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Misal misafirlikte "kendi ellerimle yaptım tadına bak lütfen" denilmesinin, yemeğe kalınması için ısrar edilmesini yanlış bulmuyorum. Kendi aile iliskilerimi göz önüne aldığımda genel olarak bir çekingenlik, utanma duygusu hakim oluyor. Aman rahatsızlık vermeyelim, yemeğe kalmayalım gibisinden. Ev sahipleri genel olarak bu yüzden ısrar etme gayretinde bulunurlar. Bu ısrarın da zararı olduğunu düşünmüyorum. Kendimiz , keyfimiz, rahatimiz için herseye hayır demeyi doğru bulmuyorum. Bu bizi bencil, sadece kendisini düşünen bir topluma götürür. karsindaki insanın başka bir seçeneği yoksa kendinden fedakarlık edebilmelisin. İnsan insana muhtaçtır.
176 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
“Biz hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız... Yorgunluğumuz bitmez bizim. “
Demiş üstad Reşat Nuri Güntekin

Sanırım bu yüzden ruh yorgunuyuz.Hayatımıza engelleri biraz da bu sebepten biz koyuyoruz evet diyerek her şeye! tökezliyoruz kendimize sabrımızda mecalimizde kalmıyor başkalarını sırtımızda taşımaktan, sanki birine hayır dersek sonsuza kadar bir yük olacak bizde o her ne ise ne talep etmişse bizden.. Ailemiz, arkadaşlarımız, iş verenler, iş arkadaşları, komşular hatta bakkal fırın bile:)
Ve bunları yaparken zamanımız akar gider...

“Yasaların işlemediği tek bir hırsız vardır ve bu hırsız insanoğlunun en değerli şeyini çalar: Zaman...” der Napolyon.
Etrafımız zaman hırsızlarıyla doludur. Arkadaşlarımız, sosyal medya, gereksiz dedikodu yapan insanlar, üretmek yerine tüketmeyi daha çok tercih edenler, sonu gelmeyen tartışmalarla tükenmiş bir ilişki... Gözümüze perde indiğinde çeşitli motivasyonlar bizden neyi çaldığını anlamaya engel olabilir. Ruhsal ve bedensel olarak bizi tüketen ilişkiler ve alışkanlıklarımız farkında olmasak da en cok zamanımızı çalarlar.

Herkes her şeyi yapamaz. Aynaya bakın be iyice emin olun: Siz ne kanatları eksik bir melek ne de bir süper kahramansınız. Yapabileceklerinizin, yetebileceklerinizin bir sınırı var ve güzel haber, hepimizde bu sınırlar mevcut! Kişisel hırslarınızdan, mükemmel olma çabanızdan, sürekli övgü ve takdir bekleme halinizden artık uzaklaşma vakti geldi. Siz, Hayır deme diyarının yolcususunuz artık, eski alışkanlıklarınızı bir kenara bırakmalısınız. Yoksa tükenir gideriz!
Kitabı okurken sanırım tamamının altı çizilmiş olabılır. Neden evet dediğimi bunca yıldır taşımayacağım bir sürü yükü sırf insanları kırmamak adına belki de farklı psikolojik süreclerde olmam sebebıyle almısım kendımı fütursuzca kullanmısım. Ama artık benım için hayır dönemi başladı. Bu kitap bir çok testi içeriyor ve okursanız sizde anlayacaksınız ki aslında dili düzgün kullanırsak, kaybetme korkumuzun köklerine inersek, kararlı olursak ve en önemlisi dürtüsel değilde mantıklı düşünürsek Hayır demek hem bize hem de karşımızdaki insanlara bir lütuf..

Herkesın okumasını tavsiye ediyorum:) ama herkesin:)
158ci sayfada bıraktım sarmadı beklentimi karşılamadı hayal kırıklığıı... Kitabı bitirince diğer kitabı hayır diyebilme sanatı'nı okuyacaktım fakat onuda eledim.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayatta herkesi memnun etmeye çalışmamız gerçekten zahmetli ve yorucu bir iş. Genelde de ne yaparsak yapalım bunu çok da başaramıyoruz, mutsuz olan bir kesim hep oluyor. Bu nedenle belki de bu beyhude çabadan vazgeçip kendimize odaklanmamız gerekiyor. İnsanları kırmak istemeyen bir karaktere sahipsek bu davranışımızı değiştirmemiz zor olabilir ancak sadece “Hayır!” demek yerine doğru kelimeleri kullanarak uygun bir üslupla söylemlerimizde farklılıklar yaratmayı başarabilirsek; ne istediğimizi bilen, yapmak istemediğimiz şeyleri kibarca reddeden ve günün sonunda daha mutlu hissettiğimiz bir kişi haline gelebiliriz. Kitapta da anlatılmaya çalışılanların özünde aslında bunlar var..
184 syf.
·4 günde·10/10 puan
Bu inceleme iki aşamadan olusuyor. 1ncisi olumlu yönü ve eserin itina ile hazırlanması 2ncisi ise olumsuz yönü ;
1)Biz insanoğlunun aslında birçok şeyi biliyor olması ve hayatımıza tatbik edememe ve uygulama sıkıntısını aştığımızda bütün problemlerin ortadan kalktığını gösteren bir eser aslında . Her şey bizim elimizde . Eserde seçilen konu örnek ile açıklanması gayet başarılı . Okuyucuyu sıkan bir yanının olmaması çok güzel.
2)Artık dikkat mi edilmemiş yada gözden mi kaçmış bilmiyorum . Allahu Teala'nin Peygamber olarak seçtiği Hz Adem ve Hz.Havva (a.s) isimlerinin konunun bir bölümünde geçmesi normal isimler gibi yazılması hiç hoş olmamış ve saygısızlık olmuş . Yazılması gereken şu Hazreti kelimesinin kısaltılmışını yazmak.
176 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Aslında kişisel gelişim kitabı olarak çok yararlı bir kitap olarak görüyorum. Çünkü ben hayır demeyi pek beceremeyen biri olarak bu kitapla beraber nasıl konuşursam ona göre hayır diyebileceğimi bilgi edindim. Tavsiye ediyorum.
176 syf.
·10/10 puan
Bu kitabı okurken aslında kendime ait sınırlarımın olmadığını farkettim çoğu zaman kimseyi kırmamak için evet demistim ve bu da ben de küçük de olsa bir özgüven kaybı yaratmıştı kendini arayanlar ve hayatını insanları hep mutlu etmeye adayanlar için ders niteliğinde bir kitap unutmayın sınırlarınız kadar özgürsünüz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Müthiş Psikoloji
Unvan:
Psikolog ve Psikiyatristlerden oluşan bir ekip

Yazar istatistikleri

  • 141 okur beğendi.
  • 5bin okur okudu.
  • 357 okur okuyor.
  • 2.546 okur okuyacak.
  • 104 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları