Adı:
İnce Memed 2
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
459
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807176
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
İnce Memed 2
İnce Memed 2
İnce Memed 2
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.

Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. 

"Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..." 
- Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç) 

"Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." 
- Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.) 

"Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." 
- Dagens Nyheter, (İsveç) 

''Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.''
-Sunday Times, (İngiltere)

''Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin uslup, konunun zenginliğini ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda aşikar.''
-The Times, (İngiltere)
Hani yüreğinizden ılık bir şeyler geçer. Bir hoş olursunuz. Tarif edilemez duygular vardır ya hani bir sıcaklık, bir yumuşaklık tadı damağınızda kalmıştır. Daha fazla olsa istersiniz ama yoktur işte bu kitap öyle bir tat yaşatır okuyana. Keşke otuz iki yılda 32 cilt yazılsa dersiniz. Sayfaları bittikçe üzülürsünüz.

İnce memedle kah gülüp kah ağlarsınız bozkırın sarı sıcağı sizi de yakar gece ayazı elbette sizi de üşütür. Nasıl bir bitki olduğunu bilmediğiniz çakırdikeni keser ayaklarınızı kanatır derinden.

Toros'un karlı dorukları yanınızdaymış, elinizi uzatsanız tutacakmış gibi gözükür.
Keçi sakallı gavur dinli Abdi Ağa'nın adını duyunca sizde korkarsınız yine ekinimin dörtte üçünü alacak diye sinirlenirsiniz.

Süleyman'da girer hayatınıza, babacanlığını sizde yüreğinizde hissedersiniz. Sizde çarıklarınıza bakar bakar sevinirsiniz.

Mustafa ve memedle ilk kez kasabaya gideceğiniz icin heyecanlanırsınız.
Böyle konuşa konuşa yamaçtan aşağı inerken, birden önünüze bir düzlük çıkıverir. Düzlükte büyük bir kavaklık vardır. Kavaklığın ortasından bir su akıyordur. O sudan kana kana içersiniz. Tadı damağınızdan hiç geçmez. Çok kolay hayal edersiniz ortam gözünüzde hemen canlanır.

Sarp yerlerin insanları gelir aklınıza. Sarp yerinin insanının yürüyüşü başka olurmuş. Adım atarken ayaklarını havaya fazla kaldırırlar. Dizleri hizasına kadar. Sizde taklit edersiniz.

İlk kez hana gider Ağasına, paşasına, dünyasına, feleğine, anasına, avradına veryansın edenlere sizde hak verirsiniz. Hasan onbaşı anılarını anlatır size.

Sonra büyürsünüz on sekinize girersiniz aşık olursunuz sizde o kara saçlı Hatçeye. Geceleri divlik kuşu gibi öter Hatçeyi beklersiniz kuytuda. Ağasız köy varmış kaçalım Hatçe dersiniz. Ardından Abdi ağayla yiğenini vurduğunuzu sanıp dağları mesken tutarsınız.

Çünkü siz ince memed olmuşsunuzdur. Çünkü kitabın içine girip olayları sizde yaşarsınız. Haberlerde sağda solda Çukurova lafı geçince gülümsersiniz. Hiç görmediğiniz halde oralar size tanıdık gelir. Zaten bu kitap için bir incelemeye de gerek yoktur. Anlatılmaz yaşanır dediklerindendir.
Abdi gitti Hamza geldi!!!

Peki boşa mı çabaladı Memed? Boşa mı gitti bunca çaba, bunca gayret, bunca uğraş?
Bu düşünce yedi bitirdi onu. Her şey eskisinden daha kötü olmuştu köylüye göre. Peki bu Memed’in suçu muydu? Memed fitili ateşlemişti Abdi ağayı öldürerek ancak köylü sonrasında o fitilin ateşiyle biraz aydınlansa da sonra o fitili yine söndürdü. Neden? Korktular çünkü, korkuyorlar. Yılların getirmiş olduğu bir korku bu ve bir anda yok olmuyor.
Memed köylüsünün durumunu öğrendi dertlendi kederlendi. Şu sözü ise “Demir olsam çürürdüm toprak oldum dayandım” kendi durumunu özetliyor.

Köyündeki insanların içine düşmüş olduğu durum onu içten içe yiyip bitiriyordu. Ancak eli kolu bağlanmış, neredeyse herkes ona düşman kesilmişti. Bir Hürü ana, bir de Vayvay köylüleri ona kucak açtı. Ve Vayvay köyünden Koca Osman. Heyy gidi Koca Osman adın gibi kocasın bee…

Vayvay köyü Memed’i bağrına basıyor, saklıyor. Her köyün başında bir ağa bir bey olduğu gibi o köyün başında da Ali Safa bey var. Gözü topraklarda köylüye etmediği eziyet kalmıyor. Hep bir bezdirme politikası yıllardır var.
Burada kitabın içinde de geçen tam olarak hatırlayamasam da şöyle bir hikaye vardı ona değinmek istiyorum.
Bir muhabbet sırasında yılanı 3 şekilde öldürürsün diye bir konu geçiyor.
1-Başını ezerek
2-Vurarak
3-Ufak bir yara açarsın sonrasında sarı karıncalar o yaraya gelip yavaş yavaş yılanı öldürür.
İşte İnce Memed de Vayvay köyü için o yarayı açmıştı. Hatta bütün köylüler için açmıştı Abdi Ağayı öldürerek.
Memed’in varlığı onlar için umut olmuştu. Yapabiliriz hissi uyanmıştı köylüde. Daha dinç, daha cesur olmuşlardı.

Bu köyde bir de Seyran kız vardı ki… Onun hikayesi gerekten iç acıtıyor ve hiç yabancı değil. Gerçi hangi biri yabancı ki…
Ne hikayeler barındırıyor şu kitap .

Arif Saim bey, Kaymakam, Vali…
Devletin gücünü arkasına alıp her türlü hukuksuzluğu, haksızlığı, zulmü yapabilmeyi kendilerine hak gören kitle…
Söyleyecek yazacak o kadar çok şey var ki…. Okuyun arkadaşlar okuyun. Biliyorum çok eksik var bu incelemede ama olsun yazmasam olmazdı.

Yolculuğumuz İnce Memed 3 ile devam edecek ancak öncesinde 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu etkinlik kitabı Ben Robot u aradan çıkarmak gerek. Yoksa ara vermeden devam edecektim. Neyse biraz soluklanmış olurum. Bu kadar yüreğe yüklenmek de iyi değil. Bakalım daha neler göreceğiz.
DİKKAT!!! Kitabı Okumayanlar İçin Tehlikeli Olabilir. =)
Kitaptaki karakterlerin bedenine girmek, kendini onların yerine koymayı denemek, bu belki de çoğumuzun yapmaya çalıştığı bir şeydir. Bende ki durum da bundan pek farksız değildi bu kitabı okurken. Kendimi bir İnce Memed'in, bir Hürü Ana'nın, bir güzeller güzeli Seyran'ın, bazen de Koca Osman'ın yerine koydum. Hatta yeri geldi Ali Safa Bey'in bile yerine koymaya çalıştım. Hepsinin ayrı ayrı karakterleri olsa da hepsinin bir amacı, bir tutkusu vardı. İnce Memed, cesur yürekliliğiyle zalimin ve haksızlığın karşısında var gücüyle durmaya çalışırken, Hürü Ana belki de kadın olmanın şefkati ve hassasiyetiyle tabii cesur bir kadın olduğunu da asla es geçmeden İnce Memed'in en büyük destekçisi ve bir nevi analığıydı.Seyran ise yıllarca süren suskunluğunu İnce Memed'e olan aşkıyla sonlandırırken, Koca Osman umut etmekten asla vazgeçmiyordu. Gelelim Ali Safa Bey'e. Onun tek tutkusu topraktı. Toprağı o kadar çok seviyordu ki bu tutkusu onun gözünü kör etmişti. Bu uğurda kimsenin gözünün yaşına bakmayacak kadar hemde...
İnce Memed'i bu mücadelede en fazla yoran şey ise bu uğurda sevdiğini ve çocuğunu kaybetmesi bile değildi. Onu düşündüren tek şey; bu savaşın sonunda gerçekten kötülüğün sonunun gelip gelmeyeceğiydi...Köylüye zulmeden bütün ağaları öldürse de yerine yenileri gelmeyecek miydi? Kafasındaki bu sorulara rağmen o yine de savaşmak, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir deyip, olanlara seyirci kalamadı.
Bu kitaptan benim çıkardığım sonuç, bu dünya da kötüler her zaman vardı ve var olmaya da devam edecek, iyilerin savaşı da asla bitmeyecek...
Edebi açıdan kitabı inceleyecek olursam; kitap, Yaşar Kemal'in mükemmel doğa ve hayvan tasvirleri ile beni benden aldı :) Çukurova'ya gidesim, oraları göresim geldi. Bu da yazarımızın tasvir gücünün ne kadar kuvvetli olduğunun göstergesidir diye düşünüyorum...
Son olarak etkinliği düzenleyerek, beni Yaşar Kemal'in bu eserini daha erken(listemde vardı çünkü) okumama sebep olan https://1000kitap.com/rastafaryan_papaz/Duvar/' e teşekkürlerimi iletiyorum...
İnce Memed 2, birinci kitabı bile geçen güzellikte bir edebiyat eseri, muazzam güzellikte bir eser.

Yaşar Kemal ikinci kitabı yazmaya başlamadan önce ilk kitabı defalarca okumuş, üslubunun değişmesini istememiş; ikinci kitapta diyalog anlamında biraz daha geri çekilen, betimlemelerin sitemizdeki incelemelerde de sık sık dile getirildiği gibi ön plâna çıktığı ve birinci kitapla başı dönen okurların artık edebiyat adına alacakları tadın zirvelere çıkacağı türden bir kitap İnce Memed 2.

Kitapta bir yandan birden fazla karakterin iç dünyasına daldığımız gibi, bir yandan da ağalık sisteminin cumhuriyetle yakın bağlantısı üzerine bir sürü şey okuyoruz; abdi ağaların neden bitmeyeceği üzerine sayfalar boyunca ikna ediliyoruz, bütün bunları insanı afallatan bir güzellikle kullanılan bir dili okuyarak yapıyoruz hem de.

Kitapta İnce Memed'in kitabın son çeyreğine dek çok ön plâna çıkmadığını söyleyebiliriz; Yaşar Kemal, Hürü Ana'dan Seyran'a, Topal Ali'den Kelce Hamza'ya, İdris Bey'e ve daha nicesine dek önümüze bir çok insanı, karakteri renkli, lezzetine doyum olmayan bir dille koyarken, bana göre, özellikle bütün kitap boyunca yağız atın peşinde ömür tüketen Adem'i anlattığı bölümlerde hakikaten göz kamaştıran ışıklardan başka hiç bir şey göremeyeceğimiz bir zirvede kalem oynatıyor; bu bölümlerin tek başına ayrı bir hikâye olarak dahi basılsa çok ayrı, çok güzel bir eser olacağını düşünmeden edemedim ve hayatımda Çehov'un bir öyküsündeki avcının dışında ilk kez bir avcıya sevgi hissettim.

İnce Memed'i herkese öneriyorum.
"Abdi gitti Hamza geldi. Abdi gitti Hamza geldi..."

Bu cümlelere eşdeğer çok cümle var kafamda.

Firavunlar gitti yeni firavunlar geldi. Ebu cehiller gitti yeni Ebu cehiller geldi. Hitler gitti yeni Hitlerler geldi. Bu kara döngü hep döndü döndü...

Bunların karşıtları kahramanlar da geldi. Peygamberler, mahatma gandhi ler, Atatürkler...

Hep zulme karşı sempati duyanlarla zulme dur diyenlerin savaşı sanki yaşamak. Hep bir mücadele sanki yasamak.

Bir mazlum ile bir zalim arasına sıkışan dünyaya ancak şu cümlelerle dayanılbilirdi.
" Demir olsam çürürdüm. Toprak oldum dayandım"
#27685412

İnsan ancak ölüyse dayanabilirdi. Toprak olmak bu olsa gerek. Yaşayan bir ölü... Ama öyle bir ölü ki üzerindekilere hayata dair ikramlarını esirgemeyen. Yemyeşil hayat dolu bir ölü. Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek yani.

https://m.youtube.com/watch?v=pLYHGieWnmA
Bu şarkı eşliginde bir toprak gibi ümitliyim yine de

Mutlaka Yavrum

Biz görmedik sen görürüsün yavrum 
Didişmeden geçen bir gün mutlaka 
Yalansız dolansız bir dünyayı yavrum 
Kuramadık kurarsınız mutlaka 

Boşa harcandı benim yıllarım 
Boşa geçen yıllarıma yanarım 
Affet beni ne olur yalvarırım yavrum 
Yarın senin ellerinde güzel kur 

Biz görmedik sen görürüsün yavrum 
Daha mutlu Türkiye'mi mutlaka 
Kulun kula kul olmadığı bir yarın 
Kuramadık kurarsınız mutlaka 

Biliminle, kitabınla, aklınla 
Ellerinle, dişinle, tırnağınla 
İnsanın olmanın verdiği onurla yavrum 
Yüreğinle kur yarını güzel kur 

Cem Karaca
Ve destansı çukurova efsanesi ince memed bu kitap da devam ediyor. Abdi ağa gidiyor hamza geliyor hamza gider hamza gelir ince memed yine neler yapacak.
İnce Memed 1`i okuduktan sonra ardından hemen okunulması gereken kitap olan İnce Memed 2, Yaşar Kemal`in kitabın yarısına sığdırdığı betimlemeler ve tasvirlerle dolu. İnsanı şaşırtan tarafı bu kadar betimleme ve tasvirlerin okurken okuru sıkmaması. Anlatım yine akıcı. 12 günde bitirmiş olsam da, gecikme tamamen derslerimden kaynaklanıyor :)

Kitabın konusuna ve benim üzerimde olumlu/olumsuz etkisine gelirsek;
bazı karakterler 1. kitapla aynı olsa da, önemli saydığım karakterler de kitaba dahil edilmiş.
Beni birazcık hüsrana uğratan kısım, Memed`in hayatına Seyran kızın dahil edilmesi.Hatice`nin bu kadar çabuk unutulması garipsenecek durumdu hakikaten. Ya da ben fazla duygusal baktım olaylara :)
Bundan başka;
Seyran kızın, geçmişle cebelleşmesi, yalnızlığı Memed ile aynı yolda kesişiyor. Kaderleri gibi...

1`den farklı bir şey daha;
2`de İnce Memed`den daha az bahs edilmesi. Olaylar ağalar ve ağaların mağdur köylülere eziyeti üzerinde kurulmuş. Memed sonlarda daha çok dikkat çekiyor.

Kitaptan çıkardığım dersler;
Memed`in hak uğrunda savaşı, hep mazlumun yanında olması;
Hürü ananın ölümü göze alarak doğruyu savunuşu;
Koca Osmanın iyiliği, hakkı, haksızlıkla savaşı evinde yeşertmek için çektiği eziyetler...

Kitaptan çıkarılası daha çok dersin olduğu kanısındayım.

Gecikmiş yorum için affınıza sığınarak keyifli okumalar dilerim :)
Karakterler değişse de zulüm yine aynı zulüm,acı yine o bilindik acı esasen.

Zalimler tükenir mi?

Acı,zulüm,gözyaşı son bulur mu?

Abdi Ağa gider Kel Hamza gelir. Kel Hamza gidecek yerine daha da beteri gelecektir. Gelen gideni hep aratacak,zulüm baki kalacaktır.

İşte bu düşüncelerdir İnce Memed'i yiyip bitiren,yılgınlığa düşüren,dermansız bırakan.

Bu kısır döngüdür onu çaresizliğe sevkeden.

Çabalamaktan, doğru bildiği yoldan vazgeçip her şeyi oluruna mı bırakmalı. Yoksa daha iyi daha adil bir düzen için bir adım daha mı atmalıdır ? Kolay olan yolu mu yoksa zor olanı mı seçmelidir?

Tabiki zor olan yolu seçecektir çünkü İnce Memed'tir o. Yüreğinde iyilik ve cesaret vardır bir kere onun.
Boyun eğmez,susmaz,görmezden gelmez. Aksine baş kaldırır,haykırır,isyan eder bu haksız düzene.
Memed'in bu yolunda karşısına çıkan Kel Hamza da Ali Safa da nasibine düşeni alacaktır elbette.

Hatçe'nin yerine güzeller güzeli Seyran gelecek. Nerede kötüler varsa iyiler de elbet orada, kötülerin tam karşısında olacaktır.

Çünkü dünyayı Abdi Ağalar,Kel Hamzalar,Ali Safalar değil İnce Memedler, Seyranlar,Kamer Analar güzelleştirecek ve değiştirecektir.
Hazır İnce Memed serisine başlamışken denk geldiğim #29267027 etkinliğe de katılmasam olmazdı. Yaşar kemal okudukça neden bu kadar geç keşfettiğime kızıyorum. O yüzden okuyucuları Yaşar Kemal ile buluşturan etkinlik düzenleyen arkadaşlarıma teşekkür ederim. Yaşar Kemal kitaplarında hikayeleri adeta yaşatıyor, hiç bilmediğim coğrafyalarda dolanıyorum, dağlarda, kırlarda geziyorum, hatta İnce Memedi okurken hiç bilmediğim çiçeklerin kokusunu hissettim. Bu duygu ilk kez başıma geldi, üstadın anlatımı o kadar gerçekçi. Eşkıyalık ince memede kadar hep aklımda olumsuz bir imaj içeriyordu, İnce Memed ile tanışınca dağlarda cesur, gözü pek yerli Robin Hood gibi olduklarını fark ettim. 1. kitapta İnce Memed'i dağa çıkaran eşkıya olmasını sağlayan olaylara şahit olurken, 2. kitapta daha çok ağaların köylülere zulmüne, köylünün cehalet ve çaresizliğine şahit oluyorsunuz. Her okuduğum Yaşar Kemal kitabında neden nobel ödülü alamamış diye sorguluyorum. Anlatım dili son derece canlı, geçekten okurken hikayenin içerisinde kalıyorsunuz. Yaşar Kemal'i belki de bu kadar büyük usta yapan yaşadığı coğrafyayı anlatması, kendisinin de hikayelerindeki kahramanlardan biri olmasıdır. Seriye de Yaşar Kemal kitaplarına da kesinlikle devam. Her kitap ayrı keşif ve macera.
İnce memed destanını yine soluksuz okudum.400 küsür sayfa olmasına rağmen betimlemeler, tasvirler harikaydı asla sıkmıyor. Bir heyecanla diğer sayfaya geçiyorsunuz.1.kitap da asi, köylünün uğradığı haksızlıklara boyun eğemeyen sevdiği kız olan hatçenin ve canı gibi sevdiği anasının intikamını almaya yemin etmiş kararlı bir memed varken, 2.kitap da kendini sorgulayan içinde bulunduğu bu girdabın asla sonunun gelmeyeceğini düşünen “ abdi gitti, hamza geldi, hamza gidecek, başka bir ağa gelecek” diye akla karayı seçen mecbur bırakılmış bir memed görüyoruz. Çukurova da zulüm devam etmekte.. Ağalar yine köylüyü ezme, yıldırma, köyden yollama peşinde. Tabi köylüler de sinmiş, pısmış seslerini çıkaramıyorlar . Taki ince memedin ismi duyulana kadar. Memed birşey yapmasa dahi köylü ondan cesaret alarak ağalara karşı koymaya çalışıyor. Burdan çıkardığım sonuç şu ki; insanoğlu her daim önünde arkasında, yanında yöresinde güçlü bir varlık olsun istiyor. Zulme kimse ses çıkarmasın ama bir kahraman gelsin bizi kurtarsın, hakkımızı savunsun ona alkış tutalım. Kitap gerçekten müthişti. Yine bana çok şey kattı . Kesinlikle ince memedle tanışın asla pişman olmayacaksınız.
Nasıl anlatayım ki ben İnce Memed'i, o ağaları, hükümeti, beyleri, zulümü, umudu nasıl ? Yaşar Kemal'in öyle büyüleyici bir anlatımı var ki; sanki ben romana sonradan dahil olmuşum, Vayvay köyündeki Ali Safa Bey'in tüm yaptıklarına rağmen köyden çıkmayan köylülerden biriymişim gibi hissettim resmen. Seyran'ı, Koca Osman'ı, Kamer Anayı, Topal Ali ve daha nicesini tanıyan yıllardır onlarla yaşayan birisi oldum ve kitap bitince de ''sonrasında ne oldu acaba?'' diye düşünüp hüzünlendim.

Kitapta öyle güzel ayrıntılar, yerler, hikayeler var ki.. Benim çok beğendiğim bir hikayeyi size anlatmak istiyorum. Bir yılanı çeşitli şekillerle öldürebilirsiniz. Kafasını taşla ezerek vs. Ama bunun başka bir yolu da yılanda çok küçük, önemsiz bir yara izi bırakmaktır. Çünkü sarıca karıncalar o yaradan içeri girip yılanı içten içe öldürür yok ederlermiş. Bir küçücük yara, yani ufacık bir karşı gelme, başkaldırma sarıca karıncaları yani halkı harekete geçirirmiş. Bu bölümden gerçekten çok etkilenmiş, durup durup düşünmüştüm kitaba ara verdiğim anlarda. Ne kadar da doğruydu, ufacık bir kıvılcım yetiyordu, yeter ki ona cesaret edebilelim.

Çukurovanın bataklıklarını, sarı sıcaklarını, tarlalarını, eziyetini bile bal döndürücü anlatımıyla ballandıra ballandıra size sevdirerek anlatabiliyor Yaşar Kemal. Serinin bu 2. kitabında daha çok diğer karakterler ön plandaydı, İnce Memed daha çok son bölümde ön planda oldu. Bu yöntemi kullanması gerçekten hoşuma gitti. Çünkü çok daha kapsamlı bir olay örgüsü olması sağlanmış bu yöntemle. Söylemek istediğim çok şey var ama öz ve kısa olmasını istediğim için burda bitiriyorum incelememi. Serinin böylece daha yarısını tamamlamış olmama rağmen şiddetle tavsiye ediyor ve umudunuzu her zaman diri tutarak mutlu ve güzel bir ömür geçirmenizi diliyorum, iyi akşamlar efenim =)))
Yine Yaşar Kemal büyük üstadmis kitap yine olağanüstü okurken asla sizi sıkmayan devamını merak ettiğiniz muhtesem bir efsane İnce Memed kitapta İnce Memed Abdi agaci oldurdukten sonra dağlarda yine gezmeye başlar ama bu sefer yalnızdır. Hatcesi, oğlu İraz ana yoktur. Vayy köyünün Osman emmisi şahinin bulmak için yollara düşer. Ona yepyeni bi yuva kurmak ister. Yanına alır ona bakar ,yaralarını sarar. Ama yine başlarında bir bela Ali Safa Bey insanlara açmayan, hırslı, aç gözlü bir aga bakalım Memed bunla nasıl başa çıkabilecek. Bir başkaldırı örneği İnce Memed zulümlere boyum eğmeyen ,köylüsü için herşeyi feda eden küçücük bir çocuk Abdi gider Hamza gelir. Bir adam gider bin adam gelir. Dünya olmuş zalimlerin dünyası ne kadar uğraşırsan uğraşsın İnce Memed kötülük bir turlu yakasını bırakmaz. Bu kitapta birde aşk var guzeller güzeli Seyran in Ince Memede aşkı kitap çok güzel iyi geceler kitap dozları mutlaka okuyun derim.... Yaşar Kemal bir efsanee
Zulme karşı koymamak kafirliktir. Çocuğunun rızkını, baba yurdunu korumamak, bırakıp gurbet ellere düşmek kafirliktir. Zulme karşı koymamak, zalime ortak olmaktır.
İnce Memed beş kişi, on kişiyle birlikte gelmiyordu candarmaların üstüne... Yerden biter, gökten yağar gibi yüzlerce insan yürüyordu onunla birlikte. Bir de bir top yıldırım varmış onun koynunda...
Bu dünya böyledir. Sular hedefine dolar. İnsanlar doğar ölür,gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar,bulut ağar. Ağayı öldürürsün,ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün,bir daha gelir.
Yaşar Kemal
Sayfa 208 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnce Memed 2
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
459
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807176
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
İnce Memed 2
İnce Memed 2
İnce Memed 2
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.

Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. 

"Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..." 
- Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç) 

"Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." 
- Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.) 

"Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." 
- Dagens Nyheter, (İsveç) 

''Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.''
-Sunday Times, (İngiltere)

''Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin uslup, konunun zenginliğini ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda aşikar.''
-The Times, (İngiltere)

Kitabı okuyanlar 2.406 okur

  • Halil Yağız KARATAŞ
  • soner enni
  • Emine bulut
  • Emre Esen
  • Kenan Tofan
  • Mehmet Yılmaz
  • Mustafa Borazan
  • Diyaddin Deniz
  • Yasemin DURAN
  • Baran çoban

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%30.2
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.4
Erkek
%48.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.7 (564)
9
%21.1 (187)
8
%11.1 (98)
7
%2.9 (26)
6
%0.3 (3)
5
%0.6 (5)
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları