Adı:
İnce Memed 3
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
629
ISBN:
9789750807039
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed’in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın öyküsü. Yaşar Kemal’in söyleyişiyle “içinde başkaldırma kurduyla doğmuş” bir insanın, “mecbur adam”ın romanı.

Çiçekli Mahmut Ağa, Çiçeklideresi köyündeki toprak-larını işleyen köylüleri İnce Memed’i korudukları için topraklarından atar. Bunun üzerine Memed Çiçekli Mahmut Ağa’yı öldürür. Zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği yönündeki kuşkuları, “bir İnce Memed gitse de, yerine bin Memed gelir” fikriyle umuda dönüşür.
Ince Memed 3...Bu eserinde anlatmaya calistiklarim tamamen bu kitabın imi temi hukmundedir .Bu incelemeyi anlayabilmek için öncesindeki iki incelememi okumanız size fayda saglayacaktir .:))


Ince Memed bireysel etkinligim tüm yavasligiyla devam ediyor .Neden diye soracak olursanız ;bu eseri diğer eserlerine göre daha tekdüze,yavaş ilerleyen bol ağali,Ince Memed'in kitabın ortalarına doğru sahneye çıktığı bir eser .İkinci eserinde biraz deginildigi gibi bu eserinde özellikle yaygın bir şekilde Yağız at,Anacik Sultan ,Emis Hatun kerametinin destanlastirilmis hikayesiyle karşımıza çıkıyor Ince Memed.


Mecbur adam ,artik yorgun,hasret dolu.Tek hayali dağdan inip eskiyaligi bırakıp Seyran ile portakal bahçelerinde coluklu çocuklu ,mutlu mesut ve dingin bir hayat sürmek .Ama içindeki kurt rahat bırakır mı onu?Insanlığın kin,nefret ,kıskançlık,hubbu cahla yatıp kalktığı,yaşadıkları beldenin bir savaş alanına ,kan gölü haline döndüğü bir dönemde sevginin tercümanı olmak ve herkese şefkatle yaklaşmak zorlardan zor bir iştir .Bundan dolayı insanlığın önündeki sarp yokusları ,göğüs gerilmesi kahramanlık gerektiren zorlu işleri yüklenecek Ince Memed misali karasevdalilara her daim ihtiyaç vardır .


Kötülük,ikiyuzluluk,midesini düşünen ,düşünmez,görmez ,
bilmezler arenasinda böylesi karanlık bir atmosferde Ince Memed misali temiz ruhlu insanlar olmalı ki azıcık soluk alalım .Böylesi insanlar gülerken de ağlarken de;severken de kızarken de hep muhataplarinin yarinlarini düşünür.Sinesinde bu hissi taşıma bahtiyarligina eren insanlar ,merhamete muhtaç insanlara şefkat elini uzatacak.Yalnizlara,yoksullara kimse olacak,aclari doyuracak ,usuyenleri ısıtacak .Ezilenleri ,devrilenleri tutup kaldiracaktir .Artık bu tabiatlarinin rengi olacak .Yasatmadan yasayamayacak.Herkese kol kanat germeden kolu kanadı kırılacak hale gelecektir .


Zaten Ince Memed'in içindeki yaşatma kurdu onun vicdanını "cızz" ettirmeseydi,rahatını terk edip orada burada göçebe hayat sürüp ,sevdiklerini arkada bırakıp insanlığa itfaiye memuru misali
şefkat seferi duzenleyebilir miydi ?
Sevdiklerinin ayrılık hicranina dayanabilir miydi ? Gerçekten okurken benim de içim cizz etti .Bir yanım Ince Memed'in bir an önce portakal bahçeli evinde huzura kavusmasini istedi;bir yanım da hayir olmaz inci herkesin rahatını , konforunu düşündüğü bir zamanda alevleri göklere yükselen zalimlik yanginina birilerinin tulumbasini alıp yangını söndürmeye yetişmesi lazım dedi.Galiba ikinci yanım baskın geldi .


Midesini yasayanlarla bu yangın sondurulmez.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerle bu yangın sondurulmez.Bedeni zevklerini (toprak ,mal,makam ,yükselme hırsı ) takip eden insanlarla bu iş olmaz.Bunlar söz konusu menfaatleri için ülkeyi kan gölüne çevirir,birbirine karıştırır ,ülkesini satar.Sesini yukselttigin için ,muhalif olduğun için seni de bulundukları topraklardan sürgün eder,yaşama hakkını elinden alır.Daha fecaati kendilerine ayak basacak yer bulamadiklari gibi bir mezarlık toprak bulmayı bile çok goreceklerdir .Adamına göre adalet sistemini dayatacaklardir.Ferhat Hoca misali masumlari senelerce hapislerde curutecekler.Adaleti topallastiracak.Elini ayağını kiracaklardir.Kötürüm adaletle ülkeyi uçuruma surukleyeceklerdir.


Söz konusu çıkarları tehlikeye girdiğinde yol arkadaşlarını bile yolda bırakacak kadar gözleri dönecek .Akılla mantıkla izah edilmeyecek şekilde işine gelenleri alakalı alakasız kişileri "Karakuşi hükümleri " misali yargılayacak ,hayatı dar edeceklerdir .Bunun yanında siz de Ince Memed gibi yuzken astar ,astarken yüz olan ,birkaç eve,ikramiyeye ,milyonlara satılan bir sürü yüzsüz ile yüzleşme ,tanıma imkanı bulacaksınız.Düşen maskelerle açlık,para,menfaat uğruna dinini,vicdanını satan insanların size bu yolda refakat edemeyecegine acı acı şahit olacaksınız.


Bu eserinde son olarak Murtaza ,Mahmut misali ağalar köylüleri korkuyla gemlendirip avlamaya çalıştıkları gibi kendileri de bu korku sisinden paylarini fazlasıyla alacak,ölüm ve öldürülme korkusuyla paranoyak olacaklardır.Başlarını yastığa rahat koyamayacaklardir .Mazlumlardan bin defa daha huzursuz,korku dolu bir yaşama kendilerini mahkum edeceklerdir .

Okuma seruvenum devam edecek .Inş selametle bitirebilirim .



Keyifli okumalar ...
Yaşar Kemal'i anlatmak ,onu övmek, nasıl bir edebiyatçı olduğunu anlatmaya gerek duymuyorum.
İnce Memed benim için çok kıymetli özellikle bu 3. kitap beni mahvetti.
İnceleme yazmak değil niyetim, bir parça olsun kitap için hislerimi yazmak istedim.
Daha önce bir kitabı hem bu kadar içinden hem bu kadar heyecanlı hem de korkuyla okumamıştım.
Kitabı okurken bağırdığım oldu, yerimde duramadığım,korktuğum, hatta kapağını kapayıp hüngür hüngür ağladığım da ( Sayfa 476 tek başına yeter).
İnce Memed insanlık öğretiyor, eşitliği, belki tam eşitlik olmasa da adaleti, insani şartlarda yaşamayı öğretiyor. Hani bir vasiyeti vardı ya kitaplarımı okuyan insan öldürmesin, kötülük yapmasın diye. Bu kitabı gerçekten yüreğiyle okuyan hiçbir insanın kötü olması mümkün değil zaten.
İnce Memedin birleştirici gücüne, iyiliği yaydığına gerçekten inanıyorum. O yüzden okuyanların güzel yorumları beni çok etkiliyor, çok mutlu ediyor. Kitapla ilgili paylaşımlar çok heyecanlandırıyor. Hatta kitap sayesinde çok değerli insanlarla bile tanıştım, son kitabı birlikte okuyacağız.
Bu büyülü (afsunlu :) ), muhteşem destanı sakın okumadan ölmeyin...

Benzer kitaplar

Kış mevsimine geçtiğimiz şu günlerde içime ilkbahar getirdi Yaşar Kemal. :) Yine muhteşem betimlemeleriyle resim yapar gibi anlatmış Çukurova'yı usta yazarımız.

İnce Memed 3'te ağaların psikolojik durumlarına daha fazla yer verilmiş serinin diğer kitaplarından farklı olarak. Ali Safa'nın ölümünden sonra sıranın kendisine geldiğini düşünen ağaların korkusunu öyle bir anlatmış ki yazar onlara da üzülmemek elde değil.

İlerleyen sayfalarda İnce Memed'in ağalar az, fukaralar çok; bir İnce Memed ölür, bin İnce Memed gelir diyerek artık eşkiyalığı bırakıp sevdiceği Seyran'la portakal bahçeleri olan bir evde mutlu bir hayat sürme hayallerine tanıklık ediyoruz. Peki mecbur adamımız İnce Memed'in içindeki kurt bu hayallere ulaşmasına izin verecek mi? :)

Ve köy halkı... Kafası fena halde karışık, güç kimdeyse saygısını ve sevgisini ona yönlendiren köy halkı da unutulmamış tabii ki.


Bir kitap ki hem destansı hem gerçekçi.
Bu kitabı okumadan ölmemeli. :)

Keyifli okumalar :))
İnce Memed...
Yaşar Kemal'in mecbur adamı.Her kitapta bir öncekinden daha fazla mecbur.İsteyerek eşkıya olmamış, isteyerek devam etmeyen Ince Memed'in ikirciğinin kaynağı;ne jandarma korkusu,ne köylünün tepkisi ne de başka bir şey.Kaynağı,Kemal'in deyişiyle "içindeki kurt".İnce Memed düze inip Seyranla Akdeniz'de portakal kokulu bir ömür yaşamak istiyor ama olmuyor,içindeki kurt buna izin vermiyor.
Bu kitapta Memed bir gerçeğin farkına varıyor:İnce Memed ölse bile onun yerine on tane, yüz tane İnce Memed gelir daha önce diğer namlı eşkiyalarda olduğu gibi .Çünkü fukaralar çok, zenginler az.Yine de bu böyle deyip bırakamıyor eşkiyalığı,yapamıyor.
3. kitabında ağaların duygu ve düşüncelerine bolca yer vermiş yazar,yaklaşık 250 sayfa kadar Ince Memed sadece yaydığı korku ile var, bu sayfalardan sonra fiili olarak ortaya çıkıyor.Bence böyle olması güzel olmuş çünkü ilk iki kitapta ağalar yalnızca zulümleriyle ile anılırken burada onların da insan olduğu, hatta bir zamanlar fakir olduklarını görüyoruz.Kurtuluş Savaşı'daki başarıları sonrası çok adaletsiz toprak dağılımlari olduğuna dikkat çekiyor yazar ve bunu muhteşem bir şekilde işliyor. Ve her kitapta olduğu gibi halkın değişken ruh hali...Ben o kısımları okurken gülüyorum çoğu zaman.Aslında trajikomik bir durum var ortada ,o zamanlardan şimdilere neredeyse hiç değişim olmadığının rahatsız edici bir kanıtı bu roman.Son olarak yine Yaşar Kemal'in sözleriyle sizlere diyorum ki:Gün geçirip fırsat vermeden zamana bu seriyi okuyun :)
İnce memed serisi’nin üçüncü kitabı da bitti ve yavaş yavaş bu destansı öykünün sonuna doğru yaklaşıyorum. İçimde bir hüzün var, inçe memed bir halk kahramanı ve kitap bitmeye yakın ince memed’den kopacak olmanın endişesini yaşıyorum. İlk iki kitaba kıyasla üçüncü kitabı daha sakin, tekdüze ilerledi ama yinede heyecanını asla yitirmedi. Haksızlıklar, zulüm yine devam etmekte tabi, okurken çok kızdım, öfkelendim, böyle olmamalıydı dediğim yerler oldu, anlayacağınız o ki ince memed yine efsaneydi.

Yaşar Kemal’e gelecek olursam onu anlatmaya kelimeler yetmez ama nacizane Yaşar Kemal; anlatımı, o köy havasını sanki içinde yaşıyormuş gibi hissettiren aktarımı, efsanevi olayları gerçek veya değil ama yinede anlatırken ki inandırıcılığı hepsi ve daha fazlasıyla muhteşem bir yazar. Kesinlikle hangi kitabı olursa olsun yaşar kemal’le tanışmalısınız. Göreceksiniz ki bir kere tanıştığınızda eserlerinin ve kendisinin meftunu olacaksınız.Ben bu seriyi çok sevdim, sizde başlayın ve ince memed destanını sevin, keyifli okumalar.
Sandım ki Matrix' teki Neo İnce Memed!...
Şu sahne özellikle:
"Mahmut Ağa onu bir duvara dayadı, yirmi yedi adamının yirmi yedisini de önüne dizdi, ateş, dedi. Yirmi yedi kurşunun yirmi yedisi birden sapır sapır yere döküldüler. Ateş, ateş, ateş... Mahmut Ağa hırsından kudurdu. Işık içinde balkıyan Memed gülüyordu. Bunun üstüne büyük kamasını çekti Mahmut Ağa, uzağa çekildi, gerindi, gerindi, İnce Memede gelha eyledi. Kama, çeliğe gelmiş gibi ortadan küt diye kırıldı. Ateşe attı kamayı Mahmut Ağa, o dağ gibi yığılmış közlerin içinden seher vakti açmış, üstü çiyli iri apak bir gül gibi açtı, esen yelde ığralanmaya başladı. Elini kolunu zincirleyerek, en yüksek uçurumun başından onu derin suya attı Ağa, o elini kolunu sallayarak bir ışık yumağı içinde, yöresine kıvılcımlar fışkırtarak geriye geldi."

https://youtu.be/guVAeFs5XwE

Dedim ki kendi kendime "keşke dizisi çekilse.
Harika izlenme rekoru kırardı"
Kırardı yaa... Bizim kendi Matrix filmimiz varmış oysa. Kurşunları durduran... Bir neo...

İnsanların kurtuluşu için illa bir İnce Memed mi lazım? Ya da bir Neo...

Bütün insanlık birleşse zulum olur muydu peki?

Hepsinin cevabı açık:
Bir kişinin zulmetmesi için zulme sesini çıkarmayan bir topluluk lazım. İşin aslı bu bence. İçimizdeki İnce Memedleri öldürmeye and içmiş kendi çıkarını düşünen kendi çıkarları için haysiyetlerini satan insanlar olmasa İnce Memedler gerekir miydi bu dünyaya?
Bu sefer İnce Memed ile ilgili yazmayacağım. Kitabın benim üstümde ki etkileri ile ilgili yazmak istiyorum.
İnce Memed i okudukça, İnce Memed okuyanları gördükçe farklı bir umutlaniyorum ve okuyanlara karşı da içimde ayrı, güzel ve tuhaf bir sevgi doluyor. Sanki yıllardır taniyormuşum gibi oluyor. Onlarda okurken benim gibi mi hissediyorlar, hissetmeseler bile bitirince aynı pencereden bakıyoruz hayata diyorum ve yakınlık hissediyordum.
Ne iyi insansın sen Yaşar Kemal. Sevgi ile özlem ile anıyorum seni.
4. kitabı kitap sayesinde burdan tanıştığım bir arkadaşa o okumaya başlayana kadar baslamayacagim için söz verdim. Onun bir an önce başlamasını dört gözle bekliyorum.
Bir hayali vardı İnce Memed'in portakal bahçeli bir evde, sevdiği kadın Seyran ile birlikte yaşamak. Ama hayat İnce Memed'ler için kendi hayallerini, tüm insanlığın hayalleri için feda etme üzerine kurulmuştur. "Mecbur insandır" o. Hiç bir zaman susan değil, her zaman çığlık atan,isyan edendir o. Hayatı akışına bırakan değil,hayata yön veren insandır o. Bencil değildir, toplumcudur.Hani neyime lazım, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen biri asla olmamıştır o. Çünkü bilir ki bir insana dokunan ,bir insanı inciten, tüm insanlığa dokunmuş,tüm insanlığı incitmiştir.

İyi insan olmak da bunu gerektirmez mi zaten?

İnce Memed'in hiç bir zaman yaşanmayacak bir hayali vardı Seyran ile. Tıpkı orman içinde küçücük bir kulübede yaşamlarını geçirmek isteyen Bülent ile Rahşan çifti gibi. Ama kaderin cilvesi midir bilinmez onların hayalleri başka insanların hayatı oldu.Onlar ise uğruna hayallerini feda ettiği insanların efsaneleri...

Yaşar Kemal ve Karaoğlan'a saygı ile...
Aaahh Memedim, İnce Memedim :)
3.cildi de bitirdik
Öncelikle kalın olması hiç gözünüzü korkutmasın, çok akıcı bir üslup, kaptırıp gidiyorsunuz

İnce Memed yine adalete karşı, ağalara karşı savaşmaya devam ediyor. Bir yandan sevdalığı var. Artık dağları bıraksa da, evinin barkının yiğidi mi olsa acaba? Senin de hakkın be Memedim.

Hem çok güldüm, hem hüzünlendim, sinirlendim. 1950li yılların Türkiye’sinde hükümetin yapılanmasındaki boşlukları, köylülerin mağduriyetini görüyoruz. Bunları okurken de türkmenleri, yörükleri, kürtleri, alevileri daha yakından tanıyoruz.

Kültürümüzü , onların yiyeceklerini, kıyafetlerini, kızdıklarında nasıl saydırdıklarını, nasıl sevdiklerini okuyarak daha da benimsiyoruz.
Gerçekten hem çok keyifli, hem de o dönemin toplumsal yapısını yansıtan yönleriyle muhteşem bir eser
Mutlaka okunması gereken, nefis bir Türk klasiği. Son kitabını bitirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Cumhuriyetin ilk yıllarında Çukurova’da ince Memed, yıllar ötesine uzanarak ders verir nitelikte.
Yaşar Kemal'in İnce Memed serisinin 3. Kitabını da bu gün okudum ve hemen 4 de başladım. Okuru kendine bağlayan şahane bir kitap .


İnce Memed 3'te ağaların psikolojik durumlarına daha fazla yer verilmiş serinin diğer kitaplarından farklı olarak. Ali Safa'nın ölümünden sonra sıranın kendisine geldiğini düşünen ağaların korkusunu çok iyi anlatmış

İlerleyen sayfalarda İnce Memed'in ağalar az, fukaralar çok, ne kadar zalim varsa onun zulmüne baş kaldıran ince Memed olacaktır. "Bir İnce Memed ölür, bin İnce Memed gelir..."
İnce Memed serisinin üçüncüsü biterken son cilde geçmenin hüznü giderek artıyor. İnsan bir kitabı bitireceği için üzülebilir mi? İyi ki seni okumaya karar vermişim.
"Sende bu korku, bende bu doğruluk varken biz bir araya gelemeyiz.. "
"Aldırma, üzülme, insan olanın başına akla gelmedik iyilik de gelir, kötülük de... İnsan olanın başına her türlü alçaklık da gelir, yiğitlik de. İnsan, insandan her şeyi beklemeli..."
"Korkmayıp da ne yapsınlar fıkaralar."
"Can bu!"
"Can dediğin bostan tarlasında bitmez ki ... "
Yaşar Kemal
Sayfa 183 - Yapı Kredi Yayınları
"Bir hüner bir kişide varsa her insanda da var demektir. Yeter ki merak et, yürekten merak et, insanoğlunun elinden hiçbir şeyin kurtuluşu yoktur."
Eğer bir ülkede adalet yozlaşırsa,o memleketin dibi oyulmuş demektir.Adaleti çökmüş bir milleti yok olmaktan hiçbir güç kurtaramaz.
Yaşar Kemal
Sayfa 611 - YKY
Kırkgöz pirlerinin kırk tane gönül gözleri olurmuş, biriyle mağrıbı, birisiyle maşrıkı görürlermiş. Birisiyle cenneti, ötekiyle cehennemİ, birisi iyi insanda, birisi zalimdeymiş. Biri geçmişte, biri gelecekteymiş. Birisi karıncada, birisi kuştaymış. Yağmurda, bulutta, suda, ateşte, yıldızlardaymış ... Birisi insan yüreklerindeymiş. Bu kapıdan içeriye, bu kapı olduğundan beri kötülük, haram, zulüm girememiş.
Yaşar Kemal
Sayfa 279 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnce Memed 3
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
629
ISBN:
9789750807039
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed’in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın öyküsü. Yaşar Kemal’in söyleyişiyle “içinde başkaldırma kurduyla doğmuş” bir insanın, “mecbur adam”ın romanı.

Çiçekli Mahmut Ağa, Çiçeklideresi köyündeki toprak-larını işleyen köylüleri İnce Memed’i korudukları için topraklarından atar. Bunun üzerine Memed Çiçekli Mahmut Ağa’yı öldürür. Zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği yönündeki kuşkuları, “bir İnce Memed gitse de, yerine bin Memed gelir” fikriyle umuda dönüşür.

Kitabı okuyanlar 1.358 okur

  • Ali Karadaş
  • AYŞE EVREM KAVAKLI
  • BilgeSevgi
  • godotu beklerken
  • TEVFİK SARIKAYA
  • Ali Güyıldar
  • Caner Toptaş
  • Berat Şipak
  • Selman Karatay
  • Okur yazar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%13.6
25-34 Yaş
%28.9
35-44 Yaş
%33.1
45-54 Yaş
%12.2
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.7
Erkek
%50.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.9 (261)
9
%20.9 (91)
8
%13.5 (59)
7
%4.6 (20)
6
%0.7 (3)
5
%0.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları