Adı:
İnce Memed 2
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
459
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807176
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
İnce Memed 2
İnce Memed 2
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.

Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. 

"Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..." 
- Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç) 

"Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." 
- Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.) 

"Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." 
- Dagens Nyheter, (İsveç) 

''Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.''
-Sunday Times, (İngiltere)

''Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin uslup, konunun zenginliğini ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda aşikar.''
-The Times, (İngiltere)
Ince Memed 2...İlk incelememde de belirttiğim gibi Yaşar Kemal'in "Mecbur Adam" taniminin tam olarak anlam kazandığı ,vücut bulduğu ,ete kemiğe burundugu bir karakter olarak karşımıza çıkıyor Ince Memed.Asi ruhu biraz dinginlesmis,tufandan kaçmak için gemiye sığınmış,kanı çekilmiş ,çaresizliği ile köşeye sinmiş ,durulmus ,daha bir aklı selim şekilde ...


Înce Memed okuma seruvenim tüm hızıyla devam ediyor .Aslında inceleme yapmasam mi diye düşündüm ama son kitaba gelene kadar şuan hissettiklerimi aynisiyla hissetmezsem diye endişe ettim .Sizi de hissettiklerimden bir nebze olsun nasiplendirmek için başladım yazmaya...:))
Ince Memed'i okumam gerektiği ile alakalı beni ikna eden,cezbeden alintiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.Hani Înce Memed'in çektiği tüm dayanılmaz acılara karşı Hürü Ana'nin ;
»»»"Demir olsam cürürdüm ,toprak oldum dayandım . Toprak ,toprak,toprak oldum da dayandım ." nasıl etkiledi bu söz beni bir bilseniz.Tarifsiz bir sancı hissettim yüreğimin derinliklerinde .Sanki dizlerimin bağı çözülmüş ,yüreğim dermansiz ,bir o kadar da halim ayan Rabbim dercesine ...Her insan çok farklı imtihanlarla sınanarak hayat yolculuğunu ikame ettirmeye çalışıyor .Kimisi de var ki Ince Memed misali derdin içinde boğulmuş ,sahip olduğu her şey elinden alınmış,umutları çalınmış ,sevdiklerinden acımasızca koparılmış ,yükünü dağlara verseniz dağların bile kabullenmekten çekindiği ama sizin ne olursa olsun yuklenmeye,omuzlamaya ,ne olursa olsun dik durmaya çalıştığınız imtihan nevinden...Bu imtihanlarda size güç veren bir dayanaginizin olması en büyük
hafiflik.Size güç veren degerleriniz (iman,vatan...) her ne ise
- tercihinize göre değişecektir -bunlar da adeta toprak gibidir .Bundan dolayı tohumun atilmasindan hasat zamanına kadar toprak ile sıkı irtibat önemlidir .Aslında toprakla özdeşleşmiş insanın milyarlarca canlıya dayelik yapan,sıcaklığı ve kucaklayiciligi ile herkesi sarıp sarmalayan ,dudaklarını ayaklarimizda gezdiregelen tevazunun remzi topraktan öğreneceği ,ders alacağı çok şey var .Yaratılış itibariyle her zaman hava ile omuz omuza ,
su ile sarmaş dolaş
toprak ;bağları ,bahçeleri ,cayirlari,
ırmakları adeta bir anne gibi üzerimize titremis,hatalarımızı ve kusurlarimizi bir baba gibi goguslemis ;umutlarimizi,
yitirdigimiz cennet mulahazalarimizi güzellikleri cagristirdigi rengarenk bağ ve bahceleriyle ;gonullerimizi sürekli diri tutabilmis ,buruklasmis ,
acilasmis umutlarimiza teselli olmuş en sıcak ,en candan,en vefalı ,en cömert tüm eksikliklerimize ,ezip gecmemize rağmen emrimize amade bir hayat kaynağıdır .Toprak olup dirayetli olabilmek ,sinemizi herkese açabilecek kadar sarıp sarmalamak,güzellikler fısıldamak,umudumuzu yitirdigimiz yerde ölü duygularımızı yesertebilmek ...Toprak olmak ,olabilmek bile ne marifetmis değil mi ...Birçoğunu saymadım bile...



Abdi'ler gider,Hamza'lar gelir ...Abdi'ler gider;Arif Saimler ,Ali Safa'lar gelir .Tarihi tekerrür devri daimisi içinde ayniyet itibariyle olamasa bile misliyet itibariyle isimleri değişse bile zalimlerin varlığı ,musibet kaçınılmazdır.Sürekli Ben,Ben,Ben davulunu çalarak tanrısal nitelikleri kendilerine atfederek her türlü kusurdan munezzehmis gibi imani değerlerin arkasına sığınarak yığınları aldatan ,karşı koyanları açlık,susuzluk,barınma ihtiyacı gibi en temel haklarından mahrum bırakacak kadar biat etmeye ,boyun egmeye zorlayan yakmak ve yıkmak dışında yöntemleri olmayan zalimler guruhu...Kitapta da belirtildiği gibi "Dayanagimiz Koca
Allah'tir"deyip ,Haşa Allah'ı arkalarına alıp,eylemlerinin tasdikcisi olarak zulüm yapmaya makul kılıf uydurdugunu sananlar. Kanla ,haramla ,hirsizlikla beslenenler...Vatani savunmayı bahane ederek bir çiftlik kazanmakla vatanı kazanmayı es değer tutup kendilerinde çalma hakkı bularak ; dusmanla savaşır gibi kendi halkına savaş açan,ırzına tecavüz eden ,Kerbela misali günlerce susuz bırakıp ,Güneş'in şiddetli sıcağına maruz bırakıp nefeslerini kesenler...Söz konusu toprak ,güç ,iktidar ise herşeyi teferruat olarak görenler.Sizinle aynı düşünmüyor diye herkesin katlini vacip sanıyorsunuz.Hakkın kuvvette olduğunu düşünüp birilerinin başına basa basa ,birilerini eze eze,birilerini sile sile;insanca yaşamdan mahrum bırakarak ,haklarına ve hukuklarina tecavüz ederek ,evlerini yakıp yıkarak,hayvanlarını telef ederek ,çocuklarını yetim ,eşlerini dul bırakarak ,yuvalarını paramparça ederek tüm bunları yapmak en temel haklariymis gibi kendi bekalarini güç'le ,kaba kuvvetle idame ettirebileceklerini sanıyorlar .

Adaleti kendi arzularına göre isletip,"hukukun üstünlüğünü " rafa kaldırıp ,"ustunlerin hukuku" ile tecavüzlerini mesrulastirdiklarini düşünüp adalet sistemini yozlastiracaklardir .Cana kıymayı "vatan ve millet için"naralarina,sloganlarina alet ederek mesrulastiracaklardir.
Beyinleri ,akılları ,idealleri,vicdanlari tedavülden kaldırarak ;etrafına topladiklari ahmaklarin alkislariyla kahramanlık ,şöhret ,toprak devsireceklerdir .


Zalimin hangi vasfını anlatabilirim ki.Icraatleri boyumuzu aşkın.Hadi anladık ,zalim tüm haddi asmisligi,fecaatiyle ,zulumleriyle zalimligini yapiyor.Peki ya zulmü gördüğü halde sessiz kalmaya devam eden ,köşesine çekilip sinmeyi marifet olarak gören ,yedikleri envai çeşit nimetlerle oturdukları yerden olmayanların ,mahrum edilenlerin yaslarini tuttuğunu düşünen , kendisine dokunmayan yılanı yaşatmak için seferber olan,kendi kursaklari için başkalarının nefesi kesilen,yerlerini sağlama almak için sıraya giren insanlara ne demeli !!!...Kitapta da geçiyor,Ferhat Hoca'nin dediği gibi
"Zulme karşı koymamak ,zalime ortak olmaktır "misali maalesef Hamza'lar,Ali Safa'lar, Yezid'ler etrafındaki ozneleri kendi rengine boyacak,yaptıklarını onaylayan halk ile birlikte zulumde haddi asacaklardir .

Oysa bir kerbela cenderesinden geçiyoruz .Akan kan maalesef zalimin yanında saf tutan zavallilarin da eline çoktan bulaşmış durumda.Kerbela ,belalar sarmali demekmiş.Kerbela'da Hz.Hüseyin misali varlığını sürdüren Ince Memed'ler gibi bela sarmalinda kahraman olarak çıkmak , anılmak da mümkün .Dini ,milli,ahlaki değerleri ağızda sakız edip carcur etmeyip ,yaşatmak da mümkün .Ince Memed misali izzetle ölmeyi ,zilletle yaşamaya tercih etmek de mümkün .Herkes sana kusebilir.Bir kanadı kırık kuş misali hiçbir çalı kabul etmeyebilir varlığını .Allah yoksulunu yalnız bırakır mı sanırsın be Ince Memed.
»»»Yusuf'u kuyudan çıkaran Mevla bir gün olur bize bakmaz mı dersin! Bir gün olup bizim üstümüze de bir gün doğmaz mı dersin be Ince Memed.Sen yeter ki tevekkel et.Eden bulur .

Sen yeterki "Kuvvet haktadir,hak kuvvette değildir " dusturuna sadık kalmaya devam et.Yine unutma ki haklı her daim insaflıdır.Yeter ki içindeki sevgi ve merhamet bendini yıkıp ;tasmasina,gönüllere ulaşmasına izin ver.Bak o zaman gönüller bir olunca ,nasil da seyran olacak .:))

Ince Memed 2 ,İlk kitaba göre olay örgüsü daha yoğun bir kitap .Yozlasmis devlet kurumları ,devletin imkanlarını menfaatlerine göre keyiflerince sekillendirme,köylünün vasifsizlasmasi,ağa ile olan toprak sorunu gibi konularla birinci kitaba göre daha çeşitlilik kazanmıştır .


Okuma seruvenim devam ediyor ...


Keyifli Okumalar ...
Hani yüreğinizden ılık bir şeyler geçer. Bir hoş olursunuz. Tarif edilemez duygular vardır ya hani bir sıcaklık, bir yumuşaklık tadı damağınızda kalmıştır. Daha fazla olsa istersiniz ama yoktur işte bu kitap öyle bir tat yaşatır okuyana. Keşke otuz iki yılda 32 cilt yazılsa dersiniz. Sayfaları bittikçe üzülürsünüz.

İnce memedle kah gülüp kah ağlarsınız bozkırın sarı sıcağı sizi de yakar gece ayazı elbette sizi de üşütür. Nasıl bir bitki olduğunu bilmediğiniz çakırdikeni keser ayaklarınızı kanatır derinden.

Toros'un karlı dorukları yanınızdaymış, elinizi uzatsanız tutacakmış gibi gözükür.
Keçi sakallı gavur dinli Abdi Ağa'nın adını duyunca sizde korkarsınız yine ekinimin dörtte üçünü alacak diye sinirlenirsiniz.

Süleyman'da girer hayatınıza, babacanlığını sizde yüreğinizde hissedersiniz. Sizde çarıklarınıza bakar bakar sevinirsiniz.

Mustafa ve memedle ilk kez kasabaya gideceğiniz icin heyecanlanırsınız.
Böyle konuşa konuşa yamaçtan aşağı inerken, birden önünüze bir düzlük çıkıverir. Düzlükte büyük bir kavaklık vardır. Kavaklığın ortasından bir su akıyordur. O sudan kana kana içersiniz. Tadı damağınızdan hiç geçmez. Çok kolay hayal edersiniz ortam gözünüzde hemen canlanır.

Sarp yerlerin insanları gelir aklınıza. Sarp yerinin insanının yürüyüşü başka olurmuş. Adım atarken ayaklarını havaya fazla kaldırırlar. Dizleri hizasına kadar. Sizde taklit edersiniz.

İlk kez hana gider Ağasına, paşasına, dünyasına, feleğine, anasına, avradına veryansın edenlere sizde hak verirsiniz. Hasan onbaşı anılarını anlatır size.

Sonra büyürsünüz on sekinize girersiniz aşık olursunuz sizde o kara saçlı Hatçeye. Geceleri divlik kuşu gibi öter Hatçeyi beklersiniz kuytuda. Ağasız köy varmış kaçalım Hatçe dersiniz. Ardından Abdi ağayla yiğenini vurduğunuzu sanıp dağları mesken tutarsınız.

Çünkü siz ince memed olmuşsunuzdur. Çünkü kitabın içine girip olayları sizde yaşarsınız. Haberlerde sağda solda Çukurova lafı geçince gülümsersiniz. Hiç görmediğiniz halde oralar size tanıdık gelir. Zaten bu kitap için bir incelemeye de gerek yoktur. Anlatılmaz yaşanır dediklerindendir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.058 Oy)17.441 beğeni39.387 okunma2.097 alıntı164.887 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.040 Oy)7.305 beğeni19.780 okunma3.172 alıntı116.200 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.206 Oy)8.120 beğeni23.912 okunma1.884 alıntı102.071 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.826 Oy)8.114 beğeni25.930 okunma618 alıntı126.293 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.585 Oy)4.931 beğeni15.692 okunma809 alıntı54.195 gösterim
  • İnce Memed 1
    9.4/10 (1.548 Oy)1.524 beğeni4.323 okunma451 alıntı21.421 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.128 Oy)10.791 beğeni26.487 okunma1.382 alıntı139.442 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.952 Oy)8.340 beğeni23.164 okunma1.126 alıntı112.505 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.986 Oy)12.446 beğeni31.662 okunma2.762 alıntı132.143 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.239 Oy)5.348 beğeni18.089 okunma687 alıntı91.996 gösterim
Muhakkak ki söylenecek,tartışacak çok şey var bu seri hakkında.Kafamda toparlayabildigim kadarıyla, en çok da birinci kitabı okuyupta devam etmeyenler için yazıyorum.
Yaşar Kemal'in "mecbur adamı" aslında yeni yeni ortaya çıkıyor.Çünkü ilk kitapta intikam almak isteyen asi bir ruh varken,bu kitapta gerçekten mecbur bir adam var.
Bir adam düşünün ağa zulmünden,hükümet kayıtsızlığından kurtulmak için eşkıya olmaktan başka bir çıkar yol bulamıyor.Iste Ince Memed'in hikâyesi.Bu yolda anasını,sevdiğini,babası yerine koyduğunu kaybeden,ama zulmedeni öldürüp köylünün gönlünü kazanan bir adamın hikâyesi.Fakat bu kadar kayba kim olsa dayanamaz.Dayanamıyor Memed.Düze inse köylü yeni gelen ağadan şikayetçi,Memed'e kinli.Dağlarda kalsa ölüm kesin,yalnızlık beter...
Giden ağayı mumla arıyor köylü,bir Abdi Ağa gitmiş olsada her zaman başka bir ağa geliyor,dertleri katlanıyor.Ne kadar kızgın olsa da Memed'den başka çıkar yolu yok köylünün.Ismi can getiriyor garibe,direnme gücü geliyor.Direnen halk da hakkını alıyor elbet.Ağalar ölüyor ama her seferinde bir başkası ağa oluyor,olduğu gibi merhameti,insanlığı unutuyor.
Bence bu seri bir şans daha verilip devam edilmeyi hakediyor.Okuyun,pişman olmayacaksınız.
DİKKAT!!! Kitabı Okumayanlar İçin Tehlikeli Olabilir. =)
Kitaptaki karakterlerin bedenine girmek, kendini onların yerine koymayı denemek, bu belki de çoğumuzun yapmaya çalıştığı bir şeydir. Bende ki durum da bundan pek farksız değildi bu kitabı okurken. Kendimi bir İnce Memed'in, bir Hürü Ana'nın, bir güzeller güzeli Seyran'ın, bazen de Koca Osman'ın yerine koydum. Hatta yeri geldi Ali Safa Bey'in bile yerine koymaya çalıştım. Hepsinin ayrı ayrı karakterleri olsa da hepsinin bir amacı, bir tutkusu vardı. İnce Memed, cesur yürekliliğiyle zalimin ve haksızlığın karşısında var gücüyle durmaya çalışırken, Hürü Ana belki de kadın olmanın şefkati ve hassasiyetiyle tabii cesur bir kadın olduğunu da asla es geçmeden İnce Memed'in en büyük destekçisi ve bir nevi analığıydı.Seyran ise yıllarca süren suskunluğunu İnce Memed'e olan aşkıyla sonlandırırken, Koca Osman umut etmekten asla vazgeçmiyordu. Gelelim Ali Safa Bey'e. Onun tek tutkusu topraktı. Toprağı o kadar çok seviyordu ki bu tutkusu onun gözünü kör etmişti. Bu uğurda kimsenin gözünün yaşına bakmayacak kadar hemde...
İnce Memed'i bu mücadelede en fazla yoran şey ise bu uğurda sevdiğini ve çocuğunu kaybetmesi bile değildi. Onu düşündüren tek şey; bu savaşın sonunda gerçekten kötülüğün sonunun gelip gelmeyeceğiydi...Köylüye zulmeden bütün ağaları öldürse de yerine yenileri gelmeyecek miydi? Kafasındaki bu sorulara rağmen o yine de savaşmak, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir deyip, olanlara seyirci kalamadı.
Bu kitaptan benim çıkardığım sonuç, bu dünya da kötüler her zaman vardı ve var olmaya da devam edecek, iyilerin savaşı da asla bitmeyecek...
Edebi açıdan kitabı inceleyecek olursam; kitap, Yaşar Kemal'in mükemmel doğa ve hayvan tasvirleri ile beni benden aldı :) Çukurova'ya gidesim, oraları göresim geldi. Bu da yazarımızın tasvir gücünün ne kadar kuvvetli olduğunun göstergesidir diye düşünüyorum...
Son olarak etkinliği düzenleyerek, beni Yaşar Kemal'in bu eserini daha erken(listemde vardı çünkü) okumama sebep olan Li-3' e teşekkürlerimi iletiyorum...
İnce Memed 2, birinci kitabı bile geçen güzellikte bir edebiyat eseri, muazzam güzellikte bir eser.

Yaşar Kemal ikinci kitabı yazmaya başlamadan önce ilk kitabı defalarca okumuş, üslubunun değişmesini istememiş; ikinci kitapta diyalog anlamında biraz daha geri çekilen, betimlemelerin sitemizdeki incelemelerde de sık sık dile getirildiği gibi ön plâna çıktığı ve birinci kitapla başı dönen okurların artık edebiyat adına alacakları tadın zirvelere çıkacağı türden bir kitap İnce Memed 2.

Kitapta bir yandan birden fazla karakterin iç dünyasına daldığımız gibi, bir yandan da ağalık sisteminin cumhuriyetle yakın bağlantısı üzerine bir sürü şey okuyoruz; abdi ağaların neden bitmeyeceği üzerine sayfalar boyunca ikna ediliyoruz, bütün bunları insanı afallatan bir güzellikle kullanılan bir dili okuyarak yapıyoruz hem de.

Kitapta İnce Memed'in kitabın son çeyreğine dek çok ön plâna çıkmadığını söyleyebiliriz; Yaşar Kemal, Hürü Ana'dan Seyran'a, Topal Ali'den Kelce Hamza'ya, İdris Bey'e ve daha nicesine dek önümüze bir çok insanı, karakteri renkli, lezzetine doyum olmayan bir dille koyarken, bana göre, özellikle bütün kitap boyunca yağız atın peşinde ömür tüketen Adem'i anlattığı bölümlerde hakikaten göz kamaştıran ışıklardan başka hiç bir şey göremeyeceğimiz bir zirvede kalem oynatıyor; bu bölümlerin tek başına ayrı bir hikâye olarak dahi basılsa çok ayrı, çok güzel bir eser olacağını düşünmeden edemedim ve hayatımda Çehov'un bir öyküsündeki avcının dışında ilk kez bir avcıya sevgi hissettim.

İnce Memed'i herkese öneriyorum.
"Abdi gitti Hamza geldi. Abdi gitti Hamza geldi..."

Bu cümlelere eşdeğer çok cümle var kafamda.

Firavunlar gitti yeni firavunlar geldi. Ebu cehiller gitti yeni Ebu cehiller geldi. Hitler gitti yeni Hitlerler geldi. Bu kara döngü hep döndü döndü...

Bunların karşıtları kahramanlar da geldi. Peygamberler, mahatma gandhi ler, Atatürkler...

Hep zulme karşı sempati duyanlarla zulme dur diyenlerin savaşı sanki yaşamak. Hep bir mücadele sanki yasamak.

Bir mazlum ile bir zalim arasına sıkışan dünyaya ancak şu cümlelerle dayanılbilirdi.
" Demir olsam çürürdüm. Toprak oldum dayandım"
#27685412

İnsan ancak ölüyse dayanabilirdi. Toprak olmak bu olsa gerek. Yaşayan bir ölü... Ama öyle bir ölü ki üzerindekilere hayata dair ikramlarını esirgemeyen. Yemyeşil hayat dolu bir ölü. Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek yani.

https://m.youtube.com/watch?v=pLYHGieWnmA
Bu şarkı eşliginde bir toprak gibi ümitliyim yine de

Mutlaka Yavrum

Biz görmedik sen görürüsün yavrum 
Didişmeden geçen bir gün mutlaka 
Yalansız dolansız bir dünyayı yavrum 
Kuramadık kurarsınız mutlaka 

Boşa harcandı benim yıllarım 
Boşa geçen yıllarıma yanarım 
Affet beni ne olur yalvarırım yavrum 
Yarın senin ellerinde güzel kur 

Biz görmedik sen görürüsün yavrum 
Daha mutlu Türkiye'mi mutlaka 
Kulun kula kul olmadığı bir yarın 
Kuramadık kurarsınız mutlaka 

Biliminle, kitabınla, aklınla 
Ellerinle, dişinle, tırnağınla 
İnsanın olmanın verdiği onurla yavrum 
Yüreğinle kur yarını güzel kur 

Cem Karaca
Ve destansı çukurova efsanesi ince memed bu kitap da devam ediyor. Abdi ağa gidiyor hamza geliyor hamza gider hamza gelir ince memed yine neler yapacak.
İnce Memed 1`i okuduktan sonra ardından hemen okunulması gereken kitap olan İnce Memed 2, Yaşar Kemal`in kitabın yarısına sığdırdığı betimlemeler ve tasvirlerle dolu. İnsanı şaşırtan tarafı bu kadar betimleme ve tasvirlerin okurken okuru sıkmaması. Anlatım yine akıcı. 12 günde bitirmiş olsam da, gecikme tamamen derslerimden kaynaklanıyor :)

Kitabın konusuna ve benim üzerimde olumlu/olumsuz etkisine gelirsek;
bazı karakterler 1. kitapla aynı olsa da, önemli saydığım karakterler de kitaba dahil edilmiş.
Beni birazcık hüsrana uğratan kısım, Memed`in hayatına Seyran kızın dahil edilmesi.Hatice`nin bu kadar çabuk unutulması garipsenecek durumdu hakikaten. Ya da ben fazla duygusal baktım olaylara :)
Bundan başka;
Seyran kızın, geçmişle cebelleşmesi, yalnızlığı Memed ile aynı yolda kesişiyor. Kaderleri gibi...

1`den farklı bir şey daha;
2`de İnce Memed`den daha az bahs edilmesi. Olaylar ağalar ve ağaların mağdur köylülere eziyeti üzerinde kurulmuş. Memed sonlarda daha çok dikkat çekiyor.

Kitaptan çıkardığım dersler;
Memed`in hak uğrunda savaşı, hep mazlumun yanında olması;
Hürü ananın ölümü göze alarak doğruyu savunuşu;
Koca Osmanın iyiliği, hakkı, haksızlıkla savaşı evinde yeşertmek için çektiği eziyetler...

Kitaptan çıkarılası daha çok dersin olduğu kanısındayım.

Gecikmiş yorum için affınıza sığınarak keyifli okumalar dilerim :)
Karakterler değişse de zulüm yine aynı zulüm,acı yine o bilindik acı esasen.

Zalimler tükenir mi?

Acı,zulüm,gözyaşı son bulur mu?

Abdi Ağa gider Kel Hamza gelir. Kel Hamza gidecek yerine daha da beteri gelecektir. Gelen gideni hep aratacak,zulüm baki kalacaktır.

İşte bu düşüncelerdir İnce Memed'i yiyip bitiren,yılgınlığa düşüren,dermansız bırakan.

Bu kısır döngüdür onu çaresizliğe sevkeden.

Çabalamaktan, doğru bildiği yoldan vazgeçip her şeyi oluruna mı bırakmalı. Yoksa daha iyi daha adil bir düzen için bir adım daha mı atmalıdır ? Kolay olan yolu mu yoksa zor olanı mı seçmelidir?

Tabiki zor olan yolu seçecektir çünkü İnce Memed'tir o. Yüreğinde iyilik ve cesaret vardır bir kere onun.
Boyun eğmez,susmaz,görmezden gelmez. Aksine baş kaldırır,haykırır,isyan eder bu haksız düzene.
Memed'in bu yolunda karşısına çıkan Kel Hamza da Ali Safa da nasibine düşeni alacaktır elbette.

Hatçe'nin yerine güzeller güzeli Seyran gelecek. Nerede kötüler varsa iyiler de elbet orada, kötülerin tam karşısında olacaktır.

Çünkü dünyayı Abdi Ağalar,Kel Hamzalar,Ali Safalar değil İnce Memedler, Seyranlar,Kamer Analar güzelleştirecek ve değiştirecektir.
Hazır İnce Memed serisine başlamışken denk geldiğim #29267027 etkinliğe de katılmasam olmazdı. Yaşar kemal okudukça neden bu kadar geç keşfettiğime kızıyorum. O yüzden okuyucuları Yaşar Kemal ile buluşturan etkinlik düzenleyen arkadaşlarıma teşekkür ederim. Yaşar Kemal kitaplarında hikayeleri adeta yaşatıyor, hiç bilmediğim coğrafyalarda dolanıyorum, dağlarda, kırlarda geziyorum, hatta İnce Memedi okurken hiç bilmediğim çiçeklerin kokusunu hissettim. Bu duygu ilk kez başıma geldi, üstadın anlatımı o kadar gerçekçi. Eşkıyalık ince memede kadar hep aklımda olumsuz bir imaj içeriyordu, İnce Memed ile tanışınca dağlarda cesur, gözü pek yerli Robin Hood gibi olduklarını fark ettim. 1. kitapta İnce Memed'i dağa çıkaran eşkıya olmasını sağlayan olaylara şahit olurken, 2. kitapta daha çok ağaların köylülere zulmüne, köylünün cehalet ve çaresizliğine şahit oluyorsunuz. Her okuduğum Yaşar Kemal kitabında neden nobel ödülü alamamış diye sorguluyorum. Anlatım dili son derece canlı, geçekten okurken hikayenin içerisinde kalıyorsunuz. Yaşar Kemal'i belki de bu kadar büyük usta yapan yaşadığı coğrafyayı anlatması, kendisinin de hikayelerindeki kahramanlardan biri olmasıdır. Seriye de Yaşar Kemal kitaplarına da kesinlikle devam. Her kitap ayrı keşif ve macera.
Nasıl anlatayım ki ben İnce Memed'i, o ağaları, hükümeti, beyleri, zulümü, umudu nasıl ? Yaşar Kemal'in öyle büyüleyici bir anlatımı var ki; sanki ben romana sonradan dahil olmuşum, Vayvay köyündeki Ali Safa Bey'in tüm yaptıklarına rağmen köyden çıkmayan köylülerden biriymişim gibi hissettim resmen. Seyran'ı, Koca Osman'ı, Kamer Anayı, Topal Ali ve daha nicesini tanıyan yıllardır onlarla yaşayan birisi oldum ve kitap bitince de ''sonrasında ne oldu acaba?'' diye düşünüp hüzünlendim.

Kitapta öyle güzel ayrıntılar, yerler, hikayeler var ki.. Benim çok beğendiğim bir hikayeyi size anlatmak istiyorum. Bir yılanı çeşitli şekillerle öldürebilirsiniz. Kafasını taşla ezerek vs. Ama bunun başka bir yolu da yılanda çok küçük, önemsiz bir yara izi bırakmaktır. Çünkü sarıca karıncalar o yaradan içeri girip yılanı içten içe öldürür yok ederlermiş. Bir küçücük yara, yani ufacık bir karşı gelme, başkaldırma sarıca karıncaları yani halkı harekete geçirirmiş. Bu bölümden gerçekten çok etkilenmiş, durup durup düşünmüştüm kitaba ara verdiğim anlarda. Ne kadar da doğruydu, ufacık bir kıvılcım yetiyordu, yeter ki ona cesaret edebilelim.

Çukurovanın bataklıklarını, sarı sıcaklarını, tarlalarını, eziyetini bile bal döndürücü anlatımıyla ballandıra ballandıra size sevdirerek anlatabiliyor Yaşar Kemal. Serinin bu 2. kitabında daha çok diğer karakterler ön plandaydı, İnce Memed daha çok son bölümde ön planda oldu. Bu yöntemi kullanması gerçekten hoşuma gitti. Çünkü çok daha kapsamlı bir olay örgüsü olması sağlanmış bu yöntemle. Söylemek istediğim çok şey var ama öz ve kısa olmasını istediğim için burda bitiriyorum incelememi. Serinin böylece daha yarısını tamamlamış olmama rağmen şiddetle tavsiye ediyor ve umudunuzu her zaman diri tutarak mutlu ve güzel bir ömür geçirmenizi diliyorum, iyi akşamlar efenim =)))
İnce memed destanını yine soluksuz okudum.400 küsür sayfa olmasına rağmen betimlemeler, tasvirler harikaydı asla sıkmıyor. Bir heyecanla diğer sayfaya geçiyorsunuz.1.kitap da asi, köylünün uğradığı haksızlıklara boyun eğemeyen sevdiği kız olan hatçenin ve canı gibi sevdiği anasının intikamını almaya yemin etmiş kararlı bir memed varken, 2.kitap da kendini sorgulayan içinde bulunduğu bu girdabın asla sonunun gelmeyeceğini düşünen “ abdi gitti, hamza geldi, hamza gidecek, başka bir ağa gelecek” diye akla karayı seçen mecbur bırakılmış bir memed görüyoruz. Çukurova da zulüm devam etmekte.. Ağalar yine köylüyü ezme, yıldırma, köyden yollama peşinde. Tabi köylüler de sinmiş, pısmış seslerini çıkaramıyorlar . Taki ince memedin ismi duyulana kadar. Memed birşey yapmasa dahi köylü ondan cesaret alarak ağalara karşı koymaya çalışıyor. Burdan çıkardığım sonuç şu ki; insanoğlu her daim önünde arkasında, yanında yöresinde güçlü bir varlık olsun istiyor. Zulme kimse ses çıkarmasın ama bir kahraman gelsin bizi kurtarsın, hakkımızı savunsun ona alkış tutalım. Kitap gerçekten müthişti. Yine bana çok şey kattı . Kesinlikle ince memedle tanışın asla pişman olmayacaksınız.
Zulme karşı koymamak kafirliktir. Çocuğunun rızkını, baba yurdunu korumamak, bırakıp gurbet ellere düşmek kafirliktir. Zulme karşı koymamak, zalime ortak olmaktır.
İnce Memed beş kişi, on kişiyle birlikte gelmiyordu candarmaların üstüne... Yerden biter, gökten yağar gibi yüzlerce insan yürüyordu onunla birlikte. Bir de bir top yıldırım varmış onun koynunda...
Bu dünya böyledir. Sular hedefine dolar. İnsanlar doğar ölür,gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar,bulut ağar. Ağayı öldürürsün,ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün,bir daha gelir.
Yaşar Kemal
Sayfa 208 - Yapı Kredi Yayınları
"...Boğazımdan geçmiyor, kusura kalma. Senin ekmeğini ağı olsa da yerdim ama, geçmiyor boğazımdan. Kusuruma kalma, güzel anam, çok çekmişim."
Yaşar Kemal
Sayfa 150 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnce Memed 2
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
459
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807176
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
İnce Memed 2
İnce Memed 2
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.

Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. 

"Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..." 
- Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç) 

"Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." 
- Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.) 

"Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." 
- Dagens Nyheter, (İsveç) 

''Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.''
-Sunday Times, (İngiltere)

''Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin uslup, konunun zenginliğini ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda aşikar.''
-The Times, (İngiltere)

Kitabı okuyanlar 2.175 okur

  • Kuantum
  • Serhat Açıktepe
  • Derya
  • Xwê Zan
  • ibrahim Emre Han
  • Not Defteri
  • Solus Rex
  • S.D. Şahin
  • Gökhan G.
  • Azercan Timo

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%30.2
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.4
Erkek
%48.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%62.3 (489)
9
%22.4 (176)
8
%11.3 (89)
7
%3.1 (24)
6
%0.3 (2)
5
%0.5 (4)
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları