İnce Memed 2

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·429 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Karamsarlığın diz boyu olduğu, insanların çoğunluğun ne kadar korkak ve güçten yana olduklarını, iyi olarak adlandırılabilecek olayların, sebeplerin zamanla kötüye dönüşmesi, insanların içindeki bu düşmanlığı yaşar kemal'in çukurovayı, köylüleri anlayan sesinden dinliyorum. insanlardan ümidini kesemeyen, onları anlayan onlardan biri ama korkusunu bir kenara koyabilen cesur bir "insanoğlu” Memed..
1000Kitap
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Adam Yayınları · 200339,1bin okunma
Farklı sosyolojik konular işleniyor.
8/10
·429 syf.·
2025 12. kitabı
Çevremdeki kitap okuyucularıyla yaptığım sohbetlerde İnce Memed dörtlemesinin son kitabı olarak bu ikincinin okunduğu durumu, serinin diğer kitaplarını okumam konusunda bir motivasyon kaybına yol açsa da bunlara aldırış etmeden okumama devam edeceğim. Öncelikle şunu belirteyim, ikinci cilt konusundaki düşüncem birinci ciltten daha olumlu. Neden diye soracak olanlara da cevabım; bence ikinci ciltte insan ilişkilerinin, yaşamların yanında toplumsal hiyerarşiye (köylü, bey, ağa, çiftlik sahibi) dair derin değerlendirmeler, bu hiyerarşinin devlet hiyerarşisiyle (muhtar, çavuş, yüzbaşı, kaymakam, vali, ankara) ilişkileri gayet güzel işlenmiş. Mesela birinci ciltte salt bir eşkiya hikayesi okurken ikinci ciltte de salt bir eşkiya hikayesi okunduğu sanılabilir. Hatta şöyle bir çıkarımım da var; bu kitabı ikinci ciltte tekrara düştüğü yaftasıyla bırakanların da en büyük yanılgısı bu. Ülkenin sadece güneyinde, adana bölgesinde, çukurova özelindeki köylüsünün hayatı çok iyi yansıtılıyor. Okumaya devam.
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Adam Yayınları · 200339,1bin okunma
Çaresiz bir kör cerenim kara kuşun pençesinde....
Puan vermedi·459 syf.··
2024 124. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 10:04
İnce Memedin ana teması bir yana Seyran bir yanadır benim için. Onda bir başkalık var. Öylesine biri gibi ama öyle değil. Beni bir kadın olarak bile kendine hayran bıraktı. O kadar. Eğer bu kitabı bitirdiğim gibi bir şeyler yazsaydım çok daha farklı şeyler yazardım. Öyle olmaması için susturdum kendimi. Yaşar Kemal okumayı seviyorum, Çukurova'yı seviyorum, İnce Mehmed okumayı daha çok seviyorum. Anlatmak istediği çoğu şeyi anlıyorum, öyle sanıyorum. Yargılamıyorum. Yaşar Kemal'in İnce Mehmed için mecbur adamın romanı dediğini biliyorum . Bu sefer okurken dikkatimi çeken bir yer oldu. Daha doğrusu birçok yer. Birkaç kişinin tepkisi. İnsanlar zulüm altındayken ince Mehmed'in bir kenarda beklemesini resmen kınıyordu. Kızıyorlardı. Küsüyorlardı. Bir tek Seyran küsmüyordu. Bir tek o kızmıyordu. Bir tek o onu eşkıya olmanın dışında görüyordu. Ama fark ettiğim şey bu da değil. Fark ettiğim, Mehmedin mecbur kalmadıkça gerçekten kimseyi vurmadığı, öldürmediğiydi. Hele o kendini suçlaması. Yapılan zulümler suçlanmayacak gibi değildi. İnsanların ruhi değişimi o kadar hızlıydı ki. Mehmed bir anda kurtarıcı, bir anda zulmün sebebi olabiliyordu onlar için. Sinmiş, korkmuş insanlar. Saman alevi gibi öfkeler. Yine inandıkları şey uğruna bir anda canını verebilecek insanlar. Yaşar Kemal iyi yazıyor. Kimse bunun aksini iddia edemez. Tekmil yazarlar toplansa bunun dışında bir şey söyleyemez. İşte o kadar. "Seyranın yanında durdu. Bir türlü başım kaldırıp Seyranın yüzüne bakamıyordu. Seyranın sağ yanına sarkmış elini usulca tuttu sıktı. Sonra gene usulca, incitmekten korkarmışçasına Seyranı kucakladı, başı yerde atına atladı, doldurdu, doludizgin bir toz bulutu içinde köyden uzaklaştı gitti. Seyran ona güle güle, uğur ola diyemedi, arkasından bakamadı, ağlayamadı, gülemedi, orada öyle
1000Kitap
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Adam Yayınları · 200339,1bin okunma
İnce Memed 2
Puan vermedi·429 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 23:12
Yarısı kadar olabilecekken Yaşar Kemal edebiyatıyla bizi daha çok etkileşime geçirmiş. Ama birazcık sıkıldığımı da itiraf ediyorum. Yinede sıradaki kitabı merak ettim.
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Adam Yayınları · 200339,1bin okunma
10/10
·459 syf.··
2023 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 23:32
İnce Memed 1 i okuyalı 2-3 ay oluyor. Kitap su gibi akıp gidiyor olsa bile içeriği bakımından insanı zihnen yoruyor. Peş peşe okumak istesem de, zor. İnce Memed Abdi ağanın hakkından geldikten sonra bitmeyen çilesini 2 de doldurmaya devam ediyor. Abdi ağa gidiyor, kel Hamza, Ali Safa geliyor. İlk kitapta olduğu gibi, diyaloglar harika, karakterler müthiş. Ben İnce Memedi okurken gerçekten roman okuduğumu unutuyorum. Yakında 3 e başlayacağım. Hem sabırsızlıkla okuyorum hem de bitecek diye üzülüyorum. Detaylı bir inceleme yapmak istiyorum ama bunun için tüm seriyi bitirmeyi bekleyeceğim. Olaylar ve karakterler çok bağlantılı olduğu İçin parça parça yorumlamak çok verimli olmuyor.
1000Kitap
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
7/10
·459 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2024 21:25
Sonunda… 459 sayfa ama 100 sayfaya sığdıralabilecek bir hikaye fazlasıyla betimlemeler var. Hikayesi ağalara yönelik sisteme yönelik şimdilik . Yaşar Kemal i çok sevsem de sinirlenerek okuduğum bir eser oldu , çok yordu…
Alıntı
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
“İnce Memed 1-2” Kitap Yorumu
9/10
·459 syf.··
2022 19. kitabı
“Korku insanoğlunun yüreğine işlemiştir, bunu bilmez. İnsanoğlu salt korkudur, bunu bilmez. Bilmez de kendine yediremez korkuyu… “ Yazarların doğdukları, büyüdükleri coğrafyayı bütün çıplaklığıyla anlatmaları her zaman ilgimi çekmiştir çünkü o hikayelerde yanlış veya eksik şeylere rastlamazsınız, ne ütopiktir ne gerçekten uzaktır ne de eleştirel bakış açısıyla yazılmıştır: içten ve doğaldır. Fikrimce yazarın anlattığı yöre hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğu kesinlikle eserin kalitesini etkilemektedir. Yaşar Kemal’in “İnce Memed”i de okurlara Çukurova çevresinde geçen bir hikayeyi sunuyor. Yani Yaşar Kemal okura büyüyüp geliştiği coğrafyanın gerçeklerini yalın bir dille anlatmayı hedefliyor diyebiliriz. Bu yalın dilin kullanım sebebinin veya eserlerin ağır bir edebi dille yazılmamış olmasının sebebinin kitapların herkese, özellikle de kitapta anlatılan burjuva veya aydın olmayan kesime ulaşabilmesi olduğunu düşünüyorum. Bu yalın dile yöresel söz öbekleri de serpiştirilmiş olduğundan kitapları okurken eğer yöresel şivelere ve söylemlere aşina değilseniz bu kelimeleri veya kelime öbeklerini araştırmanız gerekeceğini de söylemeliyim, en azından benim deneyimim bu yönde oldu. Kitaplarda kişi özel isimlerine gelen eklerin ayrılmaması, karakterler dışında anlatıcının da anlatılan coğrafyanın şivesiyle hikayeyi aktarıyor olması ilgi çekiciydi. Dörtlemenin ilk kitabına başlamadan önce dörtleme hakkında yazılan eleştirel yazıları ve incelemeleri olumuştum ve hemen hemen bütün incelemelerde bahsedilen, ilgimi çeken bir durum söz konusuydu: yazarın eserleri karakterlerin düşüncelerine neredeyse hiç yer vermeden tamamıyla olay odaklı bir şekilde yazdığı. Başlamadan önce bu durumun okuma deneyimimi çok etkileyeceğini düşünmemiştim fakat okumaya başladıktan sonra fark
Edebiyat
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
Puan vermedi·459 syf.··
2025 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 13:18
YAŞAR KEMAL / İNCE MEMED 2 Köylünün tabiriyle “Evliya olacakken eşkıya olan İnce Memed…” Kaldığı yerden devam ediyordu başkaldırış ama ilk kitaba kıyasen burada ön plana çıkan kahramanlık değil köylünün tavrıydı. Memed yine Memed idi. Dağdayken de köydeyken de aynı mertliğe sahipti. Fakat nereye kadar giderdi, nereye kadar çatışabilirdi, nereye kadar köylünün hakkını arayabilirdi köylü arkasında durmadıkça. Köylü haklarının kendilerinde kalmalarını isterken korkuları da sabitti. Hükümetten, ağadan ve beylerden korkuyorlardı. Bir tek Memed vardı kurtaracak; o varken kurtuluş naraları atılıyor, o yokken efsaneleşmiş rivayetlerle doluyordu. Serinin bu sayısında Memed dağdan ziyade köylere inmiştir. Arkasından edilen beddualar, o gelince tekrar dualara dönüşmüştür. Köylünün bu ikircikli hallerini ele alan Yaşar Kemal, adaletin ve hak arayışının tek bir kişiye veya kuruma bağlı olmadığını bize anlatır. Hatta tarafsız kimliğiyle kimi yerde Cumhuriyet dönemine, kimi yerde Osmanlı dönemine de atıflarda bulunur. Gelenin gideni aratmadığı düzenin değişmediğini vurgular. Bunu karakter değişimlerinde de gösterir. Hürü yerine Kamer Ana ön plandadır Memed’in destekçisi olarak; Abdi Ağa yerine Kel Hamza gelmiştir zulme; Topal Ali’nin yerine Zeynel, yanına Yel Musa geldi; Hatçe’nin boşluğunu ise Seyran doldurdu. Son olarak bu kitaptan çıkarımım sadece kahramana bel bağlayan halkın kurtulamayacağı yönünde. Zira İnce Memed her an canıyla burun burunayken ve olmadığı zamanlar köylü eski güçsüzlüğüne, ağanın ve hükümetin boyunduruğu altına girerken, aksini söylemek zaten mümkün değil. Halk/köylü kahramanın arkasında durursa, zorluklara beraber göğüs germeyi başarırsa ancak o zaman kaybetseler dahi bir zafer elde ederler. Oysa ikircikli durumlar, kazansalar dahi belirsizliğe ve yenilgiye
İnceleme
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
8/10
·459 syf.··
2022 51. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2022 14:38
"Demir olsam çürürdüm, toprak oldum dayandım..." Bu kadar zulme, bu kadar eziyete, demir olsa çürürdü, toprak oldu da dayandı bu kitaptaki köylüler. İnce Memed 2 'de giden ağanın yerini yeni ağalar, beyler alıyor. Köylüler ağa zulmünden kurtulduğuna sevinirken hevesleri kursaklarında kalıyor, beterin beteri geliyor başlarına... Kitapta daha çok, ağaların ve beylerin anlatımına ağırlık veriliyor. İnce Memed 1'de yiğitliğiyle ön planda olan İnce Memed bu kitapta biraz daha geri planda. Memed köylüyü Abdi Ağa'dan kurtarıp yerine daha kötü birinin gelmesinden kendini sorumlu tutuyor. "Abdi gitti, Hamza geldi. Hamza gidecek Bekir gelecek." diyor. Bu yüzden bir kenara çekilip bir şey yapmayışı... O beklese de, daha önce yaptıkları anlatılıp, efsaneleştirilerek hayali bir halk kahramanı seviyesine getiriliyor. Köylüler onu bir insan olarak değil mucizevi bir varlık olarak görüyor, dilden dile bu şekilde aktarıyorlar. İnce Memed adı nereye gitse orada bir umut ışığı doğuyor, zulme karşı bir direnç başlıyor. Adı bile yetiyor insanlara güç vermeye... Ama zavallı halk ne kadar dirense ağaların beylerin acımasızlığı da artıyor, bu kadarı da olmaz denilen her şeyi gözlerini kırpmadan çıkarları için yapıyor ağalar. "İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş." neticede. Ne kadar direnseler de hep elleri boş dönen ve daha ağır eziyetlerle karşılaşan, köylüler artık umudunu kaybediyor. "Umut ettikleri hiçbir şey yoktu. Umut edememenin boşluğundaydılar."Sayfa:273 Derken bir şahin kanatlanıyor zulme meydan okurcasına...Umutsuzlara umut olurcasına... Bu kitapta da birinci kitapta olduğu gibi betimlemelere genişçe yer vermiş Yaşar Kemal . Mekan ve kişileri okura güzel yansıtmış. İnce Memed 2'yi okumam biraz uzun sürdü, yoğunluktan elime kitabı alamadım bunun yanında kitabın başlarında İnce
Edebiyat
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
Puan vermedi·459 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
2-İnce Memed Dağlara atını süren İnce Memed'in üçüncü yılın sonunda yolu Koca Osman'ın köyü Vayvay köyüne düşer. Karşısında İnce Memed'i gören Koca Osman şaşkındır." Vay! Şahinim gelmiş, hoş gelmiş, "deyip İnce Memed'i bağrına basar. Ona soluk bile aldırmadan, İnce Memed'e Vayvaylı köyünün dertlerini bir bir anlatır. Vayvaylı köyünün ağası Ali Safa Bey, köylülerden topraklarını bırakıp zorla göç etmelerini ister. Sırf köyün tüm topraklarını ona kalsın, diye. Vayvaylılar dertlidir bu yüzden. Toprağımızı bırakıp gidersek, biz ne yer, ne içeriz? Bir çare? Ali Safa Bey başlar zulme.. Köylüleri kaçıracak ya.. Daha önceleri Eşkiya Kalaylı'yı besleyerek köylülerin gözünü korkuturdu. Ama şimdi Kalaylı ölünce, ise bu kez hükümetin kaymakamına, bilir kişisine rüşvet vererek köylüleri yıldırmaya çalışır. Gerçi sadece bununla kalsa iyi ya.. Daha köylülere ne acılar ne zulümler çektirecek, orasını çeken bilir? İnce Memed bunları dinleyince kendi köyü Değirmenoluğu'nu merak eder. Acaba onların durumu nasıl? Hürü Ana, Topal Ali, Süleyman Emmi onlar da Vayvay köyü gibi ağalarından muzdariplerdir. Değirmenoluğu ağası Abdi Ağa ölmüş yerine kardeşi Kel Hamza ağa olmuştur. Gelgelelim Kel Hamza, Abdi Ağa'yı mumla aratır, olmuştur. Köylünün elindeki tüm buğdaya, ekinine, hayvanına tümden el koymuş. Köylüyü açlıkla zelzebil etmiştir. İnce Memed duydukları karşısında perişan olmuş. Sürekli sorgular "Abdi Ağa gitti, Kel Hamza geldi. Hep düzen böyle mi devam edecek? Biri gidip biri gelecek mi?" diye. "Eşkıyalık başlıyor İnce Memed, sıkı dur!" ###Okur olarak son söz: Köylü umudunu İnce Memed'e bağlar. O geldi ya.. Artık her şey düzelecek, derler. Ve köylüyü büyük bir sevinç dalgası sarar. Ama bilmezler İnce Memed ikircik içindedir. Abdi Ağa yı öldürdüm de ne oldu? Yerine Deli Hamza
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.