İnce Memed 4

9,4/10  (313 Oy) · 
1.024 okunma  · 
315 beğeni  · 
4.089 gösterim
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.

Eşkıyalığı bırakarak evlendiği Seyran ile bir Akdeniz kasabasına yerleşen Memed, burada milli mücadele kahramanlarından muallim Zeki Nejad'la dostluk kurar. Memed, köylüye zulmeden çeltikçilerle mücadele eden Zeki Nejad'ı öldürten Şakir Bey'i öldürerek yeniden dağa çıkar. Kendini yakalamak için köyleri boşaltarak köylüleri Çukurova'ya süren milletvekili Arif Saim Bey'i de öldürür. Bu olaydan sonra İnce Memed'in imi timi belirsiz olur. 

"Türk halkının 1950 yılında, çeyrek yüzyıllık bir siyasal iktidarı niçin değiştirdiğini anlamak için bence İnce Memed 4'ü, bu, resmi tarihin dışında yazılmış romanı okumak yeter." 
- Fethi Naci, Bir Romancı: Yaşar Kemal 

"İnce Memed hem Homeros şiiri, hem ortaçağ türküleri, hem de bir proleter destanı ya da bir serüven romanı, hatta toplumsal bir belge niteliği taşıyor." 
- Jacqueline Piatier, Le Monde, (Fransa) 
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    639
  • ISBN:
    9789750806995
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Ince Memed 4 ...32 yıllık bir destanin sonuna gelmiş bulunuyorum.Kitabın tadı damağımda kalsın,bana yansittiklarini sıcağı sıcağına hissedeyim diye her bir eserine inceleme yazmaya çalıştım.Lütfen öncesinde Ince Memed 1-2-3 incelemelerimi de okuyabilirseniz ,size fayda sağlayacaktır .


Ince Memed'i bitirdikten sonra bitirmiş olmanın verdiği rahatliginin yani sıra kocaman bir burukluk oluştu.Bir de üstüne "Hasretinden Prangalar Eskittim" şiirini okudum ,keyifsizligime diyecek yok .Yaşar Kemal'in insanın içini sızlatan "Yazarın acısı işkence değil.Yazarın acısı hapishane değil .Yazarın acısı kendi özel acısıdır ."ölümü arzuladigi bir röportajında dökmeye niyetinin olmadığı içini,hayallerini belki de Ince Memed gibi bir karakterde biriktirip tıkış tıkış sığdırdığı ,büyüttüğü eseriyle siz de onunla birlikte yorulacak ,yokuş çıkacak ,dağ tirmanacak,huzunlenecek ve seveceksiniz .



Gerçekten de Ince Memed dağda olduğu müddetçe ben de yoruldum ,üşüdüm ,aç kaldıkça aç kaldım.Günlerce kirli pasaklı ortalıkta dolandım.Dert ettikçe dert ettim.Hasret bir bıçak gibi yüreğime saplandı.Sıcak bir yuva ,sıcak bir aş,dingin bir yerin özlemini taşıdım .Dağlar üzerime üzerime geldi .Kendimi onunla birlikte nefessiz bıraktım.Bir an önce düz bir yere ,denizin kenarına ,portakal bahçelerine inip nefes almak istedim .



Kitapta genel olarak en çok hissettiklerimden birisi neydi biliyor musunuz? Yazar,insana aşık ...İnsan mukaddes bir sanat-ı Ilahi.Her göz göremiyor maalesef .Ihtiyaçlarına,duygularına hoyratça kayıtsız kalabiliyor .Bakınız ,Yaşar Kemal ne diyor :"İnsan çok güzel bir yaratıktır.Ağlayan ,gülen ,seven hele de seven ..."Allahım ne güzel bir ifadedir ,insanı ne güzel tarif etmiş değil mi ? Birbirimizi görmezden ,duymazdan geldiğimiz ,yolumuzu değiştirdiğimiz bir zamanda ruhunun inceligini çok güzel yansıtıyor .Allah'in sanatına müthiş bir hayranlık duyuyor yazar .Yine diyor ki "İnsan öldürmek çok kötüdür.İnsan Allah'ın yaptığı en güzel binayı yıkar mı? " ne muazzam bir tarif.Lütfen sabırla okuyun ,tum alintilari elbette ki paylasmayacagim.Ama bu ikisine kıyamadım işte .İnsan = Sevgi denklemini eseri boyunca hafizalarimiza kazıyor adeta yazar .



Yazar insana aşık olduğu kadar doğaya ,ağaca,dağa,denize ,ata ,
yılana,bataklığa ,portakal bahçelerine ,pınara
cakirdikenine de bir o kadar da karasevdalı.Yazar Çukurova'yı adeta yeni bir karakter ,kişilik olarak işlemiş .Denizin dalgasiyla Ince Memed'in hircinligini ,öfkesini ;ateşte yaka yaka bitmek bilmeyen cakirdikenleriyle de agalarin bitmek bilmeyeceğini ,yağız atın sakinliğini Ince Memed'in rahatinin yerinde olması gibi yorumlayarak, doğayla karakterler üzerinden kelimelerle resmetmis.Doğanın rengiyle ,insanın kendi içindeki iklimine göre mevsimlere boyamış adeta yazar .



Eserleri boyunca yazarın kullanmış olduğu dile hayran kalmamak imkansız .Anadolu dilinin çok geniş, çok zengin bir dil olduğunu gürül gürül ,coşkulu, saklısız bir o kadar da samimi bir şekilde kullanmıştır.Hatta ister istemez dilinize pelesenk oluyor kelimeler (cunkuleyim ,veryansın,karaçatkı)...Benim hoşuma gitti açıkçası .Yazar yer yer küfür ,argo içeren cümleleri de çıplak bir şekilde işliyor .Özellikle Ince Memed 4 'te kalbim sıkıştı :) Neydi o Anacik Sultan'a ,garibime söylenen laflar ?Benim yüzüm kızardı,başkasının yerine ben utandım açıkçası :))




Yaşar Kemal bu eserinde Kürtçe ifadelere de yer vererek birleştirici rol oynamıştır."Bir dil bulacağız her şeye varan,bir şeyleri anlatabilen ...Böyle dilsiz ,Böyle düşmanca böyle bölük pörcük dolasmayacagiz bu dünyada "ifadesi gibi gönüllere hitap edecek ortak dilin sevgiyle mümkün olabileceğinin mesajını veriyor yine ...



Eserde genel olarak dikkatinizi çeken bir diğer husus kadınlara özellikle Hürü Ana ,Zöhre Ana,Anacik Sultan ,Kamer Ana gibi yaşı büyük ,hatırı sayılır kadınlar umudun,direnişin,baskaldirisin ,
sabrın ,vatanın ,emeğin,bilgeligin vücut bulmuş şekli olarak ayrı bir değer atfedilmis.Kadın elleri öpülesi kadın ...



Yazar kerametler,hurafeler ,yoksul bırakılan ,zulmedilen ,başı ezilen halkın insanı sıkışınca ermislik seviyesine cikarabilecegi ,99.999 ayet,dua,hadis yazılı kurşun işlemez,kılıç kesmez ,hastalık yaklasmaz gömlekle ,tilsimli yüzükle ,halkın yarım Kabe saydığı Kirkgoz Ocağı ,kutsallastirilmis yağız at üzerinden gericiligin ,yobazligin başı ezilmeden bu vatanın kurtulamayacagi mesajını veriyor .



Gelelim zalimlere zaten diyeceğimi dedim .Rüşvet dersen var,fisleme var,halkını sitmadan ,açlıktan tir tir titretme var.Sıkıstıkları zaman sözde savaşlarda ,tarihte göstermiş oldukları kahramanlikları yine sözde asil olduklarını iddia edip, her hakkı kendilerinde bulup yapmadıkları zulüm yok.Uzun uzadıya zalimleri anlatmayacağım yine.Kendimi zor durduruyorum var ya :) Ama şunu iyi biliyoruz ki milletin malına mülküne el koyan haramîlere ve onların bugünkü uzun dillerine, bitmeyen hikâyelerine bakmayın!.. Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur !!!



Son olarak Ince Memed 4 eserinde kerametler yagiz at efsanesinin oldukça uzatilmasi,kadınların fırsattan istifade ederek kendilerine gündem malzemesi bulup günlerce çay sohbetlerine eşlik ettikleri ,ağızlarına sakız ettikleri kerametler,masallar ,abartilar yordu beni açıkçası .Yine bazı dini degerlerimize çok rahat ,arkadascasina kullanılan ifadeler üzdü. Resimlere gösterilen sapıkça davranışlar da cabası .Anadolu insanının dogalligini ,içi dışı bir oluşunu göstermek istedi belki yazar .Ama yine de saygı bekledim .



Sabırla okunması gereken yoğun bir eser .Yazarın dili o kadar zengin ki cümleleri duvarlara asilmalik tablo kiymetinde.Dili o kadar akıcı kı çok çabuk ilerliyor .Sadece bahardan ,okuma isteğimin azalmasindan, kendimi veremememden ötürü okuma seruvenim biraz uzadı gibi :)


Hasretlik zor ...Birikmiş bir özlemi saklamak bir o kadar zor...Avuclarimizda eskitmeye kiyamayacagimiz anılar biriktirmek...Yeter ki insan kendi içinden gocmesin be Ince Memed. "Sen tevekkel et,eden bulur " Her şey olacağına varır...


Not :Yukarıdaki puanlamam tüm eser için geçerlidir .Puanlamam Ince Memed 4 eseri için 7 'dır.


Keyifli okumalar ...